Reklamı Kapat
Iktisada Giriş Ders Notları

+ Konuyu Cevapla
Sayfa 1/4 123 ... SonSon


Toplam 32 sonuç bulundu. 1 - 10 arası listelendi.

Konu: Iktisada Giriş Ders Notları

  1. #1
    Avatarı
    Özel Üye

    Status
    Offline
    Katılım
    Jul 2008
    Mesajlar
    1.131
    Paylaşım Notu
    2139

    Iktisada Giriş Ders Notları




    İKTİSADA GİRİŞ
    2. ÜNİTE
    KITLIK, TERCİH ve FAYDA

    KITLIK VE TERCİH
    Mal ve hizmet üretiminde kullanılan tüm araçlar kaynaklar olarak adlandırılır. Kaynakların bir kısmı doğadan sağlanır: Su, petrol, madenler, orman v.s. Kaynakların bir kısmı ise insanlar tarafından sağlanır. İnsanlar tarafından sağlanan kaynaklardan biri emek, diğeri de sermayedir. Sermaye, diğer malları üretmek için kullanılan makine, araç ve fabrika gibi varlıklardır. Bu fiziksel sermayenin yanı sıra beşeri sermaye de kaynak olarak ifade edilebilir. Beşeri sermaye, çalışanların elde ettiği sermaye birikimi ve yetenekleridir.
    Üretim faktörleri (girdiler), mal ve hizmet üretiminde kullanılan emek, sermaye ve toprak (su, petrol, madenler, orman v.s. tüm bunlar toprak olarak adlandırılır) olarak üç grupta toplanabilir. Bunlara ek olarak girişimci ve teknoloji de üretim faktörlerine dahil edilebilir.
    Kaynaklar ne kadar çok olursa olsun mutlaka bir sınırları vardır. Ancak insan ihtiyaçları sınırsızdır. Kaynakların kıt oluşu da zaten iktisat (ekonomi) biliminin ortaya çıkış nedenidir.

    Tercih ve Fırsat Maliyet
    Kaynakların kıt olması, seçilebilecek her alternatifin karşılaştırılmasını zorunlu kılmaktadır. Her alternatifin ya da herbir seçeneğin maliyetinin karşılaştırılmasına rasyonel (akılcı) seçim denir.
    Kaynakların kıt olması insanları tercih yapmaya zorlamaktadır. Tercih yapıldığında ise bir ya da birkaç seçenekten vazgeçerek başka bir seçeneğin tercih edilmesi sonucu ortaya çıkar. Bir kararı uygularken başka bir karardan vazgeçilmesi alternatif maliyet ya da fırsat maliyet olarak tanımlanır.
    Fırsat maliyet, bir şeyi yaparken başka bir şeyi yapamamaktan kaynaklanır. Mesela, akşamları derse giden bir öğrenci bu saatte çok sevdiği bir filmi seyredemiyorsa, derse gitmenin fırsat maliyeti film seyretmektir.

    Fırsat Maliyet ve Parasal Maliyet
    Parasal fiyat, bir malın satın alınması için vazgeçilen paradır. Bunu fırsat maliyetle ilişkilendirebiliriz:
    Bir tüketicinin önünde iki seçenek vardır. Bunlardan ilki iki bardak çay, diğeri ise bir dilim kektir. Tüketicinin tercihi iki bardak çay olursa, fırsat maliyeti 1 dilim kek olacaktır. Burada çay 1 YTL, kek 4 YTL ise; 2 bardak çayın (2 YTL) fırsat maliyeti 1/2 dilim kek (2 YTL) olacaktır.

    ÜRETİM İMKANLARI EĞRİSİ
    Üretim imkanları eğrisi, mevcut üretim faktörleri ve sabit üretim teknolojisi ile belirli bir dönemde ekonominin üretebileceği çeşitli ürünlerin bileşimini gösteren eğridir.
    Şekildeki gibi bir ülke kaynaklarını buğday üretimine yönlendirir hiç silah üretmezse 60 ton buğday üretecektir. Aynı şekilde hiç buğday üretmeyip kaynaklarının tamamı ile bilgisayar üretirse toplam 40 adet bilgisayar üretecektir. Bu ülkede hem bilgisayar hem de buğday üretilmek istenirse (mesela B noktası), 10 adet bilgisayar ve 50 ton buğday üretebilecektir.



