Reklamı Kapat
2006 iktisat teorisi final soruları

+ Konuyu Cevapla
Sayfa 1/2 12 SonSon


Toplam 12 sonuç bulundu. 1 - 10 arası listelendi.

Konu: 2006 iktisat teorisi final soruları

  1. #1
    Avatarı
    ADMİN

    Status
    Offline
    Katılım
    Jun 1980
    Mesajlar
    8.795
    Paylaşım Notu
    5000

    2006 iktisat teorisi final soruları




    2006 iktisat teorisi final soruları

    1. Sol yukarıdan sağ aşağıya inen doğrunun eğimi nasıldır
    a. Azalan
    b. Artan
    c. Yatay eksene paralel
    d. Yatay eksene dik
    e. Orijine iç bükey

    2. A malının talebinin gelir esnekliği birden büyükse( Eg >1) söz konusu mala ne ad verilir
    a. Düşük maldır
    b. Tamamlayıcı maldır
    c. Lüks maldır
    d. İkame maldır
    e. Serbest maldır

    3. Mal ve hizmetlerin insan ihtiyaçlarını karşılama özelliğine ne ad verilir
    a. İhtiyaç
    b. Mal
    c. Fayda
    d. Tüketim
    e. Üretim

    4. Üretilen mal miktarı bir birim arttığında toplam maliyette meydana gelen değişmeye ne ad verilir
    a. Marjinal maliyet
    b. Toplam maliyet
    c. toplam değişir maliyet
    d. Ortalama maliyet
    e. Ortalama sabit maliyet

    5. Aşağıdaki dönemlerden hangisi sadece satış için yeterli bir süreyi kapsar

    a. Kısa dönem
    b. Hem kısa hem de orta dönem
    c. Çok kısa dönem
    d. Uzun dönem
    e. Orta dönem

    6. Tam rekabet piyasasında ortalama gelir aşağıdakilerden hangisine eşittir
    a. Toplam Maliyet
    b. Marjinal maliyet
    c. Marjinal gelir
    d. Ortalama maliyet
    e. ortalama değişir maliyet

    7. Aşağıdakilerden hangisi doğal monopol oluşturmaz
    a. Ölçek ekonomileri
    b. Patent uygulaması
    c. Know How
    d. Doğal kaynaklara sahip olma
    e. Reklam

    8. Aşağıdakilerden hangisi monopollü rekabet piyasasına örnektir

    a. Doğalgaz piyasası
    b. Çelik piyasası
    c. Tahıl piyasası
    d. Sabun piyasası
    e. Otomobil piyasası

    9. Girdiden kullanılan miktar bir birim arttırıldığında, firmanın toplam maliyetinde oluşan artışa ne ad verilir

    a. Girdinin marjinal ürünü
    b. Girdinin marjinal geliri
    c. Girdinin ortalama ürünü
    d. Girdinin ortalama geliri
    e. Girdinin marjinal külfeti

    10. Edgavort kutu diyagramına göre tüketiciler arasında dengenin sağlandığı noktaları birleştiren eğriye ne ad verilir

    a. Eş fayda eğrisi
    b. Eş ürün eğrisi
    c. Bağıt eğrisi
    d. Anlaşma eğrisi
    e. Mukavele eğrisi

    11. Vergi oranları düşürülüp, kamu açıkları borçlanmayla finanse edildiğinde, vergi indiriminin tüketim üzerinde hiçbir etkisinin olmadığını ileri süren hipotez hangisidir

    a. Göreli gelir
    b. Ömür boyu gelir
    c. Ricardo- Barro eşitliği
    d. Ortalama gelir
    e. Sürekli gelir

    12. Aşağıdakilerden hangisi maliye politikası araçlarından biri değildir
    a. Kamu harcamaları
    b. Borçlanma
    c. Tranfer harcamaları
    d. Vergiler harcamaları
    e. Açık piyasa işlemleri

    13. Aşağıdakilerden hangisi enflasyonla işsizlik arasındaki ilişkiyi açıklamakta kullanılan eğridir

    a. Beveridge eğrisi
    b. IS eğrisi
    c. Gini eğrisi
    d. Phillips eğrisi
    e. LM eğrisi

    14. Aşağıdakilerden hangisi toplam talebin tam istihdamı yaratmada yetersiz olduğu zaman ortaya çıkan durgunluklar sonucu beliren işsizlik türüdür
    a. Gizli işsizlik
    b. Reel ücret işsizliği
    c. Konjonktürel işsizlik
    d. Yapısal işsizlik
    e. Friksiyonel işsizlik

    15. I. İkame etkisi
    II. Reel balans etkisi
    III. Faiz oranı etkisi
    IV. Açık ekonomi etkisi
    Yukarıdakilerden hangisi ya da hangileri AD eğrisinin negatif eğimli olmasının nedeni değildir

    a. I-II
    b. Yalnız I
    c. Yalnız II
    d. Yalnız III
    e. III-IV

    16. M1 para tanımı aşağıdakilerden hangisidir

    a. Nakit+Vadesiz Mevduat
    b. Nakit + Vadeli Mevduat
    c. Madeni Para
    d. Nakit
    e. Nakit+ Vadesiz Mevduat

    17. Gizli işsizlerin ortak özelliği nedir

    a. İşgücü yetersizliği
    b. Talep yetersizliği
    c. Marjinal verimliliği sıfır olması
    d. Arz yetersizliği
    e. Konjonktürel dalgalanma

    18. Yetişkin nüfusun emek gücü içerisindeki yüzdesine ne ad verilir

    a. İşgücüne katılım oranı
    b. İşsizlik oranı
    c. İstihdam nüfus oranı
    d. Eksik istihdam oranı
    e. İstihdam oranı

    19. Reel döviz kurunun artması aşağıdakilerden hangisine neden olur

    a. Ülkenin ithalatının artmasına
    b. Ülkenin mallarının ucuzlamasına
    c. Ülkenin mallarının pahalılaşmasına
    d. Ülkeden sermaye çıkışının artmasına
    e. Net ihracatın sıfır olmasına

    20. Mal piyasasında ayarlamanın göreli olarak yavaş olmasının nedeni nedir

    a. Firmaların üretim programlarını değiştirmelerinin zaman alması
    b. Girişimcilerin ekonomideki değişikliğe çabuk tepki göstermesi
    c. Girişimcilerin kar güdüsüyle hareket etmeleri
    d. Tahvil fiyatlarının değişken olması
    e. IS eğrisinin negatif eğimli olması

    21. Keynes’e göre reel tüketimi ne belirler

    a. Reel kullanılabilir gelir
    b. Göreli gelir
    c. Nispi gelir
    d. Mutlak gelir
    e. Sürekli gelir

    22. Bir ülke parası değer kaybettiği zaman net ihracatın geçici olarak artması ve daha sonra düşmesini gösteren eğriye ne ad verilir

    a. S eğrisi
    b. J eğrisi
    c. Beveridge eğrisi
    d. U eğrisi
    e. Yavan U eğrisi


    23. Üretim fonksiyonunun azalan eğimli olmasının sebebi aşağıdakilerden hangisidir

    a. Emeğin marjinal ürününün artması
    b. Emeğin marjinal ürününün azalması
    c. Artan fırsat maliyeti
    d. Azalan fırsat maliyeti
    e. Azalan marjinal fayda ilkesi

    24. Ekonomide üretilebilecek ürünlerin yanında bunları üretmek için kullanılabilecek üretim yöntemlerine ne ad verilir

    a. Dar anlamda teknoloji
    b. Geniş anlamda teknoloji
    c. Üretim fonksiyonu
    d. Tüketim fonksiyonu
    e. Eş ürün eğrisi
    25. Merkez Bankasının ticari bankalara açtıkları kredilere uygulanan faize ne ad verilir

    a. Açık piyasa işlemleri
    b. İskonto Oranı
    c. Zorunlu rezerv oranı
    d. Dış varlıklar
    e. Sterilizasyon

    26. Keynesci iktisada göre aşağıdakilerden hangisi istikrarsızlığın nedenlerinden değildir

    a. Faiz oranı istikrarsızdır
    b. Para talebi istikrarsızdır
    c. Parasal ücretler esnektir
    d. Keynesçi modelde ekonomi kendi başına bırakıldığında istikrarsızdır
    e. Tüketim ve yatırım faize fazla duyarlı değildir

    27. Keynes ‘e göre insanların sınırsız para tutmak istekleri ve para talep eğrisinin yatay eksene paralel olduğu duruma ne ad verilir

    a. Likitide dengesi
    b. Likitide fazlası
    c. Likitide boşluğu
    d. Likitide açığı
    e. Likitide tuzağı


    28. Ödemeler Bilançosu fazla vermişse tekrar dengeyi sağlamak için ne yapılmalıdır

    a. Ülke parasına değer kazandırılır
    b. Ülke parasına değer kaybettirilir
    c. Faiz oranları yükseltilir
    d. İthalat azaltılır
    e. İhracat arttırılır

    29. Optimal işsizlik oranı neyi ifade eder

    a. Enflasyonu hızlandırmayan işsizlik oranını
    b. Maksimum işsizlik oranı
    c. Tam istihdam düzeyindeki işsizlik oranını
    d. Gizli işsizlik oranı
    e. Net ekonomik refahın maksimum olduğu durumdaki işsizlik oranını

    30. Para ve mal piyasaları dengedeyken IS eğrisi sağa karsa aşağıdakilerden hangisi meydana gelir

    a. Faiz oranı değişmez,hasıla düzeyi artar
    b. Faiz oranı azalır, hasıla düzeyi artar
    c. Faiz oranı ve hasıla düzeyi artar
    d. Faiz oranı ve hasıla düzeyi azalır
    e. Faiz oranı artar,hasıla düzeyi değişmez

    31. Sermayenin marjinal ürünü (MPK) 0,25 iken sermeye stokunda 100 birimlik artış olması durumunda hasıladaki değişim kaç olur

    a. 10
    b. 20
    c. 25
    d. 30
    e. 35
    32. Nominal değerinde az bir kayıpla anında bir ödeme sırasında çevrilebilme özelliğine ne denir

    a. Emisyon
    b. Likitide
    c. Senyoraj
    d. Konvertibilite
    e. Blokaj

    33. Bir ülkedeki yerleşik kişilerin belirli bir dönem içinde yabancı bir ülkedeki yerleşik kişilerle ,yaptıkları tüm ekonomik işlemlerin sonucunu gösteren sistematik kayıtlara ne ad verilir

    a. Rezerv hesabı
    b. Ödemeler bilançosu
    c. Sermaye hesabı
    d. Cari hesap
    e. Aktif hesap

    34. Para ve mal piyasalarındaki dengesizlik sonucu I>S VE L=M ise milli gelir (Y) ve faiz ( i ) nasıl değişir

    a. Faiz oranı düşer , milli gelir artar
    b. Faiz oranı düşer , milli gelir artar
    c. Faiz oranı artar , milli gelir azalır
    d. Faiz oranı artar , milli gelir artar
    e. Faiz oranı düşer , milli gelir düşer

    35. Uzun dönemde toplam arz eğrisinin şekli nasıldır

    a. Azalan
    b. Artan
    c. Yatay eksene paralel
    d. Düşey
    e. Orijine iç bükey



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

  2. #2
    Avatarı
    ACEMİ

    Status
    Offline
    Katılım
    Apr 2008
    Mesajlar
    1
    Paylaşım Notu
    100



    çok güzel ya teşekkürler.....



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

  3. #3
    Avatarı
    ACEMİ

    Status
    Offline
    Katılım
    Apr 2008
    Mesajlar
    1
    Paylaşım Notu
    100



    Aga Cvpları Varmı



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

  4. #4
    Avatarı
    ACEMİ

    Status
    Offline
    Katılım
    Mar 2008
    Mesajlar
    16
    Paylaşım Notu
    101



    ellerine sağlık, cevaplarını bulamadım.Acaba var mı



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

  5. #5
    Avatarı
    ACEMİ

    Status
    Offline
    Katılım
    May 2008
    Mesajlar
    2
    Paylaşım Notu
    99



    harika ama cvp larını göremedim bi yardımcı olursanız.:)



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

  6. #6
    Avatarı
    ACEMİ

    Status
    Offline
    Katılım
    May 2008
    Mesajlar
    4
    Paylaşım Notu
    99



    Merhaba,

    Sorular Süperde Cevaplarını Göremedim Ne Zaman Alabiliriz Cvpları Bye



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

  7. #7
    Avatarı
    ACEMİ

    Status
    Offline
    Katılım
    May 2008
    Mesajlar
    6
    Paylaşım Notu
    98



    1-) Aşağıdakilerden hangisi 1929 yılındaki Büyük Buhranda maliye politikasıyla çözümlenmeye çalışılan bir sorundur

    A) Kalkınma
    B) İşsizlik
    C) Enflasyon
    D) Adaletsiz gelir dağılımı
    E) Savunmanın finansmanı



    2-) Keynese göre ekonomide noksan istihdamı ortadan kaldırmak için ne yapılmalıdır

    A) Toplam arz azaltılmalıdır
    B) Toplam arz arttırılmalıdır
    C) Fiyatlar düşürülmelidir
    D) Toplam talep arttırılmalıdır
    E) Milli gelir arttırılmalıdır




    3-) Aşağıdakilerden hangisi, ülkedeki fertlerin satın alma gücü düzeyini gösterir

    A) GSMH
    B) Kişisel Gelir
    C) Safi Milli Hasıla
    D) Harcanabilir Gelir
    E) Milli Gelir


    4-) Birşeyi elde etmek için vazgeçilmek zorunda kalınan durumu anlatan kavrama ne ad verilir

    A) Marjinal maliyet
    B) Alternatif maliyet
    C) Toplam maliyet
    D) Sabit maliyet
    E) Değişken maliyet



    5-) Aşağıdakilerden hangisi monopollü rekabette uzun dönem firma dengesinin sonuçları arasında yer almaz

    A) Reklam masrafları israf sayılabilir
    B) Ürün en düşük maliyetle üretilmemektedir
    C) Üretim fazlası vardır
    D) Aşırı kar yoktur
    E) Zarar eden firma yoktur


    6-) Bir ülkenin net üretim gücünü gösteren oran aşağıdakilerden hangisidir

    A) Gayri safi milli hasıla
    B) Safi milli hasıla
    C) Milli gelir
    D) Kişisel gelir
    E) Kullanılabilir gelir


    7-) Aşağıdakilerden hangisi makro iltisadın inceleme konularından biri değildir

    A) Toplam gelir
    B) Toplam istihdam
    C) Genel fiyat düzeyi
    D) Gayri safi milli hasıla
    E) Firma arzı



    8-) Bir ekonomide gelir düzeyi 600 trilyon iken APS %30'dur. Bu ülkede toplam tasarruf ne kadardır

    A) 280
    B) 100
    C) 180
    D) 200
    E) 300



    9-) Aşağıdakilerden hangisi talep eğrisinin yerini değiştirmez

    A) Malın fiyatı
    B) İkame malın fiyatı
    C) Tamamlayıcı malın fiyatı
    D) Tüketicinin parasal geliri
    E) Zevk ve tercihler



    10-) Bir endüstrideki bütün firmaların arz eğrilerinin yatay toplamına ne ad verilir

    A) Sanayi talep eğrisi
    B) Talep eğrisi
    C) Endüstri arz eğrisi
    D) Arz eğrisi
    E) Firma arz eğrisi



    11-) Aşağıdakilerden hangisi tüketim harcamalarını etkileyen faktördür

    A) Faiz oranı
    B) Servet
    C) Kapasite kullanımı
    D) Teknolojik değişme
    E) Sermaye mallarının maliyeti



    12-) Bir ülkenin geliri arttıkça ithalatı çoğalmaktadır. Bunun sonucunda net ihracat eğrisi nasıl bir şekil almaktadır

    A) Net ihracat azalır, negatif eğimli olur
    B) Net ihracat artar, pozitif eğimli olur
    C) Net ihracat bir doğru şeklindedir
    D) Net ihracat paralel kayar
    E) Nat ihracatta değişiklik olmaz



    13-) Aşağıdakilerden hangisi toplam talebi kaydıran nedenlerden biri değildir

    A) Kamu harcamalarının artması
    B) Kamu harcamalarının azalması
    C) Vergilerin artması
    D) Para arzının artması
    E) Maliyetlerin azalması



    14-) Krediler neden aktif hesaplarda gösterilmektedir

    A) Zorunlu rezerv oranı olduğu için
    B) Kişilerin bankaya olan borcudur
    C) Bankaların borcu olduğu için
    D) Kaydi para olduğu için
    E) Kişilerin bankalardan alacakları olduğu için



    15-) Bir ekonomide enflasyon varsa devlet nasıl bir maliye politikası uygulamalıdır

    A) Genişletici maliye politikası
    B) Daraltıcı maliye politikası
    C) Deflasyonist maliye politikası
    D) Korumacı maliye politikası
    E) Devletin müdahale etmediği maliye politikası





    16-) Aşağıdakilerden hangisi yaratılan gelirin kullanım birimleri arasında yer almaz

    A) Tüketim
    B) Vergiler
    C) İthalat
    D) Kamu harcamaları
    E) Tasarruf



    17-) Bir malın talebi sabitken arzı azalırsa aşağıdakilerden hangisi meydana gelir

    A) Denge miktarı artar, denge fiyatı sabit kalır
    B) Hem denge fiyatı hem de denge miktarı azalır
    C) Hem denge fiyatı hem de denge miktarı artar
    D) Denge fiyatı artar, denge miktarı azalır
    E) Denge fiyatı azalır, denge miktarı sabit kalır



    18-) Monetaristlere göre para arzını aşağıdakilerden hangisi doğru olarak göstermiştir

    A) Ms artar, AE artar, Y artar
    B) Ms artar, AE azalır, Y azalır, i artar
    C) Ms azalır, AE azalır, Y artar
    D) Ms artar, AE azalır, Y artar, İ azalır
    E) Ms azalır, AE artar, Y artar



    19-) Bir birim daha fazla faktör kullanılarak elde edilen ek ürünün, faktörün marjinal ürününün, satışından sağlanacak hasılata ne isin verilmektedir

    A) Marjinal maliyet verimi
    B) Marjinal gelir verimi
    C) Marjinal hasılat verimi
    D) Toplam hasılat verimi
    E) Ortalama hasılat verimi



    20-) Faktör talebinin en önemli özelliği aşağıdakilerden hangisidir

    A) Faktörlerin verimliliği ile ters yönde değişmesi
    B) Sabit olması
    C) Faktör arzına bağlı olması
    D) Türeme talep olması
    E) Faktörün kendi fiyatından etkilenmemesi



    21-) Bir ülke veya bölgedeki ailelerin diğerlerine göre elde ettiği gelir düzeyi aşağıdakilerden hangisidir

    A) Ekonomik büyüme
    B) Mutlak anlamda yoksulluk
    C) Nisbi anlamda yoksullık
    D) Sermaye sığlaşması
    E) GSMH



    22-) 5 birim değişken girdi kullanılması durumunda toplam ürün miktarı 50 birimdir.Değişken girdi miktarı 7 birime çıkarıldığında üretim miktarı 60 birime yükselmektedir. Bu durumda marjinal ürün değeri kaçtır

    A) 2
    B) 5
    C) 9
    D) 10
    E) 110



    23-) Merkez Bankasının elinde bulunan en esnek para politikası aracı aşağıdakilerden hangisidir

    A) Faiz oranları
    B) Reeskont
    C) Mevduat karşılık oranları
    D) Transfer harcamaları
    E) Açık piyasa işlemleri



    24-) Aşağıdakilerden hangisinde devletin piyasaya müdahalesi için bir gerekçe yoktur

    A) Özel malların üretiminde yetersizlik olduğunda
    B) Orta mallarının üretiminde
    C) Tekellerin varlığı durumunda
    D) Zararlı dışsallıkların varlığı durumunda
    E) Yararlı dışsallıkların varlığı durumunda



    25-) Spekülatif amaçlı para talebinin ortaya çıkmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir

    A) Paranın en likit değer saklama aracı olması
    B) Paranın hesap birimi olması
    C) Paranın değişim aracı olması
    D) Para arzının varlığı
    E) Faiz oranının arttıkça para talebinin artması



    26-) Para miktarındaki değişikliklerin direkt olarak toplam harcamaları etkileyeceğini savunan iktisatçılar aşağıdakilerden hangisidir

    A) Monetaristler
    B) Neoklasikler
    C) Keynesyen
    D) Realistler
    E) Rasyonalistler



    27-) Tam rekabet piyasasındaki bir firmanın ortalama geliri ( AR) ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur

    A) Sabittir ve fiyata eşittir
    B) Üretimle birlikte artar
    C) Üretimle birlikte azalır
    D) Ortalama maliyete bağlı olarak artar
    E) Önce artar sonra azalır



    28-) Aşağıdakilerden hangisi talep eğrisinin negatif eğimli olmasını açıklamaz

    A) Azalan marjinal fayda yasası
    B) Gelir etkisi
    C) İkame etkisi
    D) Azalan verimler kanunu
    E) Marjinal fayda






    29.) Bir kimsenin yaptığı bir şeyden, yapılan işle hiç ilgisi olmayan başka kimselerin olumlu ya da olumsuz etkilenmesine ne ad verilir

    A) Dışsallık
    B) İçsellik
    C) İçsel ekonomiler
    D) Pozitif dışsallık
    E) Negatif dışsallık




    30.) Piyasa mekanizmasının kendi başına doğru dürüst işlemeyeceğini, onun işini devletin daha iyi yapacağını düşünenler için ideal çözüm aşağıdakilerden hangisidir

    A) Tam rekabet piyasası koşullarının yaratılması
    B) Görünmeyen el ilkesinin uygulanması
    C) Ortak malların yok edilmesi
    D) Merkezi plancılık uygulamasının yerleştirilmesi
    E) Devletin sadece hakem rolü üstlenmesi



    31.) Bir elma bahçesindeki ağaçların arttırılması ile komşunun arılarına daha fazla bal üretme olanağı tanınmasına ne ad verilir

    A) Ortak mal üretimi
    B) Etkisiz dışsallık
    C) Olumsuz dışsallık
    D) Olumlu dışsallık
    E) Optimal kaynak dağılımı



    32.) Piyasaların tümü rekabet piyasaları olsa bile aşağıdakilerden hangisi devletin ekonomiye müdahalesi için bir gerekçe oluşturabilir

    A) Dışsallıklar
    B) Monopoller
    C) Oligopoller
    D) Demokrasi
    E) Monopolcü rekabet




    33.) Klasik iktisatçıların ekonomi açısından temel felsefeleri nasıl anlatılır

    A) Para önemlidir.
    B) Halk sistematik hata yapmaz.
    C) Devlet herşeyi çözer.
    D) Bırakınız yapsınlar - bırakınız geçsinler
    E) Her az kendi talebini yaratır.



    34.) Tüketicilere yapılan satışlar 80, yatırımlar 40, kamu harcamaları 30, ihracat 35, ithalat 25 birim ise GSMH kaçtır

    A) 160
    B) 150
    C) 240
    D) 185
    E) 210




    35.) Gelirden bağımsız olarak yapılan tüketime ne ad verilir

    A) Gerekli tüketim
    B) Zorunlu tüketim
    C) Otonom tüketim
    D) Fakir tüketimi
    E) Zorunlu ihtiyaç





    36.) Tüketim harcamalarını belirleyen en önemli unsur aşağıdakilerden hangisidir

    A) Gelir düzeyi
    B) Para arzı
    C) Faiz oranı
    D) Servet stoku
    E) Tüketicilerin beklentileri





    37.) Ekonomide devletin noksan istihdamı yok etmek ve tam istihdam milli gelir seviyesine ulaşmak için devletin uygulayacağı genişletici maliye politikası için aşağıdakilerden hangisini yapması gerekir

    A) Kamu harcamalarını arttırması
    B) Vergileri arttırması
    C) Para arzını arttırması
    D) Halktan borçlanmayı arttırması
    E) Reeskont oranlarını azaltması





    38.) Mutlak anlamda kamu harcamaları çarpanının vergi çarpanından büyük olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir

    A) Vergilerdeki değişmenin toplam harcamaları direkt olarak etkilemesi
    B) Kamu harcamalarındaki değişmenin toplam harcamaları dolaylı olarak etkilemesi
    C) Kamu harcamalarının otonom olması
    D) Vergilerin toplam harcamaları dolaylı olarak etkilemesi
    E) Vergi oranlarına itiraz edilememesi




    39.) Bir ekonomide hükümetin uyguladığı açık bütçe politikası aşağıdakilerden hangisine neden olur

    A) Fiyatlar genel düzeyinde düşme
    B) Ekonominin daralması
    C) İşsizlik oranı
    D) Ekonominin genişlemesi
    E) Milli gelirin düşmesi




    40.) Hem mal olarak kullanıldığında bir değere sahip olan hem de değişim aracı olarak kullanılan paralara ne ad verilir

    A) Kaydi para
    B) Mal para
    C) İtibari para
    D) Asli para
    E) Bozukluk para



    41.) Paranın hangi fonksiyonu mal ve hizmetlerin el değiştirmesi sürecini kolaylaştırır ve hızlandırır

    A) Hesap birimi olma
    B) Değişim aracı olma
    C) İktisat politikası aracı olma
    D) Değer muhafaza aracı olma
    E) Finansal yeniliklere olanak tanıma




    42.) Bankaların toplam yükümlülüklerinden çok daha küçük bir miktarları rezerv olarak bulundurdukları bankacılık uygulamasına ne ad verilir

    A) Kısmi rezerv bankacılığı
    B) Kamu bankacılığı
    C) Serbest bankacılık
    D) Serbest rezerv bankacılığı
    E) Fonksiyonel bankacılık




    43.) Spekülatif para talebi hangi durumda azalır

    A) Faiz oranı sabit kaldığında
    B) Faiz oranı azaldığında
    C) Faiz oranı arttığında
    D) Tahvilin değeri yüksek olduğunda
    E) İhtiyat amaçlı para talebi azaldığında



    44.) Merkez Bankasının likidite hacmini, piyasadaki alışverişi sağlayacak düzeyde tutması hangi temel işlevini ifade eder

    A) Düzenleyici otorite mercii olarak hizmet verme
    B) Son ödünç veren mercii olarak hizmet verme
    C) Devletin bankacılığını yapma
    D) Kağıt para kullanımının yaygınlaşmasını sağlama
    E) Para piyasasının istikrarının sağlanması





    45.) Toplam talepteki değişmenin, ekonomiye etkisi aşağıdakilerden hangisine bağlıdır

    A) Toplam talebin eğimine
    B) Toplam arz eğrisinin eğimine
    C) Yatırımların fiyat esnekliğine
    D) Para talebine
    E) Para arzına




    46.) Çok taraflı ticaret anlaşmasına örnek olan kurum hangisidir

    A) IMF
    B) Dünya Bankası
    C) İLO
    D) GATT
    E) KEİB




    47.) Bir ülkenin devalüasyon yapması aşağıdaki sonuçlardan hangisini doğurur

    A) Yerli para değer kazanır.
    B) Ülkenin ithalatı artar.
    C) Diğer koşullar sabitken ödemeler bilançosu açığı artar
    D) Ülkenin ihracatı artar.
    E) Yerli para uluslararası piyasadan daha fazla mal ve hizmet satın alır











    İktisat Teorisi 2006 Ara Sınav Soruları

    1)Geçmişte derlenmiş verileri kullanarak kurallar bulmaya ve bunları yorumlamaya ne denir

    cevap: İstatistiksel Yöntem

    2) İki satıcı ve çok sayıda alıcının olduğu piyasa türü

    cevap: Düopol

    3)Hiç kimsenin refahını azaltmaksızın toplumun refahının artması

    cevap:Pareto Değer yargısı

    4)Farksızlık eğrilerinin özelliklerinden değildir

    Cevap: üzerindeki her noktada farklı fayda sağlaması

    5)Üretimde, sadece değişken girdilerin miktarının değiştirilebildiği dönem aşağıdakilerden hangisidir

    cevap: Kısa Dönem

    6)Değeri model dışında belirlenen değişkenlere ne ad verilir

    cevapışsal Değişken

    7)Tek satıcı tek alıcının bulundugu piyasa

    cevap:İki yanlı tekel

    8)Farksızlık egrılerı analizi şekli verilmiş denge noktası

    cevap : D

    9)orjine göre İç bükey farksızlık eğirisi sözkomnusu ise nasılbir ikame oranı vardır

    cevap Artan

    10) azalan fonsiyonun eğimi (bütçe Dogrusununda olabilir)

    cevap : -px/py

    11) X bagımlı degısken b bagımsız değişken ise esneklik katsayısı nedir
    Cevap deltaY/y / deltaX/x )

    12)Karşılandığında insanlara haz karşılanamadığında elem ve doyumsuzluk veren duygu
    cevap:İHTİYAÇ


    13)Belirli bir mal ve hizmet üreten çok sayıda kuruluş olsada birimler arasında fark olmaması

    ceVap:HOMOJEN

    14)Tüketiciler arası denge koşulları

    cevap:ANLAŞMA EĞRİSİ

    15)aşağıdakişlerden hangisi kartelin özelliği değildir
    Cevap: Kartelin rekabeti serbest bırakması

    16) hiçbir firmanın tek başına üretimi karşılayamadığı oligopol teorisi
    Cevap: edgeworth modeli

    17) toplam maliyetin toplam gelire eşit olduğu nokta nedir
    Cevap: başa baş noktası

    1 çok sayıda alıcı ve satıcının bulunduğu fakat bir firmanın tek gibi davrandığı piyasa nedir
    Cevap: monopollü rekabet

    19)marjinal fiziki ürünle fiyatın çarpımı neyi verir
    Cevap: marjinal ürün değerini

    20) girdi %10 artarken ürün yada getiri %20 artıyor ise ölceğe göre nasıl getiri söz konusudur
    Cevap: artan getiri

    21)aşağıdakilerden hangisi neğatif ölçek ekonomilerinin yol açtığı olumsuzluklardan biridir
    Cevap : aşırı uzmanlaşma

    22)aşağıdakilerden hangisi pozitif ölçek ekonomilerin faydalarından biridir
    Cevap: maliyet avantajı yada getiri avantajları…..

    23)bağıt eğrisinin mal düzlemindeki görünümüne ne denir
    Cevap: üretim imkanları eğrisi

    24)hangisi akılcı davranış özelliği değildir
    Cevap: bencillik

    25)tüketicinin gelirinin değişmesi ile yeni denge noktalarının birleştirilmesiyle elde edilen eğriye ne denir
    Cevap: gelir tüketim eğrisi

    26) tüketicinin tükettiği mallardan birinin fiyatının değişmesi ile olusan yeni denge noktalartının birleşiminden hang,i eğri eldeedilir
    Cevap: fiyat tüketim eğrisi

    27) tam rekabette uzun dönemde marjinal gelir eğrisi nasıldır
    Cevap: yatay (yatay eksene paralel)

    28)toplam gelir % 20 artarken miktar %10 atrmış ise marjinal gelir nedir
    Cevap: 2

    29) toplam sabit maliyet (TFC) = 100 ve tolam değişken maliyet (TVC) = 10 ise ortalama maliyet (AC) nedir
    Cevap: 12

    30) Y = 20 + b şeklindeki fonksiyon nasıldır
    Cevap: artan fonk.

    31) üretim imkan eğrisi üzerinden herhangi bir noktadan çizilen teğetin eğimi neyi veriri_
    Cevap : marjinal dönüşüm oranını

    32)piyasa talep eğrisi

    YANIT:yay esnekli nokta fiyat esnekliği

    33)Değeri zamanın belli bir zaman gerektirmeksizin ölçülen değişken nasıl bir değişkendir

    YANIT:Stok değişken


    İKTİSADA GİRİŞ 2005 ARA SINAV

    1) İktisadi bir karar alırken göz önünde alınan yarar ve maliyetlerin kişiden kişiye farklılık
    gösterilmesi aşağıdakilerden hangisine neden olur
    YANIT: Karar alıcılarının birbirinden farklı karar almaları

    2) Mevcut durumu incelerken insan davranışı ve insanların piyasa endüstri, firma ve birey
    gibi nispeten küçük birimlerle ilişkili tercihlerini inceleyen iktisat bilimi aşağıdakilerden
    hangisidir
    YANIT: Mikro İktisat

    3) Bir öğrenci iktisat dersi çalışmak için her gün 1 saat daha fazla zaman ayırmanın yararını 1
    saat daha az uyumanın maliyetinden daha yüksek bularak çalışma kararı alırsa aşağıdaki
    iktisadi düşünme tarzı ilkelerinden hangisine göre hareket etmiştir
    YANIT: Marjinal Analiz

    4) Aşağıdakilerden hangisi üretim imkanları eğrisinin orjine göre iç bükey olmasına neden
    olur
    YANIT: Artan Fırsat Maliyeti

    5) Aşağıdakilerden hangisi marjinal faydayı ifade eder
    YANIT: MU = DTU / DQ

    6) Yandaki şekle göre Üretim İmkanları Eğrisi
    üzerindeki A noktası aşağıda yapılan
    değerlendirmelerden hangisi doğrudur

    YANIT: Ekonomik Tam İstihdamdadır.



    7) Bir malın fiyatı arttığında gelirin satın alma gücünün ve bu nedenle satın almak istenen mal
    miktarının azalmasına ne ad verilir
    YANIT: Gelir Etkisi

    8) Bir firmada istihdam edilen işçi sayısı 15’ ten 20’ ye çıkarıldığında üretim miktarı 100
    birimden 200 birime çıkıyorsa emeğin marjinal fiziki ürün değeri kaçtır
    YANIT: 20

    9) Tavan fiyat uygulamasının temel amacı aşağıdakilerden hangisidir
    YANIT: Tüketicileri korumak

    10) Yandaki şekilde bir mala ilişkin arz ve talep
    eğrileri verilmiş denge noktası E noktasında
    kurulmuş. Buna göre malın fiyatı 100 YTL
    olduğunda aşağıdakilerden hangisi söz konusu olur
    YANIT: K-L aralığı kadar talep fazlası oluşur.



    11) Mal ve hizmet üretmek için gerekli fiziksel ve zihinsel çalışmalar olarak ifade edilen
    üretim faktörü aşağıdakilerden hangisidir
    YANIT: Emek

    12) Bir malın fiyatı 100 YTL iken talep miktarı 25 adettir. Malın fiyatı 300 YTL ye çıktığında
    talep miktarı 15 adete düşüyorsa yay esnekliği değeri kaçtır
    YANIT: –0,5

    13) Bir malın fiyatındaki artış karşısında toplam hasılatta artıyorsa fiyatın talep esnekliğinin
    değeri kaçtır
    YANIT: ed < 1

    14) Bir malın satın alınmak istenen miktarı ile fiyatı arasındaki ters yönlü ilişkiye ne ad
    verilir
    YANIT: Talep Kanunu

    15) Belirli bir ekonomik sorunla ilgili tüm gerçeklerin araştırılıp toplanmasına ne ad verilir
    YANIT: Betimleyici İktisat

    16) Gelirdeki artış karşısında talebi azalan mallara ne ad verilir
    YANIT: Düşük Mal

    17) Üretimde uzun dönemde azalan verimler yasasının ortadan kalkmasının nedeni
    aşağıdakilerden hangisidir
    YANIT: Tüm girdilerin değişken olması

    18) Homojen mal üreten az sayıda firmanın oluşturduğu piyasa yapısına ne ad verilir
    YANIT: Saf Oligopol

    19) Tam Rekabet Piyasasında faaliyet gösteren bir firmanın üretimde bulunabilmesi için
    gerekli koşul aşağıdakilerden hangisidir
    YANIT:

    20) Yandaki şekle göre
    Tüketici Rantı hangisidir

    YANIT: P Pe arası.


