Sponsorlu Bağlantılar


Amacı: Birçok fen kavram ve kurallarının, evimizde bulunan ya da etrafımızdan kolayca temin edebileceğimiz basit araç-gereçlerle deneyler düzenleyerek somutlaştırılabilme.



Giriş:Bilim gerçeği bulmaya ve doğanın bilinmeyenlerini açıklamaya çalışan bilişsel bir arayıştır. Bilimin bu akılcı ve nesnel boyutlarının yanında duygusal bir boyutu da vardır. Bir çok canlı türü gibi insan da doğayla uyumlu yaşamak için çaba harcamış bu çabanın da ötesinde düşünme iletişim kurma ve araç yapma gücü ile doğaya hakim olma sürecine girmiştir.

Bilimin temel amacı, ister çocukluk ister gençlik ve ya olgunluk; hangi yaşta olursa olsun değişmemektedir. Bu amaç doğanın bilinmeyenlerini bulma gerçeği anlama çabalarıdır. Bu arayışımızın özü doğamızda vardır. İnsanın en meraklı, çevreyi keşfe en açık, en çok öğrenme arzusunun olduğu dönem okul öncesi dönemdir. Bu nedenledir ki pek çok bilim insanının da belirttiği gibi çocuk doğal bir bilim insanıdır. Yaşadığı yüz yılın en büyük dehası kabul edilen Albert Einstein bu konudaki düşüncelerini “Uzun zamandır öğrendiğim bir şey var : Gerçeklikle örtüştürüldüğünde tüm bilgimiz ilkel ve çocuklukta kalmaktadır. Ama gene de sahip olduğumuz en değerli şeydir bilim”şeklinde ifade etmektedir.

Çocuklar doğal bilim insanıdırlar. Etrafındaki varlıkları en önemli iletişim aracı olan ağzı ile yoklayarak ne olduklarını anlamaya çalışır. Nerede ise bir iki yılı tamamen etrafını kuşatan yeni dünyasını dokunarak, emerek, çekerek, iterek, avuçlayarak ya da yiyerek; keşifle geçer. Kendince, etrafındaki insanları açlık ihtiyacını karşılayanlar ve karşılamayanlar diye ayırır. Daha sonraki aylarda açlık ihtiyacını gideren besin maddeleri arasında tadına göre ayırımlar yapar. Anne memesini emerek büyüyen şanslı çocuklardan ise en çok onunla olmaktan hoşlanır. Onun kokusunu, dokunuşunu, sevecenliğini diğerlerinden ayırır. Zamanla bu sınıflamalarında daha da derinleşerek farklılık ya da benzerliklerin nedenlerini araştırır. Bu nedenle neden, niçin, nasıl sözcükleri tıpkı bilim insanları gibi en çok sevdiği ve kullandığı sözcüklerdendir. Etrafını kuşatan dış dünyada nerede ise merak etmediği hemen hemen hiçbir şey yoktur. Çocuk okulöncesi dönemde planlı yada plansız öğrenmelerine devam eder. Bu dönemde fen eğitiminin amacı, onda merak duygusu uyandırarak çevresini tanımayı ve bu süreçte karşılaştığı problemlere çözüm üreterek çeşitli yaşam becerileri ile donanmasına yardımcım olmaktır.

Okul öncesi dönem çocuklarının soyut olan olaylardan çok somut olan nesneler dikkatini çeker. Böylece, çevreyi büyük bir dikkatle inceleme, araştırma yolu ile keşfetme merakı ile dolu olan çocuğa büyükler bol materyalli oyunlar, canlandırma ve bulmacalar, fen etkinlikleri, şarkılar sunarsa konuyu daha çekici hale getirebilir. Çocuklar çevrelerindeki materyallerle parçaları birleştirerek bir bütünü yani bir oyuncağı elde edebilecekleri gibi, bir bütünün parçalarını farklı şekilde birleştirerek farklı bir oyuncağa da ulaşabilirler. Bu nedenle büyükler tek parçalı oyuncaklar yerine daha fazla parçalı oyuncakları tercih etmelidirler Yine, bir materyal yapılırken arta kalan materyaller yeni bir materyalin yapımında değerlendirilebilir. Ayrıca eski, kullanılmayan, bozuk ya da kırık olan materyal oyuncakların sağlam olan parçalarından yeni ürünler yapılabilir. Bu tür çalışmaların çocuklara kazandırabilecek pek çok faydasının yanında, ellerinde bulunan malzemeleri daha akılcı kullanma yolunu öğrenirken işe yaramaz olarak bilinenleri değerlendirerek yeni şeyler icat etmenin gururunu da yaşayacaklardır. Bunun için de en uygun ortam çocuğun içinde bulunduğu köy, kasaba, mahalle, ev, bahçe, sokak, park, market, bakkal dükkanı fırın, otobüs, postane, durak …vb doğal çevresidir; bu çevrede 0-6 yaş dönemi çocuğu için bilim, bir tohumun çimlenmesini, suyun buharlaşmasını, kuşun uçuşunu, rüzgarın esişini, yağmurun yağışını izleyerek sorular sormak yaşadığı çevre ile ilgili bilinmeyenlere yanıt aramaktır.