    Üretim imkanları eğrisinin üzerindeki her noktada üretim yapılabilir ve en uygun üretime ulaşılabilir.
    Üretim imkanları eğrisinin dışında ve yukarısında bir noktasında üretim yapılmak istenirse, burada üretim yapmak için kaynaklar yeterli olmayacaktır. Üretim imkanları eğrisinin altında bir noktada üretim yapmak istenirse kaynakların bir kısmı kullanılamayacaktır (atıl kaynak).
    Şekildeki B noktasında üretim yaparken karar değiştirilip C noktasında üretim yapılmak istenirse bu durumda 10 ton daha az buğday üretilecektir. 10 adet daha fazla (10’dan 20’ye) bilgisayar üretmenin marjinal maliyeti 10 ton buğday (50’den 40’a) olacaktır.
    Bir malın daha fazla üretilebilmesi için diğer malın üretiminden vazgeçilmesi gereken miktarın her aşamada artmasına artan fırsat maliyeti denir.
    Bir malın üretimi arttıkça alternatif maliyetinin yükselmesinin nedeni üretim imkanları eğrisinin orjine göre içbükey olmasıdır.
    Marjinal dönüşüm oranı, bir maldan bir birim daha fazla üretmek için diğer malın üretiminden ne kadar fedakârlık etmek gerektiğini gösterir.

    Fırsat maliyet = Marjinal Dönüşüm Oranı =
    Marjinal Dönüşüm Oranı= Bilgisayar Üretimindeki Değişim/Buğday Üretimindeki Değişim
    Üretim İmkanları Eğrisinde Kaymalar
    Üretim imkanları eğrisinin sağa kayması, önceki duruma göre daha fazla mal ve hizmet üretileceği anlamına gelir. Üretim imkanları eğrisinin sola kayması ise, önceki durumdan daha az mal ve hizmet üretilebileceği anlamına gelir.
    Üretim faktörlerindeki artış (emek, sermaye, doğal kaynaklar ve girişimcinin artması), teknolojik yenilikler, ekonomik büyüme üretim imkanları eğrisini sağa kaydırır.

    ALTERNATİF İKTİSADİ SİSTEMLER
    Ekonomide mal ve hizmetlerin nelerin, nasıl ve kimler için üretileceğine kimin karar verdiği ekonomik sistemin yapısını belirler. Temel olarak üç tip ekonomik sistemden bahsedilebilir;
    - Piyasa Ekonomileri Sistemi; Temel ekonomik sorunlara ilişkin kararları yani neyin, nasıl ve
    kimler için üretileceği sorularının üretici ve tüketicilerin serbestçe karar verdiği ekonomik
    sistemdir. Bu sistemde ekonomik dengeyi fiyat mekanizması sağlar.
    - Kumanda Ekonomileri Sistemi; Neyin, nasıl ve kimler için üretileceği gibi temel ekonomik
    sorunlara ilişkin kararların devlet tarafından verildiği ekonomik sistemdir. Bu ekonomilerin
    temel özelliği merkezi plancılıktır.
    - Karma Ekonomi Sistemi; Temel ekonomik sorunlara ilişkin kararların hem devlet hem de üretici
    ve tüketicilerin birlikte karar verdikleri ekonomik sistemdir. Piyasada üretim hem devlet hem
    de özel firmalar tarafından gerçekleştirilir.

    TERCİH ve FAYDA
    Bireyin tüketilen mal ve hizmetten elde edeceği memnuniyet fayda olarak adlandırılır.

    Toplam Fayda (TU): Belirli bir zamanda bireyin bir malın çeşitli miktarlarını tüketmesi sonucu (diğer mal ve hizmetlerden olan tüketimi sabit) ulaştığı tatmin düzeyidir.
    Marjinal Fayda (MU): Belirli bir zamanda bir malın bir birim daha fazla tüketilmesi sonucu toplam faydada meydana gelen değişmedir.
    Toplam fayda ile marjinal fayda arasındaki ilişkiyi çay içmek isteyen bir kişinin faydasının nasıl değiştiğini açıklayarak gösterebiliriz:
    Aşağıdaki tabloda tüketici hiç çay içmezse hiç fayda elde edemeyecektir. Diyelim ki ilk bardaktaki faydası 60 birim, ikinci bardaktaki toplam fayda 75 birim, üçüncü bardakta 80 birim, dördüncü bardakta 80 birim ve beşinci bardaktaki toplam fayda 75 birimdir. Bu tüketicinin ilk bardak çaydan elde edeceği marjinal fayda 65 birim olacaktır, çünkü bu bardaktaki çaydan elde ettiği fayda 0 birimden 60 birime çıkmıştır. İkinci bardaktaki marjinal faydası, toplam fayda 60’tan 75 birime çıktığı için (75-60) 15 birim olacaktır. Üçüncü bardakta ise toplam faydadaki değişim (80-75) kadar marjinal fayda (5 birim) elde edecektir. Dördüncü birimin tüketiciye hiçbir faydası olmamıştır, bu durumda marjinal fayda da (80-80) 0 birim olacaktır. Beşinci birimin tüketilmesi durumunda tüketicinin elde edeceği toplam fayda 80 birimden 75 birime düşmüştür. Beşinci birimin marjinal faydası –5 birim olacaktır. Yani beşinci birimde tüketilen çay tüketiciye fayda değil zarar vermektedir. Bu anlatılanlar aşağıdaki şekilde de gösterilebilir:

    Tüketilen Toplam Marjinal
    Çay Miktarı Fayda Fayda
    0 0 -
    1 60 60
    2 75 15
    3 80 5
    4 80 0
    5 75 -5


    Azalan Marjinal Fayda: Bir malın ilave miktarları tüketildikçe elde edilen ek faydanın (marjinal fayda) azalmasıdır.
    Fayda Maksimizasyonu: Bir mal için harcanan bir birim paranın marjinal faydasını bir başka mala harcanan bir birim paranın marjinal faydasına eşitleyen mal bileşimlerinin tercih edilmesi ile elde edilen faydanın maksimum olacağı kuralıdır.


    SINAVA YÖNELİK DEĞERLENDİRMELER

    • Üretim faktörleri
    • Fırsat (alternetif) maliyetin tanımı
    • Üretim imkanları eğrisi (bu eğrinin tanımı, üretimin bir noktadan başka bir noktaya kaydırılmasıyla ortaya çıkan fırsat maliyetin bulunması, üretim imkanları eğrisinin dışında kalan hangi noktada üretim yapılamayacağı ya da üretim imkanları eğrisinin neden orjine göre içbükey olduğu...)
    • Üretim imkanları eğrisinin sağa-sola kayma nedeni
    • Alternatif iktisadi sistemlerle ilgili bir soru (kumanda ekonomisi sistemin en belirgin özelliği gibi ya da bu sistemlerden birinin tanımı)
    • Marjinal faydanın tanımı ya da marjinal faydanın hesaplanması



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

  2. #2
    Avatarı
    Özel Üye

    Status
    Offline
    Katılım
    Jul 2008
    Mesajlar
    1.131
    Paylaşım Notu
    2139

    İKTİSATA GİRİŞ ÜNİTE 9 Faktör Piyasaları ve Faktör Gelirleri




    Faktör Piyasaları ve Faktör Gelirleri
    Faktör piyasalarının işleyişini faktör arzı ve faktör talebi kavramlarını kullanarak açıklayabilmek
    • Faktör piyasası üretim faktörlerinin alınıp satıldığı piyasadır. Faktör talebi bir türev taleptir ve üretiminde bu faktörlerin kullanıldı¤ı malın talebiyle doğrudan ilişkilidir. Faktör talebini, talep edilen mal miktarı, faktörlerin verimliliği ve diğer faktör fiyatları etkiler.
    • Bir firma marjinal ürün geliri, marjinal faktör maliyetine eşit oluncaya kadar faktör istihdam eder. Marjinal ürün geliri, ek bir faktörün istihdam edilmesi sonucu ortaya çıkan gelir artışıdır. Marjinal faktör maliyeti ise ek bir birim faktör kullanmanın maliyetidir. Marjinal ürün geliri aynı zamanda firmanı n faktör talep eğrisidir.
    • Faktör arzı ile ilgili kararlar faktör sahiplerince verilir. Bu nedenle geriye dönük faktör arz eğrisi ortaya çıkabilir. Yani faktör arz eğrisi, düşük faktör fiyatlarında pozitif eğime sahipken, yüksek faktör fiyatlarında negatif eğime sahip olabilir. Faktör gelirlerinin nasıl belirlendiğini ve neden farklılaştığını açıklayabilmek
    • Faktör gelirleri ücret, faiz, rant ve kârdan oluşur. Ücretler nominal ve reel ücretler olmak üzere ikiye ayrılır. Nominal ücretler, ücretlerin parasal değerini; reel ücretler ise ücretin satın alma gücünü gösterir. İktisatçılar faizi de nominal ve reel faiz olarak ikiye ayırırlar. Reel faiz beklenen enflasyon oranına göre düzeltilmiş faiz oranı iken, nominal faiz oranı piyasada geçerli olan oranı gösterir. İktisatçılar ekonomik rant kavramını geliştirmişlerdir. Bu kavram kira kavramından farklıdır. Kâr ise bir işletmenin toplam gelirlerinden ücret, faiz ve rant ödendikten sonra kalan artığı temsil eder, kâr girişimcinin üretimi organize etmesi ve belli bir risk üstlenmesinin karşılığını oluşturur.