    21)

    22) Tekelci Rekabet Piyasasında çok sayıda firma olmasına karşın firmalara tekelci güç elde
    etme olanağı sağlayan faktör aşağıdakilerden hangisidir
    YANIT: Ürün Farklılaştırması

    23) Hiçbir firmanın sattığı ürünün fiyatı üzerinden tek başına kontrol gücünün olmadığı
    piyasa türüne ne ad verilir
    YANIT: Tam Rekabet Piyasası


    24) Bir üretim faktörünün fiyatı arttığında diğer üretim faktörüne olan talep artıyorsa bu iki
    üretim faktörü arasındaki ilişki nasıldır
    YANIT: İkame

    25) Satın alınan bir mal veya hizmetin bu mal veya hizmet için herhangi bir bedel ödemeyen
    3. kişilere sağladığı faydaya ne ad verilir
    YANIT: Dışsallık

    26) Bir firma kullandığı tüm üretim faktörlerini %100 arttırdığında üretim miktarı %75
    artıyorsa aşağıdakilerden hangisi söz konusu olur
    YANIT: Ölçeğe göre azalan getiri

    27) Aşağıdakilerden hangisi ekonomik karı verir
    YANIT: Toplam Gelir

    28) Aşağıdakilerden hangisi bir üretim faktörüne ait marjinal ürün gelirini ifade eder
    YANIT: MRP = MPP . MR

    29) Tam Rekabet piyasasında faaliyet gösteren bir firma zarar ediyorsa aşağıdaki eşitliklerden
    hangisi sağladığı üretim düzeyinde üretim yaparak zararını minimize etmeye çalışır
    YANIT: MR = MC

    30) Doğrusal talep fonksiyonunun orta noktasını ifade
    eden A noktasında fiyat esnekliğinin değeri nedir

    YANIT: e = 1


    31) Belirli bir parasal değerin yüzdesi şeklinde alınan vergiye ne denir
    YANIT: Ad valorem

    32) Kamusal mallarda etkin üretim miktarının belirlenebilmesi için gerekli koşul
    aşağıdakilerden hangisidir
    YANIT: Marjinal Fayda ile Marjinal Maliyetin eşit olması

    33) Devlet negatif dışsallık meydana getiren üretim veya tüketim faaliyetlerinin marjinal
    dışsal maliyetini içselleştirmek için kullandığı yöntem aşağıdakilerden hangisidir
    YANIT: Sübvansiyon

    34) Tam Rekabet Piyasasında Marjinal Gelir aşağıdakilerden hangisiyle özdeş değildir
    YANIT: Toplam Gelir

    35) Kamusal bir malın marjinal faydasının özel bir malın marjinal faydasından farklı olmasına
    neden olan kamusal mal özelliği aşağıdakilerden hangisidir
    YANIT: Rakip olmama

    36) Üretim faktörlerinin alınıp satıldığı piyasalara ne ad verilir
    YANIT: Faktör Piyasaları

    İKTİSADA GİRİŞ
    2007 ARA SINAV SORULARI

    1. İki nokta arasındaki esneklik değeri neyi ifade eder
    Yay esnekliği

    2. Hepatit B aşısı olan bir kişinin diğerlerine karşı önlem alması neyi ifade eder
    Dışsal fayda yaratan özel mallar

    3. Negatif eğimli doğru şeklinde olan bir talep eğrisi üzerinde esneklik kaçtır
    ed=1

    4. Tekelci bir firmanın tekel gücüne sahip olmasının nedeni hangisidir
    Yakın ikamesi olmayan mallar satması

    5. Bir firmanın kendi bünyesinde kullanmak üzere bir cep telefonu satın alması durumunda hangi malın özelliğinin sonucudur
    Özel mal

    6. Bir endüstrideki ölçek ekonomilerinin sadece tek bir firmanın faaliyetini sürdürmesi durumunda ortaya çıkan durma ne ad verilir
    Doğal Tekel

    7. 5 YTL den 20 tane alınırsa 100 br üretim, 5 YTL den 30 tane alınırsa 150 br üretim yapılırsa marjinal fiziki ürün kaçtır
    5

    8. Girdi sayısı 100 den 200 br’e çıktığında toplam fiziki ürün (TPP) 100.000 den 150.000 e çıkıyorsa marjinal fiziki ürün (MPP) kaçtır
    500
    p


    B
    A

    D
    Q
    9. Yukarıdaki şekilde A dan B ye geçisin nedeni hangisidir
    Malın Fiyatının Artması

    10. Toplam fayda maksimum iken marjinal fayda kaç olur
    Sıfırdır

    11. Bir ekonomide Taban fiyat uygulaması neyi ifade eder
    Devletin mal ve hizmet arz edenleri korumasını

    12. Hangisi kapitalizmin belirgin özelliği değildir
    Merkezi plancılık söz konusudur.

    13. Hiçbir firmanın sattığı ürünün fiyatı üzerinde tek başına kontrol gücünün olmadığı piyasa türü hangisidir
    Tam Rekabet Piyasası

    14. Uzun dönemde Tam rekabette azalan verimler yasasının ortadan kalkma nedeni hangisidir
    Tüm Girdiler Değişkendir

    15. Bir işçi sayısı 15 den 20 ye çıktığında toplam fiziki ürün (TPP) 100 den 200 e çıkıyorsa marjinal fiziki ürün (MPP) kaçtır
    MPP = 20

    x malı



    G


    y malı
    16. Şekildeki G noktası neyi ifade eder
    Kaynakların Tam (Etkin) Kullanıldığı
    p
    S

    A
    K L
    D
    q
    17. KL arasında hangisi görülür
    Talep Fazlası

    18. Gelir vergisi hanginse örnektir
    Ad valorem Vergisi

    19. Hangisi fiyat kontrollerine örnek değildir
    İthalat kotaları

    20. Sadece bir tek değişken girdinin değiştirilebildiği dönem hangisidir
    Kısa dönem

    21. Girdi miktarı = %10 artarken,
    Üretim miktarı = %10 artıyorsa nasıl bir durum
    Ölçeğin Sabit Verimi

    22. Karar vericilerin üretim veya tüketim faaliyetlerinden dolayı üçüncü kişilere yükledikleri maliyet veya sağladıklar faydaya ne denir
    Dışsallık

    23. Bir malın fiyatı 100 TL dan, 150 TL ya çıktığında talep edilen miktar 10 br’den, 5 br düşmüştür. Talebin fiyat esnekliği kaçtır
    -1

    24. Genellikle üretimde ithalata uygulanan miktar sınırlamalarına ne ad verilir
    Kota

    25. Arz edilen mal miktarını sınırlayarak, rekabet koşullarında oluşmuş piyasa fiyatını üreticilerin lehine arttırmaya dönük devlet politikasına ne ad verilir
    Üretim kotası

    26. Aşağıdakilerden hangisi inelastik bir maldır
    TUZ

    27. İktisadın yöntemleri arasında yer almaz
    Ahlaki Yöntem

    28. Talebin yatay eksene dik olması durumunda esneklik nedir
    Talep İnelastiktir.

    P Arz Talep
    100 10 5
    200 20 15
    300 30 30
    400 40 35
    500 50 40
    29. Tabloya göre denge fiyatı
    300

    30. Talep eğrisi üzerinde bir noktadan başka bir noktaya geçiş nedeni
    İlgili Malın Fiyatının Değişmesi

    31. Kısa dönemde firma arz eğrisi hangisidir
    Marijinal maliyetin ortalama değişken maliyetin üzerinde kalan kısmı
    (ortalama maliyetin > ortalama değişken maliyet)

    32. Aşağıdakilerden hangisi iktisatçıların ekonomik analizin sonuçları arasında yarar


    33. Üreticinin ürettiği malı satmaya razı olduğu fiyat ile gerçekte satış yaptığı fiyat arasındaki farka ne denir
    Üretici rantı

    34. Ek faktör birimlerinin kullanılması sonucu, firmanın toplam gelirinde ortaya çıkan artışa ne denir
    MARJİNAL ÜRÜN GELİRİ

    35. Bir çiftçi daha çok üretim yapabilmek için üretim arttırıyor, maliyetleri gelirleri karşılaştırdığımızda nasıl…



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

  8. #8
    Avatarı
    ACEMİ

    Status
    Offline
    Katılım
    May 2008
    Mesajlar
    6
    Paylaşım Notu
    98



    İktisat 1
    İktisadın Tanımı Ve Genel Kavramlar

    Bir bilim dalı olarak iktisadın tanımını ve ilgi alanı:

    İktisat, sonsuz olan insan ihtiyaçlarının sınırlı kaynaklarla nasıl karşılanacağını inceleyen bir sosyal bilimdir. İktisat bir sosyal bilim olma yanında, analitik bir yapıya da sahiptir. İnsanların iktisadi davranışları ile malların üretim, tüketim ve dağıtım faaliyetlerini inceler.

    İktisadın Özellikleri

    İktisat, bir sosyal bilim olmasına rağmen büyük ölçüde matematiksel yöntemler kullanır. İktisatçı önce bir konuyla ilgili gerçekleri toplar, daha sonra bu topladığı gerçekler yardımıyla teori oluşturur ve nihayet bu teoriler yardımıyla çeşitli sorunların çözümüne yönelik iktisat politikaları geliştirir. İktisatçının çevremizdeki günlük olaylara bakışında kullandığı ilkeleri ve bu konuda düşülen hataları açıklayabilmek

    İktisadi düşünme tarzı rasyonel davranış, karar alma sürecinde fayda ve maliyetleri esas alma ve değişimi inceleyen marjinal analiz kavramlarına dayanır.

    İktisadi düşünme sistematiği içinde diğer şartların sabit kaldığı, korelasyon ve nedensellik ilişkisinin farklı kavramlar olduğu ve nihayet, birey için doğru olanın bütün içinde doğru olacağı sonucunun hatalı olduğu unutulmamalıdır.

    Yoğun içeriği nedeniyle iktisadın nasıl bölümlendirilebileceğini açıklayabilmek

    İktisat, makro iktisat ve mikro iktisat, pozitif ve normatif iktisat olmak üzere çeşitli bölümlere ayrılır. Mikro iktisat, iktisadın daha çok firma, üretici ve tüketici gibi bireysel karar birimlerinin davranışlarını inceleyen bölümüdür. Makro iktisat ise iktisadın daha çok enflasyon, ekonomik büyüme ve dış ticaret gibi makro büyüklüklerini inceleyen bölümüdür. Pozitif iktisat, daha çok ne olduğunu anlamaya çalışır. Bu nedenle pozitif iktisat değer yargıları içermez.x Normatif iktisat ise daha çok ne olması gerektiği konuları üzerinde durur ve değer yargıları içerir. Günlük yaşamda farklı anlamlarda kullandığımız kavramlara iktisatçıların verdikleri anlamları açıklayabilmek

    Ekonomik birimler hane halkları, firmalar ve devlet olarak üçe ayrılır.

    İhtiyaç, tatmin edildiği zaman haz, tatmin edilmediği zaman sıkıntı yaratan duygulardır. İhtiyaçlar zorunlu ve zorunlu olmayan ihtiyaçlar olmak üzere ikiye ayrılır. İhtiyaçlar, sonsuz olma özelliğini taşırlar. Ayrıca, ihtiyaçlar şiddet bakımından farklılıklar gösterirler. İhtiyaçlar ve ihtiyaçları tatmine yarayan araçların, ikame edilebilirlik özellikleri vardır.

    İnsanlara fayda veya tatmin sağlayan şeylere mal denilir. Mallar ekonomik ve serbest mallar olmak üzere ikiye ayrılırlar.

    Kıtlık - Tercih ve Fayda
    Kıtlık olgusunun neden oldu¤u tercih yapma zorunluluğunu ve bunun ekonomik birimlere yüklediği maliyeti açıklayabilmek

    Bir ekonomide kaynaklar toprak, emek ve sermayeden oluşur. Bu kaynaklar üretim faktörleri (ya da girdiler) olarak adlandırılır.

    İktisadi anlamda, alınan her karar ve yapılan her tercih bir maliyet taşır. Bir tercih yaparken vazgeçmek zorunda kaldığımız en değerli alternatif bu tercihin fırsat maliyetini oluşturur.

    Parasal maliyet fırsat maliyetinin bir parçası olabilir. Kıtlık, tercih ve fırsat maliyeti kavramlarını bir araya getirerek ekonomide etkin üretim düzeyinin nasıl sağlanabileceğini açıklayabilmek

    Mevcut üretim faktörleri ve teknoloji veri iken, belirli bir dönemde ekonominin maksimum düzeyde üretebileceği çeşitli ürün bileşimlerini gösteren sınır eğrisi üretim imkanları eğrisidir. Bu eğri kıtlığın sonuçlarını, ekonomideki tercihleri ve her tercihin fırsat maliyetini göstermektedir.

    Bir malın daha fazla üretilmesi için diğer malın üretiminden vazgeçilmesi gereken miktar her aşamada artar. Bu durum artan fırsat maliyeti olgusunu ifade eder.

    Zaman içerisinde ekonomideki üretim faktörlerinin miktarı ve niteliği değişebilir, üretimde daha üst düzey teknolojiler kullanılabilir. Bu değişiklikler üretim imkanları eğrisinin yer değiştirmesine neden olur. Üretim imkanları eğrisi sağa doğru kaydıkça toplum için daha önce imkansız olan mal bileşimlerinin üretimi imkan dahiline girer. Ne, nasıl, kimin için üretilecektir şeklinde özetlenen iktisadi soruların cevaplanabilmesi için geliştirilen karar mekanizmaları;

    “Ne, nasıl, kimin için üretilecektir” sorunlarının çözümü için benimsenen karar mekanizması ekonomik sistemlerin temelini oluşturur. Bu sorunların çözümü tamamıyla piyasaya bırakılmışsa piyasa ekonomisi, tamamıyla devlet tarafından sağlanıyorsa kumanda ekonomisi, devlet ve piyasa tarafından birlikte sağlanıyorsa karma ekonomix sisteminden söz edilir.

    Tüketicilerin rasyonel davranarak en yüksek fayda düzeyini sağlayan tercihleri nasıl yapacaklarını açıklayabilmek

    Ekonomik birimlerin tüketim eyleminden amaçları elde ettikleri toplam faydayı maksimize etmektir. Bir malın ilave miktarları tüketildikçe toplam faydada meydana gelen değişme marjinal fayda olarak tanımlanır. Marjinal fayda her ilave tüketimle birlikte azalır ve belirli bir tüketim düzeyinde sıfıra iner. Marjinal faydanın sıfır olduğu tüketim düzeyinde toplam fayda maksimumdur.

    Bir mal için harcanan bir birim paranın marjinal faydası, bir başka mala harcanan bir birim paranın marjinal faydasına eşit olduğunda tüketici maksimum faydayı elde eder. Bu nedenle tüketilen tüm malların marjinal faydalarının fiyatlarına oranının birbirine eşit olması durumunda tüketici dengeye gelir.

    Arz Ve Talep
    Talep ve talep eğrisi kavramları ile talebi belirleyen faktörleri ;

    Diğer koşullar sabitken, bir maldan satın alınmak istenen miktar, bu malın fiyatı ile ters yönde değişir.

    Bir malın fiyatı ile talep miktarı arasındaki ters yönlü ilişki gelir ve ikame etkileri aracılığı ile açıklanabilir.

    Talep eğrisi talep tablosunun grafik gösterimidir ve çeşitli fiyat düzeylerinde satın alınmak istenen mal miktarını gösterir. Bu nedenle talep eğrisi üzerindeki bir nokta belirli bir fiyattan talebe karşılık gelir. Diğer koşullar sabitken, malın fiyatında meydana gelecek bir değişme aynı talep eğrisi üzerinde aşağıya veya yukarıya hareket edilmesini gerektirir.

    Fiyatın dışında talebi etkileyen ve sabit kabul edilen faktörlerde ortaya çıkacak bir değişme talep eğrisinin bir bütün olarak sağa veya sola kaymasına neden olur.

    İktisatta talep edilen miktardaki değişme ile talepteki değişme kavramlarını ayırt etmek gerekir. Talep miktarındaki değişme malın fiyatındaki değişme nedeniyle ortaya çıkar ve talep eğrisi üzerinde hareketlenmeye neden olur. Talepteki değişme ise talebi etkileyen ve analizde sabit kaldığı kabul edilen faktörlerdeki değişme sonucu ortaya çıkar ve talep eğrisinin bir bütün olarak yer değiştirmesine yol açar.

    Arz ve arz eğrisi kavramları ile arzı belirleyen faktörleri açıklayabilmek.

    Diğer koşullar sabitken, bir maldan satılmak istenen miktar bu malın fiyatı ile aynı yönde değişir.

    Bir malın fiyatı ile arz miktarı arasındaki doğru yönlü ilişki üretim imkanları eğrisi ve kar maksimizasyon u amacı kullanılarak açıklanabilir.

    Arz eğrisi arz tablosunun grafik gösterimidir ve çeşitli fiyat düzeylerinde satılmak istenen mal miktarını gösterir. Bu nedenle arz eğrisi üzerindeki bir nokta belirli bir fiyattan arza karşılık gelir. Diğer koşullar sabitken, malın fiyatında meydana gelecek bir değişme aynı arz eğrisi üzerinde aşağıya veya yukarıya hareket edilmesini gerektirir.

    Fiyatın dışında arzı etkileyen ve sabit kaldıkları kabul edilen faktörlerde ortaya çıkacak bir değişme arz eğrisinin bir bütün olarak sağa veya sola kaymasına neden olur.

    İktisatta arz edilen miktardaki değişme ile arzdaki değişme kavramlarını ayırt etmek gerekir. Arz miktarındaki değişme malın fiyatındaki değişme nedeniyle ortaya çıkar ve arz eğrisi üzerinde hareketlenmeye neden olur. Arzdaki değişme ise arzı etkileyen ve analizde sabit kaldıkları kabul edilen faktörlerdeki değişme sonucu ortaya çıkar ve arz eğrisinin bir bütün olarak yer değiştirmesine yola açar.

    Piyasa dengesi kavramını ve oluşumunu açıklayabilmek.

    Üretici ve tüketici kararlarının nasıl koordine edileceği sorunu piyasada çözümlenir. Arz ve talebin karşılıklı etkileşimi sonucu piyasa dengesi (denge fiyatı ve miktarı) arz ve talebin eşitlendiği fiyat düzeyinde belirlenir.

    Fiyat denge fiyatının üzerinde kaldığı sürece piyasada bir artık, denge fiyatının altında kaldığı sürece de bir kıtlık sorunu mevcut olacaktır. Piyasa dengesindeki değişiklikleri;

    Piyasa denge noktasının değişmesi arz ve talep eğrilerinin birisi veya ikisi birden yer değiştirdiğinde değişecektir.

    Ulaşılan yeni denge noktasına göre denge fiyatı ve denge miktarının ne kadar etkileneceği eğrilerin yer değiştirme miktarına bağlı olarak belirlenecektir.

    Esneklik
    Talebin fiyat esnekliği kavramını, bu kavramın pratikte kullanımını ve iktisadi yorumunu kavrayabilmek, talebin fiyat esnekliğini belirleyen faktörleri;

    Talebin fiyat esnekliği, bir malın talep edilen miktarının bu malın fiyatına karşı duyarlılığının ölçüsüdür. Talebin fiyat esnekliği, bir malın talep edilen miktarındaki yüzde değişmenin o malın fiyatındaki yüzde değişmeye oranlanması ile hesaplanır .

    Ekonomistler, talep eğrilerini talebin fiyat esnekliği katsayılarına göre sınıflandırırlar. Bu sınıflandırmada katsayıların mutlak değerleri kullanılmaktadır. Buna göre Ed<1 için inelastik talep yada esnek olmayan talep, Ed= 1 için birim esnek talep, Ed>1 için esnek talep terimleri kullanılır.

    Tüm negatif eğimli doğrusal talep fonksiyonlarında, talep eğrisinin orta noktası birim esnekliği gösterirken, orta noktasının üzeri esnek, bu noktanın altı ise inelastik talebi göstermektedir.

    Fiyat esnekliği kavramının önemli kullanımlarından birisi, bir ürünün fiyatı değiştiği zaman, satıcıların elde edeceği toplam hasılat yada tüketicilerin bu ürün için yapacağı toplam harcamanın ne olacağının tahmin edilmesine olanak tanımasıdır.

    Talebin fiyat esnekliğini etkileyen faktörler arasında ürün için ikame edilebilirliğin derecesi, ürünün tüketici bütçelerindeki önemi, fiyat değişmelerinin geçici ve sürekli olması, malın tatmin ettiği ihtiyacın niteliği (zorunlu ve lüks mal) gibi faktörler yer alırken, esneklik zaman içerisinde de değişim gösterebilmektedir.

    Fiyat dışındaki diğer faktörlerde meydana gelecek değişmeler karşısında talebin göstereceği tepkiyi değerlendirebilmek, bu tepkinin pratik kullanımını ve iktisadi yorumunu açıklayabilmek

    Gelir esnekliği, parasal gelirde yüzde bir oranındaki bir değişiklik sonucu talep miktarında meydana gelen yüzde değişmedir. Gelir arttığı zaman talep artıyorsa, gelir esnekliği pozitif bir sayı olarak elde edilecektir. Bu tür mallar normal mal olarak nitelendirilir ve malların çoğunluğu bu tanımlamaya uymaktadır. Ancak bazı mallar vardır ki, gelir arttığı zaman bunların talebinde azalma olur. Bu durumda gelir esnekliği negatiftir. Negatif gelir esnekliği olan mallar düşük mal olarak tanımlanır.

    Çapraz talep esnekliği, bir malın fiyatındaki yüzde değişmenin bir başka malın talep miktarında neden olduğu yüzde değişmeye ilişkin bir ölçüttür ve Aşağıdakilerden hangisi malı miktarındaki yüzde değişmenin B malı fiyatındaki yüzde değişmeye oranı şeklinde hesaplanır. Çapraz talep esnekliği ikame mallar için pozitif, tamamlayıcı mallar için negatif değer alır. Arzın fiyat esnekliği kavramını ve kullanımını açıklayabilmek

    Arz esnekliği üreticilerin fiyat değişimlerine karşı duyarlılıklarını ölçmektedir. Arz esnekliği, bir malın arz edilen miktarındaki yüzde değişimin fiyatındaki yüzde değişmeye oranıdır.

    Arz esnekliği de eğimden farklıdır ve birim içermeyen bir ölçüdür, yani fiyat ve miktarın nasıl ölçüldüğüne bağlı değildir. Arz esnekliği sınıflandırılırken Es<1 için inelastik arz, Es=1 için birim esnek arz, Es>1 için ise esnek arz deyimleri kullanılır.

    Arzın fiyat esnekliğini etkileyen en önemli faktör, firmaların giderlerini üretime ayarlayabilme derecesidir.

    Arz - Talep Uygulamaları

    Devletin piyasaya müdahale etmek amacıyla kullandığı fiyat kontrolü yöntemlerini ve bu türden müdahalelerin piyasada oluşan fiyat ve işlem hacmi üzerindeki olası etkilerini açıklayabilmek

    Devlet yasa ya da düzenlemelerle (yönetmelik, tebliğ gibi) belirli bir mal ya da hizmetin fiyatını tespit eder veya sınırlama getirirse fiyat kontrollerinden söz edilir. Uygulamada belli başlı fiyat müdahalesi yöntemleri taban ve tavan fiyatı uygulaması, asgari ücret uygulaması, tarımsal destekleme uygulamaları ve kira kontrolleridir.

    Mal ve hizmet arz edenleri korumak amacıyla, devletin bir mal veya hizmete ilişkin minimum fiyatı belirlemesi taban fiyat olarak bilinirken, mal ve hizmet talep edenleri korumak amacıyla bir mala ilişkin maksimum fiyatı belirlemesi tavan fiyat uygulaması olarak adlandırılır.

    Bu bağlamda asgari ücret uygulaması, tarımsal destekleme politikaları, kira kontrolleri gibi politikalar devletin çok sık kullandığı fiyat kontrol politikaları arasında yer alır. Devletin piyasaya müdahale etmek amacıyla kullandığı miktar kontrolü yöntemlerini ve bu türden müdahalelerin piyasada oluşan fiyat ve işlem hacmi üzerindeki olası etkilerini açıklayabilmek

    Devletin kota adı altında arz edilen mal miktarına sınırlama getirmesidir. En çok bilinen kota uygulamaları üretim kotaları ve ithalat kotalarıdır.

    Üretim kotası, arz edilen mal veya hizmet miktarını sınırlayarak, rekabet koşullarında oluşmuş piyasa fiyatını üreticilerin lehine arttırmaya dönük devlet politikasıdır.

    İthalat kotası, belli bir dönem boyunca ithal edilecek ürün miktarı üzerine bir tavan koyulmasıdır. Devletin piyasaya müdahale etmek amacıyla vergileme yetkisinden kaynaklanan gücünü nasıl kullanacağını ve ekonomik birimlerin vergiler karşısında göstereceği tepkinin piyasa dengesinin oluşumuna etkilerini açıklayabilmek

    Belli bir maddi ölçü üzerinden (ağırlık, uzunluk, adet, hacim gibi) alınan vergiler spesifik vergiler olarak tanımlanırken, belirli bir parasal değerin yüzdesi şeklinde hesaplanan vergiler ise ad valorem vergiler olarak isimlendirilir.

    Uygulanacak bir satış vergisinin denge üzerindeki etkisi fiyatın artması ve miktarın azalması şeklindedir. Verginin ne kadarının kimin üzerinde kalacağı-nı belirleyen faktör ise arz ve talep esneklikleridir. Örneğin, arz ve talep esnekliklerinin aynı olduğunu varsayacak olursak, verginin yarısını tüketici yarısını üretici ödeyecektir.

    Vergiyi ödeyen mükellefin bunun bir kısmını veya tamamını fiyat mekanizması aracılığı ile diğer kişilere aktarması vergi yansıması olarak adlandırılır.

    Tüketici ve üretici rantı kavramlarını ve piyasa dengesinde meydana gelen değişmelerin refah üzerindeki etkilerini açıklayabilmek

    Bir malın alıcılar açısından toplam değeri ile bu malları üreten üreticilerin toplam maliyetleri arasındaki fark toplam rant olarak bilinirken, tüketicinin bir mal için ödemeye hazır olduğu fiyat ile gerçekte ödediği fiyat arasındaki fark tüketici rantı, üreticinin ürettiği malı satmaya razı olduğu fiyat ile gerçekte satış yaptığı fiyat arasındaki fark üretici rantı olarak adlandırılır.

    Logged




    "NoFeaR"
    ÜYE

    Mesaj Sayısı: 11






    Ynt: İktisada Giriş (Özet)
    « Yanıtla #1 : Kasım 14, 2006, 09:38:52 ÖS »

    Üretim ve Maliyetler
    Üretim, firma ve üretim faktörleri kavramlarını kullanarak üretim fonksiyonu:

    Her firma piyasaya sunacağı mal ve hizmetleri üretebilmek için bir takım maliyetlere katlanmak zorundadır. Firma kârını maksimize etmeye çalıştığı için üretimini en düşük maliyetle gerçekleştirme çabası içerisindedir. Firmanın üretip, piyasaya süreceği ürünün miktarı, firmanın katlandığı maliyetler ile ürünün piyasadaki satış fiyatına göre belirlenir.

    Veri teknoloji çerçevesinde, bir ürünün miktarının arttırılması, girdilerin arttırılmasına bağlıdır. Girdiler ile elde edilen ürünler arasındaki bu bağlılık ilişkisi üretim fonksiyonu ile özetlenmektedir.

    Üretim sürecinde kullanılan girdiler sabit ve değişken olmak üzere iki grupta değerlendirilir. Sabit girdiler, ürün miktarındaki değişme karşısında belirli bir süre için miktarı değişmeyen girdilerdir. Değişken girdiler ise arzu edilen üretim düzeyine göre miktarı değişen girdilerdir.

    Kısa ve uzun dönem ayırımını yaparak kısa dönemde firmanın üretim davranışını açıklayabilmek

    Kısa dönem, üretim faktörlerinden sadece bir tanesinin değiştirilmesine olanak tanıyan süredir. Değişken girdi miktarının arttırılmasına bağlı olarak elde edilen çıktıya ise toplam fiziki ürün denir.

    Azalan verim yasası, diğer üretim faktörleri miktarı sabitken, bir üretim faktörünün üretimde kullanılan miktarının arttırılması durumunda, her ilave birimin sağladığı ürün miktarının azaldığını ifade eden ilişkidir.

    Marjinal fiziki ürün, emek miktarındaki bir birimlik değişmenin toplam ürün miktarında meydana getirdiği değişim olarak tanımlanır. Marjinal fiziki ürün, emek veriminin nasıl bir seyir izlediğini gösterir.

    Emeğin ortalama fiziki ürünü emek birimi başına elde edilen ürün miktarıdır. Genelde emek verimliliği ile ortalama fiziki ürün anlatılmak istenmektedir.

    Uzun dönemde firmanın üretim olanaklarını tartışarak firmanın karar verme süreci:

    Uzun dönemde kullanılan tüm girdiler değiştirilebileceği için azalan verimler yasası işlerliğini yitirir. Üretim ölçeği değiştiğinde, bunun ürün miktarı üzerindeki etkisine bakmak suretiyle ölçeğin verimi belirlenebilir. Ölçeğin verimiyle ilgili üç durumla karşılaşılır. Bunlar; ölçeğin sabit, artan ve azalan verimleridir.

    Bir üretim faktörü için optimal girdi kullanım düzeyi, girdinin marjinal fiziki ürün değerinin girdi fiyatına eşit olduğu seviyedir.

    Veri bir girdi ve üretim düzeyi için, marjinal fiziki ürünü göreceli olarak yüksek olan bir girdiyi ve/veya diğerlerine kıyasla fiyatı düşük olan girdiyi daha fazla kullanmak, maliyeti minimize etmek için gereklidir.

    Bu minimizasyonun gerçekleştirilmesi optimal üretim tekniğinin seçimini ifade eder. Firma, maliyetlerini minimize eden faktör bileşimini, her bir girdinin marjinal fiziki ürününü fiyatına oranlamak suretiyle belirleyecektir.

    Firmanın üretim sürecinde karşılaştığı maliyetleri açıklayabilmek ve bunların seyrini grafik boyutunda açıklayabilmek

    Ekonomistler, maliyet kavramını muhasebecilerden farklı tanımlamaktadırlar. Muhasebe hesaplarına yansıtılan maliyetler açık maliyetlerdir. Örtük maliyetler gerçekte ödeme yapılmayan, ancak bir alternatiften vazgeçilmesi nedeniyle oluşan maliyetlerdir. İktisatçılar maliyet hesaplamalarına örtük maliyetleri de dahil ederler.

    Ekonomistler açık ve örtük maliyetleri kullanarak kârı ölçerler. Oysa, kârın genel muhasebe standartlarıyla yapılan hesaplamasına örtük maliyetler katılmaz.

    Firmanın kısa dönemdeki maliyetlerini tanımlayabilmek ve bunların seyrini grafik boyutunda açıklayabilmek

    Firmanın üretim miktarı ile birlikte değişen değişken maliyetleri ile üretim miktarı ile ilişkisi bulunmayan sabit maliyetlerinin toplamı toplam maliyetleri verir.

    Firmanın maliyet eğrileri fiziki ürün eğrilerinin ters döndürülmüş halidir.

    Marjinal maliyet, firmanın üretimini bir birim değiştirmesi nedeniyle toplam maliyette meydana gelen değişmedir. Firmanın ortalama maliyet eğrileri ve marjinal maliyet eğrisi optimal üretim miktarının belirlenmesinde öneme sahip eğrilerdir.

    Firmanın uzun dönemdeki maliyetlerini tanımlayabilmek ve bunların seyrini grafik boyutunda açıklayabilmek

    Maliyetler açısından uzun dönemi kısa dönemden ayıran temel özellik, firmaların herhangi bir sabit maliyetinin olmaması, yani tüm maliyetlerinin değişken olmasıdır.

    Faktör fiyatları ve teknoloji sabitken, uzun dönem ortalama maliyetler, tüm üretim faktörlerinin değişmesi sonucunda her bir üretim düzeyi için minimum ortalama maliyetlerden oluşur.

    Farklı girdi fiyatları veya farklı teknoloji, farklı kısa ve uzun dönem maliyetlerine neden olur. Daha düşük girdi fiyatlarında, belirli bir üretim düzeyi için katlanılan üretim maliyeti düşer ve maliyet eğrisi bütün halinde aşağıya kayar. Tersi durumda katlanılan üretim maliyeti artacağı için maliyet eğrisi yukarı ya doğru yer değiştirir.

    Tam Rekabet Piyasası
    Tam rekabet piyasasını tanıyabilmek, bu piyasanın özellikleri ve sonuçları:

    Tam rekabet, hiçbir firmanın sattığı ürünün fiyatı üzerinde tek başına kontrol gücünün olmadığı özel bir piyasa yapısıdır. Tam rekabetçi firma fiyat belirleyici değil, fiyat kabullenicidir.

    Tam rekabet piyasasının dört adet varsayımı şunlardır: Piyasada çok sayıda alıcı ve satıcı vardır, mallar homojendir, piyasaya giriş ve çıkışlar serbesttir, alıcı ve satıcılar tam bilgiye sahiptirler.

    Tam rekabet koşullarında faaliyet gösteren bir firma, piyasada oluşan fiyatı esas alarak, bu geçerli piyasa fiyatından istediği kadar mal satabilir. Bu nedenle, tek bir firmanın ürününe olan talep eğrisi, geçerli piyasa fiyatında tam esnektir (sonsuz esnektir) ve eğri yatay eksene paralel bir doğru biçimdedir.

    Kısa dönemde firmanın kârını maksimize eden üretim düzeyinin nasıl belirlendiğini farklı yöntemlerle açıklayabilmek

    Tam rekabet piyasasında faaliyette bulunan bir firmanı n marjinal geliri ve ortalama geliri malın piyasadaki satış fiyatına eşittir. Kârını maksimize etmek isteyen firma, toplam geliri ile toplam maliyeti arasındaki farkı en yükseğe çıkarmayı amaçlar.

    Firma, marjinal maliyetin marjinal gelire eşit olduğu üretim düzeyinde ve marjinal maliyetin arttığı üretim düzeyinde kârını maksimum düzeye çıkartır.

    Firmanın kârını maksimize eden çıktıyı üretmesi, firmanın mutlaka ekonomik kâr elde edeceği anlamına gelmez. Eğer satış fiyatı ortalama toplam maliyete eşitse firma ancak normal kârla çalışıyor demektir.

    Piyasada gerçekleşen fiyat, firmanın ortalama değişken maliyetini karşılama konusunda yetersiz kalıyorsa, firma üretimini durdurmalıdır. Bu nedenle, firmanın kısa dönem arz eğrisi, marjinal maliyet eğrisinin ortalama değişken maliyet eğrisinin üzerinde kalan kısmıdır.

    Uzun dönemde kâr maksimizasyonu sağlayan üretim düzeyinin nasıl belirlendiğini açıklayabilmek

    Uzun dönem piyasa (endüstri) dengesinde ekonomik kâr söz konusu olmaz ve ürünün fiyatı minimum ortalama maliyet düzeyine kadar iner .

    Firmalar minimum ortalama maliyette üretimde bulundukları için toplumun bütün kaynakları tam olarak kullanılır. Yani tam rekabet piyasasında, uzun dönemde atıl kapasite oluşmaz.

    Eksik Rekabet Piyasaları

    Tekel piyasasının tanımını, işleyişini ve tekelci bir firmanın olası davranışlarını, bunların sonuçlarını açıklayabilme:

    Tekel, bir endüstride tek bir firmanın faaliyette bulundu ¤u piyasa biçimidir. Tekel piyasası üç temel varsayıma dayanır. Bu varsayımlar, tek satıcının olması, tek bir satıcının yakın ikamesi olmayan bir malı satması ve başka firmaların piyasaya girişini engelleyen oldukça etkili engellerin olmasıdır.

    Tekelci, marjinal maliyetin marjinal gelire eşit oldu¤u noktada üretim yapıp ve bunu da mümkün olan en yüksek fiyattan satarak kârını maksimize eder. Tekelcinin sattı¤ı ürünün fiyatı marjinal gelirinden büyük oldu¤u için tekelcinin talep eğrisi marjinal gelir eğrisinin üzerinde yer alır ve denge üretim düzeyi için ürünün fiyatı marjinal maliyetinden büyüktür.

    Tekelci firma kısa dönemde olduğu gibi uzun dönemde de, piyasaya girişin engellenmesi nedeniyle ekonomik kâr elde eder. Piyasaya başka firmaların girmesi, yasal, ekonomik ve teknolojik bazı engellerle kısıtlanır.