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

  3. #3
    Avatarı
    Özel Üye

    Status
    Offline
    Katılım
    Jul 2008
    Mesajlar
    1.131
    Paylaşım Notu
    2139

    İKTİSATA GİRİŞ ÜNİTE 10 Kamusal Mallar ve Dışsallıklar




    Kamusal Mallar ve Dışsallıklar
    Kamusal mal kavramını ve özelliklerini tanımlayarak kamusal mallarda etkin üretim düzeyinin nasıl belirleneceğini açıklayabilmek
    • Toplumun tüm üyelerinin herhangi bir bedel ödemeden tüketebileceği ve bir kişinin tüketiminin bir başkasının tüketimine engel teşkil etmediği mallar kamusal mallardır. Bu mallar toplumda ödeme yapan ya da yapmayan tüm toplum üyelerine fayda sağlar. Ödeme yapmayanlar bu faydayı elde etmekten mahrum bırakılmadığı için kamusal mallarda bedavacılık sorunu ile karşılaşılır.
    • Kamusal malların varlığı fiyat sistemi için sorun yaratır ve piyasa başarısızlığına neden olur. Bu yüzden, kamusal malların üretiminde devletin bizzat üretimi üstlenmesi alternatifi ya da piyasaya devlet müdahalesi gündeme gelir.
    • Kamusal malların çıktı düzeyi tüm bireysel taleplerin dikey toplamları ile elde edilen marjinal sosyal fayda eğrisi ile marjinal maliyet eğrisinin kesiştiği noktada belirlenir. Bedavacılık sorunu yüzünden kamusal malların üretiminde özel kesim etkin çıktı düzeyinde üretim yapamaz. Dolayısıyla, kamusal mallar devlet tarafından üretilir ve genelde vergilerle finanse edilir.
    Dışsallık kavramını ve özelliklerini tanımlayarak dışsallık türlerini içselleştirme yöntemlerini açıklayabilmek
    • Bir ekonomik birimin üretim ya da tüketime ilişkin kararı bir başka birimin veya birimlerin fayda ya da maliyetlerini piyasa dışında başka bir yolla etkiliyorsa, dışsallıkların var olduğunu söyleyebiliriz. Rekabetçi piyasalarda çok fazla negatif dışsallık ve çok az da pozitif dışsallık üretilmektedir. Bu durum kaynakların aşırı ya da düşük düzeyde tahsis edilmesine neden olduğu için piyasa başarısızlığının da nedenlerinden biridir.
    • Devlet, piyasa başarısızlığını gidermek ve dışsallıkları içselleştirmek için vergi, sübvansiyon, yasal düzenlemeler ve üretimi üstlenme gibi araçları kullanır. Dışsallıkların içselleştirilmesi, marjinal özel fayda ve maliyetlerin marjinal sosyal fayda ve maliyetleri de kapsayacak şekilde belirlenmesi amacıyla üretici ve tüketici kararlarına dönük düzenlemelerdir. Bu tanıma göre, negatif dışsallıklarda marjinal dışsal maliyeti içselleştirmek için bu maliyeti marjinal özel maliyete eklerken, pozitif dışsallıklarda marjinal dışsal faydayı içselleştirmek için bu faydanı n marjinal özel faydaya eklenmesi gerekir. Bir dışsallığın içselleştirilmesi bir malın tüm sosyal maliyeti ve tüm sosyal faydasını yansıttığı için fiyatlarda da bir değişme meydana gelecektir.
    • Negatif dışsallıkların olduğu durumda, dışsallığı meydana getiren firma veya kişi için, bu ekonomik faaliyet bir maliyet oluşturmazken, maliyet topluma yüklenmektedir. Bu durumda, devlet üçüncü kişilere yüklenen bu maliyetle orantılı olarak, dışsallığı meydana getiren firma veya kişiden bir düzenleyici vergi alabilir. Düzenleyici vergilerin amacı, bir mal veya hizmetin dışsal maliyetini marjinal özel maliyete eklemektir. Bu amacı gerçekleştirmek için düzenleyici verginin her birim çıktının marjinal dışsal maliyetine eşit olması gerekir.
    • Sübvansiyonlar, pozitif dışsallıklar meydana getiren üretim veya tüketim faaliyetinin marjinal dışsal faydasını içselleştirmek için kullanılır. Amaç, tüketici veya üretici tarafından yapılan ödemeleri azaltmaktı r. Sübvansiyonlar düzenleyici vergi temeline dayanan negatif bir vergi olarak da düşünülebilir.