    Tekelci farklı müşterilerine aynı ürünü farklı fiyatlarda satarak fiyatını farklılaştırabilir. Tekelci fiyat farklılaştırmasını, birinci, ikinci ve üçüncü derece fiyat farklılaştırması şeklinde gerçekleştirir. Tekelci fiyat farklılaştırması yaparak kârını artırır. Tam rekabet piyasasının aksine tekel piyasasında kaynaklar etkin olarak kullanılmaz. Tekelci rekabet piyasasının tanımını, işleyişini ve tekelci rekabet koşullarında faaliyet gösteren bir firmanın olası davranışlarını, bunların sonuçlarını açıklayabilmek

    Tekelci rekabet piyasasının varsayımları, birbirinden bağımsız olarak hareket eden çok sayıda alıcı ve satıcının olması, her firmanın farklılaştırılmış ürün satması ve piyasaya giriş ve çıkışın kolay olmasıdır.

    Tekelci rekabetçi bir firma için de, fiyat marjinal gelirden büyüktür ve marjinal gelir eğrisi, talep eğrisinin altında yer alır. Tekelci rekabetçi firma da, marjinal gelirin marjinal maliyete eşit olduğu noktada üretimde bulunarak kârını maksimize eder. Ancak kısa dönemde elde edilen ekonomik kâr, tekelci rekabet piyasasında piyasaya girişin serbest olması nedeniyle, uzun dönemde yok olur. Tekelci rekabet piyasasında da kaynaklar etkin olarak dağıtılmaz.

    Oligopol piyasasını tanımlamak ve oligopol teorilerinin ana hatları:

    Oligopol, birbiri ile rekabet eden az sayıda büyük firmanın, her birinin üretimindeki değişmelerin, piyasa fiyatını etkileyecek durumda olduğu piyasa yapısıdır. Oligopol piyasasında, faaliyette bulunan az sayıda büyük firmanın, karşılıklı olarak birbirleriyle bağımlılık içerisinde oldukları varsayılır.

    Oligopolleri ürün farklılaştırılmasının olup olmamasına bağlı olarak saf ve farklılaştırılmış oligopol şeklinde, firmalar arasındaki bağımlılığın derecesine göre tam veya kısmi oligopol şeklinde sınıflandırmak mümkündür.


    Faktör Piyasaları ve Faktör Gelirleri

    Faktör piyasalarının işleyişini faktör arzı ve faktör talebi kavramlarını kullanarak açıklamak;

    Faktör piyasası üretim faktörlerinin alınıp satıldığı piyasadır. Faktör talebi bir türev taleptir ve üretiminde bu faktörlerin kullanıldığı malın talebiyle doğrudan ilişkilidir. Faktör talebini, talep edilen mal miktarı, faktörlerin verimliliği ve diğer faktör fiyatları etkiler.

    Bir firma marjinal ürün geliri, marjinal faktör maliyetine eşit oluncaya kadar faktör istihdam eder. Marjinal ürün geliri, ek bir faktörün istihdam edilmesi sonucu ortaya çıkan gelir artışıdır. Marjinal faktör maliyeti ise ek bir birim faktör kullanmanın maliyetidir. Marjinal ürün geliri aynı zamanda firmanı n faktör talep eğrisidir.

    Faktör arzı ile ilgili kararlar faktör sahiplerince verilir. Bu nedenle geriye dönük faktör arz eğrisi ortaya çıkabilir. Yani faktör arz eğrisi, düşük faktör fiyatlarında pozitif eğime sahipken, yüksek faktör fiyatlarında negatif eğime sahip olabilir. Faktör gelirlerinin nasıl belirlendiğive neden farklılaştığı;

    Faktör gelirleri ücret, faiz, rant ve kârdan oluşur. Ücretler nominal ve reel ücretler olmak üzere ikiye ayrılır. Nominal ücretler, ücretlerin parasal değerini; reel ücretler ise ücretin satın alma gücünü gösterir. İktisatçılar faizi de nominal ve reel faiz olarak ikiye ayırırlar. Reel faiz beklenen enflasyon oranına göre düzeltilmiş faiz oranı iken, nominal faiz oranı piyasada geçerli olan oranı gösterir. İktisatçılar ekonomik rant kavramını geliştirmişlerdir. Bu kavram kira kavramından farklıdır. Kâr ise bir işletmenin toplam gelirlerinden ücret, faiz ve rant ödendikten sonra kalan artığı temsil eder, kâr girişimcinin üretimi organize etmesi ve belli bir risk üstlenmesinin karşılığını oluşturur.

    Logged




    "NoFeaR"
    ÜYE

    Mesaj Sayısı: 11




    Ynt: İktisada Giriş (Özet)
    « Yanıtla #2 : Kasım 14, 2006, 09:43:30 ÖS »

    Kamusal Mallar ve Dışsallık
    Kamusal mal kavramını ve özelliklerini tanımlayarak kamusal mallarda etkin üretim düzeyinin nasıl belirleneceğini açıklayabilmek

    Toplumun tüm üyelerinin herhangi bir bedel ödemeden tüketebileceği ve bir kişinin tüketiminin bir başkasının tüketimine engel teşkil etmediği mallar kamusal mallardır. Bu mallar toplumda ödeme yapan ya da yapmayan tüm toplum üyelerine fayda sağlar. Ödeme yapmayanlar bu faydayı elde etmekten mahrum bırakılmadığı için kamusal mallarda bedavacılık sorunu ile karşılaşılır.

    Kamusal malların varlığı fiyat sistemi için sorun yaratır ve piyasa başarısızlığına neden olur. Bu yüzden, kamusal malların üretiminde devletin bizzat üretimi üstlenmesi alternatifi ya da piyasaya devlet müdahalesi gündeme gelir.

    Kamusal malların çıktı düzeyi tüm bireysel taleplerin dikey toplamları ile elde edilen marjinal sosyal fayda eğrisi ile marjinal maliyet eğrisinin kesiştiği noktada belirlenir. Bedavacılık sorunu yüzünden kamusal malların üretiminde özel kesim etkin çıktı düzeyinde üretim yapamaz. Dolayısıyla, kamusal mallar devlet tarafından üretilir ve genelde vergilerle finanse edilir.

    Dışsallık kavramını ve özelliklerini tanımlayarak dışsallık türlerini içselleştirme yöntemlerini açıklayabilmek

    Bir ekonomik birimin üretim ya da tüketime ilişkin kararı bir başka birimin veya birimlerin fayda ya da maliyetlerini piyasa dışında başka bir yolla etkiliyorsa, dışsallıkların var olduğunu söyleyebiliriz. Rekabetçi piyasalarda çok fazla negatif dışsallık ve çok az da pozitif dışsallık üretilmektedir. Bu durum kaynakların aşırı ya da düşük düzeyde tahsis edilmesine neden olduğu için piyasa başarısızlığının da nedenlerinden biridir.

    Devlet, piyasa başarısızlığını gidermek ve dışsallıkları içselleştirmek için vergi, sübvansiyon, yasal düzenlemeler ve üretimi üstlenme gibi araçları kullanır. Dışsallıkların içselleştirilmesi, marjinal özel fayda ve maliyetlerin marjinal sosyal fayda ve maliyetleri de kapsayacak şekilde belirlenmesi amacıyla üretici ve tüketici kararlarına dönük düzenlemelerdir. Bu tanıma göre, negatif dışsallıklarda marjinal dışsal maliyeti içselleştirmek için bu maliyeti marjinal özel maliyete eklerken, pozitif dışsallıklarda marjinal dışsal faydayı içselleştirmek için bu faydanı n marjinal özel faydaya eklenmesi gerekir. Bir dışsallığın içselleştirilmesi bir malın tüm sosyal maliyeti ve tüm sosyal faydasını yansıttığı için fiyatlarda da bir değişme meydana gelecektir.

    Negatif dışsallıkların olduğu durumda, dışsallığı meydana getiren firma veya kişi için, bu ekonomik faaliyet bir maliyet oluşturmazken, maliyet topluma yüklenmektedir. Bu durumda, devlet üçüncü kişilere yüklenen bu maliyetle orantılı olarak, dışsallığı meydana getiren firma veya kişiden bir düzenleyici vergi alabilir. Düzenleyici vergilerin amacı, bir mal veya hizmetin dışsal maliyetini marjinal özel maliyete eklemektir. Bu amacı gerçekleştirmek için düzenleyici verginin her birim çıktının marjinal dışsal maliyetine eşit olması gerekir.

    Sübvansiyonlar, pozitif dışsallıklar meydana getiren üretim veya tüketim faaliyetinin marjinal dışsal faydasını içselleştirmek için kullanılır. Amaç, tüketici veya üretici tarafından yapılan ödemeleri azaltmaktır. Sübvansiyonlar düzenleyici vergi temeline dayanan negatif bir vergi olarak da düşünülebilir

    Mikro İktisattan Makro İktisada Geçiş
    Makro iktisadın doğuşunu ve gelişiminin ardında yatan temel faktörler;

    Mikro iktisat tek bir mala ilişkin piyasanın nasıl çalıştığını ve bireysel karar alma birimlerinin davranışlarını incelerken, makro iktisat bu piyasaların ve karar birimlerinin bütününü ele alır. Örneğin, ekonomideki tüm birimlerin tüketim harcamalarının, ülkede üretilen tüm mal ve hizmetlerin ortalama fiyatlarının, ekonomideki toplam üretim düzeyinin nasıl belirlendiği ve neden değiştiği makro iktisadın ilgi alanına girer.

    Makro iktisat 1930’larda yaşanan Büyük Bunalım’ın açıklanabilmesi çabaları sonucu doğmuştur.

    Bu konuda başlangıç olarak Keynes’in 1936 tarihli Genel Teori isimli kitabını kabul etmek yaygın bir görüştür.

    Makro iktisadın ilgi alanına giren temel konuları açıklayabilmek

    Makro iktisadın temel konuları bir ekonomide toplam üretim hacminin belirlenmesi ve değişmesi, fiyatlar genel düzeyinin belirlenmesi ve değişmesi, işsizlik düzeyinin belirlenmesi ve değişmesi şeklinde sıralanabilir.

    Ülkedeki üretim hacminde gözlenen dalgalanmalar konjonktür dalgalanmaları olarak adlandırılırken, devlet tarafından izlenen politikalar bu dalgalanmaları n mümkün olduğunca yumuşatılmasını hedeflemektedir.

    Bu süreçte işsizlik oranını ve enflasyon oranını makul düzeylerde tutabilmek de hedefler arasında sayılmalıdır. Devletin izlediği politikalarla makro ekonomik performans arasındaki ilişkiyi açıklayabilmek

    Devletin makro ekonomiyi etkilemek amacı ile kullanabileceği araçlar; maliye politikası, para politikası ve arz yönlü politikalar başlıkları altında toplanabilir.

    Bunlardan maliye politikası, devletin vergi toplama ve harcama yapma kararları; para politikası, merkez bankasının ülkedeki para miktarını kontrol etmeye dönük kararları; arz yönlü politikalar ise devletin temel olarak üretimi arttırmaya dönük kararları ile ilgilidir.

    Bir ekonomide makro açıdan rol alan başrol oyuncuları ve bunların oynadıkları rolleri açıklayabilmek

    Makro ekonomik karar birimlerinin karşılıklı olarak birbirleriyle olan ilişkileri devresel akım diyagramı çerçevesinde incelenebilir.

    Hane halkları, işletmeler, devlet ve diğer ülkeler olarak sıralanan bu birimlerin gelir ve harcamaları karşılıklı olarak eşleşmektedir.

    Her grubun harcaması diğer grup veya grupların gelirini oluştururken, bu durum ekonomik işlemlerin çift taraşı niteliğini yansıtmaktadır.

    Milli Gelir Muhasebesi
    Bir ekonomide üretilen mal ve hizmetlerin toplam değerinin belirlenmesi amacı ile geliştirilen GSMH kavramını tanımlamak ve temel özellikleri;

    Bir ülkede geliri oluşturan faaliyetlerin ölçülmesi milli gelir muhasebesi olarak bilinmektedir.

    Milli gelir hesapları ekonomik faaliyetlerin genel bir özetini sunmanın yanı sıra ülkedeki üretim, gelirler ve harcamalar arasındaki karşılıklı ilişkileri de göstermektedir.

    Milli gelir muhasebesi kapsamında hesaplanan temel kavram, ekonomide belirli bir dönemde üretilen tamamlanmış mal ve hizmetlerin piyasa değerini ifade eden gayrisafi milli hasıladır.

    Üretimin değerinin hesaplamak için kullanılacak çeşitli yöntemler:

    Gayrisafi milli hasılanın hesaplanmasında yaratı-lan, kazanılan ve harcanan gelir cephelerinden yararlanılabilir.

    Gayrisafi milli hasıla belirli bir dönemde yaratılan tüm mal ve hizmetlerin parasal değerini ifade ettiği gibi, bu mal ve hizmetlerin üretimine katılan üretim faktörlerine ödenen ücret, faiz, kâr ve rant gelirleri toplamını da ifade eder.

    Öte yandan elde edilen gelirlerin bir şekilde harcandığı düşünülürse ekonomideki tüketim, yatırım ve kamu harcamaları ile net ihracat toplamının da yaratılan üretimin değerine eşit olması gerekir.

    Üretimin değeri ile ilgili alternatif kavramlar;

    Gayrisafi milli hasıla üretim faaliyetleri sürecinde kullanılan makine, teçhizat ve binalardaki aşınma ve yıpranmayı göz önüne almaz.

    Amortisman denilen söz konusu aşınma ve yıpranmalar toplamının gayrisafi milli hasıladan düşülmesi ile elde edilen kavram safi milli hasıladır ve ülkenin net üretim gücünü göstermektedir.

    Safi milli hasıladan mal ve hizmet alımları sırasında ödenen dolaylı vergilerin düşülmesi suretiyle milli gelir adı verilen gelir kavramına ulaşılır.

    Ülkedeki kişilerin ne kadarlık gayrisafi gelir elde ettiklerini gösteren kişisel gelir kavramı ise milli gelirden dağıtılmayan şirket karları ve sosyal güvenlik kurumlarına yapılan prim ödemelerinin düşülmesi, kamu ve özel sektör tarafından yapılan transfer ödemelerinin eklenmesi ile hesaplanmaktadır.

    Kişilerin eline geçen net geliri gösteren ve kişisel gelirden dolaysız vergilerin düşülmesi ile hesaplanan gelir kavramı ise kullanılabilir gelir olarak adlandırılmaktadır.

    Fiyat değişmelerinin üretimin değeri üzerinde nasıl etkili olduğunu ve bunun nasıl giderilebileceği;

    Gayrisafi milli hasıla piyasa fiyatları ile ölçüldüğü için, üretim miktarındaki değişmelerin yanında fiyat değişmelerini de yansıtır.

    Nominal gayrisafi milli hasıla denilen cari fiyatlarla ölçülen bu değerden fiyat değişikliklerinin etkisini giderebilmek için oluşturulan fiyat indeksleri kullanılır. Böylece gayrisafi milli hasıla baz olarak kabul edilen belirli bir yılın fiyatları ile ifade edilir ve zaman içerisinde fiyatlarda meydana gelen değişmelerin etkisi giderilmiş olur.

    Belirli bir yılın fiyatları ile ifade edilmesi halinde elde edilen değer reel gayrisafi milli hasıla veya sabit fiyatlarla gayrisafi milli hasıla olarak bilinmektedir. Üretimin değerini ölçmek için günümüzde kullanılan yöntemlerin taşıdığı eksiklikler:

    Ülkedeki üretimin değerini göstermesinin yanında, gayrisafi milli hasıla kavramının kullanımında bazı kısıtlar söz konusudur. Örneğin gayrisafi milli hası- la değeri, bunun kaç kişilik bir nüfusla yaratıldığı konusunda bir bilgi vermemekte, dinlenmeye ayrılan zamanı hesaba katmamakta, üretilen malların kalitesindeki iyileşmeleri göz önüne almamakta, üretim faaliyetleri sonucu çevreye verilen zararı göz ardı etmekte, üretimin bileşimi ve dağılımı hakkında bir bilgi sunamamakta ve ülkedeki kayıt dışı ekonomik faaliyetleri kapsam dışında bırakmaktadır.

    Milli Hasılanın Belirlenmesi:

    Tüketim harcamalarını ve tasarrufları belirleyen faktörleri açıklayabilmek

    Vergilerin olmadığı bir ortamda tüketim ve tasarruf harcamalarının toplamı gelire eşit olacaktır. Belirli bir dönemde yapılacak tüketim harcamalarını belirleyen temel faktör gelirdir.

    Gelirle tüketim harcamaları arasındaki bu ilişki tüketim fonksiyonu olarak bilinirken, tasarruflarla gelir arasındaki ilişki de tasarruf fonksiyonu olarak adlandırılmaktadır.

    Gelir değişikliklerinin tüketim harcamaları üzerindeki etkisi marjinal tüketim eğilimi, tasarruflar üzerindeki etkisi ise marjinal tasarruf eğilimi ile belirlenebilir.

    Tüketimi etkileyen temel faktörler arasında gelir, servet, bekleyişler ve demografik unsurlar sayılabilir.

    Yatırım harcamalarını belirleyen faktörler:

    Yatırım harcamaları işletmelerin sermaye mallarına ve stoklara yaptıkları harcamalardır. Ele alınan modelde yatırımlar gelirden bağımsız, yani otonom kabul edilmektedir.

    Yatırım harcamaları temel olarak faiz oranı, beklenen kâr, teknolojik değişim, sermaye mallarının maliyeti ve kapasite kullanım oranı tarafından belirlenmektedir.

    Kamu harcamalarının analize nasıl dahil edildiği;

    Kamu kesiminin mal ve hizmet alımı için yaptığı harcamalar kamu harcaması olarak adlandırılır. Ele alınan harcama modelinde kamu harcamaları gelirden bağımsız, yani otonom bir bileşen olarak ele alınmıştır.

    Net ihracatı belirleyen faktörler:

    Net ihracat ülkenin ihracatı ile ithalatı arasındaki farktır.

    İthalatı ve ihracatı belirleyen faktörler arasında hem yerli ülkenin hem de yabancı ülkelerin gelir düzeyleri, zevk ve tercihleri, ticarete getirdikleri kısıtlamalar ve döviz kurları sayılabilir.

    İthalat hacmi ülkedeki gelir düzeyi ile birlikte arttığı için, gelir arttıkça net ihracat miktarı azalmaktadır.

    Toplam harcama fonksiyonunu açıklayabilmek

    Toplam harcama fonksiyonu her bir harcama bile- şeninin toplamından oluşmaktadır.

    Toplam harcama fonksiyonunun eğimi tüketim fonksiyonunun eğiminden daha düşüktür, zira toplam harcamalara dahil edilen net ihracat fonksiyonu negatif eğime sahiptir.

    Logged




    "NoFeaR"
    ÜYE

    Mesaj Sayısı: 11




    Ynt: İktisada Giriş (Özet)
    « Yanıtla #3 : Kasım 14, 2006, 09:48:05 ÖS »

    Makro Ekonomik Denge
    Klasik iktisat yaklaşımının makro ekonomik dengeye bakış açısı;

    Klasik iktisat yaklaşımı, “Her arz kendi talebini yaratır” deyimi ile ifade edilen Say Kanununun işlemesi ile özetlenebilir.

    Bu işleyiş sonucunda toplam harcamaların tam istihdam üretim düzeyini sağlamada yetersiz kalması söz konusu olmamaktadır.

    Bu sonuç ekonomideki her türlü fiyatın (ücret, faiz, mal fiyatları gibi) artma ve azalma yönünde esnek olması varsayımına dayanmaktadır.

    Keynes, Klasik iktisat yaklaşımının bu varsayımını eleştirerek, özellikle ücretlerin düşme yönünde esnek olmadığını ileri sürmüş ve alternatif bir model geliştirmiştir. Denge kavramını ve ekonomik dengenin sağlanmasında toplam harcamaların önemini açıklayabilmek

    Stok değişmelerini de harcamalara dahil ettiğimiz zaman, bir ekonomide gerçekleşen fiili harcamalar her zaman gelire eşit olmaktadır.

    Oysa ekonomide gerçekleştirilmesi “planlanan” toplam harcamalar her zaman gelire eşit olmayabilir. İşte planlanan toplam harcamaların gelire eşit olduğu GSMH düzeyi, denge GSMH düzeyi olarak adlandırılmaktadır.

    Denge GSMH düzeyi bir diğer bakış açısıyla gelir harcama akımından gerçekleşen sızıntılar toplamının, bu akıma yapılan enjeksiyonlar toplamına eşitlendi ği gelir düzeyi olarak da elde edilebilir. Söz konusu sızıntılar tasarruflar, vergiler ve ithalat harcamalarından, enjeksiyonlar ise yatırım harcamaları, kamu harcamaları ve ihracat gelirinden oluşmaktadır.

    Otonom harcamalarda meydana gelecek bir değişme gelir düzeyine katlanarak yansımakta ve bu süreç çarpan olarak adlandırılmaktadır. Bir ekonomide belirlenen denge gelir düzeyindeki artış ve azalışların nedenini açıklayabilmek

    Otonom harcamalarda meydana gelecek bir değişiklik, çarpan katsayısı kadar katlanarak gelire yansımaktadır.

    Çarpan katsayısı ise marjinal tasarruf ve marjinal ithal eğilimleri toplamının tersi olarak hesaplanmaktadır.

    Maliye Politikası ve Toplam Harcamalar
    Devletin en önemli gelir kaynağı olan vergilerin makro ekonomik modele dahil edilmesi durumunda meydana gelecek değişiklikleri açıklayabilmek

    Makro ekonomik etkileri açısından devletin direkt olarak kontrol edebildiği ve direkt olarak kontrol edemediği bazı değişkenler söz konusudur. Örneğin, devlet gelirden alınacak vergi oranını direkt olarak belirlemekte, ancak elde edilecek gelir vergisi hasılatını direkt olarak kontrol edememektedir.

    Kullanılabilir gelir kavramının tanımı gereği, vergiler gelirden çıkarıldığı için vergilerin modele dahil edilmesinde önünde eksi işareti yer almakta ve denge gelir düzeyini azaltıcı etki yaratmaktadır. Devletin harcama yapma ve vergileme kararlarının denge gelir düzeyi üzerindeki etkisini açıklayabilmek

    Kamu harcamalarındaki değişmeler, harcama çarpanı aracılığı ile gelire katlanarak yansımaktadır. Bu nedenle kamu harcamalarındaki artış geliri arttırırken, harcamalardaki azalma geliri azaltıcı önde etki yaratmaktadır.

    Vergilerde meydana gelecek değişmeler, vergi çarpanı aracılığı ile geliri ters yönde etkiler. Ancak vergilerin harcamalar üzerinde yaratacağı etki, kullanılabilir gelir üzerindeki etkisi ile dolaylı olarak ortaya çıkmaktadır.

    Harcama çarpanı, mutlak değer olarak, vergi çarpanından büyüktür. Bunun nedeni toplam harcamalar üzerinde kamu harcamalarının doğrudan, vergilerin dolaylı biçimde etkili olmasıdır.

    Devlet kamu harcamalarını arttırır ve bunun tamamını vergileri yükselterek finanse ederse, denge gelir düzeyi kamu harcamalarına eşit miktarda artmaktadır. Böyle bir durumda ortaya çıkan net çarpan etkisi 1’e eşit olmakta ve denk bütçe çarpanı olarak adlandırılmaktadır.Ekonomik durgunluk ve enflasyon ortamlarında istikrarı sağlayabilmek için maliye politikasının nasıl kullanılması gerektiğini açıklayabilmek

    Ekonomide bir harcama yetersizliği olması halinde, genişlemeci maliye politikası aracılığı ile toplam harcamaları arttırmak ve aşırı işsizliği ortadan kaldırmak mümkündür.

    Ekonomide bir harcama fazlası olması halinde ise daraltıcı maliye politikası aracılığı ile toplam harcamaları kısmak ve enflasyonist baskıları ortadan kaldırmak mümkündür. İzlenen maliye politikalarının ekonominin içinde bulunduğu koşullardan nasıl etkilenebileceği:

    Devlet bütçesi, devlete ait harcamaların yapılmasına, gelirlerin toplanmasına yetki veren ve bunlar arasında dengenin nasıl sağlandığını gösteren belgedir.

    Kamu harcamalarının kamu gelirlerinden fazla olması durumunda ortaya çıkan bütçe açığı ancak devletin piyasalara borçlanması ile kapatılabilir.

    Bütçenin gelir ve harcama kalemleri arasında yer alan ve otomatik istikrar sağlayıcılar olarak adlandırılır.

    Para ve Bankacılık
    Parayı fiziki özelliklerini esas alarak tanımlamak hem mümkün de¤ildir, hem de iktisadi anlamda doğru de¤ildir.

    İktisatta paranın kesin ve değişmez bir tanımını yapmak yerine, paranın üstlendiği fonksiyonları sıralayarak bu fonksiyonları yerine getiren her şey para olarak kabul edilir. Bir ekonomide paranın üstlendiği fonksiyonların neler olduğunu açıklayabilmek

    Değişim aracı olarak para, takasın dezavantajlarını ortadan kaldırarak, mal ve hizmetlerin el değiştirmesi sürecini hızlandırmakta, ekonomide etkinliğin sağlanmasına yardımcı olmaktadır.

    Hesap birimi olarak para, mal ve hizmetlerin değerini ifade etmede kullanılan ortak ölçü birimidir.

    Değer muhafaza aracı olarak para, satın alma gücünün elde tutulmasına olanak tanımaktadır. Paranı n bu fonksiyonu, ülkedeki fiyat istikrarı ile yakından ilgilidir. Enflasyonist ortamlarda hızla de-ğer kaybeden paranın bu fonksiyonu da aşınmaya uğramaktadır.

    Zaman içerisinde mal paradan itibari paraya geçişin altında yatan faktörleri ve paranın çeşitlerini açıklayabilmek

    Paranın evrimi mal para itibari para olarak iki temel kategoride incelenebilir.

    Modern bir ekonomide para, bozukluk, nakit ve vadesiz mevduat olmak üzere üç türden oluşmaktadır. • Nakit ve vadesiz mevduat kadar likit olmasa da, likitidesi bunlara yaklaşan varlıklar para benzeri olarak adlandırılmaktadır.

    Paranın tanımlanmasındaki sorunlara bağlı olarak, her ülkenin merkez bankası çeşitli para stoku tanımları yaparlar. Örneğin TC Merkez Bankası M1, M2, M2Y ve diğer bazı alternatif para stoku tanımlarına ilişkin verileri yayınlamaktadır. Bankaların temel fonksiyonlarını, çalışma mantıklarını ve nasıl kaydi para yarattıklarını açıklayabilmek

    Bankalar, genellikle, halktan topladıkları mevduatı şirketlere ve kişilere kredi olarak veren, menkul kıymetlere yatırım yapan kuruluşlardır. Bu nedenle bankalar fon transferi sürecinde para yaratan kurumlardır. Bankaların yarattığı söz konusu vadesiz mevduatlara kaydi para adı verilmektedir.

    Bankacılığın gelişimi mutlak rezerv bankacılığından kısmi rezerv bankacılığına geçiş olarak özetlenebilir. Kısmi rezerv bankacılığı, yükümlülüklerden daha düşük bir miktarın rezerv olarak tutulduğu bankacılık uygulamasıdır.

    Kısmi rezerv bankacılığının bir sonucu olarak ortaya çıkan kaydi paranın miktarı, zorunlu rezervler dışında bir sızıntının söz konusu olmadığı basitleş- tirilmiş bir modelde, zorunlu rezerv oranının tersiyle rezervlerdeki değişim miktarının çarpılması ile belirlenmektedir.

    Para Teorisi ve Politikası

    Ekonomik birimler işlem, ihtiyat ve spekülasyon amaçları ile ellerinde bir miktar para tutmak isterler. Ekonomik birimlerin bu amaçlarla ellerinde tutmak istedikleri para miktarını belirleyen faktörler nominal gelir ve faiz oranıdır. Nominal gelir ve para talebi arasında doğru yönlü bir ilişki söz konusu iken, faiz oranı para talebini ters yönde etkilemektedir.

    Gelir ve fiyatların sabit olduğu varsayımı altında, çizilecek para talebi fonksiyonu negatif eğimli bir eğri olur. Para talebinin para arzına eşitlendiği noktada para piyasası dengeye gelir ve denge faiz oranı belirlenir.

    Para miktarında meydana gelecek değişiklikler, faiz oranı üzerindeki etkisi aracılığı ile yatırımları, yatırımlarda meydana gelecek değişiklik ise nominal geliri etkiler.

    Klasik ve Monetearist iktisatçılarına göre para miktarı ile ekonomik faaliyetler arasındaki ilişkileri açıklayabilmek

    Para miktarının ekonomiyi direkt olarak etkilediğini savunan iktisatçılar, bu görüşlerini değişim denklemine dayandırmaktadırlar. Değişim denklemi bir ekonomideki para miktarı ile dolaşım hızının çarpımının nominal gelire eşit olacağını gösteren bir özdeşliktir.

    Klasik iktisatçılar, paranın dolaşım hızının ve üretim hacminin sabit olduğu varsayımı altında, para miktarı değişikliklerinin aynı yönde ve aynı oranda fiyatlara yansıyacağını, dolayısıyla paranın üretim miktarı üzerinde bir etkisinin olmayacağını savunmuşlardır.

    Monetaristler olarak adlandırılan bir grup iktisatçı ise, ekonominin tam istihdamdan uzak olduğu bir ortamda, paranın kısa dönemde fiyatlar ve üretim üzerinde etkili olabileceğini, ancak uzun dönemde, ara miktarı değişikliklerinin sadece Fiyatları etkileyeceğini öne sürmektedir.

    Para miktarını kontrol etmekten sorumlu merkez bankasının bir ekonomide üstlendiği temel fonksiyonların neler olduğunu ve bunların ne anlama geldiğini açıklayabilmek

    Ekonomideki önemine karşın, merkez bankacılığı 20’nci yüzyılın başlangıcında ortaya çıkmış nispeten yeni bir gelişmedir.

    Merkez bankasının üstlendiği fonksiyonlar ülkeden ülkeye farklılık göstermesine karşın, modern bir merkez bankasının üstlendiği üç temel fonksiyon öz konusudur: Para piyasalarında istikrarın sağlanması, bankaların bankası ve likitidenin fon kaynağı olma, devletin bankacılığını yapma.

    Merkez bankasının ülkedeki para miktarını kontrol edebilmek için kullanabileceği araçların neler olduğunu ve bunları asıl kullanabileceğini açıklayabilmek

    Merkez bankalarının ülkedeki para miktarını kontrol edebilmek amacıyla kullanabilecekleri üç adet genel araç söz konusudur: Zorunlu rezerv oranları, reeskont oranı ve açık piyasa işlemleri.

    Bu araçlar içerisinde en esnek olanı ve günümüz merkez bankalarının en etkin şekilde kullandıkları araç, açık piyasa işlemleridir.



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

  9. #9
    Avatarı
    ACEMİ

    Status
    Offline
    Katılım
    May 2008
    Mesajlar
    6
    Paylaşım Notu
    98



    İKTİSADA GİRİŞ DERS NOTLARI

    İktisadın Tanımı ve Temel Kavramları

    Bir bilim dal› olarak iktisadın tanımını ve ilgi alanını açıklayabilmek

    • İktisat, sonsuz olan insan ihtiyaçlarının sınırlı kaynaklarla nasıl karşılanacağını inceleyen bir sosyal bilimdir. İktisat bir sosyal bilim olma yanında, analitik bir yapıya da sahiptir. İnsanların iktisadi davranışları ile malların üretim, tüketim ve dağıtım faaliyetlerini inceler.

    İktisatçılar tarafından gerçekleştirilen analizlerde uygulanan yöntemleri açıklayabilmek

    • İktisat, bir sosyal bilim olmasına rağmen büyük ölçüde matematiksel yöntemler kullanır. İktisatçı önce bir konuyla ilgili gerçekleri toplar, daha sonra bu topladığı gerçekler yardımıyla teori oluşturur ve nihayet bu teoriler yardımıyla çeşitli sorunların çözümüne yönelik iktisat politikaları geliştirir. İktisatçının çevremizdeki günlük olaylara bakışında kullandığı ilkeleri ve bu konuda düşülen hataları açıklayabilmek

    • İktisadi düşünme tarzı rasyonel davranış, karar alma sürecinde fayda ve maliyetleri esas alma ve değişimi inceleyen marjinal analiz kavramlarına dayanır.

    • İktisadi düşünme sistematiği içinde diğer şartların sabit kaldığı, korelasyon ve nedensellik ilişkisinin farklı kavramlar olduğu ve nihayet, birey için doğru olanın bütün içinde doğru olacağı sonucunun hatalı olduğu unutulmamalıdır.

    Yoğun içeriği nedeniyle iktisadın nasıl bölümlendirilebileceğini açıklayabilmek

    • İktisat, makro iktisat ve mikro iktisat, pozitif ve normatif iktisat olmak üzere çeşitli bölümlere ayrılır. Mikro iktisat, iktisadın daha çok firma, üretici ve tüketici gibi bireysel karar birimlerinin davranışlarını inceleyen bölümüdür. Makro iktisat ise iktisadın daha çok enflasyon, ekonomik büyüme ve dış ticaret gibi makro büyüklüklerini inceleyen bölümüdür. Pozitif iktisat, daha çok ne olduğunu anlamaya çalışır. Bu nedenle pozitif iktisat değer yargıları içermez.x Normatif iktisat ise daha çok ne olması gerektiği konuları üzerinde durur ve değer yargıları içerir. Günlük yaşamda farklı anlamlarda kullandığımız kavramlara iktisatçıların verdikleri anlamları açıklayabilmek

    • Ekonomik birimler hane halkları, firmalar ve devlet olarak üçe ayrılır.

    • İhtiyaç, tatmin edildiği zaman haz, tatmin edilmediği zaman sıkıntı yaratan duygulardır. İhtiyaçlar zorunlu ve zorunlu olmayan ihtiyaçlar olmak üzere ikiye ayrılır. İhtiyaçlar, sonsuz olma özelliğini taşırlar. Ayrıca, ihtiyaçlar şiddet bakımından farklılıklar gösterirler. İhtiyaçlar ve ihtiyaçları tatmine yarayan araçların, ikame edilebilirlik özellikleri vardır.

    • İnsanlara fayda veya tatmin sağlayan şeylere mal denilir. Mallar ekonomik ve serbest mallar olmak üzere ikiye ayrılırlar.

    Kıtlık, Tercih ve Fayda

    Kıtlık olgusunun neden oldu¤u tercih yapma zorunluluğunu ve bunun ekonomik birimlere yüklediği maliyeti açıklayabilmek

    • Bir ekonomide kaynaklar toprak, emek ve sermayeden oluşur. Bu kaynaklar üretim faktörleri (ya da girdiler) olarak adlandırılır.

    • İktisadi anlamda, alınan her karar ve yapılan her tercih bir maliyet taşır. Bir tercih yaparken vazgeçmek zorunda kaldığımız en değerli alternatif bu tercihin fırsat maliyetini oluşturur.

    • Parasal maliyet fırsat maliyetinin bir parçası olabilir. Kıtlık, tercih ve fırsat maliyeti kavramlarını bir araya getirerek ekonomide etkin üretim düzeyinin nasıl sağlanabileceğini açıklayabilmek

    • Mevcut üretim faktörleri ve teknoloji veri iken, belirli bir dönemde ekonominin maksimum düzeyde üretebileceği çeşitli ürün bileşimlerini gösteren sınır eğrisi üretim imkanları eğrisidir. Bu eğri kıtlığın sonuçlarını, ekonomideki tercihleri ve her tercihin fırsat maliyetini göstermektedir.

    • Bir malın daha fazla üretilmesi için diğer malın üretiminden vazgeçilmesi gereken miktar her aşamada artar. Bu durum artan fırsat maliyeti olgusunu ifade eder.

    • Zaman içerisinde ekonomideki üretim faktörlerinin miktarı ve niteliği değişebilir, üretimde daha üst düzey teknolojiler kullanılabilir. Bu değişiklikler üretim imkanları eğrisinin yer değiştirmesine neden olur. Üretim imkanları eğrisi sağa doğru kaydıkça toplum için daha önce imkansız olan mal bileşimlerinin üretimi imkan dahiline girer. Ne, nasıl, kimin için üretilecektir şeklinde özetlenen iktisadi soruların cevaplanabilmesi için geliştirilen karar mekanizmalarını açıklayabilmek

    • “Ne, nasıl, kimin için üretilecektir” sorunlarının çözümü için benimsenen karar mekanizması ekonomik sistemlerin temelini oluşturur. Bu sorunların çözümü tamamıyla piyasaya bırakılmışsa piyasa ekonomisi, tamamıyla devlet tarafından sağlanıyorsa kumanda ekonomisi, devlet ve piyasa tarafından birlikte sağlanıyorsa karma ekonomix sisteminden söz edilir.