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

  4. #4
    Avatarı
    Özel Üye

    Status
    Offline
    Katılım
    Jul 2008
    Mesajlar
    1.131
    Paylaşım Notu
    2139

    İKTİSATA GİRİŞ ÜNİTE 11 Mikro İktisattan Makro İktisada Geçiş




    Mikro İktisattan Makro İktisada Geçiş
    Makro iktisadın doğuşunu ve gelişiminin ardında yatan temel faktörleri açıklayabilmek
    • Mikro iktisat tek bir mala ilişkin piyasanın nasıl çalıştığını ve bireysel karar alma birimlerinin davranışlarını incelerken, makro iktisat bu piyasaların ve karar birimlerinin bütününü ele alır. Örneğin, ekonomideki tüm birimlerin tüketim harcamalarının, ülkede üretilen tüm mal ve hizmetlerin ortalama fiyatlarının, ekonomideki toplam üretim düzeyinin nasıl belirlendiği ve neden değiştiği makro iktisadın ilgi alanına girer.
    • Makro iktisat 1930’larda yaşanan Büyük Bunalım’ın açıklanabilmesi çabaları sonucu doğmuştur.
    • Bu konuda başlangıç olarak Keynes’in 1936 tarihli Genel Teori isimli kitabını kabul etmek yaygın bir görüştür.
    Makro iktisadın ilgi alanına giren temel konuları açıklayabilmek
    • Makro iktisadın temel konuları bir ekonomide toplam üretim hacminin belirlenmesi ve değişmesi, fiyatlar genel düzeyinin belirlenmesi ve değişmesi, işsizlik düzeyinin belirlenmesi ve değişmesi şeklinde sıralanabilir.
    • Ülkedeki üretim hacminde gözlenen dalgalanmalar konjonktür dalgalanmaları olarak adlandırılırken, devlet tarafından izlenen politikalar bu dalgalanmaları n mümkün olduğunca yumuşatılmasını hedeflemektedir.
    • Bu süreçte işsizlik oranını ve enflasyon oranını makul düzeylerde tutabilmek de hedefler arasında sayılmalıdır. Devletin izlediği politikalarla makro ekonomik performans arasındaki ilişkiyi açıklayabilmek
    • Devletin makro ekonomiyi etkilemek amacı ile kullanabileceği araçlar; maliye politikası, para politikası ve arz yönlü politikalar başlıkları altında toplanabilir.
    • Bunlardan maliye politikası, devletin vergi toplama ve harcama yapma kararları; para politikası, merkez bankasının ülkedeki para miktarını kontrol etmeye dönük kararları; arz yönlü politikalar ise devletin temel olarak üretimi arttırmaya dönük kararları ile ilgilidir.
    Bir ekonomide makro açıdan rol alan başrol oyuncuları ve bunların oynadıkları rolleri açıklayabilmek
    • Makro ekonomik karar birimlerinin karşılıklı olarak birbirleriyle olan ilişkileri devresel akım diyagramı çerçevesinde incelenebilir.
    • Hane halkları, işletmeler, devlet ve diğer ülkeler olarak sıralanan bu birimlerin gelir ve harcamaları karşılıklı olarak eşleşmektedir.
    • Her grubun harcaması diğer grup veya grupların gelirini oluştururken, bu durum ekonomik işlemlerin çift taraşı niteliğini yansıtmaktadır



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

  5. #5
    Avatarı
    Özel Üye

    Status
    Offline
    Katılım
    Jul 2008
    Mesajlar
    1.131
    Paylaşım Notu
    2139

    İKTİSATA GİRİŞ ÜNİTE 12 Milli Gelir Muhasebesi




    Milli Gelir Muhasebesi


    Bir ekonomide üretilen mal ve hizmetlerin toplam değerinin belirlenmesi amacı ile geliştirilen GSMH kavramını tanımlamak ve temel özelliklerini açıklayabilmek
    • Bir ülkede geliri oluşturan faaliyetlerin ölçülmesi milli gelir muhasebesi olarak bilinmektedir.
    • Milli gelir hesapları ekonomik faaliyetlerin genel bir özetini sunmanın yanı sıra ülkedeki üretim, gelirler ve harcamalar arasındaki karşılıklı ilişkileri de göstermektedir.
    • Milli gelir muhasebesi kapsamında hesaplanan temel kavram, ekonomide belirli bir dönemde üretilen tamamlanmış mal ve hizmetlerin piyasa değerini ifade eden gayrisafi milli hasıladır.
    Üretimin değerinin hesaplamak için kullanılacak çeşitli yöntemleri açıklayabilmek
    • Gayrisafi milli hasılanın hesaplanmasında yaratı-lan, kazanılan ve harcanan gelir cephelerinden yararlanılabilir.
    • Gayrisafi milli hasıla belirli bir dönemde yaratılan tüm mal ve hizmetlerin parasal değerini ifade ettiği gibi, bu mal ve hizmetlerin üretimine katılan üretim faktörlerine ödenen ücret, faiz, kâr ve rant gelirleri toplamını da ifade eder.
    • Öte yandan elde edilen gelirlerin bir şekilde harcandığı düşünülürse ekonomideki tüketim, yatırım ve kamu harcamaları ile net ihracat toplamının da yaratılan üretimin değerine eşit olması gerekir.
    Üretimin değeri ile ilgili alternatif kavramları açıklayabilmek
    • Gayrisafi milli hasıla üretim faaliyetleri sürecinde kullanılan makine, teçhizat ve binalardaki aşınma ve yıpranmayı göz önüne almaz.
    • Amortisman denilen söz konusu aşınma ve yıpranmalar toplamının gayrisafi milli hasıladan düşülmesi ile elde edilen kavram safi milli hasıladır ve ülkenin net üretim gücünü göstermektedir.
    • Safi milli hasıladan mal ve hizmet alımları sırasında ödenen dolaylı vergilerin düşülmesi suretiyle milli gelir adı verilen gelir kavramına ulaşılır.
    • Ülkedeki kişilerin ne kadarlık gayrisafi gelir elde ettiklerini gösteren kişisel gelir kavramı ise milli gelirden dağıtılmayan şirket karları ve sosyal güvenlik kurumlarına yapılan prim ödemelerinin düşülmesi, kamu ve özel sektör tarafından yapılan transfer ödemelerinin eklenmesi ile hesaplanmaktadır.
    • Kişilerin eline geçen net geliri gösteren ve kişisel gelirden dolaysız vergilerin düşülmesi ile hesaplanan gelir kavramı ise kullanılabilir gelir olarak adlandırılmaktadır.
    Fiyat değişmelerinin üretimin değeri üzerinde nasıl etkili olduğunu ve bunun nasıl giderilebileceğini açıklayabilmek
    • Gayrisafi milli hasıla piyasa fiyatları ile ölçüldüğü için, üretim miktarındaki değişmelerin yanında fiyat değişmelerini de yansıtır.
    • Nominal gayrisafi milli hasıla denilen cari fiyatlarla ölçülen bu değerden fiyat değişikliklerinin etkisini giderebilmek için oluşturulan fiyat indeksleri kullanılır. Böylece gayrisafi milli hasıla baz olarak kabul edilen belirli bir yılın fiyatları ile ifade edilir ve zaman içerisinde fiyatlarda meydana gelen değişmelerin etkisi giderilmiş olur.
    Belirli bir yılın fiyatları ile ifade edilmesi halinde elde edilen değer reel gayrisafi milli hasıla veya sabit fiyatlarla gayrisafi milli hasıla olarak bilinmektedir. Üretimin değerini ölçmek için günümüzde kullanılan yöntemlerin taşıdığı eksiklikleri açıklayabilmek
    • Ülkedeki üretimin değerini göstermesinin yanında, gayrisafi milli hasıla kavramının kullanımında bazı kısıtlar söz konusudur. Örneğin gayrisafi milli hası- la değeri, bunun kaç kişilik bir nüfusla yaratıldığı konusunda bir bilgi vermemekte, dinlenmeye ayrılan zamanı hesaba katmamakta, üretilen malların kalitesindeki iyileşmeleri göz önüne almamakta, üretim faaliyetleri sonucu çevreye verilen zararı göz ardı etmekte, üretimin bileşimi ve dağılımı hakkında bir bilgi sunamamakta ve ülkedeki kayıt dışı ekonomik faaliyetleri kapsam dışında bırakmaktadır.



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

  6. #6
    Avatarı
    Özel Üye

    Status
    Offline
    Katılım
    Jul 2008
    Mesajlar
    1.131
    Paylaşım Notu
    2139