    Tüketicilerin rasyonel davranarak en yüksek fayda düzeyini sağlayan tercihleri nasıl yapacaklarını açıklayabilmek

    • Ekonomik birimlerin tüketim eyleminden amaçları elde ettikleri toplam faydayı maksimize etmektir. Bir malın ilave miktarları tüketildikçe toplam faydada meydana gelen değişme marjinal fayda olarak tanımlanır. Marjinal fayda her ilave tüketimle birlikte azalır ve belirli bir tüketim düzeyinde sıfıra iner. Marjinal faydanın sıfır olduğu tüketim düzeyinde toplam fayda maksimumdur.

    • Bir mal için harcanan bir birim paranın marjinal faydası, bir başka mala harcanan bir birim paranın marjinal faydasına eşit olduğunda tüketici maksimum faydayı elde eder. Bu nedenle tüketilen tüm malların marjinal faydalarının fiyatlarına oranının birbirine eşit olması durumunda tüketici dengeye gelir.

    Arz ve Talep

    Talep ve talep eğrisi kavramlar› ile talebi belirleyen faktörleri açıklayabilmek.

    • Diğer koşullar sabitken, bir maldan satın alınmak istenen miktar, bu malın fiyatı ile ters yönde değişir.

    • Bir malın fiyatı ile talep miktarı arasındaki ters yönlü ilişki gelir ve ikame etkileri aracılığı ile açıklanabilir.

    • Talep eğrisi talep tablosunun grafik gösterimidir ve çeşitli fiyat düzeylerinde satın alınmak istenen mal miktarını gösterir. Bu nedenle talep eğrisi üzerindeki bir nokta belirli bir fiyattan talebe karşılık gelir. Diğer koşullar sabitken, malın fiyatında meydana gelecek bir değişme aynı talep eğrisi üzerinde aşağıya veya yukarıya hareket edilmesini gerektirir.

    • Fiyatın dışında talebi etkileyen ve sabit kabul edilen faktörlerde ortaya çıkacak bir değişme talep eğrisinin bir bütün olarak sağa veya sola kaymasına neden olur.

    • İktisatta talep edilen miktardaki değişme ile talepteki değişme kavramlarını ayırt etmek gerekir. Talep miktarındaki değişme malın fiyatındaki değişme nedeniyle ortaya çıkar ve talep eğrisi üzerinde hareketlenmeye neden olur. Talepteki değişme ise talebi etkileyen ve analizde sabit kaldığı kabul edilen faktörlerdeki değişme sonucu ortaya çıkar ve talep eğrisinin bir bütün olarak yer değiştirmesine yol açar.

    Arz ve arz eğrisi kavramları ile arzı belirleyen faktörleri açıklayabilmek.

    • Diğer koşullar sabitken, bir maldan satılmak istenen miktar bu malın fiyatı ile aynı yönde değişir.

    • Bir malın fiyatı ile arz miktarı arasındaki doğru yönlü ilişki üretim imkanları eğrisi ve kar maksimizasyonu amacı kullanılarak açıklanabilir.

    • Arz eğrisi arz tablosunun grafik gösterimidir ve çeşitli fiyat düzeylerinde satılmak istenen mal miktarını gösterir. Bu nedenle arz eğrisi üzerindeki bir nokta belirli bir fiyattan arza karşılık gelir. Diğer koşullar sabitken, malın fiyatında meydana gelecek bir değişme aynı arz eğrisi üzerinde aşağıya veya yukarıya hareket edilmesini gerektirir.

    • Fiyatın dışında arzı etkileyen ve sabit kaldıkları kabul edilen faktörlerde ortaya çıkacak bir değişme arz eğrisinin bir bütün olarak sağa veya sola kaymasına neden olur.

    • İktisatta arz edilen miktardaki değişme ile arzdaki değişme kavramlarını ayırt etmek gerekir. Arz miktarındaki değişme malın fiyatındaki değişme nedeniyle ortaya çıkar ve arz eğrisi üzerinde hareketlenmeye neden olur. Arzdaki değişme ise arzı etkileyen ve analizde sabit kaldıkları kabul edilen faktörlerdeki değişme sonucu ortaya çıkar ve arz eğrisinin bir bütün olarak yer değiştirmesine yola açar.

    Piyasa dengesi kavramını ve oluşumunu açıklayabilmek.

    • Üretici ve tüketici kararlarının nasıl koordine edileceği sorunu piyasada çözümlenir. Arz ve talebin karşılıklı etkileşimi sonucu piyasa dengesi (denge fiyatı ve miktarı) arz ve talebin eşitlendiği fiyat düzeyinde belirlenir.

    • Fiyat denge fiyatının üzerinde kaldığı sürece piyasada bir artık, denge fiyatının altında kaldığı sürece de bir kıtlık sorunu mevcut olacaktır. Piyasa dengesindeki değişiklikleri açıklayabilmek.

    • Piyasa denge noktasının değişmesi arz ve talep eğrilerinin birisi veya ikisi birden yer değiştirdiğinde değişecektir.

    • Ulaşılan yeni denge noktasına göre denge fiyatı ve denge miktarının ne kadar etkileneceği eğrilerin yer değiştirme miktarına bağlı olarak belirlenecektir.


    Esneklik

    Talebin fiyat esnekliği kavramını, bu kavramın pratikte kullanımını ve iktisadi yorumunu kavrayabilmek, talebin fiyat esnekliğini belirleyen faktörleri açıklayabilmek

    • Talebin fiyat esnekliği, bir malın talep edilen miktarının bu malın fiyatına karşı duyarlılığının ölçüsüdür. Talebin fiyat esnekliği, bir malın talep edilen miktarındaki yüzde değişmenin o malın fiyatındaki yüzde değişmeye oranlanması ile hesaplanır .

    • Ekonomistler, talep eğrilerini talebin fiyat esnekliği katsayılarına göre sınıflandırırlar. Bu sınıflandırmada katsayıların mutlak değerleri kullanılmaktadır. Buna göre Ed<1 için inelastik talep yada esnek olmayan talep, Ed= 1 için birim esnek talep, Ed>1 için esnek talep terimleri kullanılır.

    • Tüm negatif eğimli doğrusal talep fonksiyonlarında, talep eğrisinin orta noktası birim esnekliği gösterirken, orta noktasının üzeri esnek, bu noktanın altı ise inelastik talebi göstermektedir.

    • Fiyat esnekliği kavramının önemli kullanımlarından birisi, bir ürünün fiyatı değiştiği zaman, satıcıların elde edeceği toplam hasılat yada tüketicilerin bu ürün için yapacağı toplam harcamanın ne olacağının tahmin edilmesine olanak tanımasıdır.

    • Talebin fiyat esnekliğini etkileyen faktörler arasında ürün için ikame edilebilirliğin derecesi, ürünün tüketici bütçelerindeki önemi, fiyat değişmelerinin geçici ve sürekli olması, malın tatmin ettiği ihtiyacın niteliği (zorunlu ve lüks mal) gibi faktörler yer alırken, esneklik zaman içerisinde de değişim gösterebilmektedir.

    Fiyat dışındaki diğer faktörlerde meydana gelecek değişmeler karşısında talebin göstereceği tepkiyi değerlendirebilmek, bu tepkinin pratik kullanımını ve iktisadi yorumunu açıklayabilmek

    • Gelir esnekliği, parasal gelirde yüzde bir oranındaki bir değişiklik sonucu talep miktarında meydana gelen yüzde değişmedir. Gelir arttığı zaman talep artıyorsa, gelir esnekliği pozitif bir sayı olarak elde edilecektir. Bu tür mallar normal mal olarak nitelendirilir ve malların çoğunluğu bu tanımlamaya uymaktadır. Ancak bazı mallar vardır ki, gelir arttığı zaman bunların talebinde azalma olur. Bu durumda gelir esnekliği negatiftir. Negatif gelir esnekliği olan mallar düşük mal olarak tanımlanır.

    • Çapraz talep esnekliği, bir malın fiyatındaki yüzde değişmenin bir başka malın talep miktarında neden olduğu yüzde değişmeye ilişkin bir ölçüttür ve Aşağıdakilerden hangisi malı miktarındaki yüzde değişmenin B malı fiyatındaki yüzde değişmeye oranı şeklinde hesaplanır. Çapraz talep esnekliği ikame mallar için pozitif, tamamlayıcı mallar için negatif değer alır. Arzın fiyat esnekliği kavramını ve kullanımını açıklayabilmek

    • Arz esnekliği üreticilerin fiyat değişimlerine karşı duyarlılıklarını ölçmektedir. Arz esnekliği, bir malın arz edilen miktarındaki yüzde değişimin fiyatındaki yüzde değişmeye oranıdır.

    • Arz esnekliği de eğimden farklıdır ve birim içermeyen bir ölçüdür, yani fiyat ve miktarın nasıl ölçüldüğüne bağlı değildir. Arz esnekliği sınıflandırılırken Es<1 için inelastik arz, Es=1 için birim esnek arz, Es>1 için ise esnek arz deyimleri kullanılır.

    • Arzın fiyat esnekliğini etkileyen en önemli faktör, firmaların giderlerini üretime ayarlayabilme derecesidir.


    Arz-Talep Uygulamaları

    Devletin piyasaya müdahale etmek amacıyla kullandığı fiyat kontrolü yöntemlerini ve bu türden müdahalelerin piyasada oluşan fiyat ve işlem hacmi üzerindeki olası etkilerini açıklayabilmek

    • Devlet yasa ya da düzenlemelerle (yönetmelik, tebliğ gibi) belirli bir mal ya da hizmetin fiyatını tespit eder veya sınırlama getirirse fiyat kontrollerinden söz edilir. Uygulamada belli başlı fiyat müdahalesi yöntemleri taban ve tavan fiyatı uygulaması, asgari ücret uygulaması, tarımsal destekleme uygulamaları ve kira kontrolleridir.

    • Mal ve hizmet arz edenleri korumak amacıyla, devletin bir mal veya hizmete ilişkin minimum fiyatı belirlemesi taban fiyat olarak bilinirken, mal ve hizmet talep edenleri korumak amacıyla bir mala ilişkin maksimum fiyatı belirlemesi tavan fiyat uygulaması olarak adlandırılır.

    • Bu bağlamda asgari ücret uygulaması, tarımsal destekleme politikaları, kira kontrolleri gibi politikalar devletin çok sık kullandığı fiyat kontrol politikaları arasında yer alır. Devletin piyasaya müdahale etmek amacıyla kullandığı miktar kontrolü yöntemlerini ve bu türden müdahalelerin piyasada oluşan fiyat ve işlem hacmi üzerindeki olası etkilerini açıklayabilmek

    • Devletin kota adı altında arz edilen mal miktarına sınırlama getirmesidir. En çok bilinen kota uygulamaları üretim kotaları ve ithalat kotalarıdır.

    • Üretim kotası, arz edilen mal veya hizmet miktarını sınırlayarak, rekabet koşullarında oluşmuş piyasa fiyatını üreticilerin lehine arttırmaya dönük devlet politikasıdır.

    • İthalat kotası, belli bir dönem boyunca ithal edilecek ürün miktarı üzerine bir tavan koyulmasıdır. Devletin piyasaya müdahale etmek amacıyla vergileme yetkisinden kaynaklanan gücünü nasıl kullanacağını ve ekonomik birimlerin vergiler karşısında göstereceği tepkinin piyasa dengesinin oluşumuna etkilerini açıklayabilmek

    • Belli bir maddi ölçü üzerinden (ağırlık, uzunluk, adet, hacim gibi) alınan vergiler spesifik vergiler olarak tanımlanırken, belirli bir parasal değerin yüzdesi şeklinde hesaplanan vergiler ise ad valorem vergiler olarak isimlendirilir.

    • Uygulanacak bir satış vergisinin denge üzerindeki etkisi fiyatın artması ve miktarın azalması şeklindedir. Verginin ne kadarının kimin üzerinde kalacağı-nı belirleyen faktör ise arz ve talep esneklikleridir. Örneğin, arz ve talep esnekliklerinin aynı olduğunu varsayacak olursak, verginin yarısını tüketici yarısını üretici ödeyecektir.

    • Vergiyi ödeyen mükellefin bunun bir kısmını veya tamamını fiyat mekanizması aracılığı ile diğer kişilere aktarması vergi yansıması olarak adlandırılır.



    Tüketici ve üretici rantı kavramlarını ve piyasa dengesinde meydana gelen değişmelerin refah üzerindeki etkilerini açıklayabilmek

    • Bir malın alıcılar açısından toplam değeri ile bu malları üreten üreticilerin toplam maliyetleri arasındaki fark toplam rant olarak bilinirken, tüketicinin bir mal için ödemeye hazır olduğu fiyat ile gerçekte ödediği fiyat arasındaki fark tüketici rantı, üreticinin ürettiği malı satmaya razı olduğu fiyat ile gerçekte satış yaptığı fiyat arasındaki fark üretici rantı olarak adlandırılır.

    Üretim ve Maliyetler

    Üretim, firma ve üretim faktörleri kavramlarını kullanarak üretim fonksiyonunu açıklayabilmek

    • Her firma piyasaya sunacağı mal ve hizmetleri üretebilmek için bir takım maliyetlere katlanmak zorundadır. Firma kârını maksimize etmeye çalıştığı için üretimini en düşük maliyetle gerçekleştirme çabası içerisindedir. Firmanın üretip, piyasaya süreceği ürünün miktarı, firmanın katlandığı maliyetler ile ürünün piyasadaki satış fiyatına göre belirlenir.

    • Veri teknoloji çerçevesinde, bir ürünün miktarının arttırılması, girdilerin arttırılmasına bağlıdır. Girdiler ile elde edilen ürünler arasındaki bu bağlılık ilişkisi üretim fonksiyonu ile özetlenmektedir.

    • Üretim sürecinde kullanılan girdiler sabit ve değişken olmak üzere iki grupta değerlendirilir. Sabit girdiler, ürün miktarındaki değişme karşısında belirli bir süre için miktarı değişmeyen girdilerdir. Değişken girdiler ise arzu edilen üretim düzeyine göre miktarı değişen girdilerdir.

    Kısa ve uzun dönem ayırımını yaparak kısa dönemde firmanın üretim davranışını açıklayabilmek

    • Kısa dönem, üretim faktörlerinden sadece bir tanesinin değiştirilmesine olanak tanıyan süredir. Değişken girdi miktarının arttırılmasına bağlı olarak elde edilen çıktıya ise toplam fiziki ürün denir.

    • Azalan verim yasası, diğer üretim faktörleri miktarı sabitken, bir üretim faktörünün üretimde kullanılan miktarının arttırılması durumunda, her ilave birimin sağladığı ürün miktarının azaldığını ifade eden ilişkidir.

    • Marjinal fiziki ürün, emek miktarındaki bir birimlik değişmenin toplam ürün miktarında meydana getirdiği değişim olarak tanımlanır. Marjinal fiziki ürün, emek veriminin nasıl bir seyir izlediğini gösterir.

    • Emeğin ortalama fiziki ürünü emek birimi başına elde edilen ürün miktarıdır. Genelde emek verimliliği ile ortalama fiziki ürün anlatılmak istenmektedir.

    Uzun dönemde firmanın üretim olanaklarını tartışarak firmanın karar verme sürecini açıklayabilmek

    • Uzun dönemde kullanılan tüm girdiler değiştirilebileceği için azalan verimler yasası işlerliğini yitirir. Üretim ölçeği değiştiğinde, bunun ürün miktarı üzerindeki etkisine bakmak suretiyle ölçeğin verimi belirlenebilir. Ölçeğin verimiyle ilgili üç durumla karşılaşılır. Bunlar; ölçeğin sabit, artan ve azalan verimleridir.

    • Bir üretim faktörü için optimal girdi kullanım düzeyi, girdinin marjinal fiziki ürün değerinin girdi fiyatına eşit olduğu seviyedir.

    • Veri bir girdi ve üretim düzeyi için, marjinal fiziki ürünü göreceli olarak yüksek olan bir girdiyi ve/veya diğerlerine kıyasla fiyatı düşük olan girdiyi daha fazla kullanmak, maliyeti minimize etmek için gereklidir.

    Bu minimizasyonun gerçekleştirilmesi optimal üretim tekniğinin seçimini ifade eder. Firma, maliyetlerini minimize eden faktör bileşimini, her bir girdinin marjinal fiziki ürününü fiyatına oranlamak suretiyle belirleyecektir.

    Firmanın üretim sürecinde karşılaştığı maliyetleri açıklayabilmek ve bunların seyrini grafik boyutunda açıklayabilmek

    • Ekonomistler, maliyet kavramını muhasebecilerden farklı tanımlamaktadırlar. Muhasebe hesaplarına yansıtılan maliyetler açık maliyetlerdir. Örtük maliyetler gerçekte ödeme yapılmayan, ancak bir alternatiften vazgeçilmesi nedeniyle oluşan maliyetlerdir. İktisatçılar maliyet hesaplamalarına örtük maliyetleri de dahil ederler.

    • Ekonomistler açık ve örtük maliyetleri kullanarak kârı ölçerler. Oysa, kârın genel muhasebe standartlarıyla yapılan hesaplamasına örtük maliyetler katılmaz.

    Firmanın kısa dönemdeki maliyetlerini tanımlayabilmek ve bunların seyrini grafik boyutunda açıklayabilmek

    • Firmanın üretim miktarı ile birlikte değişen değişken maliyetleri ile üretim miktarı ile ilişkisi bulunmayan sabit maliyetlerinin toplamı toplam maliyetleri verir.

    • Firmanın maliyet eğrileri fiziki ürün eğrilerinin ters döndürülmüş halidir.

    • Marjinal maliyet, firmanın üretimini bir birim değiştirmesi nedeniyle toplam maliyette meydana gelen değişmedir. Firmanın ortalama maliyet eğrileri ve marjinal maliyet eğrisi optimal üretim miktarının belirlenmesinde öneme sahip eğrilerdir.

    Firmanın uzun dönemdeki maliyetlerini tanımlayabilmek ve bunların seyrini grafik boyutunda açıklayabilmek

    • Maliyetler açısından uzun dönemi kısa dönemden ayıran temel özellik, firmaların herhangi bir sabit maliyetinin olmaması, yani tüm maliyetlerinin değişken olmasıdır.

    • Faktör fiyatları ve teknoloji sabitken, uzun dönem ortalama maliyetler, tüm üretim faktörlerinin değişmesi sonucunda her bir üretim düzeyi için minimum ortalama maliyetlerden oluşur.

    • Farklı girdi fiyatları veya farklı teknoloji, farklı kısa ve uzun dönem maliyetlerine neden olur. Daha düşük girdi fiyatlarında, belirli bir üretim düzeyi için katlanılan üretim maliyeti düşer ve maliyet eğrisi bütün halinde aşağıya kayar. Tersi durumda katlanılan üretim maliyeti artacağı için maliyet eğrisi yukarı ya doğru yer değiştirir.


    Tam Rekabet Piyasası

    Tam rekabet piyasasını tanıyabilmek, bu piyasanın özelliklerini ve sonuçlarını açıklayabilmek

    • Tam rekabet, hiçbir firmanın sattığı ürünün fiyatı üzerinde tek başına kontrol gücünün olmadığı özel bir piyasa yapısıdır. Tam rekabetçi firma fiyat belirleyici değil, fiyat kabullenicidir.

    • Tam rekabet piyasasının dört adet varsayımı şunlardır: Piyasada çok sayıda alıcı ve satıcı vardır, mallar homojendir, piyasaya giriş ve çıkışlar serbesttir, alıcı ve satıcılar tam bilgiye sahiptirler.

    • Tam rekabet koşullarında faaliyet gösteren bir firma, piyasada oluşan fiyatı esas alarak, bu geçerli piyasa fiyatından istediği kadar mal satabilir. Bu nedenle, tek bir firmanın ürününe olan talep eğrisi, geçerli piyasa fiyatında tam esnektir (sonsuz esnektir) ve eğri yatay eksene paralel bir doğru biçimdedir.

    Kısa dönemde firmanın kârını maksimize eden üretim düzeyinin nasıl belirlendiğini farklı yöntemlerle açıklayabilmek

    • Tam rekabet piyasasında faaliyette bulunan bir firmanı n marjinal geliri ve ortalama geliri malın piyasadaki satış fiyatına eşittir. Kârını maksimize etmek isteyen firma, toplam geliri ile toplam maliyeti arasındaki farkı en yükseğe çıkarmayı amaçlar.

    • Firma, marjinal maliyetin marjinal gelire eşit olduğu üretim düzeyinde ve marjinal maliyetin arttığı üretim düzeyinde kârını maksimum düzeye çıkartır.

    • Firmanın kârını maksimize eden çıktıyı üretmesi, firmanın mutlaka ekonomik kâr elde edeceği anlamına gelmez. Eğer satış fiyatı ortalama toplam maliyete eşitse firma ancak normal kârla çalışıyor demektir.

    • Piyasada gerçekleşen fiyat, firmanın ortalama değişken maliyetini karşılama konusunda yetersiz kalıyorsa, firma üretimini durdurmalıdır. Bu nedenle, firmanın kısa dönem arz eğrisi, marjinal maliyet eğrisinin ortalama değişken maliyet eğrisinin üzerinde kalan kısmıdır.

    Uzun dönemde kâr maksimizasyonu sağlayan üretim düzeyinin nasıl belirlendiğini açıklayabilmek

    • Uzun dönem piyasa (endüstri) dengesinde ekonomik kâr söz konusu olmaz ve ürünün fiyatı minimum ortalama maliyet düzeyine kadar iner .

    • Firmalar minimum ortalama maliyette üretimde bulundukları için toplumun bütün kaynakları tam olarak kullanılır. Yani tam rekabet piyasasında, uzun dönemde atıl kapasite oluşmaz.

    Eksik Rekabet Piyasaları

    Tekel piyasasının tanımını, işleyişini ve tekelci bir firmanın olası davranışlarını, bunların sonuçlarını açıklayabilmek

    • Tekel, bir endüstride tek bir firmanın faaliyette bulundu ¤u piyasa biçimidir. Tekel piyasası üç temel varsayıma dayanır. Bu varsayımlar, tek satıcının olması, tek bir satıcının yakın ikamesi olmayan bir malı satması ve başka firmaların piyasaya girişini engelleyen oldukça etkili engellerin olmasıdır.

    • Tekelci, marjinal maliyetin marjinal gelire eşit oldu¤u noktada üretim yapıp ve bunu da mümkün olan en yüksek fiyattan satarak kârını maksimize eder. Tekelcinin sattı¤ı ürünün fiyatı marjinal gelirinden büyük oldu¤u için tekelcinin talep eğrisi marjinal gelir eğrisinin üzerinde yer alır ve denge üretim düzeyi için ürünün fiyatı marjinal maliyetinden büyüktür.

    • Tekelci firma kısa dönemde olduğu gibi uzun dönemde de, piyasaya girişin engellenmesi nedeniyle ekonomik kâr elde eder. Piyasaya başka firmaların girmesi, yasal, ekonomik ve teknolojik bazı engellerle kısıtlanır.

    • Tekelci farklı müşterilerine aynı ürünü farklı fiyatlarda satarak fiyatını farklılaştırabilir. Tekelci fiyat farklılaştırmasını, birinci, ikinci ve üçüncü derece fiyat farklılaştırması şeklinde gerçekleştirir. Tekelci fiyat farklılaştırması yaparak kârını artırır. Tam rekabet piyasasının aksine tekel piyasasında kaynaklar etkin olarak kullanılmaz. Tekelci rekabet piyasasının tanımını, işleyişini ve tekelci rekabet koşullarında faaliyet gösteren bir firmanın olası davranışlarını, bunların sonuçlarını açıklayabilmek

    • Tekelci rekabet piyasasının varsayımları, birbirinden bağımsız olarak hareket eden çok sayıda alıcı ve satıcının olması, her firmanın farklılaştırılmış ürün satması ve piyasaya giriş ve çıkışın kolay olmasıdır.

    • Tekelci rekabetçi bir firma için de, fiyat marjinal gelirden büyüktür ve marjinal gelir eğrisi, talep eğrisinin altında yer alır. Tekelci rekabetçi firma da, marjinal gelirin marjinal maliyete eşit olduğu noktada üretimde bulunarak kârını maksimize eder. Ancak kısa dönemde elde edilen ekonomik kâr, tekelci rekabet piyasasında piyasaya girişin serbest olması nedeniyle, uzun dönemde yok olur. Tekelci rekabet piyasasında da kaynaklar etkin olarak dağıtılmaz.

    Oligopol piyasasını tanımlamak ve oligopol teorilerinin ana hatlarını açıklayabilmek

    • Oligopol, birbiri ile rekabet eden az sayıda büyük firmanın, her birinin üretimindeki değişmelerin, piyasa fiyatını etkileyecek durumda olduğu piyasa yapısıdır. Oligopol piyasasında, faaliyette bulunan az sayıda büyük firmanın, karşılıklı olarak birbirleriyle bağımlılık içerisinde oldukları varsayılır.

    • Oligopolleri ürün farklılaştırılmasının olup olmamasına bağlı olarak saf ve farklılaştırılmış oligopol şeklinde, firmalar arasındaki bağımlılığın derecesine göre tam veya kısmi oligopol şeklinde sınıflandırmak mümkündür.

    Faktör Piyasaları ve Faktör Gelirleri

    Faktör piyasalarının işleyişini faktör arzı ve faktör talebi kavramlarını kullanarak açıklayabilmek

    • Faktör piyasası üretim faktörlerinin alınıp satıldığı piyasadır. Faktör talebi bir türev taleptir ve üretiminde bu faktörlerin kullanıldı¤ı malın talebiyle doğrudan ilişkilidir. Faktör talebini, talep edilen mal miktarı, faktörlerin verimliliği ve diğer faktör fiyatları etkiler.

    • Bir firma marjinal ürün geliri, marjinal faktör maliyetine eşit oluncaya kadar faktör istihdam eder. Marjinal ürün geliri, ek bir faktörün istihdam edilmesi sonucu ortaya çıkan gelir artışıdır. Marjinal faktör maliyeti ise ek bir birim faktör kullanmanın maliyetidir. Marjinal ürün geliri aynı zamanda firmanı n faktör talep eğrisidir.

    • Faktör arzı ile ilgili kararlar faktör sahiplerince verilir. Bu nedenle geriye dönük faktör arz eğrisi ortaya çıkabilir. Yani faktör arz eğrisi, düşük faktör fiyatlarında pozitif eğime sahipken, yüksek faktör fiyatlarında negatif eğime sahip olabilir. Faktör gelirlerinin nasıl belirlendiğini ve neden farklılaştığını açıklayabilmek

    • Faktör gelirleri ücret, faiz, rant ve kârdan oluşur. Ücretler nominal ve reel ücretler olmak üzere ikiye ayrılır. Nominal ücretler, ücretlerin parasal değerini; reel ücretler ise ücretin satın alma gücünü gösterir. İktisatçılar faizi de nominal ve reel faiz olarak ikiye ayırırlar. Reel faiz beklenen enflasyon oranına göre düzeltilmiş faiz oranı iken, nominal faiz oranı piyasada geçerli olan oranı gösterir. İktisatçılar ekonomik rant kavramını geliştirmişlerdir. Bu kavram kira kavramından farklıdır. Kâr ise bir işletmenin toplam gelirlerinden ücret, faiz ve rant ödendikten sonra kalan artığı temsil eder, kâr girişimcinin üretimi organize etmesi ve belli bir risk üstlenmesinin karşılığını oluşturur.

    Kamusal Mallar ve Dışsallıklar

    Kamusal mal kavramını ve özelliklerini tanımlayarak kamusal mallarda etkin üretim düzeyinin nasıl belirleneceğini açıklayabilmek

    • Toplumun tüm üyelerinin herhangi bir bedel ödemeden tüketebileceği ve bir kişinin tüketiminin bir başkasının tüketimine engel teşkil etmediği mallar kamusal mallardır. Bu mallar toplumda ödeme yapan ya da yapmayan tüm toplum üyelerine fayda sağlar. Ödeme yapmayanlar bu faydayı elde etmekten mahrum bırakılmadığı için kamusal mallarda bedavacılık sorunu ile karşılaşılır.

    • Kamusal malların varlığı fiyat sistemi için sorun yaratır ve piyasa başarısızlığına neden olur. Bu yüzden, kamusal malların üretiminde devletin bizzat üretimi üstlenmesi alternatifi ya da piyasaya devlet müdahalesi gündeme gelir.

    • Kamusal malların çıktı düzeyi tüm bireysel taleplerin dikey toplamları ile elde edilen marjinal sosyal fayda eğrisi ile marjinal maliyet eğrisinin kesiştiği noktada belirlenir. Bedavacılık sorunu yüzünden kamusal malların üretiminde özel kesim etkin çıktı düzeyinde üretim yapamaz. Dolayısıyla, kamusal mallar devlet tarafından üretilir ve genelde vergilerle finanse edilir.

    Dışsallık kavramını ve özelliklerini tanımlayarak dışsallık türlerini içselleştirme yöntemlerini açıklayabilmek

    • Bir ekonomik birimin üretim ya da tüketime ilişkin kararı bir başka birimin veya birimlerin fayda ya da maliyetlerini piyasa dışında başka bir yolla etkiliyorsa, dışsallıkların var olduğunu söyleyebiliriz. Rekabetçi piyasalarda çok fazla negatif dışsallık ve çok az da pozitif dışsallık üretilmektedir. Bu durum kaynakların aşırı ya da düşük düzeyde tahsis edilmesine neden olduğu için piyasa başarısızlığının da nedenlerinden biridir.

    • Devlet, piyasa başarısızlığını gidermek ve dışsallıkları içselleştirmek için vergi, sübvansiyon, yasal düzenlemeler ve üretimi üstlenme gibi araçları kullanır. Dışsallıkların içselleştirilmesi, marjinal özel fayda ve maliyetlerin marjinal sosyal fayda ve maliyetleri de kapsayacak şekilde belirlenmesi amacıyla üretici ve tüketici kararlarına dönük düzenlemelerdir. Bu tanıma göre, negatif dışsallıklarda marjinal dışsal maliyeti içselleştirmek için bu maliyeti marjinal özel maliyete eklerken, pozitif dışsallıklarda marjinal dışsal faydayı içselleştirmek için bu faydanı n marjinal özel faydaya eklenmesi gerekir. Bir dışsallığın içselleştirilmesi bir malın tüm sosyal maliyeti ve tüm sosyal faydasını yansıttığı için fiyatlarda da bir değişme meydana gelecektir.

    • Negatif dışsallıkların olduğu durumda, dışsallığı meydana getiren firma veya kişi için, bu ekonomik faaliyet bir maliyet oluşturmazken, maliyet topluma yüklenmektedir. Bu durumda, devlet üçüncü kişilere yüklenen bu maliyetle orantılı olarak, dışsallığı meydana getiren firma veya kişiden bir düzenleyici vergi alabilir. Düzenleyici vergilerin amacı, bir mal veya hizmetin dışsal maliyetini marjinal özel maliyete eklemektir. Bu amacı gerçekleştirmek için düzenleyici verginin her birim çıktının marjinal dışsal maliyetine eşit olması gerekir.

    • Sübvansiyonlar, pozitif dışsallıklar meydana getiren üretim veya tüketim faaliyetinin marjinal dışsal faydasını içselleştirmek için kullanılır. Amaç, tüketici veya üretici tarafından yapılan ödemeleri azaltmaktı r. Sübvansiyonlar düzenleyici vergi temeline dayanan negatif bir vergi olarak da düşünülebilir.

    Mikro İktisattan Makro İktisada Geçiş

    Makro iktisadın doğuşunu ve gelişiminin ardında yatan temel faktörleri açıklayabilmek

    • Mikro iktisat tek bir mala ilişkin piyasanın nasıl çalıştığını ve bireysel karar alma birimlerinin davranışlarını incelerken, makro iktisat bu piyasaların ve karar birimlerinin bütününü ele alır. Örneğin, ekonomideki tüm birimlerin tüketim harcamalarının, ülkede üretilen tüm mal ve hizmetlerin ortalama fiyatlarının, ekonomideki toplam üretim düzeyinin nasıl belirlendiği ve neden değiştiği makro iktisadın ilgi alanına girer.

    • Makro iktisat 1930’larda yaşanan Büyük Bunalım’ın açıklanabilmesi çabaları sonucu doğmuştur.

    • Bu konuda başlangıç olarak Keynes’in 1936 tarihli Genel Teori isimli kitabını kabul etmek yaygın bir görüştür.

    Makro iktisadın ilgi alanına giren temel konuları açıklayabilmek

    • Makro iktisadın temel konuları bir ekonomide toplam üretim hacminin belirlenmesi ve değişmesi, fiyatlar genel düzeyinin belirlenmesi ve değişmesi, işsizlik düzeyinin belirlenmesi ve değişmesi şeklinde sıralanabilir.

    • Ülkedeki üretim hacminde gözlenen dalgalanmalar konjonktür dalgalanmaları olarak adlandırılırken, devlet tarafından izlenen politikalar bu dalgalanmaları n mümkün olduğunca yumuşatılmasını hedeflemektedir.

    • Bu süreçte işsizlik oranını ve enflasyon oranını makul düzeylerde tutabilmek de hedefler arasında sayılmalıdır. Devletin izlediği politikalarla makro ekonomik performans arasındaki ilişkiyi açıklayabilmek

    • Devletin makro ekonomiyi etkilemek amacı ile kullanabileceği araçlar; maliye politikası, para politikası ve arz yönlü politikalar başlıkları altında toplanabilir.

    • Bunlardan maliye politikası, devletin vergi toplama ve harcama yapma kararları; para politikası, merkez bankasının ülkedeki para miktarını kontrol etmeye dönük kararları; arz yönlü politikalar ise devletin temel olarak üretimi arttırmaya dönük kararları ile ilgilidir.

    Bir ekonomide makro açıdan rol alan başrol oyuncuları ve bunların oynadıkları rolleri açıklayabilmek

    • Makro ekonomik karar birimlerinin karşılıklı olarak birbirleriyle olan ilişkileri devresel akım diyagramı çerçevesinde incelenebilir.

    • Hane halkları, işletmeler, devlet ve diğer ülkeler olarak sıralanan bu birimlerin gelir ve harcamaları karşılıklı olarak eşleşmektedir.

    • Her grubun harcaması diğer grup veya grupların gelirini oluştururken, bu durum ekonomik işlemlerin çift taraşı niteliğini yansıtmaktadır.

    Milli Gelir Muhasebesi

    Bir ekonomide üretilen mal ve hizmetlerin toplam değerinin belirlenmesi amacı ile geliştirilen GSMH kavramını tanımlamak ve temel özelliklerini açıklayabilmek

    • Bir ülkede geliri oluşturan faaliyetlerin ölçülmesi milli gelir muhasebesi olarak bilinmektedir.

    • Milli gelir hesapları ekonomik faaliyetlerin genel bir özetini sunmanın yanı sıra ülkedeki üretim, gelirler ve harcamalar arasındaki karşılıklı ilişkileri de göstermektedir.

    • Milli gelir muhasebesi kapsamında hesaplanan temel kavram, ekonomide belirli bir dönemde üretilen tamamlanmış mal ve hizmetlerin piyasa değerini ifade eden gayrisafi milli hasıladır.

    Üretimin değerinin hesaplamak için kullanılacak çeşitli yöntemleri açıklayabilmek

    • Gayrisafi milli hasılanın hesaplanmasında yaratı-lan, kazanılan ve harcanan gelir cephelerinden yararlanılabilir.

    • Gayrisafi milli hasıla belirli bir dönemde yaratılan tüm mal ve hizmetlerin parasal değerini ifade ettiği gibi, bu mal ve hizmetlerin üretimine katılan üretim faktörlerine ödenen ücret, faiz, kâr ve rant gelirleri toplamını da ifade eder.

    • Öte yandan elde edilen gelirlerin bir şekilde harcandığı düşünülürse ekonomideki tüketim, yatırım ve kamu harcamaları ile net ihracat toplamının da yaratılan üretimin değerine eşit olması gerekir.

    Üretimin değeri ile ilgili alternatif kavramları açıklayabilmek

    • Gayrisafi milli hasıla üretim faaliyetleri sürecinde kullanılan makine, teçhizat ve binalardaki aşınma ve yıpranmayı göz önüne almaz.

    • Amortisman denilen söz konusu aşınma ve yıpranmalar toplamının gayrisafi milli hasıladan düşülmesi ile elde edilen kavram safi milli hasıladır ve ülkenin net üretim gücünü göstermektedir.

    • Safi milli hasıladan mal ve hizmet alımları sırasında ödenen dolaylı vergilerin düşülmesi suretiyle milli gelir adı verilen gelir kavramına ulaşılır.

    • Ülkedeki kişilerin ne kadarlık gayrisafi gelir elde ettiklerini gösteren kişisel gelir kavramı ise milli gelirden dağıtılmayan şirket karları ve sosyal güvenlik kurumlarına yapılan prim ödemelerinin düşülmesi, kamu ve özel sektör tarafından yapılan transfer ödemelerinin eklenmesi ile hesaplanmaktadır.

    • Kişilerin eline geçen net geliri gösteren ve kişisel gelirden dolaysız vergilerin düşülmesi ile hesaplanan gelir kavramı ise kullanılabilir gelir olarak adlandırılmaktadır.

    Fiyat değişmelerinin üretimin değeri üzerinde nasıl etkili olduğunu ve bunun nasıl giderilebileceğini açıklayabilmek

    • Gayrisafi milli hasıla piyasa fiyatları ile ölçüldüğü için, üretim miktarındaki değişmelerin yanında fiyat değişmelerini de yansıtır.

    • Nominal gayrisafi milli hasıla denilen cari fiyatlarla ölçülen bu değerden fiyat değişikliklerinin etkisini giderebilmek için oluşturulan fiyat indeksleri kullanılır. Böylece gayrisafi milli hasıla baz olarak kabul edilen belirli bir yılın fiyatları ile ifade edilir ve zaman içerisinde fiyatlarda meydana gelen değişmelerin etkisi giderilmiş olur.

    Belirli bir yılın fiyatları ile ifade edilmesi halinde elde edilen değer reel gayrisafi milli hasıla veya sabit fiyatlarla gayrisafi milli hasıla olarak bilinmektedir. Üretimin değerini ölçmek için günümüzde kullanılan yöntemlerin taşıdığı eksiklikleri açıklayabilmek

    • Ülkedeki üretimin değerini göstermesinin yanında, gayrisafi milli hasıla kavramının kullanımında bazı kısıtlar söz konusudur. Örneğin gayrisafi milli hası- la değeri, bunun kaç kişilik bir nüfusla yaratıldığı konusunda bir bilgi vermemekte, dinlenmeye ayrılan zamanı hesaba katmamakta, üretilen malların kalitesindeki iyileşmeleri göz önüne almamakta, üretim faaliyetleri sonucu çevreye verilen zararı göz ardı etmekte, üretimin bileşimi ve dağılımı hakkında bir bilgi sunamamakta ve ülkedeki kayıt dışı ekonomik faaliyetleri kapsam dışında bırakmaktadır.

    Milli Hasılanın Belirlenmesi

    Tüketim harcamalarını ve tasarrufları belirleyen faktörleri açıklayabilmek

    • Vergilerin olmadığı bir ortamda tüketim ve tasarruf harcamalarının toplamı gelire eşit olacaktır. Belirli bir dönemde yapılacak tüketim harcamalarını belirleyen temel faktör gelirdir.

    • Gelirle tüketim harcamaları arasındaki bu ilişki tüketim fonksiyonu olarak bilinirken, tasarruflarla gelir arasındaki ilişki de tasarruf fonksiyonu olarak adlandırılmaktadır.

    • Gelir değişikliklerinin tüketim harcamaları üzerindeki etkisi marjinal tüketim eğilimi, tasarruflar üzerindeki etkisi ise marjinal tasarruf eğilimi ile belirlenebilir.

    • Tüketimi etkileyen temel faktörler arasında gelir, servet, bekleyişler ve demografik unsurlar sayılabilir.

    Yatırım harcamalarını belirleyen faktörleri açıklayabilmek

    • Yatırım harcamaları işletmelerin sermaye mallarına ve stoklara yaptıkları harcamalardır. Ele alınan modelde yatırımlar gelirden bağımsız, yani otonom kabul edilmektedir.

    • Yatırım harcamaları temel olarak faiz oranı, beklenen kâr, teknolojik değişim, sermaye mallarının maliyeti ve kapasite kullanım oranı tarafından belirlenmektedir.

    Kamu harcamalarının analize nasıl dahil edildiğini açıklayabilmek

    • Kamu kesiminin mal ve hizmet alımı için yaptığı harcamalar kamu harcaması olarak adlandırılır. Ele alınan harcama modelinde kamu harcamaları gelirden bağımsız, yani otonom bir bileşen olarak ele alınmıştır.

    Net ihracatı belirleyen faktörleri açıklayabilmek

    • Net ihracat ülkenin ihracatı ile ithalatı arasındaki farktır.

    • İthalatı ve ihracatı belirleyen faktörler arasında hem yerli ülkenin hem de yabancı ülkelerin gelir düzeyleri, zevk ve tercihleri, ticarete getirdikleri kısıtlamalar ve döviz kurları sayılabilir.

    • İthalat hacmi ülkedeki gelir düzeyi ile birlikte arttığı için, gelir arttıkça net ihracat miktarı azalmaktadır.

    Toplam harcama fonksiyonunu açıklayabilmek

    • Toplam harcama fonksiyonu her bir harcama bile- şeninin toplamından oluşmaktadır.

    • Toplam harcama fonksiyonunun eğimi tüketim fonksiyonunun eğiminden daha düşüktür, zira toplam harcamalara dahil edilen net ihracat fonksiyonu negatif eğime sahiptir.

    Makro Ekonomik Denge

    T

    Klasik iktisat yaklaşımının makro ekonomik dengeye bakış açısını açıklayabilmek

    • Klasik iktisat yaklaşımı, “Her arz kendi talebini yaratır” deyimi ile ifade edilen Say Kanununun işlemesi ile özetlenebilir.

    • Bu işleyiş sonucunda toplam harcamaların tam istihdam üretim düzeyini sağlamada yetersiz kalması söz konusu olmamaktadır.

    • Bu sonuç ekonomideki her türlü fiyatın (ücret, faiz, mal fiyatları gibi) artma ve azalma yönünde esnek olması varsayımına dayanmaktadır.

    • Keynes, Klasik iktisat yaklaşımının bu varsayımını eleştirerek, özellikle ücretlerin düşme yönünde esnek olmadığını ileri sürmüş ve alternatif bir model geliştirmiştir. Denge kavramını ve ekonomik dengenin sağlanmasında toplam harcamaların önemini açıklayabilmek

    • Stok değişmelerini de harcamalara dahil ettiğimiz zaman, bir ekonomide gerçekleşen fiili harcamalar her zaman gelire eşit olmaktadır.

    • Oysa ekonomide gerçekleştirilmesi “planlanan” toplam harcamalar her zaman gelire eşit olmayabilir. İşte planlanan toplam harcamaların gelire eşit olduğu GSMH düzeyi, denge GSMH düzeyi olarak adlandırılmaktadır.

    • Denge GSMH düzeyi bir diğer bakış açısıyla gelir harcama akımından gerçekleşen sızıntılar toplamının, bu akıma yapılan enjeksiyonlar toplamına eşitlendi ği gelir düzeyi olarak da elde edilebilir. Söz konusu sızıntılar tasarruflar, vergiler ve ithalat harcamalarından, enjeksiyonlar ise yatırım harcamaları, kamu harcamaları ve ihracat gelirinden oluşmaktadır.

    • Otonom harcamalarda meydana gelecek bir değişme gelir düzeyine katlanarak yansımakta ve bu süreç çarpan olarak adlandırılmaktadır. Bir ekonomide belirlenen denge gelir düzeyindeki artış ve azalışların nedenini açıklayabilmek

    • Otonom harcamalarda meydana gelecek bir değişiklik, çarpan katsayısı kadar katlanarak gelire yansımaktadır.

    • Çarpan katsayısı ise marjinal tasarruf ve marjinal ithal eğilimleri toplamının tersi olarak hesaplanmaktadır.

    Maliye Politikası ve Toplam Harcamalar

    Devletin en önemli gelir kaynağı olan vergilerin makro ekonomik modele dahil edilmesi durumunda meydana gelecek değişiklikleri açıklayabilmek

    • Makro ekonomik etkileri açısından devletin direkt olarak kontrol edebildiği ve direkt olarak kontrol edemediği bazı değişkenler söz konusudur. Örneğin, devlet gelirden alınacak vergi oranını direkt olarak belirlemekte, ancak elde edilecek gelir vergisi hasılatını direkt olarak kontrol edememektedir.

    • Kullanılabilir gelir kavramının tanımı gereği, vergiler gelirden çıkarıldığı için vergilerin modele dahil edilmesinde önünde eksi işareti yer almakta ve denge gelir düzeyini azaltıcı etki yaratmaktadır. Devletin harcama yapma ve vergileme kararlarının denge gelir düzeyi üzerindeki etkisini açıklayabilmek

    • Kamu harcamalarındaki değişmeler, harcama çarpanı aracılığı ile gelire katlanarak yansımaktadır. Bu nedenle kamu harcamalarındaki artış geliri arttırırken, harcamalardaki azalma geliri azaltıcı önde etki yaratmaktadır.

    • Vergilerde meydana gelecek değişmeler, vergi çarpanı aracılığı ile geliri ters yönde etkiler. Ancak vergilerin harcamalar üzerinde yaratacağı etki, kullanılabilir gelir üzerindeki etkisi ile dolaylı olarak ortaya çıkmaktadır.

    • Harcama çarpanı, mutlak değer olarak, vergi çarpanından büyüktür. Bunun nedeni toplam harcamalar üzerinde kamu harcamalarının doğrudan, vergilerin dolaylı biçimde etkili olmasıdır.

    • Devlet kamu harcamalarını arttırır ve bunun tamamını vergileri yükselterek finanse ederse, denge gelir düzeyi kamu harcamalarına eşit miktarda artmaktadır. Böyle bir durumda ortaya çıkan net çarpan etkisi 1’e eşit olmakta ve denk bütçe çarpanı olarak adlandırılmaktadır.Ekonomik durgunluk ve enflasyon ortamlarında istikrarı sağlayabilmek için maliye politikasının nasıl kullanılması gerektiğini açıklayabilmek

    • Ekonomide bir harcama yetersizliği olması halinde, genişlemeci maliye politikası aracılığı ile toplam harcamaları arttırmak ve aşırı işsizliği ortadan kaldırmak mümkündür.

    • Ekonomide bir harcama fazlası olması halinde ise daraltıcı maliye politikası aracılığı ile toplam harcamaları kısmak ve enflasyonist baskıları ortadan kaldırmak mümkündür. İzlenen maliye politikalarının ekonominin içinde

    bulunduğu koşullardan nasıl etkilenebileceğini açıklayabilmek

    • Devlet bütçesi, devlete ait harcamaların yapılmasına, gelirlerin toplanmasına yetki veren ve bunlar arasında dengenin nasıl sağlandığını gösteren belgedir.

    • Kamu harcamalarının kamu gelirlerinden fazla olması durumunda ortaya çıkan bütçe açığı ancak devletin piyasalara borçlanması ile kapatılabilir.

    • Bütçenin gelir ve harcama kalemleri arasında yer alan ve otomatik istikrar sağlayıcılar olarak adlandırılır.

    Para ve Bankacılık

    Parayı tanımlayabilmedeki güçlüklerin nedenini açıklayabilmek

    • Parayı fiziki özelliklerini esas alarak tanımlamak hem mümkün de¤ildir, hem de iktisadi anlamda doğru de¤ildir.

    • İktisatta paranın kesin ve değişmez bir tanımını yapmak yerine, paranın üstlendiği fonksiyonları sıralayarak bu fonksiyonları yerine getiren her şey para olarak kabul edilir. Bir ekonomide paranın üstlendiği fonksiyonların neler olduğunu açıklayabilmek

    • Değişim aracı olarak para, takasın dezavantajlarını ortadan kaldırarak, mal ve hizmetlerin el değiştirmesi sürecini hızlandırmakta, ekonomide etkinliğin sağlanmasına yardımcı olmaktadır.

    • Hesap birimi olarak para, mal ve hizmetlerin değerini ifade etmede kullanılan ortak ölçü birimidir.

    • Değer muhafaza aracı olarak para, satın alma gücünün elde tutulmasına olanak tanımaktadır. Paranı n bu fonksiyonu, ülkedeki fiyat istikrarı ile yakından ilgilidir. Enflasyonist ortamlarda hızla de-ğer kaybeden paranın bu fonksiyonu da aşınmaya uğramaktadır.

    Zaman içerisinde mal paradan itibari paraya geçişin altında yatan faktörleri ve paranın çeşitlerini açıklayabilmek

    • Paranın evrimi mal para itibari para olarak iki temel kategoride incelenebilir.

    • Modern bir ekonomide para, bozukluk, nakit ve vadesiz mevduat olmak üzere üç türden oluşmaktadır. • Nakit ve vadesiz mevduat kadar likit olmasa da, likitidesi bunlara yaklaşan varlıklar para benzeri olarak adlandırılmaktadır.

    • Paranın tanımlanmasındaki sorunlara bağlı olarak, her ülkenin merkez bankası çeşitli para stoku tanımları yaparlar. Örneğin TC Merkez Bankası M1, M2, M2Y ve diğer bazı alternatif para stoku tanımlarına ilişkin verileri yayınlamaktadır. Bankaların temel fonksiyonlarını, çalışma mantıklarını ve nasıl kaydi para yarattıklarını açıklayabilmek

    • Bankalar, genellikle, halktan topladıkları mevduatı şirketlere ve kişilere kredi olarak veren, menkul kıymetlere yatırım yapan kuruluşlardır. Bu nedenle bankalar fon transferi sürecinde para yaratan kurumlardır. Bankaların yarattığı söz konusu vadesiz mevduatlara kaydi para adı verilmektedir.

    • Bankacılığın gelişimi mutlak rezerv bankacılığından kısmi rezerv bankacılığına geçiş olarak özetlenebilir. Kısmi rezerv bankacılığı, yükümlülüklerden daha düşük bir miktarın rezerv olarak tutulduğu bankacılık uygulamasıdır.

    • Kısmi rezerv bankacılığının bir sonucu olarak ortaya çıkan kaydi paranın miktarı, zorunlu rezervler dışında bir sızıntının söz konusu olmadığı basitleş- tirilmiş bir modelde, zorunlu rezerv oranının tersiyle rezervlerdeki değişim miktarının çarpılması ile belirlenmektedir.

    Para Teorisi ve Politikası

    Keynesyen iktisatçılara göre para miktarı ile ekonomik faaliyetler arasındaki ilişkileri açıklayabilmek

    • Ekonomik birimler işlem, ihtiyat ve spekülasyon amaçları ile ellerinde bir miktar para tutmak isterler. Ekonomik birimlerin bu amaçlarla ellerinde tutmak istedikleri para miktarını belirleyen faktörler nominal gelir ve faiz oranıdır. Nominal gelir ve para talebi arasında doğru yönlü bir ilişki söz konusu iken, faiz oranı para talebini ters yönde etkilemektedir.

    • Gelir ve fiyatların sabit olduğu varsayımı altında, çizilecek para talebi fonksiyonu negatif eğimli bir eğri olur. Para talebinin para arzına eşitlendiği noktada para piyasası dengeye gelir ve denge faiz oranı belirlenir.

    • Para miktarında meydana gelecek değişiklikler, faiz oranı üzerindeki etkisi aracılığı ile yatırımları, yatırımlarda meydana gelecek değişiklik ise nominal geliri etkiler.

    Klasik ve monetarist iktisatçılarına göre para miktarı ile ekonomik faaliyetler arasındaki ilişkileri açıklayabilmek

    • Para miktarının ekonomiyi direkt olarak etkilediğini savunan iktisatçılar, bu görüşlerini değişim denklemine dayandırmaktadırlar. Değişim denklemi bir ekonomideki para miktarı ile dolaşım hızının çarpımının nominal gelire eşit olacağını gösteren bir özdeşliktir.

    • Klasik iktisatçılar, paranın dolaşım hızının ve üretim hacminin sabit olduğu varsayımı altında, para miktarı değişikliklerinin aynı yönde ve aynı oranda fiyatlara yansıyacağını, dolayısıyla paranın üretim miktarı üzerinde bir etkisinin olmayacağını savunmuşlardır.

    • Monetaristler olarak adlandırılan bir grup iktisatçı ise, ekonominin tam istihdamdan uzak olduğu bir ortamda, paranın kısa dönemde fiyatlar ve üretim üzerinde etkili olabileceğini, ancak uzun dönemde, ara miktarı değişikliklerinin sadece Fiyatları etkileyeceğini öne sürmektedir.

    Para miktarını kontrol etmekten sorumlu merkez bankasının bir ekonomide üstlendiği temel fonksiyonların neler olduğunu ve bunların ne anlama geldiğini açıklayabilmek

    • Ekonomideki önemine karşın, merkez bankacılığı 0’nci yüzyılın başlangıcında ortaya çıkmış nispeten eni bir gelişmedir.

    • Merkez bankasının üstlendiği fonksiyonlar ülkeden ülkeye farklılık göstermesine karşın, modern bir merkez bankasının üstlendiği üç temel fonksiyon öz konusudur: Para piyasalarında istikrarın sağlanması, bankaların bankası ve likitidenin on kaynağı olma, devletin bankacılığını yapma.

    Merkez bankasının ülkedeki para miktarını kontrol edebilmek için kullanabileceği araçların neler olduğunu ve bunları asıl kullanabileceğini açıklayabilmek

    • Merkez bankalarının ülkedeki para miktarını kontrol edebilmek amacıyla kullanabilecekleri üç adet genel araç söz konusudur: Zorunlu rezerv oranları, reeskont oranı ve açık piyasa işlemleri.

    Bu araçlar içerisinde en esnek olanı ve günümüz merkez bankalarının en etkin şekilde kullandıkları araç, açık piyasa işlemleridir.Arz-Talep UygulamalarıDevletin piyasaya müdahale etmek amacıyla kullandığı fiyat kontrolü yöntemlerini ve bu türden müdahalelerin piyasada oluşan fiyat ve işlem hacmi üzerindeki olası etkilerini açıklayabilmek
    • Devlet yasa ya da düzenlemelerle (yönetmelik, tebliğ gibi) belirli bir mal ya da hizmetin fiyatını tespit eder veya sınırlama getirirse fiyat kontrollerinden söz edilir. Uygulamada belli başlı fiyat müdahalesi yöntemleri taban ve tavan fiyatı uygulaması, asgari ücret uygulaması, tarımsal destekleme uygulamaları ve kira kontrolleridir.
    • Mal ve hizmet arz edenleri korumak amacıyla, devletin bir mal veya hizmete ilişkin minimum fiyatı belirlemesi taban fiyat olarak bilinirken, mal ve hizmet talep edenleri korumak amacıyla bir mala ilişkin maksimum fiyatı belirlemesi tavan fiyat uygulaması olarak adlandırılır.
    • Bu bağlamda asgari ücret uygulaması, tarımsal destekleme politikaları, kira kontrolleri gibi politikalar devletin çok sık kullandığı fiyat kontrol politikaları arasında yer alır. Devletin piyasaya müdahale etmek amacıyla kullandığı miktar kontrolü yöntemlerini ve bu türden müdahalelerin piyasada oluşan fiyat ve işlem hacmi üzerindeki olası etkilerini açıklayabilmek
    • Devletin kota adı altında arz edilen mal miktarına sınırlama getirmesidir. En çok bilinen kota uygulamaları üretim kotaları ve ithalat kotalarıdır.
    • Üretim kotası, arz edilen mal veya hizmet miktarını sınırlayarak, rekabet koşullarında oluşmuş piyasa fiyatını üreticilerin lehine arttırmaya dönük devlet politikasıdır.
    • İthalat kotası, belli bir dönem boyunca ithal edilecek ürün miktarı üzerine bir tavan koyulmasıdır. Devletin piyasaya müdahale etmek amacıyla vergileme yetkisinden kaynaklanan gücünü nasıl kullanacağını ve ekonomik birimlerin vergiler karşısında göstereceği tepkinin piyasa dengesinin oluşumuna etkilerini açıklayabilmek
    • Belli bir maddi ölçü üzerinden (ağırlık, uzunluk, adet, hacim gibi) alınan vergiler spesifik vergiler olarak tanımlanırken, belirli bir parasal değerin yüzdesi şeklinde hesaplanan vergiler ise ad valorem vergiler olarak isimlendirilir.
    • Uygulanacak bir satış vergisinin denge üzerindeki etkisi fiyatın artması ve miktarın azalması şeklindedir. Verginin ne kadarının kimin üzerinde kalacağı-nı belirleyen faktör ise arz ve talep esneklikleridir. Örneğin, arz ve talep esnekliklerinin aynı olduğunu varsayacak olursak, verginin yarısını tüketici yarısını üretici ödeyecektir.
    • Vergiyi ödeyen mükellefin bunun bir kısmını veya tamamını fiyat mekanizması aracılığı ile diğer kişilere aktarması vergi yansıması olarak adlandırılır.

    Tüketici ve üretici rantı kavramlarını ve piyasa dengesinde meydana gelen değişmelerin refah üzerindeki etkilerini açıklayabilmek
    • Bir malın alıcılar açısından toplam değeri ile bu malları üreten üreticilerin toplam maliyetleri arasındaki fark toplam rant olarak bilinirken, tüketicinin bir mal için ödemeye hazır olduğu fiyat ile gerçekte ödediği fiyat arasındaki fark tüketici rantı, üreticinin ürettiği malı satmaya razı olduğu fiyat ile gerçekte satış yaptığı fiyat arasındaki fark üretici rantı olarak adlandırılır.

    Arz ve Talep
    Talep ve talep eğrisi kavramlar› ile talebi belirleyen faktörleri açıklayabilmek.
    • Diğer koşullar sabitken, bir maldan satın alınmak istenen miktar, bu malın fiyatı ile ters yönde değişir.
    • Bir malın fiyatı ile talep miktarı arasındaki ters yönlü ilişki gelir ve ikame etkileri aracılığı ile açıklanabilir.
    • Talep eğrisi talep tablosunun grafik gösterimidir ve çeşitli fiyat düzeylerinde satın alınmak istenen mal miktarını gösterir. Bu nedenle talep eğrisi üzerindeki bir nokta belirli bir fiyattan talebe karşılık gelir. Diğer koşullar sabitken, malın fiyatında meydana gelecek bir değişme aynı talep eğrisi üzerinde aşağıya veya yukarıya hareket edilmesini gerektirir.
    • Fiyatın dışında talebi etkileyen ve sabit kabul edilen faktörlerde ortaya çıkacak bir değişme talep eğrisinin bir bütün olarak sağa veya sola kaymasına neden olur.
    • İktisatta talep edilen miktardaki değişme ile talepteki değişme kavramlarını ayırt etmek gerekir. Talep miktarındaki değişme malın fiyatındaki değişme nedeniyle ortaya çıkar ve talep eğrisi üzerinde hareketlenmeye neden olur. Talepteki değişme ise talebi etkileyen ve analizde sabit kaldığı kabul edilen faktörlerdeki değişme sonucu ortaya çıkar ve talep eğrisinin bir bütün olarak yer değiştirmesine yol açar.
    Arz ve arz eğrisi kavramları ile arzı belirleyen faktörleri açıklayabilmek.
    • Diğer koşullar sabitken, bir maldan satılmak istenen miktar bu malın fiyatı ile aynı yönde değişir.
    • Bir malın fiyatı ile arz miktarı arasındaki doğru yönlü ilişki üretim imkanları eğrisi ve kar maksimizasyonu amacı kullanılarak açıklanabilir.
    • Arz eğrisi arz tablosunun grafik gösterimidir ve çeşitli fiyat düzeylerinde satılmak istenen mal miktarını gösterir. Bu nedenle arz eğrisi üzerindeki bir nokta belirli bir fiyattan arza karşılık gelir. Diğer koşullar sabitken, malın fiyatında meydana gelecek bir değişme aynı arz eğrisi üzerinde aşağıya veya yukarıya hareket edilmesini gerektirir.
    • Fiyatın dışında arzı etkileyen ve sabit kaldıkları kabul edilen faktörlerde ortaya çıkacak bir değişme arz eğrisinin bir bütün olarak sağa veya sola kaymasına neden olur.
    • İktisatta arz edilen miktardaki değişme ile arzdaki değişme kavramlarını ayırt etmek gerekir. Arz miktarındaki değişme malın fiyatındaki değişme nedeniyle ortaya çıkar ve arz eğrisi üzerinde hareketlenmeye neden olur. Arzdaki değişme ise arzı etkileyen ve analizde sabit kaldıkları kabul edilen faktörlerdeki değişme sonucu ortaya çıkar ve arz eğrisinin bir bütün olarak yer değiştirmesine yola açar.
    Piyasa dengesi kavramını ve oluşumunu açıklayabilmek.
    • Üretici ve tüketici kararlarının nasıl koordine edileceği sorunu piyasada çözümlenir. Arz ve talebin karşılıklı etkileşimi sonucu piyasa dengesi (denge fiyatı ve miktarı) arz ve talebin eşitlendiği fiyat düzeyinde belirlenir.
    • Fiyat denge fiyatının üzerinde kaldığı sürece piyasada bir artık, denge fiyatının altında kaldığı sürece de bir kıtlık sorunu mevcut olacaktır. Piyasa dengesindeki değişiklikleri açıklayabilmek.
    • Piyasa denge noktasının değişmesi arz ve talep eğrilerinin birisi veya ikisi birden yer değiştirdiğinde değişecektir.
    • Ulaşılan yeni denge noktasına göre denge fiyatı ve denge miktarının ne kadar etkileneceği eğrilerin yer değiştirme miktarına bağlı olarak belirlenecektir.

    Eksik Rekabet PiyasalarıTekel piyasasının tanımını, işleyişini ve tekelci bir firmanın olası davranışlarını, bunların sonuçlarını açıklayabilmek
    • Tekel, bir endüstride tek bir firmanın faaliyette bulundu ¤u piyasa biçimidir. Tekel piyasası üç temel varsayıma dayanır. Bu varsayımlar, tek satıcının olması, tek bir satıcının yakın ikamesi olmayan bir malı satması ve başka firmaların piyasaya girişini engelleyen oldukça etkili engellerin olmasıdır.
    • Tekelci, marjinal maliyetin marjinal gelire eşit oldu¤u noktada üretim yapıp ve bunu da mümkün olan en yüksek fiyattan satarak kârını maksimize eder. Tekelcinin sattı¤ı ürünün fiyatı marjinal gelirinden büyük oldu¤u için tekelcinin talep eğrisi marjinal gelir eğrisinin üzerinde yer alır ve denge üretim düzeyi için ürünün fiyatı marjinal maliyetinden büyüktür.
    • Tekelci firma kısa dönemde olduğu gibi uzun dönemde de, piyasaya girişin engellenmesi nedeniyle ekonomik kâr elde eder. Piyasaya başka firmaların girmesi, yasal, ekonomik ve teknolojik bazı engellerle kısıtlanır.
    • Tekelci farklı müşterilerine aynı ürünü farklı fiyatlarda satarak fiyatını farklılaştırabilir. Tekelci fiyat farklılaştırmasını, birinci, ikinci ve üçüncü derece fiyat farklılaştırması şeklinde gerçekleştirir. Tekelci fiyat farklılaştırması yaparak kârını artırır. Tam rekabet piyasasının aksine tekel piyasasında kaynaklar etkin olarak kullanılmaz. Tekelci rekabet piyasasının tanımını, işleyişini ve tekelci rekabet koşullarında faaliyet gösteren bir firmanın olası davranışlarını, bunların sonuçlarını açıklayabilmek
    • Tekelci rekabet piyasasının varsayımları, birbirinden bağımsız olarak hareket eden çok sayıda alıcı ve satıcının olması, her firmanın farklılaştırılmış ürün satması ve piyasaya giriş ve çıkışın kolay olmasıdır.
    • Tekelci rekabetçi bir firma için de, fiyat marjinal gelirden büyüktür ve marjinal gelir eğrisi, talep eğrisinin altında yer alır. Tekelci rekabetçi firma da, marjinal gelirin marjinal maliyete eşit olduğu noktada üretimde bulunarak kârını maksimize eder. Ancak kısa dönemde elde edilen ekonomik kâr, tekelci rekabet piyasasında piyasaya girişin serbest olması nedeniyle, uzun dönemde yok olur. Tekelci rekabet piyasasında da kaynaklar etkin olarak dağıtılmaz.
    Oligopol piyasasını tanımlamak ve oligopol teorilerinin ana hatlarını açıklayabilmek
    • Oligopol, birbiri ile rekabet eden az sayıda büyük firmanın, her birinin üretimindeki değişmelerin, piyasa fiyatını etkileyecek durumda olduğu piyasa yapısıdır. Oligopol piyasasında, faaliyette bulunan az sayıda büyük firmanın, karşılıklı olarak birbirleriyle bağımlılık içerisinde oldukları varsayılır.
    • Oligopolleri ürün farklılaştırılmasının olup olmamasına bağlı olarak saf ve farklılaştırılmış oligopol şeklinde, firmalar arasındaki bağımlılığın derecesine göre tam veya kısmi oligopol şeklinde sınıflandırmak mümkündür.

    Faktör Piyasaları ve Faktör Gelirleri
    Faktör piyasalarının işleyişini faktör arzı ve faktör talebi kavramlarını kullanarak açıklayabilmek
    • Faktör piyasası üretim faktörlerinin alınıp satıldığı piyasadır. Faktör talebi bir türev taleptir ve üretiminde bu faktörlerin kullanıldı¤ı malın talebiyle doğrudan ilişkilidir. Faktör talebini, talep edilen mal miktarı, faktörlerin verimliliği ve diğer faktör fiyatları etkiler.
    • Bir firma marjinal ürün geliri, marjinal faktör maliyetine eşit oluncaya kadar faktör istihdam eder. Marjinal ürün geliri, ek bir faktörün istihdam edilmesi sonucu ortaya çıkan gelir artışıdır. Marjinal faktör maliyeti ise ek bir birim faktör kullanmanın maliyetidir. Marjinal ürün geliri aynı zamanda firmanı n faktör talep eğrisidir.
    • Faktör arzı ile ilgili kararlar faktör sahiplerince verilir. Bu nedenle geriye dönük faktör arz eğrisi ortaya çıkabilir. Yani faktör arz eğrisi, düşük faktör fiyatlarında pozitif eğime sahipken, yüksek faktör fiyatlarında negatif eğime sahip olabilir. Faktör gelirlerinin nasıl belirlendiğini ve neden farklılaştığını açıklayabilmek
    • Faktör gelirleri ücret, faiz, rant ve kârdan oluşur. Ücretler nominal ve reel ücretler olmak üzere ikiye ayrılır. Nominal ücretler, ücretlerin parasal değerini; reel ücretler ise ücretin satın alma gücünü gösterir. İktisatçılar faizi de nominal ve reel faiz olarak ikiye ayırırlar. Reel faiz beklenen enflasyon oranına göre düzeltilmiş faiz oranı iken, nominal faiz oranı piyasada geçerli olan oranı gösterir. İktisatçılar ekonomik rant kavramını geliştirmişlerdir. Bu kavram kira kavramından farklıdır. Kâr ise bir işletmenin toplam gelirlerinden ücret, faiz ve rant ödendikten sonra kalan artığı temsil eder, kâr girişimcinin üretimi organize etmesi ve belli bir risk üstlenmesinin karşılığını oluşturur.

    İktisadın Tanımı ve Temel KavramlarıBir bilim dalı olarak iktisadın tanımını ve ilgi alanını açıklayabilmek
    • İktisat, sonsuz olan insan ihtiyaçlarının sınırlı kaynaklarla nasıl karşılanacağını inceleyen bir sosyal bilimdir. İktisat bir sosyal bilim olma yanında, analitik bir yapıya da sahiptir. İnsanların iktisadi davranışları ile malların üretim, tüketim ve dağıtım faaliyetlerini inceler.
    İktisatçılar tarafından gerçekleştirilen analizlerde uygulanan yöntemleri açıklayabilmek
    • İktisat, bir sosyal bilim olmasına rağmen büyük ölçüde matematiksel yöntemler kullanır. İktisatçı önce bir konuyla ilgili gerçekleri toplar, daha sonra bu topladığı gerçekler yardımıyla teori oluşturur ve nihayet bu teoriler yardımıyla çeşitli sorunların çözümüne yönelik iktisat politikaları geliştirir. İktisatçının çevremizdeki günlük olaylara bakışında kullandığı ilkeleri ve bu konuda düşülen hataları açıklayabilmek
    • İktisadi düşünme tarzı rasyonel davranış, karar alma sürecinde fayda ve maliyetleri esas alma ve değişimi inceleyen marjinal analiz kavramlarına dayanır.
    • İktisadi düşünme sistematiği içinde diğer şartların sabit kaldığı, korelasyon ve nedensellik ilişkisinin farklı kavramlar olduğu ve nihayet, birey için doğru olanın bütün içinde doğru olacağı sonucunun hatalı olduğu unutulmamalıdır.
    Yoğun içeriği nedeniyle iktisadın nasıl bölümlendirilebileceğini açıklayabilmek
    • İktisat, makro iktisat ve mikro iktisat, pozitif ve normatif iktisat olmak üzere çeşitli bölümlere ayrılır. Mikro iktisat, iktisadın daha çok firma, üretici ve tüketici gibi bireysel karar birimlerinin davranışlarını inceleyen bölümüdür. Makro iktisat ise iktisadın daha çok enflasyon, ekonomik büyüme ve dış ticaret gibi makro büyüklüklerini inceleyen bölümüdür. Pozitif iktisat, daha çok ne olduğunu anlamaya çalışır. Bu nedenle pozitif iktisat değer yargıları içermez.x Normatif iktisat ise daha çok ne olması gerektiği konuları üzerinde durur ve değer yargıları içerir. Günlük yaşamda farklı anlamlarda kullandığımız kavramlara iktisatçıların verdikleri anlamları açıklayabilmek
    • Ekonomik birimler hane halkları, firmalar ve devlet olarak üçe ayrılır.
    • İhtiyaç, tatmin edildiği zaman haz, tatmin edilmediği zaman sıkıntı yaratan duygulardır. İhtiyaçlar zorunlu ve zorunlu olmayan ihtiyaçlar olmak üzere ikiye ayrılır. İhtiyaçlar, sonsuz olma özelliğini taşırlar. Ayrıca, ihtiyaçlar şiddet bakımından farklılıklar gösterirler. İhtiyaçlar ve ihtiyaçları tatmine yarayan araçların, ikame edilebilirlik özellikleri vardır.
    • İnsanlara fayda veya tatmin sağlayan şeylere mal denilir. Mallar ekonomik ve serbest mallar olmak üzere ikiye ayrılırlar.