    İKTİSATA GİRİŞ ÜNİTE 13 Milli Hasılanın Belirlenmesi




    Milli Hasılanın Belirlenmesi


    Tüketim harcamalarını ve tasarrufları belirleyen faktörleri açıklayabilmek
    • Vergilerin olmadığı bir ortamda tüketim ve tasarruf harcamalarının toplamı gelire eşit olacaktır. Belirli bir dönemde yapılacak tüketim harcamalarını belirleyen temel faktör gelirdir.
    • Gelirle tüketim harcamaları arasındaki bu ilişki tüketim fonksiyonu olarak bilinirken, tasarruflarla gelir arasındaki ilişki de tasarruf fonksiyonu olarak adlandırılmaktadır.
    • Gelir değişikliklerinin tüketim harcamaları üzerindeki etkisi marjinal tüketim eğilimi, tasarruflar üzerindeki etkisi ise marjinal tasarruf eğilimi ile belirlenebilir.
    • Tüketimi etkileyen temel faktörler arasında gelir, servet, bekleyişler ve demografik unsurlar sayılabilir.
    Yatırım harcamalarını belirleyen faktörleri açıklayabilmek
    • Yatırım harcamaları işletmelerin sermaye mallarına ve stoklara yaptıkları harcamalardır. Ele alınan modelde yatırımlar gelirden bağımsız, yani otonom kabul edilmektedir.
    • Yatırım harcamaları temel olarak faiz oranı, beklenen kâr, teknolojik değişim, sermaye mallarının maliyeti ve kapasite kullanım oranı tarafından belirlenmektedir.
    Kamu harcamalarının analize nasıl dahil edildiğini açıklayabilmek
    • Kamu kesiminin mal ve hizmet alımı için yaptığı harcamalar kamu harcaması olarak adlandırılır. Ele alınan harcama modelinde kamu harcamaları gelirden bağımsız, yani otonom bir bileşen olarak ele alınmıştır.
    Net ihracatı belirleyen faktörleri açıklayabilmek
    • Net ihracat ülkenin ihracatı ile ithalatı arasındaki farktır.
    • İthalatı ve ihracatı belirleyen faktörler arasında hem yerli ülkenin hem de yabancı ülkelerin gelir düzeyleri, zevk ve tercihleri, ticarete getirdikleri kısıtlamalar ve döviz kurları sayılabilir.
    • İthalat hacmi ülkedeki gelir düzeyi ile birlikte arttığı için, gelir arttıkça net ihracat miktarı azalmaktadır.
    Toplam harcama fonksiyonunu açıklayabilmek
    • Toplam harcama fonksiyonu her bir harcama bile- şeninin toplamından oluşmaktadır.
    • Toplam harcama fonksiyonunun eğimi tüketim fonksiyonunun eğiminden daha düşüktür, zira toplam harcamalara dahil edilen net ihracat fonksiyonu negatif eğime sahiptir.



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

  7. #7
    Avatarı
    Özel Üye

    Status
    Offline
    Katılım
    Jul 2008
    Mesajlar
    1.131
    Paylaşım Notu
    2139

    İKTİSATA GİRİŞ ÜNİTE 14 Makro Ekonomik Denge




    Makro Ekonomik Denge

    Klasik iktisat yaklaşımının makro ekonomik dengeye bakış açısını açıklayabilmek
    • Klasik iktisat yaklaşımı, “Her arz kendi talebini yaratır” deyimi ile ifade edilen Say Kanununun işlemesi ile özetlenebilir.
    • Bu işleyiş sonucunda toplam harcamaların tam istihdam üretim düzeyini sağlamada yetersiz kalması söz konusu olmamaktadır.
    • Bu sonuç ekonomideki her türlü fiyatın (ücret, faiz, mal fiyatları gibi) artma ve azalma yönünde esnek olması varsayımına dayanmaktadır.
    • Keynes, Klasik iktisat yaklaşımının bu varsayımını eleştirerek, özellikle ücretlerin düşme yönünde esnek olmadığını ileri sürmüş ve alternatif bir model geliştirmiştir. Denge kavramını ve ekonomik dengenin sağlanmasında toplam harcamaların önemini açıklayabilmek
    • Stok değişmelerini de harcamalara dahil ettiğimiz zaman, bir ekonomide gerçekleşen fiili harcamalar her zaman gelire eşit olmaktadır.
    • Oysa ekonomide gerçekleştirilmesi “planlanan” toplam harcamalar her zaman gelire eşit olmayabilir. İşte planlanan toplam harcamaların gelire eşit olduğu GSMH düzeyi, denge GSMH düzeyi olarak adlandırılmaktadır.
    • Denge GSMH düzeyi bir diğer bakış açısıyla gelir harcama akımından gerçekleşen sızıntılar toplamının, bu akıma yapılan enjeksiyonlar toplamına eşitlendi ği gelir düzeyi olarak da elde edilebilir. Söz konusu sızıntılar tasarruflar, vergiler ve ithalat harcamalarından, enjeksiyonlar ise yatırım harcamaları, kamu harcamaları ve ihracat gelirinden oluşmaktadır.
    • Otonom harcamalarda meydana gelecek bir değişme gelir düzeyine katlanarak yansımakta ve bu süreç çarpan olarak adlandırılmaktadır. Bir ekonomide belirlenen denge gelir düzeyindeki artış ve azalışların nedenini açıklayabilmek
    • Otonom harcamalarda meydana gelecek bir değişiklik, çarpan katsayısı kadar katlanarak gelire yansımaktadır.
    • Çarpan katsayısı ise marjinal tasarruf ve marjinal ithal eğilimleri toplamının tersi olarak hesaplanmaktadır