    Kamusal Mallar ve Dışsallıklar
    Kamusal mal kavramını ve özelliklerini tanımlayarak kamusal mallarda etkin üretim düzeyinin nasıl belirleneceğini açıklayabilmek
    • Toplumun tüm üyelerinin herhangi bir bedel ödemeden tüketebileceği ve bir kişinin tüketiminin bir başkasının tüketimine engel teşkil etmediği mallar kamusal mallardır. Bu mallar toplumda ödeme yapan ya da yapmayan tüm toplum üyelerine fayda sağlar. Ödeme yapmayanlar bu faydayı elde etmekten mahrum bırakılmadığı için kamusal mallarda bedavacılık sorunu ile karşılaşılır.
    • Kamusal malların varlığı fiyat sistemi için sorun yaratır ve piyasa başarısızlığına neden olur. Bu yüzden, kamusal malların üretiminde devletin bizzat üretimi üstlenmesi alternatifi ya da piyasaya devlet müdahalesi gündeme gelir.
    • Kamusal malların çıktı düzeyi tüm bireysel taleplerin dikey toplamları ile elde edilen marjinal sosyal fayda eğrisi ile marjinal maliyet eğrisinin kesiştiği noktada belirlenir. Bedavacılık sorunu yüzünden kamusal malların üretiminde özel kesim etkin çıktı düzeyinde üretim yapamaz. Dolayısıyla, kamusal mallar devlet tarafından üretilir ve genelde vergilerle finanse edilir.
    Dışsallık kavramını ve özelliklerini tanımlayarak dışsallık türlerini içselleştirme yöntemlerini açıklayabilmek
    • Bir ekonomik birimin üretim ya da tüketime ilişkin kararı bir başka birimin veya birimlerin fayda ya da maliyetlerini piyasa dışında başka bir yolla etkiliyorsa, dışsallıkların var olduğunu söyleyebiliriz. Rekabetçi piyasalarda çok fazla negatif dışsallık ve çok az da pozitif dışsallık üretilmektedir. Bu durum kaynakların aşırı ya da düşük düzeyde tahsis edilmesine neden olduğu için piyasa başarısızlığının da nedenlerinden biridir.
    • Devlet, piyasa başarısızlığını gidermek ve dışsallıkları içselleştirmek için vergi, sübvansiyon, yasal düzenlemeler ve üretimi üstlenme gibi araçları kullanır. Dışsallıkların içselleştirilmesi, marjinal özel fayda ve maliyetlerin marjinal sosyal fayda ve maliyetleri de kapsayacak şekilde belirlenmesi amacıyla üretici ve tüketici kararlarına dönük düzenlemelerdir. Bu tanıma göre, negatif dışsallıklarda marjinal dışsal maliyeti içselleştirmek için bu maliyeti marjinal özel maliyete eklerken, pozitif dışsallıklarda marjinal dışsal faydayı içselleştirmek için bu faydanı n marjinal özel faydaya eklenmesi gerekir. Bir dışsallığın içselleştirilmesi bir malın tüm sosyal maliyeti ve tüm sosyal faydasını yansıttığı için fiyatlarda da bir değişme meydana gelecektir.
    • Negatif dışsallıkların olduğu durumda, dışsallığı meydana getiren firma veya kişi için, bu ekonomik faaliyet bir maliyet oluşturmazken, maliyet topluma yüklenmektedir. Bu durumda, devlet üçüncü kişilere yüklenen bu maliyetle orantılı olarak, dışsallığı meydana getiren firma veya kişiden bir düzenleyici vergi alabilir. Düzenleyici vergilerin amacı, bir mal veya hizmetin dışsal maliyetini marjinal özel maliyete eklemektir. Bu amacı gerçekleştirmek için düzenleyici verginin her birim çıktının marjinal dışsal maliyetine eşit olması gerekir.
    • Sübvansiyonlar, pozitif dışsallıklar meydana getiren üretim veya tüketim faaliyetinin marjinal dışsal faydasını içselleştirmek için kullanılır. Amaç, tüketici veya üretici tarafından yapılan ödemeleri azaltmaktı r. Sübvansiyonlar düzenleyici vergi temeline dayanan negatif bir vergi olarak da düşünülebilir.

    Kıtlık, Tercih ve Fayda
    Kıtlık olgusunun neden oldu¤u tercih yapma zorunluluğunu ve bunun ekonomik birimlere yüklediği maliyeti açıklayabilmek
    • Bir ekonomide kaynaklar toprak, emek ve sermayeden oluşur. Bu kaynaklar üretim faktörleri (ya da girdiler) olarak adlandırılır.
    • İktisadi anlamda, alınan her karar ve yapılan her tercih bir maliyet taşır. Bir tercih yaparken vazgeçmek zorunda kaldığımız en değerli alternatif bu tercihin fırsat maliyetini oluşturur.
    • Parasal maliyet fırsat maliyetinin bir parçası olabilir. Kıtlık, tercih ve fırsat maliyeti kavramlarını bir araya getirerek ekonomide etkin üretim düzeyinin nasıl sağlanabileceğini açıklayabilmek
    • Mevcut üretim faktörleri ve teknoloji veri iken, belirli bir dönemde ekonominin maksimum düzeyde üretebileceği çeşitli ürün bileşimlerini gösteren sınır eğrisi üretim imkanları eğrisidir. Bu eğri kıtlığın sonuçlarını, ekonomideki tercihleri ve her tercihin fırsat maliyetini göstermektedir.
    • Bir malın daha fazla üretilmesi için diğer malın üretiminden vazgeçilmesi gereken miktar her aşamada artar. Bu durum artan fırsat maliyeti olgusunu ifade eder.
    • Zaman içerisinde ekonomideki üretim faktörlerinin miktarı ve niteliği değişebilir, üretimde daha üst düzey teknolojiler kullanılabilir. Bu değişiklikler üretim imkanları eğrisinin yer değiştirmesine neden olur. Üretim imkanları eğrisi sağa doğru kaydıkça toplum için daha önce imkansız olan mal bileşimlerinin üretimi imkan dahiline girer. Ne, nasıl, kimin için üretilecektir şeklinde özetlenen iktisadi soruların cevaplanabilmesi için geliştirilen karar mekanizmalarını açıklayabilmek
    • “Ne, nasıl, kimin için üretilecektir” sorunlarının çözümü için benimsenen karar mekanizması ekonomik sistemlerin temelini oluşturur. Bu sorunların çözümü tamamıyla piyasaya bırakılmışsa piyasa ekonomisi, tamamıyla devlet tarafından sağlanıyorsa kumanda ekonomisi, devlet ve piyasa tarafından birlikte sağlanıyorsa karma ekonomix sisteminden söz edilir.
    Tüketicilerin rasyonel davranarak en yüksek fayda düzeyini sağlayan tercihleri nasıl yapacaklarını açıklayabilmek
    • Ekonomik birimlerin tüketim eyleminden amaçları elde ettikleri toplam faydayı maksimize etmektir. Bir malın ilave miktarları tüketildikçe toplam faydada meydana gelen değişme marjinal fayda olarak tanımlanır. Marjinal fayda her ilave tüketimle birlikte azalır ve belirli bir tüketim düzeyinde sıfıra iner. Marjinal faydanın sıfır olduğu tüketim düzeyinde toplam fayda maksimumdur.
    • Bir mal için harcanan bir birim paranın marjinal faydası, bir başka mala harcanan bir birim paranın marjinal faydasına eşit olduğunda tüketici maksimum faydayı elde eder. Bu nedenle tüketilen tüm malların marjinal faydalarının fiyatlarına oranının birbirine eşit olması durumunda tüketici dengeye gelir.

    Makro Ekonomik Denge

    Klasik iktisat yaklaşımının makro ekonomik dengeye bakış açısını açıklayabilmek
    • Klasik iktisat yaklaşımı, “Her arz kendi talebini yaratır” deyimi ile ifade edilen Say Kanununun işlemesi ile özetlenebilir.
    • Bu işleyiş sonucunda toplam harcamaların tam istihdam üretim düzeyini sağlamada yetersiz kalması söz konusu olmamaktadır.
    • Bu sonuç ekonomideki her türlü fiyatın (ücret, faiz, mal fiyatları gibi) artma ve azalma yönünde esnek olması varsayımına dayanmaktadır.
    • Keynes, Klasik iktisat yaklaşımının bu varsayımını eleştirerek, özellikle ücretlerin düşme yönünde esnek olmadığını ileri sürmüş ve alternatif bir model geliştirmiştir. Denge kavramını ve ekonomik dengenin sağlanmasında toplam harcamaların önemini açıklayabilmek
    • Stok değişmelerini de harcamalara dahil ettiğimiz zaman, bir ekonomide gerçekleşen fiili harcamalar her zaman gelire eşit olmaktadır.
    • Oysa ekonomide gerçekleştirilmesi “planlanan” toplam harcamalar her zaman gelire eşit olmayabilir. İşte planlanan toplam harcamaların gelire eşit olduğu GSMH düzeyi, denge GSMH düzeyi olarak adlandırılmaktadır.
    • Denge GSMH düzeyi bir diğer bakış açısıyla gelir harcama akımından gerçekleşen sızıntılar toplamının, bu akıma yapılan enjeksiyonlar toplamına eşitlendi ği gelir düzeyi olarak da elde edilebilir. Söz konusu sızıntılar tasarruflar, vergiler ve ithalat harcamalarından, enjeksiyonlar ise yatırım harcamaları, kamu harcamaları ve ihracat gelirinden oluşmaktadır.
    • Otonom harcamalarda meydana gelecek bir değişme gelir düzeyine katlanarak yansımakta ve bu süreç çarpan olarak adlandırılmaktadır. Bir ekonomide belirlenen denge gelir düzeyindeki artış ve azalışların nedenini açıklayabilmek
    • Otonom harcamalarda meydana gelecek bir değişiklik, çarpan katsayısı kadar katlanarak gelire yansımaktadır.
    • Çarpan katsayısı ise marjinal tasarruf ve marjinal ithal eğilimleri toplamının tersi olarak hesaplanmaktadır.

    Milli Gelir Muhasebesi
    Bir ekonomide üretilen mal ve hizmetlerin toplam değerinin belirlenmesi amacı ile geliştirilen GSMH kavramını tanımlamak ve temel özelliklerini açıklayabilmek
    • Bir ülkede geliri oluşturan faaliyetlerin ölçülmesi milli gelir muhasebesi olarak bilinmektedir.
    • Milli gelir hesapları ekonomik faaliyetlerin genel bir özetini sunmanın yanı sıra ülkedeki üretim, gelirler ve harcamalar arasındaki karşılıklı ilişkileri de göstermektedir.
    • Milli gelir muhasebesi kapsamında hesaplanan temel kavram, ekonomide belirli bir dönemde üretilen tamamlanmış mal ve hizmetlerin piyasa değerini ifade eden gayrisafi milli hasıladır.
    Üretimin değerinin hesaplamak için kullanılacak çeşitli yöntemleri açıklayabilmek
    • Gayrisafi milli hasılanın hesaplanmasında yaratı-lan, kazanılan ve harcanan gelir cephelerinden yararlanılabilir.
    • Gayrisafi milli hasıla belirli bir dönemde yaratılan tüm mal ve hizmetlerin parasal değerini ifade ettiği gibi, bu mal ve hizmetlerin üretimine katılan üretim faktörlerine ödenen ücret, faiz, kâr ve rant gelirleri toplamını da ifade eder.
    • Öte yandan elde edilen gelirlerin bir şekilde harcandığı düşünülürse ekonomideki tüketim, yatırım ve kamu harcamaları ile net ihracat toplamının da yaratılan üretimin değerine eşit olması gerekir.
    Üretimin değeri ile ilgili alternatif kavramları açıklayabilmek
    • Gayrisafi milli hasıla üretim faaliyetleri sürecinde kullanılan makine, teçhizat ve binalardaki aşınma ve yıpranmayı göz önüne almaz.
    • Amortisman denilen söz konusu aşınma ve yıpranmalar toplamının gayrisafi milli hasıladan düşülmesi ile elde edilen kavram safi milli hasıladır ve ülkenin net üretim gücünü göstermektedir.
    • Safi milli hasıladan mal ve hizmet alımları sırasında ödenen dolaylı vergilerin düşülmesi suretiyle milli gelir adı verilen gelir kavramına ulaşılır.
    • Ülkedeki kişilerin ne kadarlık gayrisafi gelir elde ettiklerini gösteren kişisel gelir kavramı ise milli gelirden dağıtılmayan şirket karları ve sosyal güvenlik kurumlarına yapılan prim ödemelerinin düşülmesi, kamu ve özel sektör tarafından yapılan transfer ödemelerinin eklenmesi ile hesaplanmaktadır.
    • Kişilerin eline geçen net geliri gösteren ve kişisel gelirden dolaysız vergilerin düşülmesi ile hesaplanan gelir kavramı ise kullanılabilir gelir olarak adlandırılmaktadır.
    Fiyat değişmelerinin üretimin değeri üzerinde nasıl etkili olduğunu ve bunun nasıl giderilebileceğini açıklayabilmek
    • Gayrisafi milli hasıla piyasa fiyatları ile ölçüldüğü için, üretim miktarındaki değişmelerin yanında fiyat değişmelerini de yansıtır.
    • Nominal gayrisafi milli hasıla denilen cari fiyatlarla ölçülen bu değerden fiyat değişikliklerinin etkisini giderebilmek için oluşturulan fiyat indeksleri kullanılır. Böylece gayrisafi milli hasıla baz olarak kabul edilen belirli bir yılın fiyatları ile ifade edilir ve zaman içerisinde fiyatlarda meydana gelen değişmelerin etkisi giderilmiş olur.
    Belirli bir yılın fiyatları ile ifade edilmesi halinde elde edilen değer reel gayrisafi milli hasıla veya sabit fiyatlarla gayrisafi milli hasıla olarak bilinmektedir. Üretimin değerini ölçmek için günümüzde kullanılan yöntemlerin taşıdığı eksiklikleri açıklayabilmek
    • Ülkedeki üretimin değerini göstermesinin yanında, gayrisafi milli hasıla kavramının kullanımında bazı kısıtlar söz konusudur. Örneğin gayrisafi milli hası- la değeri, bunun kaç kişilik bir nüfusla yaratıldığı konusunda bir bilgi vermemekte, dinlenmeye ayrılan zamanı hesaba katmamakta, üretilen malların kalitesindeki iyileşmeleri göz önüne almamakta, üretim faaliyetleri sonucu çevreye verilen zararı göz ardı etmekte, üretimin bileşimi ve dağılımı hakkında bir bilgi sunamamakta ve ülkedeki kayıt dışı ekonomik faaliyetleri kapsam dışında bırakmaktadır.

    Milli Hasılanın Belirlenmesi
    Tüketim harcamalarını ve tasarrufları belirleyen faktörleri açıklayabilmek
    • Vergilerin olmadığı bir ortamda tüketim ve tasarruf harcamalarının toplamı gelire eşit olacaktır. Belirli bir dönemde yapılacak tüketim harcamalarını belirleyen temel faktör gelirdir.
    • Gelirle tüketim harcamaları arasındaki bu ilişki tüketim fonksiyonu olarak bilinirken, tasarruflarla gelir arasındaki ilişki de tasarruf fonksiyonu olarak adlandırılmaktadır.
    • Gelir değişikliklerinin tüketim harcamaları üzerindeki etkisi marjinal tüketim eğilimi, tasarruflar üzerindeki etkisi ise marjinal tasarruf eğilimi ile belirlenebilir.
    • Tüketimi etkileyen temel faktörler arasında gelir, servet, bekleyişler ve demografik unsurlar sayılabilir.
    Yatırım harcamalarını belirleyen faktörleri açıklayabilmek
    • Yatırım harcamaları işletmelerin sermaye mallarına ve stoklara yaptıkları harcamalardır. Ele alınan modelde yatırımlar gelirden bağımsız, yani otonom kabul edilmektedir.
    • Yatırım harcamaları temel olarak faiz oranı, beklenen kâr, teknolojik değişim, sermaye mallarının maliyeti ve kapasite kullanım oranı tarafından belirlenmektedir.
    Kamu harcamalarının analize nasıl dahil edildiğini açıklayabilmek
    • Kamu kesiminin mal ve hizmet alımı için yaptığı harcamalar kamu harcaması olarak adlandırılır. Ele alınan harcama modelinde kamu harcamaları gelirden bağımsız, yani otonom bir bileşen olarak ele alınmıştır.
    Net ihracatı belirleyen faktörleri açıklayabilmek
    • Net ihracat ülkenin ihracatı ile ithalatı arasındaki farktır.
    • İthalatı ve ihracatı belirleyen faktörler arasında hem yerli ülkenin hem de yabancı ülkelerin gelir düzeyleri, zevk ve tercihleri, ticarete getirdikleri kısıtlamalar ve döviz kurları sayılabilir.
    • İthalat hacmi ülkedeki gelir düzeyi ile birlikte arttığı için, gelir arttıkça net ihracat miktarı azalmaktadır.
    Toplam harcama fonksiyonunu açıklayabilmek
    • Toplam harcama fonksiyonu her bir harcama bile- şeninin toplamından oluşmaktadır.
    • Toplam harcama fonksiyonunun eğimi tüketim fonksiyonunun eğiminden daha düşüktür, zira toplam harcamalara dahil edilen net ihracat fonksiyonu negatif eğime sahiptir.

    Maliye Politikası ve Toplam Harcamalar
    Devletin en önemli gelir kaynağı olan vergilerin makro ekonomik modele dahil edilmesi durumunda meydana gelecek değişiklikleri açıklayabilmek
    • Makro ekonomik etkileri açısından devletin direkt olarak kontrol edebildiği ve direkt olarak kontrol edemediği bazı değişkenler söz konusudur. Örneğin, devlet gelirden alınacak vergi oranını direkt olarak belirlemekte, ancak elde edilecek gelir vergisi hasılatını direkt olarak kontrol edememektedir.
    • Kullanılabilir gelir kavramının tanımı gereği, vergiler gelirden çıkarıldığı için vergilerin modele dahil edilmesinde önünde eksi işareti yer almakta ve denge gelir düzeyini azaltıcı etki yaratmaktadır. Devletin harcama yapma ve vergileme kararlarının denge gelir düzeyi üzerindeki etkisini açıklayabilmek
    • Kamu harcamalarındaki değişmeler, harcama çarpanı aracılığı ile gelire katlanarak yansımaktadır. Bu nedenle kamu harcamalarındaki artış geliri arttırırken, harcamalardaki azalma geliri azaltıcı önde etki yaratmaktadır.
    • Vergilerde meydana gelecek değişmeler, vergi çarpanı aracılığı ile geliri ters yönde etkiler. Ancak vergilerin harcamalar üzerinde yaratacağı etki, kullanılabilir gelir üzerindeki etkisi ile dolaylı olarak ortaya çıkmaktadır.
    • Harcama çarpanı, mutlak değer olarak, vergi çarpanından büyüktür. Bunun nedeni toplam harcamalar üzerinde kamu harcamalarının doğrudan, vergilerin dolaylı biçimde etkili olmasıdır.
    • Devlet kamu harcamalarını arttırır ve bunun tamamını vergileri yükselterek finanse ederse, denge gelir düzeyi kamu harcamalarına eşit miktarda artmaktadır. Böyle bir durumda ortaya çıkan net çarpan etkisi 1’e eşit olmakta ve denk bütçe çarpanı olarak adlandırılmaktadır.Ekonomik durgunluk ve enflasyon ortamlarında istikrarı sağlayabilmek için maliye politikasının nasıl kullanılması gerektiğini açıklayabilmek
    • Ekonomide bir harcama yetersizliği olması halinde, genişlemeci maliye politikası aracılığı ile toplam harcamaları arttırmak ve aşırı işsizliği ortadan kaldırmak mümkündür.
    • Ekonomide bir harcama fazlası olması halinde ise daraltıcı maliye politikası aracılığı ile toplam harcamaları kısmak ve enflasyonist baskıları ortadan kaldırmak mümkündür. İzlenen maliye politikalarının ekonominin içinde
    bulunduğu koşullardan nasıl etkilenebileceğini açıklayabilmek
    • Devlet bütçesi, devlete ait harcamaların yapılmasına, gelirlerin toplanmasına yetki veren ve bunlar arasında dengenin nasıl sağlandığını gösteren belgedir.
    • Kamu harcamalarının kamu gelirlerinden fazla olması durumunda ortaya çıkan bütçe açığı ancak devletin piyasalara borçlanması ile kapatılabilir.
    • Bütçenin gelir ve harcama kalemleri arasında yer alan ve otomatik istikrar sağlayıcılar olarak adlandırılır.

    Mikro İktisattan Makro İktisada GeçişMakro iktisadın doğuşunu ve gelişiminin ardında yatan temel faktörleri açıklayabilmek
    • Mikro iktisat tek bir mala ilişkin piyasanın nasıl çalıştığını ve bireysel karar alma birimlerinin davranışlarını incelerken, makro iktisat bu piyasaların ve karar birimlerinin bütününü ele alır. Örneğin, ekonomideki tüm birimlerin tüketim harcamalarının, ülkede üretilen tüm mal ve hizmetlerin ortalama fiyatlarının, ekonomideki toplam üretim düzeyinin nasıl belirlendiği ve neden değiştiği makro iktisadın ilgi alanına girer.
    • Makro iktisat 1930’larda yaşanan Büyük Bunalım’ın açıklanabilmesi çabaları sonucu doğmuştur.
    • Bu konuda başlangıç olarak Keynes’in 1936 tarihli Genel Teori isimli kitabını kabul etmek yaygın bir görüştür.
    Makro iktisadın ilgi alanına giren temel konuları açıklayabilmek
    • Makro iktisadın temel konuları bir ekonomide toplam üretim hacminin belirlenmesi ve değişmesi, fiyatlar genel düzeyinin belirlenmesi ve değişmesi, işsizlik düzeyinin belirlenmesi ve değişmesi şeklinde sıralanabilir.
    • Ülkedeki üretim hacminde gözlenen dalgalanmalar konjonktür dalgalanmaları olarak adlandırılırken, devlet tarafından izlenen politikalar bu dalgalanmaları n mümkün olduğunca yumuşatılmasını hedeflemektedir.
    • Bu süreçte işsizlik oranını ve enflasyon oranını makul düzeylerde tutabilmek de hedefler arasında sayılmalıdır. Devletin izlediği politikalarla makro ekonomik performans arasındaki ilişkiyi açıklayabilmek
    • Devletin makro ekonomiyi etkilemek amacı ile kullanabileceği araçlar; maliye politikası, para politikası ve arz yönlü politikalar başlıkları altında toplanabilir.
    • Bunlardan maliye politikası, devletin vergi toplama ve harcama yapma kararları; para politikası, merkez bankasının ülkedeki para miktarını kontrol etmeye dönük kararları; arz yönlü politikalar ise devletin temel olarak üretimi arttırmaya dönük kararları ile ilgilidir.
    Bir ekonomide makro açıdan rol alan başrol oyuncuları ve bunların oynadıkları rolleri açıklayabilmek
    • Makro ekonomik karar birimlerinin karşılıklı olarak birbirleriyle olan ilişkileri devresel akım diyagramı çerçevesinde incelenebilir.
    • Hane halkları, işletmeler, devlet ve diğer ülkeler olarak sıralanan bu birimlerin gelir ve harcamaları karşılıklı olarak eşleşmektedir.
    • Her grubun harcaması diğer grup veya grupların gelirini oluştururken, bu durum ekonomik işlemlerin çift taraşı niteliğini yansıtmaktadır.

    Para Teorisi ve PolitikasıKeynesyen iktisatçılara göre para miktarı ile ekonomik faaliyetler arasındaki ilişkileri açıklayabilmek
    • Ekonomik birimler işlem, ihtiyat ve spekülasyon amaçları ile ellerinde bir miktar para tutmak isterler. Ekonomik birimlerin bu amaçlarla ellerinde tutmak istedikleri para miktarını belirleyen faktörler nominal gelir ve faiz oranıdır. Nominal gelir ve para talebi arasında doğru yönlü bir ilişki söz konusu iken, faiz oranı para talebini ters yönde etkilemektedir.
    • Gelir ve fiyatların sabit olduğu varsayımı altında, çizilecek para talebi fonksiyonu negatif eğimli bir eğri olur. Para talebinin para arzına eşitlendiği noktada para piyasası dengeye gelir ve denge faiz oranı belirlenir.
    • Para miktarında meydana gelecek değişiklikler, faiz oranı üzerindeki etkisi aracılığı ile yatırımları, yatırımlarda meydana gelecek değişiklik ise nominal geliri etkiler.
    Klasik ve monetarist iktisatçılarına göre para miktarı ile ekonomik faaliyetler arasındaki ilişkileri açıklayabilmek
    • Para miktarının ekonomiyi direkt olarak etkilediğini savunan iktisatçılar, bu görüşlerini değişim denklemine dayandırmaktadırlar. Değişim denklemi bir ekonomideki para miktarı ile dolaşım hızının çarpımının nominal gelire eşit olacağını gösteren bir özdeşliktir.
    • Klasik iktisatçılar, paranın dolaşım hızının ve üretim hacminin sabit olduğu varsayımı altında, para miktarı değişikliklerinin aynı yönde ve aynı oranda fiyatlara yansıyacağını, dolayısıyla paranın üretim miktarı üzerinde bir etkisinin olmayacağını savunmuşlardır.
    • Monetaristler olarak adlandırılan bir grup iktisatçı ise, ekonominin tam istihdamdan uzak olduğu bir ortamda, paranın kısa dönemde fiyatlar ve üretim üzerinde etkili olabileceğini, ancak uzun dönemde, ara miktarı değişikliklerinin sadece Fiyatları etkileyeceğini öne sürmektedir.
    Para miktarını kontrol etmekten sorumlu merkez bankasının bir ekonomide üstlendiği temel fonksiyonların neler olduğunu ve bunların ne anlama geldiğini açıklayabilmek
    • Ekonomideki önemine karşın, merkez bankacılığı 0’nci yüzyılın başlangıcında ortaya çıkmış nispeten eni bir gelişmedir.
    • Merkez bankasının üstlendiği fonksiyonlar ülkeden ülkeye farklılık göstermesine karşın, modern bir merkez bankasının üstlendiği üç temel fonksiyon öz konusudur: Para piyasalarında istikrarın sağlanması, bankaların bankası ve likitidenin on kaynağı olma, devletin bankacılığını yapma.
    Merkez bankasının ülkedeki para miktarını kontrol edebilmek için kullanabileceği araçların neler olduğunu ve bunları asıl kullanabileceğini açıklayabilmek
    • Merkez bankalarının ülkedeki para miktarını kontrol edebilmek amacıyla kullanabilecekleri üç adet genel araç söz konusudur: Zorunlu rezerv oranları, reeskont oranı ve açık piyasa işlemleri.
    Bu araçlar içerisinde en esnek olanı ve günümüz merkez bankalarının en etkin şekilde kullandıkları araç, açık piyasa işlemleridir.

    Para ve Bankacılık
    Parayı tanımlayabilmedeki güçlüklerin nedenini açıklayabilmek
    • Parayı fiziki özelliklerini esas alarak tanımlamak hem mümkün de¤ildir, hem de iktisadi anlamda doğru de¤ildir.
    • İktisatta paranın kesin ve değişmez bir tanımını yapmak yerine, paranın üstlendiği fonksiyonları sıralayarak bu fonksiyonları yerine getiren her şey para olarak kabul edilir. Bir ekonomide paranın üstlendiği fonksiyonların neler olduğunu açıklayabilmek
    • Değişim aracı olarak para, takasın dezavantajlarını ortadan kaldırarak, mal ve hizmetlerin el değiştirmesi sürecini hızlandırmakta, ekonomide etkinliğin sağlanmasına yardımcı olmaktadır.
    • Hesap birimi olarak para, mal ve hizmetlerin değerini ifade etmede kullanılan ortak ölçü birimidir.
    • Değer muhafaza aracı olarak para, satın alma gücünün elde tutulmasına olanak tanımaktadır. Paranı n bu fonksiyonu, ülkedeki fiyat istikrarı ile yakından ilgilidir. Enflasyonist ortamlarda hızla de-ğer kaybeden paranın bu fonksiyonu da aşınmaya uğramaktadır.
    Zaman içerisinde mal paradan itibari paraya geçişin altında yatan faktörleri ve paranın çeşitlerini açıklayabilmek
    • Paranın evrimi mal para itibari para olarak iki temel kategoride incelenebilir.
    • Modern bir ekonomide para, bozukluk, nakit ve vadesiz mevduat olmak üzere üç türden oluşmaktadır. • Nakit ve vadesiz mevduat kadar likit olmasa da, likitidesi bunlara yaklaşan varlıklar para benzeri olarak adlandırılmaktadır.
    • Paranın tanımlanmasındaki sorunlara bağlı olarak, her ülkenin merkez bankası çeşitli para stoku tanımları yaparlar. Örneğin TC Merkez Bankası M1, M2, M2Y ve diğer bazı alternatif para stoku tanımlarına ilişkin verileri yayınlamaktadır. Bankaların temel fonksiyonlarını, çalışma mantıklarını ve nasıl kaydi para yarattıklarını açıklayabilmek
    • Bankalar, genellikle, halktan topladıkları mevduatı şirketlere ve kişilere kredi olarak veren, menkul kıymetlere yatırım yapan kuruluşlardır. Bu nedenle bankalar fon transferi sürecinde para yaratan kurumlardır. Bankaların yarattığı söz konusu vadesiz mevduatlara kaydi para adı verilmektedir.
    • Bankacılığın gelişimi mutlak rezerv bankacılığından kısmi rezerv bankacılığına geçiş olarak özetlenebilir. Kısmi rezerv bankacılığı, yükümlülüklerden daha düşük bir miktarın rezerv olarak tutulduğu bankacılık uygulamasıdır.
    • Kısmi rezerv bankacılığının bir sonucu olarak ortaya çıkan kaydi paranın miktarı, zorunlu rezervler dışında bir sızıntının söz konusu olmadığı basitleş- tirilmiş bir modelde, zorunlu rezerv oranının tersiyle rezervlerdeki değişim miktarının çarpılması ile belirlenmektedir.

    Tam Rekabet PiyasasıTam rekabet piyasasını tanıyabilmek, bu piyasanın özelliklerini ve sonuçlarını açıklayabilmek
    • Tam rekabet, hiçbir firmanın sattığı ürünün fiyatı üzerinde tek başına kontrol gücünün olmadığı özel bir piyasa yapısıdır. Tam rekabetçi firma fiyat belirleyici değil, fiyat kabullenicidir.
    • Tam rekabet piyasasının dört adet varsayımı şunlardır: Piyasada çok sayıda alıcı ve satıcı vardır, mallar homojendir, piyasaya giriş ve çıkışlar serbesttir, alıcı ve satıcılar tam bilgiye sahiptirler.
    • Tam rekabet koşullarında faaliyet gösteren bir firma, piyasada oluşan fiyatı esas alarak, bu geçerli piyasa fiyatından istediği kadar mal satabilir. Bu nedenle, tek bir firmanın ürününe olan talep eğrisi, geçerli piyasa fiyatında tam esnektir (sonsuz esnektir) ve eğri yatay eksene paralel bir doğru biçimdedir.
    Kısa dönemde firmanın kârını maksimize eden üretim düzeyinin nasıl belirlendiğini farklı yöntemlerle açıklayabilmek
    • Tam rekabet piyasasında faaliyette bulunan bir firmanı n marjinal geliri ve ortalama geliri malın piyasadaki satış fiyatına eşittir. Kârını maksimize etmek isteyen firma, toplam geliri ile toplam maliyeti arasındaki farkı en yükseğe çıkarmayı amaçlar.
    • Firma, marjinal maliyetin marjinal gelire eşit olduğu üretim düzeyinde ve marjinal maliyetin arttığı üretim düzeyinde kârını maksimum düzeye çıkartır.
    • Firmanın kârını maksimize eden çıktıyı üretmesi, firmanın mutlaka ekonomik kâr elde edeceği anlamına gelmez. Eğer satış fiyatı ortalama toplam maliyete eşitse firma ancak normal kârla çalışıyor demektir.
    • Piyasada gerçekleşen fiyat, firmanın ortalama değişken maliyetini karşılama konusunda yetersiz kalıyorsa, firma üretimini durdurmalıdır. Bu nedenle, firmanın kısa dönem arz eğrisi, marjinal maliyet eğrisinin ortalama değişken maliyet eğrisinin üzerinde kalan kısmıdır.
    Uzun dönemde kâr maksimizasyonu sağlayan üretim düzeyinin nasıl belirlendiğini açıklayabilmek
    • Uzun dönem piyasa (endüstri) dengesinde ekonomik kâr söz konusu olmaz ve ürünün fiyatı minimum ortalama maliyet düzeyine kadar iner .
    • Firmalar minimum ortalama maliyette üretimde bulundukları için toplumun bütün kaynakları tam olarak kullanılır. Yani tam rekabet piyasasında, uzun dönemde atıl kapasite oluşmaz.

    Üretim ve MaliyetlerÜretim, firma ve üretim faktörleri kavramlarını kullanarak üretim fonksiyonunu açıklayabilmek
    • Her firma piyasaya sunacağı mal ve hizmetleri üretebilmek için bir takım maliyetlere katlanmak zorundadır. Firma kârını maksimize etmeye çalıştığı için üretimini en düşük maliyetle gerçekleştirme çabası içerisindedir. Firmanın üretip, piyasaya süreceği ürünün miktarı, firmanın katlandığı maliyetler ile ürünün piyasadaki satış fiyatına göre belirlenir.
    • Veri teknoloji çerçevesinde, bir ürünün miktarının arttırılması, girdilerin arttırılmasına bağlıdır. Girdiler ile elde edilen ürünler arasındaki bu bağlılık ilişkisi üretim fonksiyonu ile özetlenmektedir.
    • Üretim sürecinde kullanılan girdiler sabit ve değişken olmak üzere iki grupta değerlendirilir. Sabit girdiler, ürün miktarındaki değişme karşısında belirli bir süre için miktarı değişmeyen girdilerdir. Değişken girdiler ise arzu edilen üretim düzeyine göre miktarı değişen girdilerdir.
    Kısa ve uzun dönem ayırımını yaparak kısa dönemde firmanın üretim davranışını açıklayabilmek
    • Kısa dönem, üretim faktörlerinden sadece bir tanesinin değiştirilmesine olanak tanıyan süredir. Değişken girdi miktarının arttırılmasına bağlı olarak elde edilen çıktıya ise toplam fiziki ürün denir.
    • Azalan verim yasası, diğer üretim faktörleri miktarı sabitken, bir üretim faktörünün üretimde kullanılan miktarının arttırılması durumunda, her ilave birimin sağladığı ürün miktarının azaldığını ifade eden ilişkidir.
    • Marjinal fiziki ürün, emek miktarındaki bir birimlik değişmenin toplam ürün miktarında meydana getirdiği değişim olarak tanımlanır. Marjinal fiziki ürün, emek veriminin nasıl bir seyir izlediğini gösterir.
    • Emeğin ortalama fiziki ürünü emek birimi başına elde edilen ürün miktarıdır. Genelde emek verimliliği ile ortalama fiziki ürün anlatılmak istenmektedir.
    Uzun dönemde firmanın üretim olanaklarını tartışarak firmanın karar verme sürecini açıklayabilmek
    • Uzun dönemde kullanılan tüm girdiler değiştirilebileceği için azalan verimler yasası işlerliğini yitirir. Üretim ölçeği değiştiğinde, bunun ürün miktarı üzerindeki etkisine bakmak suretiyle ölçeğin verimi belirlenebilir. Ölçeğin verimiyle ilgili üç durumla karşılaşılır. Bunlar; ölçeğin sabit, artan ve azalan verimleridir.
    • Bir üretim faktörü için optimal girdi kullanım düzeyi, girdinin marjinal fiziki ürün değerinin girdi fiyatına eşit olduğu seviyedir.
    • Veri bir girdi ve üretim düzeyi için, marjinal fiziki ürünü göreceli olarak yüksek olan bir girdiyi ve/veya diğerlerine kıyasla fiyatı düşük olan girdiyi daha fazla kullanmak, maliyeti minimize etmek için gereklidir.
    Bu minimizasyonun gerçekleştirilmesi optimal üretim tekniğinin seçimini ifade eder. Firma, maliyetlerini minimize eden faktör bileşimini, her bir girdinin marjinal fiziki ürününü fiyatına oranlamak suretiyle belirleyecektir.
    Firmanın üretim sürecinde karşılaştığı maliyetleri açıklayabilmek ve bunların seyrini grafik boyutunda açıklayabilmek
    • Ekonomistler, maliyet kavramını muhasebecilerden farklı tanımlamaktadırlar. Muhasebe hesaplarına yansıtılan maliyetler açık maliyetlerdir. Örtük maliyetler gerçekte ödeme yapılmayan, ancak bir alternatiften vazgeçilmesi nedeniyle oluşan maliyetlerdir. İktisatçılar maliyet hesaplamalarına örtük maliyetleri de dahil ederler.
    • Ekonomistler açık ve örtük maliyetleri kullanarak kârı ölçerler. Oysa, kârın genel muhasebe standartlarıyla yapılan hesaplamasına örtük maliyetler katılmaz.
    Firmanın kısa dönemdeki maliyetlerini tanımlayabilmek ve bunların seyrini grafik boyutunda açıklayabilmek
    • Firmanın üretim miktarı ile birlikte değişen değişken maliyetleri ile üretim miktarı ile ilişkisi bulunmayan sabit maliyetlerinin toplamı toplam maliyetleri verir.
    • Firmanın maliyet eğrileri fiziki ürün eğrilerinin ters döndürülmüş halidir.
    • Marjinal maliyet, firmanın üretimini bir birim değiştirmesi nedeniyle toplam maliyette meydana gelen değişmedir. Firmanın ortalama maliyet eğrileri ve marjinal maliyet eğrisi optimal üretim miktarının belirlenmesinde öneme sahip eğrilerdir.
    Firmanın uzun dönemdeki maliyetlerini tanımlayabilmek ve bunların seyrini grafik boyutunda açıklayabilmek
    • Maliyetler açısından uzun dönemi kısa dönemden ayıran temel özellik, firmaların herhangi bir sabit maliyetinin olmaması, yani tüm maliyetlerinin değişken olmasıdır.
    • Faktör fiyatları ve teknoloji sabitken, uzun dönem ortalama maliyetler, tüm üretim faktörlerinin değişmesi sonucunda her bir üretim düzeyi için minimum ortalama maliyetlerden oluşur.
    • Farklı girdi fiyatları veya farklı teknoloji, farklı kısa ve uzun dönem maliyetlerine neden olur. Daha düşük girdi fiyatlarında, belirli bir üretim düzeyi için katlanılan üretim maliyeti düşer ve maliyet eğrisi bütün halinde aşağıya kayar. Tersi durumda katlanılan üretim maliyeti artacağı için maliyet eğrisi yukarı ya doğru yer değiştirir.
    __________________
    Kötülerin insanlığa zulüm ettiği bir zamanda kalpleri kararmışların çığlık seslerini duymuyorsan,daha inzar gelmemiş demektir....
    İKTİSADA GİRİŞ
    * Fayda sağladığında yok olup, biten mallara dayanıksız mallar denir.

    * Bir kararı uygularken vazgeçilen bir başka karara fırsat maliyeti denir.

    * p0=10, p1=15, q0=1, q1=0.5kg ise talebin fiyat esnekliği -1 dir. (0.5-1)/1 bölü (15-10)/10

    * Asgari ücret taban fiyatı uygulamasına bir örnektir.Oligopol piyasasında üretici firmalar arasında karşılıklı bağımlılık gözlenir.

    * Ölçülebilen ve günlük yaşamda karşılaşılan faiz oranı nominal faiz oranıdır.

    * Dışsallıkların özellikleri: Hem üreticiler hem de tüketiciler tarafından meydana getirilebilmeleri Pozitif veya negatif olabilmeleri Kamusal malların dışsallıkların özel bir türü olması Ekonomik yapıiçerisinde dışsallıkların taraflarını belirlemenin mümkün olması

    * Makro iktisadın ilgi alanı: İşsizlik oranı, Enflasyon oranı, Üretim artış oranı

    * Yatırım harcamaları: Firmaların ve devletin yeni bina yaptırmak için yaptıkları harcamalar
    Firmaların ve devletin yeni teçhizat ve tesisat alımı için yaptıkları harcamalar
    Bireylerin yeni ev yaptırmak için yaptıkları harcamalar
    Stoklardaki artışlar

    * Bir grup mal ve hizmetin 2000 yılı fiyatlar ıile ifade edilen değeri 100 YTL, 2004 yılı fiyatlarıile ifade edilen değeri 140 YTL ise, bu mal ve hizmet grubunun fiyatları 2000-2004 döneminde yüzde 40 oranında artmıştır.

    * Ortalama tüketim eğilimi ile ortalama tasarruf eğiliminin toplamı1 dir. Y=C+S
    APC+APS=TÜKETİM/GELİR + TASARRUFLAR/GELİR=C/Y +S/Y =1

    * C=Tüketim=90, Y=Gelir=100 ise Ortalama tüketim eğilimi=90/100=0.90

    * Kamu harcamaları çarpanının 3, vergi harcamaları çarpanının -2 olduğu bir ekonomide, kamu harcamalarının 250 bin YTL ve vergilerin 300 bin YTL arttırılması durumunda milli gelirde 600 bin YTL azalır. -2 çarpı300 =-600.

    * Bir ekonomide MPC=marjinal tüketim eğilimi 0.80 ve MPI=marjinal ithal eğilimi değeri 0.05 ise harcama ve vergi çarpanı değerleri harcama çarpanı4, vergi çarpanı-3 tür. vergi çarpanı=-(0.80-0.05)x4=-3, harcama çarpanı=1(0.2+0.05)=4

    * TC Merkez Bankasıtarafından yapılan en likit para arzı tanımı M2=M1+Ticari bankalardaki vadeli mevduatlar

    * Paranın ihtiyat amacıyla talep edilmesinin nedeni beklenmeyen harcamaların karşılanmasıdır.

    * Toplam talep eğrisinin sola kaymasının nedeni para arzının azalmasıdır.

    * İthal edilen mallara konulan vergiye tarife denir.

    * Belirli bir malın üretiminin diğer ülkelere göre daha etkin olarak, yani daha düşük fırsat maliyeti ile gerçekleştirilmesine karşılaştırmalı üstünlük denir.

    * İşgücü arzı çalışabilir yaştaki nüfusun büyüklüğüne bağlı olarak belirlenir.

    * Hızlı nüfus artışı sonucu işçi başına düşen sermaye miktarının azalması, sermaye sığlaşması olarak adlandırılır.

    * İki mal arasındaki çapraz talep esnekliği katsayısı;
    Pozitif bir değerse, bu iki malın birbirine göre durumu ikame mallardır. Negatifse tamamlayıcı mallardır.

    * Tekel piyasasında yapılan tek satıcı olması varsayımı tekelci firmanın endüstri konumuna gelmesi sonucunu doğurur.

    * Q0=1 kg, Q1=0.5 kg, P0=10, P1=15 ise talebin fiyat esnekliği katsayısı-1 dir. Formül: [ (Q1-Q0)/Q0] / [ (P1-P0)/P0]

    * Portakal (kg/hafta): 3,6,10 Toplam fayda: 100,160,200 ise bir haftada tüketilen portakal miktarı 3 kg den 6 kg'a çıktığında marjinal fayda 20 birimdir. Formül: (160-100)/(6-3)

    * Bir dilim pasta 10 YTL ve bir fincan kahve 2 YTL ise bir dilim pastanın fırsat maliyeti 5 kahvedir. Formül: 10/2=5

    * Tam rekabet piyasasının varsayımları: Piyasada çok sayıda alıcı ve satıcı vardır. Her firma homojen bir ürün üretir ve satar. Firmalar kolaylıkla piyasaya
    girip çıkarlar. Alıcıve satıcılar tam bilgiye sahiptirler.

    * Dışsallıkların özellikleri: Pozitif veya negatif olabilmeleri.
    Hem üreticiler hem de tüketiciler tarafından meydana getirilebilmeleri.
    Kamusal malların, dışsallıkların özel bir türü olması.
    Ekonomik yapı içerisinde dışsallıkların taraflarını belirlemenin mümkün olması.

    * Ölçülebilen ve günlük yaşamda karşılaşılan faiz oranı Nominal faiz oranıdır.

    * Bir malın satılmak istenen miktarı ile fiyatı arasında doğru yönlü ilişkiye arz kanunu denir.

    * Bir firmanın ürünlerinin satışından elde ettiği gelire toplam gelir denir.

    * Ek faktör birimlerinin kullanılması sonucu, firmanın toplam gelirinde ortaya çıkan artışa marjinal ürün geliri denir.

    * Ödünç verilebilir fonlar: Tüketici kredileri, ticari krediler, yatırım kredileri, devletin borçlanma talebi

    * İlgili malın fiyatı100 TL'den 130 TL'ye çıktığında arz edilen miktarı 50 birimden 70 birime çıkmaktadır. İlgili malın arz esneklik değeri 1,33'tür. arz esneklik= arz miktarındaki % değişme/malın fiyatındaki % değişme

    * Tüketicilerin reel gelirleri arttıkça daha az miktarda tüketmek isteyecekleri mallara Düşük mal denir.

    * Ortalama ürün eğrisinin en yüksek değerde olduğu noktada marjinal ürün ortalama ürüne eşittir.

    * Oligopolde, "Ürün fiyatını yükseltirsem rakip firmalar fiyat yükseltmezler. Ürün fiyatını düşürürsem rakip firmalar da hemen fiyat düşürür."bekleyişi Dirsekli talep modeli teorisi ile açıklanmaktadır.

    * Marjinal hasılat verimi faktör fiyatından küçük olduğu sürece firma Faktör miktarını azaltır.

    * Bir bireyin yaptığı bir faaliyetten, yapılan işle hiç ilgisi olmayan başka bireylerin olumlu veya olumsuz etkilenmelerine Dışsallık denir.

    * Devletin toplam talebi arttırmak yerine, üretimi arttırmaya dönük politikası
    Arz yönlü politikadır.

    * Toplam harcamalar içerisinde değişkenliği en fazla olan harcama türü Yatırım harcamalarıdır.

    * Ekonominin tam istihdam GSMH düzeyinin altında bir noktada ulaştığı denge noktasına Noksan istihdam dengesidir.

    * Devletin bütçesinde kamu harcamalarının kamu gelirinden fazla olması durumuna Bütçe açığı denir.

    * Paranın temel fonksiyonları: Hesap birimi olma, Değişim aracı olma, Değer muhafaza aracı olma.

    * Talep edilecek para miktarınıbelirleyen faktörler, Nominal Gelir-Faiz Oranıdır.

    * Fiyatlar artarken üretimin azaldığı duruma Stagflasyon denir.

    * Dış ticarete getirilen kısıtlamalar: Tarifeler, Kota, Tarife dışı engeller, İhracat ambargosu

    * Mevcut kaynakların, yurtiçinde tüketilecek tarımsal ürünler üretiminde kullanılması yerine, ihraç edilebilecek ürünlerin imalatında kullanılması durumuna İhraç ikamesi denir.

    * İKTİSAT, bireyler ve toplumların sınırlı kaynaklarını sınırsız ihtiyaçlarını karşılamak için nasıl dağıttıklarının incelenmesidir.

    * Ülkeler arasındaki farklı ekonomik yapı ve kurumların organizasyonu ile çeşitli çıkar grupları arasındaki ilişkileri inceleyen iktisat bölümüne İKTİSADİ SİSTEMLER adı verilir.

    * İktisatçının belli bir ekonomik sorunla ilgili bütün gerçekleri araştırıp toplama işlemine BETİMLEYİCİ İKTİSAT denir.

    * İktisadın temel özellikleri: Malların üretimi,tüketimi ve dağıtımıyla ilgili olması. Sosyal bir bilim olması.
    Analitik olması. İnsan davranışlarının sadece iktisadi yönünü seçip incelemesi

    * Arz yasası, malın fiyatıile arz edilen miktar değişkenleri arasındaki ilişkiyi gösterir.

    * Tüketicinin geliri arttığında talebi artan mallara NORMAL MAL denir.

    * Gelir arttıkça talebi düşen, gelir azaldıkça talebi artan mala DÜŞÜK MAL denir.

    * Tüketim mallarının üretiminde kullanılan mallara sermaye malları(yarımamül mallar, hammaddeler, üretici malları) denir.

    * Fiyat değişiminin yarattığı gelir ve ikame etkileri talep eğrisinin neden negatif eğime sahip olduğunu açıklamak için birlikte kullanılır.

    * Genelden özele doğru yapılan bir araştırmada izlenen yaklaşıma
    TÜMDENGELİM adıverilir.

    * Cateris Paribus varsayımı"diğer koşulların sabit olduğu"'nu ifade eder.

    * Normal malın talebinin GELİR esnekliği POZİTİF'tir. Düşük malın talebinin GELİR esnekliği NEGATİF'tir. Birbiriyle ilişkisiz mallar arasında ÇAPRAZ talep esnekliği sıfırdır. İkame mallar arasındaki çapraz talep esnekliği pozitiftir.
    Tamamlayıcı mallar arasındaki çapraz talep esnekliği negatiftir.

    * Esnekliği sonsuz olan talep eğrisi, y eksenine paralel olan bir doğrudur.

    * Piyasa döneminde (çok kısa dönem) üretim miktarı sabittir.

    * Uzun dönemde tüm girdilerin miktarı ve üretim kapasitesi değiştirilebilir.

    * Toplam sabit maliyetin üretim miktarına oranına ortalama sabit maliyet denir. AFC=TFC/q

    * Tam rekabet piyasasındaki bir firmanın ortalama geliri sabittir ve fiyata eşittir. AR=P

    * Tekel piyasasındaki bir firmanın marjinal geliri sıfır olduğunda, tekelcinin sahip olduğu talep eğrisinin esnekliği 1'e eşittir.

    * Talebi esnek olan bir maldan elde edilen toplam gelirin arttırabilmesi için malın fiyatının düşürülmesi gerekir.

    * İmalat faaliyeti sonucunda yaratılan faydaya Şekil faydası denir.

    * Üretimde kullanılan, ancak bu kullanım karşılığı hiçbir parasal ödeme yapılmayan kaynakların değerine ÖRTÜK MALİYET denir.

    * Bir malın üretilen her birimi için sabit bir vergi alınması firmanın sabit maliyetlerini etkilemez.

    * Tekelci, marjinal maliyetin marjinal gelire eşit olduğu çıktı düzeyinde karını maksimize eder.
    MC=MR

    * Oligopolcü firmaların karlarınıbir grup halinde maksimize etmeleri durumunda ortaya çıkan oligopol türüne TAM OLİGOPOL denir.

    * İşgücünün marjinal ürün geliri= Marjinal gelir x Marjinal fizik ürün. MRP=MPP X MR

    * Bir bankaya yatırılan mevduat miktarı 8 milyar TL ve karşılık oranı0,25 ise yaratılan kaydi para miktarı 8 x 1/0,25=32 milyardır.* Çok sayıda üreticinin farklılaştırılmış ürün ürettiği piyasaya FARKLILAŞTIRILMIŞ OLİGOPOL adı verilir.

    * Bir ekonomide GSMH 1000 TL, para arzı 500 TL ise gelir devir hızı2 dir. V=Y/M=1000/500=2

    * Paralel para sisteminde altın ve gümüş para olarakkullanılmıştır.

    * Spekülatif para talebi faiz oranına bağlı olarak değişir.

    * John Maynard Keynes'e göre artan para talebinin fiyatları yükseltmesi için paranın harcanması gerekir.

    * Merkez bankasının görevleri:
    Banknot ihraç etmek.
    Reeskont işlemleri yapmak.
    Devletin hazinedarlığını yapmak.
    Bankalar arası işlemler yapmak.
    Ticaret bankalarının para ihtiyatlarınımuhafaza etmek.
    Mali-ekonomik konularda devlete danışmanlık yapmak.

    * Merkez bankaları; altın külçe miktarı, ülkedeki döviz miktarı, devlet hazinesine verilen kısa vadeli avanslar karşılığında banknot emisyonunu
    değiştirmez.

    * Kaydi parayı TİCARİBANKACILIK SİSTEMİ yaratır.

    * İhtiyat amacıyla elde tutulmak istenen paranın miktarı gelir düzeyine bağlıdır.

    * Wicksell ve Aftalion, miktar teorisini gelir ve bu gelirin harcanması açısından açıklayan iktisatçılardır.

    * Çeşitli ülkelerin milli gelirleri karşılaştırılırken dikkate alınanlar: Nüfus farkları. Fiyat düzeyleri farkı. Üretim maliyetlerindeki farklar. Üretilen mal ve hizmet farklılıkları. Tabiat şartlarının farklılığı. Piyasaya giren üretici miktarındaki farklar.

    * Ekonominin genişlemesi, yatırımların tasarruftan fazla olmasının bir sonucudur. Yatırım > tasarruf

    * Topraklar arasındaki nitelik farklarından ya da pazara uzaklık farkından doğan ranta fark bedeli veya DİFERANSİYEL FARK denir.

    * Paranın değerinin düşmesi: istihdamın artmasına, borç verenlerin zarara uğramasına, sabit gelirlilerin satın alma gücünün düşmesine, üreticilerin aşırı kar
    elde etmelerine neden olur. Üretimin azalmasına neden olmaz.

    * Çeşitli ülkelerin milli gelirleri karşılaştırılırken dikkate alınanlar: Nüfus farklılıkları, Fiyat düzeyleri farkı, Üretim maliyetlerindeki farklar, Üretilen mal
    ve hizmet farklılıkları

    * Bir ekonomide talebin azalıp, yatırımların durması sonucu ortaya çıkan işsizlik türüne konjonktürel işsizlik denir.

    * Sermaye stokuna yapılan net ilavelere NET YATIRIM denir.

    *Milli gelirin üretim faktörleri sahiplerinin üretimden aldıkları paylara göre dağılımına FONKSİYONEL DAĞILIM denir.

    * Gelir dağılımında eşitsizliğin nedenleri: Yetenek farklılıkları, Eğitim ve öğrenim farklılıkları, Mülkiyet ve miras hakkı, Çalışkanlıkta farklılık, Telafi edici ücret farklılıkları, Risk üstlenme, Piyasa üzerinde güç sahibi olma.

    * Cari ücret düzeyinde çalışmak istemeyenlerin oluşturduğu işsizlik türü GÖNÜLLÜ işsizliktir.

    * Tüketim harcamalarınıbelirleyen en önemli unsur gelir düzeyidir.

    * Ekonomik büyümede rol oynayan arz etmenleri:
    İşgücünün kalitesi ve miktarı,
    Teknolojik gelişme,
    Sermaye stoku,
    Doğal kaynaklar

    * Yatırımın marjinal etkenliği eğrisi, faiz oranı ile yatırım miktarı arasındaki ilişkiyi gösterir.

    *Marjinal tasarruf eğilimi=1-marjinal tüketim eğilimi. MPS=1-MPC

    *Marjinal tüketim eğilimi 0,8 olan bir ekonomide vergi çarpanı-4 tür. -(k-1)=-(1/(1-0,8) -1)=-(1/0,2 - 1)=-4

    * Bir ekonomide marjinal tüketim eğilimi 0,7 ise çarpan katsayısı3,3'tür. Çarpan = 1/(1-MPC)=1/(1-0,7)=3,3

    * Devletin ekonomik hayata müdahale etmediği bir ekonomi modelinde, genel denge; toplam arz=toplam talep eşitliğinde kurulur. SMH=SMG veya Bireylerin
    yatırım talebi= toplam tasarruf. I=S

    * Talebi esnek olan bir maldan elde edilen toplam gelirin artırılabilmesi için malın fiyatının düşürülmesi gerekir.

    * İşlem amaçlı para talebi, gelir düzeyi ile doğru yönlü olarak değişir



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

  10. #10
    Avatarı
    ACEMİ

    Status
    Offline
    Katılım
    May 2008
    Mesajlar
    6
    Paylaşım Notu
    98



    1. Aşağıdakilerden hangisi asgari ücret uygulamasının neden olabileceği olumsuzluklardan biridir
    A) İş bulamayanların refah seviyesinin düşmesi
    B) İşverenlere ek maliyet yükü getirmesi
    C) Devletin vergi gelirlerinin azalması
    D) Çalışma isteğinin azalması
    E) Çalışanların refah seviyesinin düşmesi

    2. İki mal arasındaki çapraz talep esnekliği katsayısı pozitif bir değerse, bu iki malın birbirine göre durumu aşağıdakilerden hangisidir
    A) Tamamlayıcı mallarıdır B)İkame mallardır
    C) Lüks mallardır D) Zorunlu mallardır
    E) İlişkisiz mallardır

    3. İşgücü arzı aşağıdakilerden hangisine bağlı olarak belirlenir
    A) Çalışabilir yaştaki nüfusun büyüklüğüne
    B) Ücret düzeyine
    C) İşgücü verimliliğine
    D) Teknolojinin içinde bulunduğu düzeye
    E) İşgücü talebine

    4. Kamu harcamalarında meydana gelecek bir artışın toplam talep eğrisinde (AD) yaratacağı değişiklik aşağıdakilerden hangisidir
    A) Eğri üzerinde aşağıya kayılır
    B) Eğri üzerinde yukarıya kayılır
    C) Değişiklik olmaz
    D) Sağa kayar
    E) Sola kayar

    5. Tekelcinin talep eğrisi ile piyasa talep eğrisinin aynı eğriler olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir
    A) Üretim miktarının sabit olması
    B) Fiyatın sabit kalması
    C) Piyasada tek firma olması
    D) Ekonomik kârın söz konusu olmaması
    E) Yakın ikâme mallarının varlığı

    6. Marjinal ürün değeri aşağıdakilerden hangisini ifade eder
    A) Marjinal ürünün satışı sonucu elde edilen geliri
    B) Ortalama faktör verimliliğini
    C) Marjinal faktör verimliliğini
    D) Ölçeğe göre verimliliği
    E) Firma maliyetlerinin düzeyini

    7.
    I. Vergiler
    II. Kamu harcamaları
    III. Para miktarı
    Yukarıda sıralanan değişkenlerden maliye politikası kapsamında değerlendirilecek olanlar aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir
    A) I , II ,ve III B) I ve III C) II ve III D) I, ve II E) Sadece III


    8. Bir firma istihdam ettiği işçi sayısını 10’dan 15’e çıkarttığında toplam geliri 100 bin YTL’ den 120 bin YTL’ ye yükseldiğine göre, emeğin marjinal ürün geliri kaç bin YTL’ dir
    A) 12.5 B) 20 C) 5 D) 10 E) 4





    9. Özel firmaların kamusal mal üretmede isteksiz olmalarının nedeni aşağıdakilerden hangisidir
    A) Fiyat mekanizmasının işlemeyişi
    B) Maliyetlerin çok yüksek olması
    C) Kârın düşük olması
    D) Üretimin çapraşık bir organizasyon gerektirmesi
    E) Teknolojinin kullanılamaması

    10. Marjinal fiziki ürünün sıfır olduğu üretim düzeyinde toplam fiziki ürün nasıldır
    A) Sıfırdır B) Minimumdur.
    C) Maksimumdur. D) Artandır.
    E) Azalandır.


    11. Mutlak rezerv bankacılığında, verilecek kredi hacmini belirleyen faktör aşağıdakilerden hangisidir
    A) Net sermaye B) Vadesiz mevduat hacmi
    C) Vadeli mevduat hacmi D) Rezerv miktarı
    E) Yasalar

    12. Aşağıdaki piyasalardan hangisinde üretici firmalar arasında karşılıklı bağımlılık gözlenir
    A) Oligopol B) Tekel C) Tam rekabet
    D) Oligopson E) Monopson

    13. Bir dilim pasta 10 YTL ve bir fincan kahve 2 YTL ise, bir dilim pastanın fırsat maliyeti aşağıdakilerden hangisidir
    A) 4 fincan kahve B) 2 fincan kahve
    C) 5 fincan kahve D) 1 fincan kahve
    E) 10 fincan kahve

    14. Aşağıdakilerden hangisi bir tüketicinin fayda maksimizasyonu sağladığı tüketim miktarını ifade eder
    A) Tüketilen tüm malların marjinal faydalarının fiyatlarına oranına eşit olduğu tüketim miktarı
    B) Tüketilen tüm malların fiyatlarının marjinal faydalarına oranına eşit olduğu tüketim miktarı
    C) Tüketilen tüm malların marjinal faydalarının eşit olduğu tüketim miktarı
    D) Tüketilen tüm malların fiyatlarının eşit olduğu tüketim miktarı
    E) Tüketilen tüm malların toplam faydalarının marjinal faydalarına oranının eşit olduğu tüketim miktarı

    15. Tüketicinin gelirinde meydana gelecek bir artışın, diğer koşullar sabitken, denge fiyatı ve denge miktarı üzerinde yaratacağı etki aşağıdakilerden hangisidir
    A) Hem denge fiyatı, hem de denge miktarı artar.
    B) Denge fiyatı artar, denge miktarı azalır.
    C) Denge fiyatı azalır, denge miktarı artar.
    D) Hem denge fiyatı, hem de denge miktarı azalır.
    E) Denge fiyatı artar, denge miktarı değişmez.

    16. 2004 yılında bankacılık sisteminin sahip olduğu rezervler 20 milyon YTL, vadesiz mevduat hacmi 80 milyon YTL artmış ise, basit kaydi para çarpanı değeri kaçtır
    A) 2 B) 0.25 C) 16 D) 4 E) 1




    17. Bireylerin ve toplumların sahip oldukları sınırlı kaynakları sınırsız olan ihtiyaçlarını karşılamak için nasıl dağıttıklarını inceleyen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir
    A) Sosyoloji B) Hukuk C) Siyaset
    D) İktisat E) Psikoloji

    18. Paranın satın alma gücünün elde tutulmasına olanak sağlaması, aşağıdaki para fonksiyonlarından hangisini ifade eder
    A) Finansal yeniliklere olanak tanıma
    B) Hesap birimi olma
    C) Değişim aracı olma
    D) Tasarruf aracı olma
    E) Değer muhafaza aracı olma

    19. Belirli bir malın üretiminin diğer ülkelere göre daha etkin olarak, yani daha düşük fırsat maliyeti ile gerçekleştirilmesine ne ad verilir
    A) Mutlak üstünlük
    B) Karşılaştırmalı üstünlük
    C) Sınırlı üstünlük
    D) Marjinal üstünlük
    E) Emek yoğun üstünlük

    20. Tekelci rekabet piyasasındaki bir firma aşağıdaki eşitliklerden hangisinin sağlandığı üretim düzeyinde kârını maksimize eder
    A) Ortalama gelir = Ortalama maliyet
    B) Toplam gelir = Toplam maliyet
    C) Marjinal gelir = Marjinal maliyet
    D) Marjinal gelir = Ortalama gelir
    E) Toplam maliyet = Ortalama maliyet

    21. Bir X malının arz eğrisi yukarı doğru eğimli ise, malın fiyatında görülen bir artış aşağıdaki değişikliklerden hangisini doğurur
    A) X malı arz miktarı artar.
    B) X malı arz miktarı azalır.
    C) X malı arzı artar.
    D) X malı arzı azalır.
    E) X malı arz miktarı değişmez.

    22.
    I. Faktör arzı
    II. Faktör talebi
    III. Faktör geliri
    Faktör fiyatlarının belirlenmesinde rol oynayan unsurlar aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmektedir
    A) I, II ve III B) I ve III C) I, ve II
    D) II ve III E) Sadece III

    23. Paranın satın alma gücünü belirleyen değişken aşağıdakilerden hangisidir
    A) Fiyatlar B) Faiz oranı C) Döviz kuru
    D) Ekonomik büyüme E) İşsizlik oranı


    24. Bir ekonomi için hesaplanan kamu harcamaları çarpanının değeri 3 ise, vergi çarpanının değeri aşağıdakilerden hangisidir
    A) 2 B) -4 C) 0 D) -2 E) 4





    25. Toplam harcamaların üretimin değerinden büyük olması halinde stoklar ve gayrisafi milli hasıla nasıl bir değişim gösterir
    A) Hem stoklar, hem de GSMH azalır.
    B) Stoklar azalır, GSMH artar.
    C) Hem stoklar, hem de GSMH artar.
    D) Stoklar artar, GSMH azalır.
    E) Hem stoklar, hem de GSMH değişmez.
    26. Arz ve talep eğrilerinin aynı miktarda sola kayması söz konusu olduğunda, denge fiyatı ve miktarındaki değişme hangi yöndedir
    A) Denge fiyatı değişmez, denge miktarı azalır.
    B) Denge fiyatı ve denge miktarı artar.
    C) Denge fiyatı ve denge miktarı azalır.
    D) Denge fiyatı artar, denge miktarı azalır.
    E) Denge fiyatı ve denge miktarı değişmez.

    27.
    Yukarıdaki tabloda özetlenen ekonomi için hesaplanacak marjinal tasarruf eğilimi değeri nedir
    A) 0.50 B) 0.1 C) 0.30 D) 0.40 E) 0.20




    28. Aşağıdakilerden hangisi serbest ticarette uluslar arası mal fiyatlarının eşitlenmesine engel olan faktörlerden biridir
    A) Nakliye maliyetleri B) Verimlilik
    C) Döviz kuru D) Faiz oranları E) Ölçüm farklılığı

    29. Genişlemeci bir para politikasının fiyatlar ve üretim üzerindeki etkisi aşağıdakilerden hangisidir
    A) Hem fiyatlar, hem de üretim azalır.
    B) Fiyatlar artar, üretim azalır.
    C) Fiyatlar azalır, üretim artar.
    D) Hem fiyatlar, hem de üretim artar.
    E) Fiyatlar değişmez, üretim artar.

    30. Harcama çarpanının değeri 3 iken, kamu harcamalarındaki 100 bin YTL' lik bir artışın gelir üzerindeki etkisi aşağıdakilerden hangisidir
    A) 300 bin YTL artış B) 300 bin YTL azalış
    C) 33 bin YTL artış D) 33 bin YTL azalış
    E) 103 bin YTL artış



    31. Bir malın fiyatı 200 YTL iken satın alınmak istenen miktarı 12 adettir. Malın fiyatı 300 YTL' ye çıktığında satın alınmak istenen miktar 6' ya düştüğüne göre talebin fiyat esnekliği değeri kaçtır
    A) -0,5 B) -0,2 C) -1 D) -2 E) -5



    32. Aşağıdakilerden hangisi bir mala ilişkin olarak piyasada dengenin sağlandığını gösterir
    A) Arz = Talep B) Arz + Talep = 0
    C) Arz – Talep = 1 D) Arz – Talep = Fiyat
    E) Arz + Talep = Fayda

    33. Aşağıdakilerden hangisi hizmetlerin sınıflandırılmasında kullanılan ayırımı gösterir
    A) Ekonomik ve serbest hizmetler
    B) Kişisel ve ticari hizmetler
    C) Dayanıklı ve dayanıksız hizmetler
    D) Tüketici ve üretici hizmetleri
    E) Faydalı ve faydası olmayan hizmetler

    34. Aşağıdakilerden hangisi ürün farklılaştırmasına yol açmaz
    A) Satış koşulları B) Ürünün ambalajı
    C) Mağazanın görünümü D) Maliyet farklılıkları
    E) Reklamlar
    35. Fiyattaki değişmenin talep edilen miktarda hiçbir değişmeye neden olmadığı durumda talep esnekliğinin katsayısı nasıldır
    A) e = 0 B) e = ∞ C) e = 1
    D) e < 0 E) e > 1



    36. Bir kararı uygularken vazgeçilen bir başka karara ne ad verilir
    A) Sabit maliyet B) Marjinal maliyet
    C) Ortalama maliyet D) Fırsat maliyeti
    E) Toplam maliyet


    37. Ek faktör birimlerinin kullanılması sonucu, firmanın toplam gelirinde ortaya çıkan artışa ne ad verilir
    A) Toplam ürün geliri B) Maksimum ürün geliri
    C) Ortalama ürün geliri D) Optimal ürün geliri
    E) Marjinal ürün geliri

    38. Türkiye' de banknotların basımı aşağıdakilerin hangisi tarafından yapılmaktadır
    A) Merkez Bankası B) Hazine
    C) İçişleri Bakanlığı D) Sermaye Piyasası Kurulu E) Ticari bankalar

    39.
    Yukarıdaki tabloya göre, 3. fincan kahvenin marjinal faydası kaçtır
    A) 1 B) 3 C) 4 D) 6 E) 7





    40. Aşağıdakilerden hangisi makro iktisadın ilgi alanı içerisinde yer almaz
    A) Toplam iç borç stoku B) İşsizlik oranı
    C) Enflasyon oranı D) Ekonomik büyüme oranı
    E) Bir firmanın kârlılık oranı

    41. Bir ekonomide planlanan toplam harcamalar 170 bin YTL, gayrisafi milli hasıla değeri 150 bin YTL ise, stoklarda nasıl bir değişme meydana gelir
    A) 20 bin YTL azalma B) 20 bin YTL artma
    C) 320 bin YTL artma D) 320 bin YTL azalma
    E) 100 bin YTL artma




    42. Karşılaştırmalı üstünlük kuramına göre, diğer ülkelerle maliyet karşılaştırması yapılırken, aşağıdaki maliyet kavramlarından hangisi esas alınır
    A) Sosyal maliyet B) Kaynak kullanım maliyeti
    C) Marjinal maliyet D) Fırsat maliyeti
    E) Toplam maliyet





    43.
    I. Faiz oranı
    II. Fiyatlar
    III. Gelir
    Yukarıda sıralanan değişkenlerden para talebini ters yönde etkileyen veya etkileyenler aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir
    A) Sadece I B) I ve II C) I ve III
    D) II ve III E) I, II ve III

    44. Bir ülkede para politikasının yürütülmesinden sorumlu olan birim aşağıdakilerden hangisidir
    A) Merkez bankası B) Planlama teşkilatı
    C) Maliye bakanlığı D) Hazine idaresi
    E) Başbakanlık

    45. Bir firmanın ürünlerinin satışından elde ettiği gelire ne ad verilir
    A) Minimum gelir B) Marjinal gelir
    C) Ortalama gelir D) Optimal gelir
    E) Toplam gelir

    46.
    Yukarıdaki tabloya göre, bir haftada tüketilen portakal miktarı 3 kg'dan 6 kg'a çıktığında marjinal fayda kaç birimdir
    A) 40 B) 60 C) 20 D) 30 E) 10




    47.
    I. Devlet tarafından üretilme
    II. Herkes tarafından tüketilebilme
    III. Faydadan mahrum bırakılamama
    Yukarıda sıralanan özelliklerden kamusal malların taşıması gerekenler aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir
    A) II ve III B) I ve II C) I ve III
    D) I, II ve III E) Yalnız I

    48. Diğer malları üretmek için kullanılan makineler, araçlar ve fabrikalar bir üretim faktörü olarak aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılır
    A) Sermaye B) Toprak C) Temel girdi
    D) Girişim E) Emek

    49. Aşağıdakilerden hangisi serbest ticarette uluslar arası mal fiyatlarının eşitlenmesine engel olan faktörlerden biridir
    A) Nakliye maliyetleri B) Verimlilik
    C) Döviz kuru D) Faiz oranları
    E) Ölçüm farklılığı

    50. Aşağıdakilerden hangisi ekonomik büyüme ve ekonomik kalkınma kavramları arasındaki farkı ifade eder
    A) Büyüme sayısal, kalkınma niteliksel bir kavramdır.
    B) Kalkınma hızı tasarruf oranı ile büyüme oranının toplamına eşittir.
    C) Büyüme hızı her zaman kalkınma hızından yüksektir.
    D) Büyüme hızı ile kalkınma hızı arasındaki fark nüfus artış oranını verir.
    E) Büyüme kalkınmaya göre daha geniş kapsamlı bir kavramdır.
    __________________
    Ey Millet
    Ben Mustafa Kemal'im
    Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim
    Hala "en hakiki mürşit" değilse ilim
    Kurusun damağım dilim
    Özür dilerim...
    Unutun tüm dediklerimi,
    Yıkın diktiğiniz heykellerimi
    Özlediyseniz feshi,peçeyi
    Aydınlığa yeğliyorsanız karanlık geceyi
    Hala medet umuyorsanız
    Şıhtan,şeyhten,dervişten,
    Şifa buluyorsanız,muskadan, üfürükçüden...
    Unutun tüm dediklerimi.
    Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...

    ((_Love or Live it_))



    _SİBEL_
    Üyelere Açık Profil Bilgileri

    _SİBEL_ - Daha fazla mesajını bul

    07-15-2007, 12:57 PM
    #2

    _SİBEL_
    Üye



    Üyelik Tarihi: Jul 2007
    Bulunduğu Yer: NE_MTLU_TÜRKÜM_DİYENE
    Mesajlar: 15
    Tecrübe Puanı: 417
    Takimi:



    51. Fiyatlar genel düzeyini ifade etmek amacıyla kullanılan fiyat indekslerinde temel yıl olarak kabul edilen yıla ilişkin indeks değeri hangi değerle gösterilir
    A) 10 B) 1 C) 0 D) 1000 E) 100

    52. Devlet üretim miktarına sınırlama getirerek, piyasadaki mal ve hizmet miktarını piyasa koşullarında oluşacak denge miktarının altında belirlerse aşağıdakilerden hangisi ortaya çıkar
    A) Fiyat düşer. B) İşlem hacmi artar.
    C) Fiyat artar. D) Piyasaya yeni üreticiler girer.
    E) Üreticilerin geliri azalır.

    53. Ekonomik kârdan söz edebilmek için, toplam hasılatın aşağıdakilerin hangisinden daha yüksek olması gerekir
    A) Toplam değişken maliyetlerinden
    B) Toplam açık maliyetlerden
    C) Toplam örtük maliyetlerden
    D) Toplam sabit maliyetlerden
    E) Toplam fırsat maliyetlerden

    54. Eğer para nötr ise, para miktarındaki değişmeler aşağıdaki değişkenlerden hangisini etkiler
    A) Fiyatlar genel düzeyini B) Üretim miktarını
    C) İşsizlik oranını D) Yatırım miktarını
    E) Reel harcama miktarını

    55.
    I. İşgücü miktarı
    II. Binalar
    III. Hammadde miktarı
    Yukarıdakilerden hangileri imalat yapan bir firma için kısa dönemde sabit bir girdidir
    A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
    D) I ve II E) II ve III

    56. Harcamaların geliri aşan kısmına ne ad verilir
    A) Negatif tasarruf B) Reel tasarruf
    C) Brüt tasarruf D) Pozitif tasarruf
    E) Ortalama tasarruf

    57. Mal, sermaye ve teknoloji ihracatına getirilen yasaklamalara ne ad verilir
    A) Tarife uygulaması B) Korumacılık
    C) İthal ikamesi D) İhracat ambargosu
    E) Fiyat ve miktar kontrolü

    58. Aşağıdakilerden hangisi ödünç verilebilir fonlar içerisinde yer almaz
    A) Bireylerin tasarrufları B) Tüketici kredileri
    C) Ticari krediler D) Yatırım kredileri
    E) Devletin borçlanma talebi

    59. Gayrisafi milli hasıla hesaplanırken sadece tamamlanmış mal ve hizmetlerin göz önüne alınmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir
    A) Çifte saymaya engel olmak
    B) Piyasa fiyatlarının esas alınmasını sağlamak
    C) Fiyat artışlarının etkisini gidermek
    D) Nüfus artışlarının etkisini gidermek
    E) Ürün kalitesindeki iyileşmeleri göz önüne almak

    60. Bir ekonomide bütçe dengesi ve dış ticaret dengesi sağlanmış ise, denge koşulu aşağıdakilerden hangisine indirgenir
    A) Tasarruflar = Yatırımlar B) Reel faiz = Nominal faiz
    C) Enflasyon = 0 D) GSMH = GSYİH
    E) Milli Gelir = Kullanılabilir gelir

    61.
    Yukarıdaki tabloda özetlenen ekonomi için 2 yılında gerçekleşen ortalama tüketim eğilimi değeri nedir
    A) 0.90 B) 0.80 C) 0.70 D) 0.60 E) 0.50



    62. Marjinal ürün değeri aşağıdakilerden hangisini ifade eder
    A) Marjinal ürünün satışı sonucu elde edilen geliri
    B) Ortalama faktör verimliliğini
    C) Marjinal faktör verimliliğini
    D) Ölçeğe göre verimliliği
    E) Firma maliyetlerinin düzeyini

    63. Aşağıdakilerden hangisi yatırım harcamaları içerisinde yer almaz
    A) Bireylerin günlük gereksinimlerini karşılayacak mal ve hizmetlere yaptıkları harcamalar
    B) Firmaların ve devletin yeni teçhizat ve tesisat alımı için yaptıkları harcamalar
    C) Stoklardaki azalmalar
    D) Bireylerin yeni ev yaptırmak için yaptıkları harcamalar
    E) Firmaların ve devletin yeni bina yaptırmak için yaptıkları harcamalar

    64. İthal edilen mallara konulan vergiye ne ad verilir
    A) Ambargo B) Kota C) Tarife
    D) İthalat nomenklatürü E) Tarife dışı engel

    65. Tam rekabetçi bir firma 1,000 birim malı toplam 30 bin YTL’ ye üreterek kârını maksimize ediyorsa ve malın birim satış fiyatı 40 YTL ise, toplam kâr kaç bin YTL’ dir
    A) 20 B) 5 C) 10 D) 2 E) 12




    66. Fayda sağladığında yok olup, biten mallara ne ad verilir
    A) Lüks mallar B) Serbest mallar
    C) Düşük mallar D) Dayanıksız mallar
    E) Dayanıklı mallar

    67. Aşağıdakilerden hangisi dışsallıkların özelliklerinden biri değildir
    A) Tam rekabet koşularının gerçekleşmesi sonucu oluşmaları
    B) Pozitif veya negatif olabilmeleri
    C) Hem üreticiler hem de tüketiciler tarafından meydana getirilebilmeleri
    D) Kamusal malların dışsallıkların özel bir türü olması
    E) Ekonomik yapı içerisinde dışsallıkların taraflarını belirlemenin mümkün olması

    68. Talep esnekliğinin arz esnekliğinden daha küçük olması durumunda, uygulanan verginin büyük kısmını aşağıdakilerden hangisi üstlenir
    A) Üreticiler B) Tüketiciler C) Devlet
    D) Kurumlar E) Talep edenler

    69. Sadece satın alan için fayda sağlayan mallara ne ad verilir
    A) Özel mallar B) Kamusal mallar
    C) Dışsal mallar D) Düşük mallar E) Lüks mallar
    70. Bireylerin ve toplumların sahip oldukları sınırlı kaynakları sınırsız olan ihtiyaçlarını karşılamak için nasıl dağıttıklarını inceleyen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir
    A) Siyaset B) Hukuk C) İktisat
    D) Sosyoloji E) Psikoloji

    71. Kamu harcamaları çarpanının 3, vergi harcamaları çarpanının -2 olduğu bir ekonomide, kamu harcamalarının 250 bin YTL ve vergilerin 300 bin YTL arttırılması durumunda milli gelirde kaç bin YTL’ lik değişme meydana gelir
    A) Milli gelir 150 bin YTL artar.
    B) Milli gelir 150 bin YTL azalır.
    C) Milli gelir 750 bin YTL artar.
    D) Milli gelir 600 bin YTL azalır.
    E) Milli gelir 300 bin YTL artar.






    72. Mal, sermaye ve teknoloji ihracatına getirilen yasaklamalara ne ad verilir
    A) İhracat ambargosu B) Korumacılık
    C) İthal ikamesi D) Tarife uygulaması
    E) Fiyat ve miktar kontrolü

    73.
    Yukarıdaki tabloya göre, 5. fincan kahvenin marjinal faydası kaçtır
    A) 1 B) 3 C) -4 D) 6 E) 7



    74. İşlem amaçlı para talebinde, elde tutulacak para miktarını belirleyen faktör aşağıdakilerden hangisidir
    A) Harcamaların düzeyi B) Paraya duyulan güven
    C) Gelecek kaygısı D) Banka mevduat hacmi
    E) Yatırım hacmi

    75. Tekelcinin talep eğrisi ile piyasa talep eğrisinin aynı eğriler olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir
    A) Yakın ikâme mallarının varlığı
    B) Fiyatın sabit kalması
    C) Üretim miktarının sabit olması
    D) Ekonomik kârın söz konusu olmaması
    E) Piyasada tek firma olması

    76. Tam rekabet piyasasında faaliyet gösteren bir firmanın normal bir kârla çalışabilmesi için aşağıdakilerden hangisi gerçekleşmelidir
    A) Fiyat = Toplam maliyet
    B) Fiyat = Marjinal maliyet
    C) Fiyat = Ortalama gelir
    D) Fiyat = Marjinal gelir
    E) Fiyat = Ortalama maliyet





    77. Marjinal tüketim eğilimi 0.77 ve marjinal ithal eğilimi 0.10 ise, harcama çarpanı değeri aşağıdakilerden hangisidir
    A) 6 B) 4 C) 5 D) 3 E) 10




    78. Hızlı nüfus artışı sonucu işçi başına düşen sermaye miktarının azalması aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılır
    A) Sermaye sığlaşması B) Yatırım sapması
    C) Nüfus yoğunlaşması D) Aşırı istihdam
    E) Verimlilik paradoksu

    79. Aşağıdakilerden hangisi tam rekabet piyasasının varsayımlarından biridir
    A) Mallar homojendir
    B) Çok sayıda alıcı, sınırlı sayıda satıcı vardır
    C) Sınırlı sayıda alıcı, çok sayıda satıcı vardır
    D) Piyasaya giriş serbest, çıkış kısıtlıdır
    E) Piyasaya giriş kısıtlı, çıkış serbesttir



    80. Ekonomide yüksek oranda işsizlik söz konusu ise devlet aşağıdakilerden hangisini yapmalıdır
    A) Vergileri arttırmalıdır.
    B) Özel ve kamu kesimi harcamalarını arttırmalıdır.
    C) Reeskont oranını düşürmelidir.
    D) Yatırımlara uygulanan vergi indirimlerini kaldırmalıdır.
    E) Faiz oranlarını arttırmalıdır.

    81. Bir ekonomik olayla ilgili teori oluşturma ve bu teoriyi test etmede ilk aşama aşağıdakilerden hangisidir
    A) İncelenecek ekonomik olayın seçilmesi
    B) Ekonomik olayla ilgili önemli değişkenlerin belirlenmesi
    C) Başlangıç varsayımlarının ve hipotezlerin belirlenmesi
    D) Teorinin öngörülerinin gerçek yaşamdaki olaylarla karşılaştırılması
    E) İktisat politikalarının oluşturulması

    82. Arz ve talep eğrilerinin aynı miktarda sağa kayması söz konusu olduğunda, denge fiyatı ve miktarındaki değişme hangi yöndedir
    A) Denge fiyatı değişmez, denge miktarı azalır.
    B) Denge fiyatı ve denge miktarı artar.
    C) Denge fiyatı ve denge miktarı azalır.
    D) Denge fiyatı artar, denge miktarı azalır.
    E) Denge fiyatı değişmez,denge miktarı artar.

    83. Bir teoriyi test etmede kullanılan bilimsel süreçte, incelenecek ekonomik olayın belirlenmesinden sonra, aşağıdaki aşamalardan hangisine geçilir
    A) Modelin temel hipotezinin ortaya konması
    B) Modelin varsayımlarının ifade edilmesi
    C) Önemli olan değişkenlerin belirlenmesi
    D) Teorinin öngörülerinin belirlenmesi
    E) Teorinin öngörülerinin gerçek yaşamdaki olaylarla karşılaştırılması

    84. Bir ekonomide sermaye stokuna yeteri kadar ilave yapılmaz ise aşağıdaki değişmelerden hangisi ortaya çıkar
    A) Sermaye stoku azalır ve toplam arz eğrisi sağa kayar.
    B) Sermaye stoku azalır ve toplam arz eğrisi sola kayar.
    C) Sermaye stoku artar ve toplam arz eğrisi sağa kayar.
    D) Sermaye stoku artar ve toplam arz eğrisi sola kayar.
    E) Sermaye stoku ve toplam arz eğrisi değişmez.

    85. Harcama çarpanının değeri 3 iken, vergilerdeki 100 bin YTL’ lik bir artışın gelir üzerindeki etkisi aşağıdakilerden hangisidir
    A) 300 bin YTL artış B) 200 bin YTL azalış
    C) 300 bin YTL azalış D) 200 bin YTL artış
    E) 103 bin YTL artış






    86. Aşağıdakilerden hangisi dışsallıkların özelliklerinden biridir
    A) Negatif olabilmeleri
    B) Sadece üreticiler tarafından yaratılmaları
    C) Sadece tüketiciler tarafından yaratılmaları
    D) Her zaman pozitif olmaları
    E) Sadece özel mallara özgü olmaları

    87. Talep esnekliğinin arz esnekliğinden daha büyük olması durumunda, uygulanan verginin büyük kısmını aşağıdakilerden hangisi üstlenir
    A) Üreticiler B) Tüketiciler C) Devlet
    D) Kurumlar E) Talep edenler

    88. Paranın ihtiyat amacıyla talep edilmesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir
    A) Marjinal tüketim eğiliminin 1'den küçük olması
    B) Harcamaların sabit bir oranda artması
    C) Gerçekleşen harcamaların planlanan harcamalara eşit olması
    D) Para dışındaki diğer finansal varlıkların değeri konusunda belirsizlik olması
    E) Beklenmeyen harcamaların karşılanması


    89.
    Yukarıdaki şekilde yer alan üretim imkanları eğrisine göre, mevcut kaynak düzeyi ile ekonominin gerçekleştiremeyeceği üretim bileşimi aşağıdakilerden hangisidir
    A) D B) A C) B D) C E) E





    90. Aşağıdakilerden hangisi GSMH hesaplanırken göz önüne alınacak harcama türlerinden biri değildir
    A) Marjinal sosyal maliyetler B) Yatırım harcamaları
    C) Net ihracat D) Tüketim harcamaları
    E) Kamu harcamaları




    91. Aşağıdakilerden hangisi tekelci firmanın karşılaştığı talep eğrisi ile özdeştir
    A) Ortalama maliyet eğrisi B) Marjinal gelir eğrisi
    C) Toplam gelir eğrisi D) Ortalama gelir eğrisi
    E) Marjinal maliyet eğrisi



    92.
    Yukarıdaki tabloda özetlenen ekonomi için 2 yılında gerçekleşen ortalama tasarruf eğilimi değeri nedir
    A) 0.20 B) 0.10 C) 0.30 D) 0.40 E) 0.50






    93. Ölçülebilen ve günlük yaşamda karşılaşılan faiz oranı aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılır
    A) Nominal faiz oranı B) Reel faiz oranı
    C) Efektif faiz oranı D) İtibari faiz oranı
    E) Ticari faiz oranı



    94. Aşağıdakilerden hangisi toplam talep eğrisinin sola doğru kaymasına neden olur
    A) Vergi oranlarının düşürülmesi
    B) Kamu harcamalarının artması
    C) Para arzının azalması
    D) Faiz oranlarının düşmesi
    E) Yatırımların artması


    95. Vergi sisteminin, vergi oranlarının düşürülerek bireyin çalışma isteğini, tasarrufları ve yatırımları teşvik edecek şeklinde reforme edilmesini içeren politikalar aşağıdakilerden hangisidir
    A) Liberal politikalar
    B) Dış ticaret politikaları
    C) Para politikaları
    D) İthal ikameci politikalar
    E) Arz yönlü politikalar


    96. Toplam harcamaların üretimin değerinden küçük olması halinde stoklar ve gayrisafi milli hasıla nasıl bir değişim gösterir
    A) Stoklar azalır, GSMH artar.
    B) Hem stoklar, hem de GSMH azalır.
    C) Hem stoklar, hem de GSMH artar.
    D) Stoklar artar, GSMH azalır.
    E) Hem stoklar, hem de GSMH değişmez.


    97.
    Yukarıdaki şekilde yer alan talep eğrisi üzerindeki iki nokta arası için hesaplanan ortalama esneklik değeri aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılır
    A) Yay esnekliği B) Nokta esnekliği
    C) Miktar esnekliği D) Sayısal esneklik
    E) Normal esneklik






    98. Bir ekonomide marjinal tüketim eğilimi 0.80 ve marjinal ithal eğilimi değeri 0.05 ise harcama ve vergi çarpanı değerleri aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir
    A) Harcama çarpanı 4, vergi çarpanı -3
    B) Harcama çarpanı 3, vergi çarpanı -4
    C) Harcama çarpanı 4, vergi çarpanı -4
    D) Harcama çarpanı 3, vergi çarpanı -3
    E) Harcama çarpanı 1, vergi çarpanı 0

    99. Aşağıdakilerden hangisi faktör talep esnekliğini etkileyen faktörler arasında yer almaz
    A) Malın talep esnekliği
    B) Üretim miktarı
    C) Marjinal ürün gelirinin azalma biçimi
    D) Faktörler arası ikâme olanağı
    E) Zaman

    100. Aşağıdaki piyasalardan hangisinde üretici firmalar arasında karşılıklı bağımlılık gözlenir
    A) Monopol
    B) Tekel
    C) Tam rekabet
    D) Oligopol
    E) Monopson


    101. Ortalama tüketim eğilimi ile ortalama tasarruf eğiliminin toplamı kaça eşittir
    A) 0 B) 1 C) 2 D) 5 E) 10

    102. Bir grup mal ve hizmetin 2000 yılı fiyatları ile ifade edilen değeri 100 bin lira, 2004 yılı fiyatları ile ifade edilen değeri 140 bin lira ise, bu mal ve hizmet grubunun fiyatları 2000-2004 döneminde yüzde kaç oranında artmıştır
    A)-40 B) 20 C) 0 D) -20 E) 40

    103. Bir firmanın ürünlerinin satışından elde ettiği gelire ne ad verilir
    A) Toplam gelir
    B) Marjinal gelir
    C) Ortalama gelir
    D) Optimal gelir
    E) Minimum gelir

    104. Sınırlı uzmanlaşma kavramının ardında yatan olgu aşağıdakilerden hangisidir
    A) Sermaye sığlaşması
    B) Emek yoğun teknoloji
    C) Artan maliyet
    D) Nüfus yoğunlaşması
    E) Kur aşınması

    105. Ücretlerin azalma ve artma yönünde esnek olduğunu kabul ederek bir ekonomide uzun süreli işsizliğin ortaya çıkmayacağını öne süren iktisat yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir
    A) Fiyat yapışkanlığı modeli
    B) Keynesyen model
    C) Monetarist model
    D) Klasik model
    E) Post Keynesyen mode
    106. Aşağıdakilerden hangisi dış ticaret haddinde bir iyileşmeye işaret eder
    A) İhracat fiyatlarının artması
    B) İhracat fiyatlarının düşmesi
    C) İthalat fiyatlarının artması
    D) İthalat miktarının artması
    E) İhracat miktarının azalması



    1 A 31 C 61 B 91 D
    2 B 32 A 62 A 92 B
    3 A 33 B 63 A 93 A
    4 D 34 D 64 C 94 C
    5 C 35 A 65 C 95 E
    6 A 36 D 66 D 96 D
    7 D 37 E 67 A 97 A
    8 E 38 A 68 B 98 A
    9 A 39 B 69 A 99 B
    10 C 40 E 70 C 100 D
    11 B 41 A 71 A 101 B
    12 A 42 D 72 A 102 E
    13 C 43 A 73 C 103 A
    14 A 44 A 74 A 104 C
    15 A 45 E 75 E 105 D
    16 D 46 C 76 E 106 A
    17 D 47 D 77 D
    18 E 48 A 78 A
    19 B 49 C 79 A
    20 C 50 A 80 B
    21 A 51 E 81 A
    22 C 52 C 82 E
    23 A 53 E 83 C
    24 D 54 A 84 B
    25 B 55 B 85 C
    26 A 56 A 86 A
    27 E 57 D 87 A
    28 C 58 E 88 E
    29 D 59 A 89 D
    30 A 60 A 90 A
    1-John Maynard Keynes’in en önemli eseri ve bu eserin içeriği nedir

    İstihdam Faiz ve Paranın Genel Teorisi , makro iktisadın kökenini oluşturur.

    2-Keynes’in geliştirdiği görüş nedir

    Toplam talebin istihdamı belirleyen temel faktör olduğu.Devlet ekonomiye müdahale ederek üretim ve istihdam hacmi üzerinde etkili olabilecektir.

    3-Makro iktisadın ilgi alanına giren temel göstergeler nelerdir

    İşsizlik ve istihdam düzeyi, enflasyon ve üretim artış oranı.

    4-istihdam nedir

    Çalışma ve gelir sağlama kararında olan bireylerin hizmetlerinden yararlanılmak üzere çalıştırılması.

    5-işsizlik oranı nedir

    Toplam işgücü içerisinde işsiz olanların yüzdesi.

    6-işsizlik türleri nelerdir

    Friksiyonel( arızi) işsizlik:kısmi,geçici,olumsuz etkisi en az olan,yer ve meslek değiştirme sırasında görülen.

    Konjonktürel işsizlik:yaygın tür,üretim hacminde zaman zaman ortaya çıkan daralmaların yarattığı tür.

    Mevsimlik işsizlik: yaygın tür,tarımsal yapılı ülkelerde.

    Bölge ve sektör işsizliği: belli bir sektörün veya bölgenin çekici bir alan olmaktan çıkması durumunda sektörün üretiminin daralmasına bağlı olarak ortaya çıkan tür.

    Teknolojik işsizlik :uzun süre emek yoğun üretim metodu uygulanmasından sermaye yoğun tekniklere geçilmesi durumunda bir kısım emeğin işsiz kalması ile ortaya çıkan tür.

    Yapısal işsizlik:durgun ekonomik dönemlerdeki tür.

    Gizli işsizlik:gelişmekte olan ülkelerde tarımsal üretim alanında yaygın,belli bir üretim sektöründe istihdam edilenlerden bir kısmının faaliyetten çekilmesi durumunda üretim hacminde bir daralma meydana gelmemesi sonucu görülen tür.

    7-enflasyon nedir

    Bir ekonomide fiyatlar genel düzeyinde ortaya çıkan artış.

    8-fiyatlar genel düzeyi nedir

    Mal ve hizmet fiyatlarının belirli bir dönemdeki tartılı ortalamasını gösteren indeks değeri.

    9-hiperenflasyon nedir

    Fiyatlar genel düzeyinde çok hızlı artışların yaşandığı dönem.

    10-ekonomik büyüme nedir

    Ekonominin mal ve hizmet üretme kapasitesindeki artış.

    11-konjonktür nedir

    Üretim hacmindeki artış (canlanma dönemi) ve azalış(daralma dönemi:resesyon) şeklindeki kısa dönemli dalgalanmalar.

    12-konjonktür dönemindeki evreler nelerdir

    Canlanma,tepe,daralma,dip

    13-ekonominin daralmadan canlanmaya geçişine ne ad verilir
    U dönüşü

    14-devletin makro ekonomiyi etkileyebilmek amacıyla kullanabileceği araçlar nelerdir

    a-Maliye politikası(devletin topladığı vergi ve yaptığı harcamalarla ilgili politikalar.) ,

    b-para politikası (Merkez Bankasının ekonomideki para miktarını kontrol edebilmek amacıyla aldığı önlemler.) ve

    c-arz yönlü politikalar(devletin toplam talebi arttırmak yerine üretimi arttırmaya yönelik politikaları)

    15-Keynes’e göre ekonomiyi durgunluk döneminden çıkartmak için yapılması gereken nedir

    Devlet vergileri azaltmalı ve veya harcamaları arttırmalıdır.Yani genişlemeci maliye politikası uygulamalıdır.

    16-enflasyonist dönemde yapılması gereken nedir

    Devlet enflasyon oranını düşürebilmek için vergileri arttırmalı ve-veya harcamaları kısmalıdır.Yani daraltıcı maliye politikası uygulamalıdır.

    17-para politikası nasıldır

    Devlet para miktarının,fiyatlar genel düzeyini,faiz oranlarını ve döviz kurunu etkileyerek,işsizlik ve üretim ,üzerinde etkilerinin bulunduğunu kabul etmektedir.

    18-makro iktisat ekonomide hangi grupların davranışları üzerinde durur

    Hanehalkları ve işletmeler (özel sektör), devlet (kamu), diğer ülkeler( uluslar arası sektör)

    19-devresel akım diyagramı neyi gösterir

    Ekonomideki 4 sektör tarafından elde edilen geliri ve yapılan harcamaları.

    20- devresel akım diyagramının ortaya koyduğu gerçek nedir

    Ekonomide birisinin yaptığı harcama mutlaka bir başkasının gelirini oluşturmaktadır.

    21-transfer ödemeleri nelerdir

    Devletin,mal ,hizmet veya işgücü karşılığı olmaksızın hanehalklarına yaptığı ödemeler.

    22-milli gelir muhasebesi nedir

    Bir ekonomide belirli bir dönemde gerçekleştirilen ekonomik faaliyetlerin ölçüm sistemi.

    23-milli gelir hesapları neleri gösterir

    Tüm ekonomik faaliyetlerin genel bir özetini,üretim,gelirler ve harcamalar arasındaki karşılıklı etkileşimleri.

    24-gayri safi milli hasıla nedir

    bir ekonomide belirli bir dönemde üretilen tamamlanmış(nihai) mal ve hizmetlerin piyasa fiyatları ile ifade edilen değerleri toplamı.

    25-gayri safi milli hasılanın ölçülmesinde karşılaşılan sorunlar nelerdir

    a-Çifte sayma yani aynı ürünü 2 kez gsmh hesaplarına dahil etmekten kaçınmak gerekir.neden

    çünkü ara malı denen bazı mal ve hizmetler diğer bazı mal ve hizmetlerin üretilmesinde kullanılır.

    Katma değer nedir

    Her üretim aşamasında ara mallarının değerine yapılan ilave.

    b-bazı mal ve hizmetlerin(emniyet-milli savunma,eğitim hizmetleri gibi) piyasalar aracılığıyla satılmaması bunların değerlerini belirlemede güçlük yaratır.

    C-pratik nedenlerle bazı mal ve hizmetlerin ( ev hanımlarının yaptığı hizmetler gibi ) gsmh hesaplarına dahil edilmemesi yararlı olur.

    d-tamamiyle finansal nitelikte olan işlemlerde ( kamu kesimi ile özel kesimin transfer ödemeleri ,alım satım işlemleri ) gsmh hesaplarına dahil edilmez.

    e-ikinci el malların satışı da gsmh hesaplarına dahil edilmez.

    26-üretim faktörlerinin mülkiyetinin kimde olduğuna bakılmaksızın o ülke sınırları içinde üretilen tamamlanmış mal ve hizmetlerin toplam değerini göstermek için hangi alternatif tanım geliştirilmiştir

    Gayri safi yurt içi hasıla.

    27-gsmh hangi yöntemlerle hesaplanabilir

    Gsmh = ücret + faiz + rant + kar +dolaylı vergiler + amortismanlar
    Gsmh = C + I + G + (EX- IM)

    a-üretim kesimlerinin yarattığı mal ve hizmetlerin toplamı açısından ( gsmh kesimlerden her birinin kaynağına kadar gidip 1 yıl içinde yaratılan değerlerin toplamı alınır)

    b-gelir oluşumu açısından(gelirin ayrı ayrı tespiti ve toplamının alınması.

    c-harcamalar açısından :tamamlanmış mal ve hizmetlere yapılan harcamaların toplamı gsmh yı verir.

    28-ülkede elde edilen gelirler nasıl hesaplanır

    Üretim faaliyetlerine katılım sonucunda elde edilen ücret,faiz,kar ve rant gelirlerinin toplamı bulunarak.milli gelir bir ülkedeki fertlerin satın alma gücünü verir.

    29-safi milli hasıla nedir

    Bir ülkenin net üretim gücünü gösteren değer.

    Smh = gsmh – amortismanlar

    Smh = ücret + faiz + rant + kar + dolaylı vergiler

    30-amortisman nedir

    Sermaye mallarında oluşan aşınma ve eskimenin parasal değeri.

    31-dolaylı vergiler nelerdir

    Bir mal veya hizmet satın alındığında ödenen vergiler.

    32-dolaysız vergiler nelerdir

    Araya hiçbir aracı girmeksizin kişinin kendi beyanına göre yapılan ödemeler.(gelir vergisi)

    33-kişisel gelir nasıl bulunur

    Milli gelirden dağıtılmayan şirket karları,sosyal güvenlik ödemelerinin çıkarılması,kamu ve özel sektör transfer ödemelerinin eklenmesiyle bulunur.

    Kişisel gelir = Milli gelir –( dağıtılmayan şirket karları,sosyal güvenlik ödemeleri) + kamu ve özel sektör transfer ödemeleri

    34-kullanılabilir gelir nedir

    Kişinin bir dönemde elde ettiği net gelir.
    Kullanılabilir gelir= kişisel gelir-dolaysız vergiler

    35-kişi başına milli gelir nedir

    Mevcut milli gelir değerinin nüfusa bölünmesi ile bulunan ve bir refah ölçütü olarak kullanılan değerdir.

    Milli gelir = smh- dolaylı vergiler
    Mg= ücret+faiz+ant+kar

    36-:tamamlanmış mal ve hizmetlere yapılan harcamalar nelerdir

    a-Tüketim harcamaları:C:kişilerin gereksinimlerini karşılayan mal ve hizmetlere yaptıkları harcamalar.

    b-Yatırım harcamaları:I: firmaların ve devletin yeni tesisat ve teçhizat ile yeni binalara yaptıkları harcamalar,stoklardaki artışlar ve kişilerin yeni ev yaptırmak için harcadıkların miktarların toplamı.

    c-Kamu harcamaları:G: devletin mal ve hizmet alımları için yaptığı harcamalar toplamı.

    d-Net ihracat (EX-IM):ihracat gelirleri (EX)- ithalat harcamaları (IM )

    37-bir ülkedeki net yatırım miktarı nasıl bulunur

    gayrisafi yatırımlar – amortismanlar

    38-net yatırımların + ve – olması durumlarından üretim kapasitesi nasıl etkilenir

    Pozitif ise sermaye stoğundaki artışa bağlı olarak üretken kapasite artar.
    Negatif ise sermaye stoğundaki azalışa bağlı olarak üretken kapasite azalır.

    39-Nominal fiyatlarla gsmh nedir

    Hesaplama yapılan dönemde piyasada geçerli olan fiyatların kullanılması ile bulunan gsmh değeri.

    40-reel (sabit) fiyatlarla gsmh nedir

    Belirli bir yılın fiyatları esas alınarak hesaplanan gsmh değeri.

    41-fiyat indeksi nedir

    Cari fiyatlarla ifade edilen bir grup mal ve hizmetin değerinin aynı mal grubunun sabit fiyatlarla ifade edilen değerine oranı.

    42-gsmh deflatörü nedir

    Nominal gsmh rakamlarını reel gsmh rakamlarına dönüştürmek amacıyla kullanılan özel fiyat indeksi.

    Gsmh deflatörü = nominal gsmh / reel gsmh

    43-gsmh ‘nın kullanımındaki sınırlar nelerdir

    Ülkenin nüfusu bilinmedikçe gsmh ve bununla ilgili milli gelir kavramları anlam ifade etmez( bu sakıncanın giderilmesi için kişi başına üretimi ifade eden kişi başına gsmh ( GSMH/ NÜFUS) kavramı kullanılır ) ,dinlenme faaliyeti hesaba katılmaz,üretilen malların kalitesindeki değişim hesaba katılmaz,ülkede yaratılan gelirin birleşimi ve dağılımı konusunda ayrıntılı bilgi vermez,sosyal maliyetleri yansıtmaz,yasal olmayan faaliyetlerden elde edilen gelir gsmh na yansıtılamaz.

    44-kayıt dışı ekonomi nedir

    Gsmhna dahil edilmesi gerekirken hesapların dışında kalan ekonomik faaliyetler.

    45-hane halkları elde ettikleri gelirleri hangi şekillerde kullanırlar

    a-mal ve hizmetlerin tüketiminde
    b-tasarrufta
    c-vergi ödemede

    46-elde edilen gelir nasıl bulunur

    Tüketim harcamaları ile tasarruf toplanarak

    Y = C + S

    47-tüketim nedir

    Tüketicilerin mal ve hizmetler için yaptıkları harcamalar.

    48-tasarruf nedir

    Gelirin tüketilmeyen kısmı.

    49-tüketim fonksiyonu nedir

    Gelirle tüketim harcamaları arasındaki doğru yönlü ilişkiyi gösteren fonksiyon.

    50-otonom tüketim nedir

    Tüketim harcamalarının gelirden bağımsız olan kısmı.

    51-ortalama tüketim eğilimi nedir

    (APC):gelirin tüketim amacıyla harcanan kısmı.

    APC = tüketim / gelir = C / Y

    52-Gelir artışı ortalama tüketim eğilimini nasıl etkiler

    Gelir arttıkça ortalama tüketim eğilimi düşer.bunu nedeni hane halklarının gelirde ortaya çıkan artışın sadece belli bir bölümünü tüketime ayırmalarıdır.gelir arttıkça tüketim harcamaları gelirdeki artıştan daha düşük olacaktır.

    53-marjinal tüketim eğilimi nedir

    Gelirdeki değişmenin tüketim harcamalarında yarattığı değişmeyi ifade eder.
    Tüketim fonksiyonunun eğimidir.

    MPC = tüketimdeki değişme / gelirdeki değişme

    54-tasarruf fonksiyonu nedir

    Gelir ile tasarruflar arasındaki doğru yönlü ilişkiyi gösteren fonksiyon.

    55-negatif tasarruf nedir

    Harcamaların geliri aşan kısmı.

    56-otonom tasarruf nedir

    Tasarrufların gelirden bağımsız olan kısmı.

    57-ortalama tasarruf eğilimi nedir

    APS:gelirin tasarrufa ayrılan kısmı.

    APS = tasarruf / gelir = S / Y

    58-marjinal tasarruf eğilimi nedir

    MPS: gelirdeki değişmenin tasarruflarda yaratacağı değişmeyi ifade eder.tasarruf fonksiyonunun eğimini gösterir.

    MPS = tasarruflardaki değişme / gelirdeki değişme

    59-tüketim harcamalarını belirleyen faktörler nelerdir

    Kullanılabilir gelir(en önemlisi),bekleyişler,demografik unsurlar (nüfus büyüklüğündeki bir artış otonom tüketimi arttırır.nüfusun yaş bileşimi ise tüketim fonksiyonunun eğimini değiştirir. ) ,yatırımlar (yatırımların arttığı bir durumda fonksiyon yukarıya kayacak,yatırımların azaldığı durumda ise fonksiyon aşağıya kayacaktır )

    60-yatırım harcamaları nelerdir

    İşletmelerin sermaye mallarına ve stoklara yaptıkları harcamalardır.

    61-planlanmış stoklar (envanterler ) nedir

    Bir firmanın stoklarında ileride yoğunlaşmasını bekledikleri talebi karşılamak için yeterli miktarda mal bulundurması.

    62- planlanmamış stoklar (envanterler ) nedir

    Firmanın hedeflediği satış sürecinde elinde kalan stok miktarı.

    63-planlanmış yatırımları neler etkiler

    Faiz oranı (borçlanılan fonların maliyeti ) ,beklenen kar,teknolojik değişim(bir malın üretim teknolojisinin gelişmesi yatırım harcamalarını arttırır ),sermaye mallarının maliyeti(sermaye mallarının fiyatı arttıkça beklenen karlılık azalır.)

    64-faiz oranının yükselmesinden yatırım harcamaları nasıl etkilenir
    Azalır.

    65-beklenen karlılığı hangi faktörler etkiler

    Yeni firmaların piyasaya girişi,politik istikrarsızlık,vergiler,dünyadaki genel ekonomik koşullar.

    66-kamu harcamalarının otonom olduğunu ve devletin izlediği politikalara göre belirlendiği varsayımı altında kamu harcamalarındaki bir artış fonksiyonu nasıl etkiler

    yukarıya doğru paralel olarak kaydırır.

    67-net ihracat nedir

    Mal ve hizmet ihracatı ile mal ve hizmet ithalatı arası fark.

    Fark pozitif ise durum nedir

    Dış ticaret fazlası mevcuttur.

    Fark negatif ise durum nedir

    Dış ticaret açığı vardır.

    68-ihracat nedir

    Ülkede üretilen mal ve hizmetlerin diğer ülkelere satılan miktarı.otonom kabul edilir(cari yurt içi gelirden bağımsızdır)

    69-ithalat nedir

    Diğer ülkelerden satın alınan mal ve hizmet miktarı.

    70-ülkenin gelir düzeyindeki artış ithalatı nasıl etkiler
    Arttırır.

    71-marjinal ithalat eğilimi nedir_


    MPI: gelirdeki değişmeler karşısında ithalat miktarının hangi miktarda değiştiğini gösteren kavram.

    72-toplam harcama fonksiyonu nedir

    AE = C + I + G + X

    73-19.ve 20.yy başlarındaki iktisatçılar kimlerdi ve görüşleri neydi

    John Stuart Mıill,Alfred Marshall,A.Cecil Pigou
    Bir ekonomide tam istihdamı gerçekleştirmek için devlet müdahalesine gerek olmadığı.ekonomide işsizlik geçicidir,piyasa mekanizması tam istihdamı otomatik olarak sağlar.

    74-Say yasası nedir

    ( John Baptiste Say) her arz kendi talebini yaratır.
    Belirli miktarda mal ve hizmetin üretimi,bu üretimi satın almaya yetecek miktarda bir gelirin yaratılması ile sonuçlanır.

    alıntıdır



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

+ Konuyu Cevapla
Sayfa 1/2 12 SonSon


Yazım Kuralları

  • Yeni konu açma izniniz yok.
  • Mesajlara cevap yazma izniniz yok.
  • Mesajlarınıza dosya / resim ekleme izniniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme izniniz bulunmuyor.
| hosting | aöf | aöf 2012 ara sınav soruları | aöf kredili sistem | http://ogrenci.anadolu.edu.tr

http://www.aofclub.com/aof-2012-ara-sinav-sorulari/