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

  8. #8
    Avatarı
    Özel Üye

    Status
    Offline
    Katılım
    Jul 2008
    Mesajlar
    1.131
    Paylaşım Notu
    2139

    İKTİSATA GİRİŞ ÜNİTE 15 Maliye Politikası ve Toplam Harcamal




    Maliye Politikası ve Toplam Harcamalar

    Devletin en önemli gelir kaynağı olan vergilerin makro ekonomik modele dahil edilmesi durumunda meydana gelecek değişiklikleri açıklayabilmek
    • Makro ekonomik etkileri açısından devletin direkt olarak kontrol edebildiği ve direkt olarak kontrol edemediği bazı değişkenler söz konusudur. Örneğin, devlet gelirden alınacak vergi oranını direkt olarak belirlemekte, ancak elde edilecek gelir vergisi hasılatını direkt olarak kontrol edememektedir.
    • Kullanılabilir gelir kavramının tanımı gereği, vergiler gelirden çıkarıldığı için vergilerin modele dahil edilmesinde önünde eksi işareti yer almakta ve denge gelir düzeyini azaltıcı etki yaratmaktadır. Devletin harcama yapma ve vergileme kararlarının denge gelir düzeyi üzerindeki etkisini açıklayabilmek
    • Kamu harcamalarındaki değişmeler, harcama çarpanı aracılığı ile gelire katlanarak yansımaktadır. Bu nedenle kamu harcamalarındaki artış geliri arttırırken, harcamalardaki azalma geliri azaltıcı önde etki yaratmaktadır.
    • Vergilerde meydana gelecek değişmeler, vergi çarpanı aracılığı ile geliri ters yönde etkiler. Ancak vergilerin harcamalar üzerinde yaratacağı etki, kullanılabilir gelir üzerindeki etkisi ile dolaylı olarak ortaya çıkmaktadır.
    • Harcama çarpanı, mutlak değer olarak, vergi çarpanından büyüktür. Bunun nedeni toplam harcamalar üzerinde kamu harcamalarının doğrudan, vergilerin dolaylı biçimde etkili olmasıdır.
    • Devlet kamu harcamalarını arttırır ve bunun tamamını vergileri yükselterek finanse ederse, denge gelir düzeyi kamu harcamalarına eşit miktarda artmaktadır. Böyle bir durumda ortaya çıkan net çarpan etkisi 1’e eşit olmakta ve denk bütçe çarpanı olarak adlandırılmaktadır.Ekonomik durgunluk ve enflasyon ortamlarında istikrarı sağlayabilmek için maliye politikasının nasıl kullanılması gerektiğini açıklayabilmek
    • Ekonomide bir harcama yetersizliği olması halinde, genişlemeci maliye politikası aracılığı ile toplam harcamaları arttırmak ve aşırı işsizliği ortadan kaldırmak mümkündür.
    • Ekonomide bir harcama fazlası olması halinde ise daraltıcı maliye politikası aracılığı ile toplam harcamaları kısmak ve enflasyonist baskıları ortadan kaldırmak mümkündür. İzlenen maliye politikalarının ekonominin içinde
    bulunduğu koşullardan nasıl etkilenebileceğini açıklayabilmek
    • Devlet bütçesi, devlete ait harcamaların yapılmasına, gelirlerin toplanmasına yetki veren ve bunlar arasında dengenin nasıl sağlandığını gösteren belgedir.
    • Kamu harcamalarının kamu gelirlerinden fazla olması durumunda ortaya çıkan bütçe açığı ancak devletin piyasalara borçlanması ile kapatılabilir.
    • Bütçenin gelir ve harcama kalemleri arasında yer alan ve otomatik istikrar sağlayıcılar olarak adlandırılır



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

  9. #9
    Avatarı
    Özel Üye

    Status
    Offline
    Katılım
    Jul 2008
    Mesajlar
    1.131
    Paylaşım Notu
    2139

    İKTİSATA GİRİŞ ÜNİTE 16 Para ve Bankacılık




    Para ve Bankacılık

    Parayı tanımlayabilmedeki güçlüklerin nedenini açıklayabilmek
    • Parayı fiziki özelliklerini esas alarak tanımlamak hem mümkün de¤ildir, hem de iktisadi anlamda doğru de¤ildir.
    • İktisatta paranın kesin ve değişmez bir tanımını yapmak yerine, paranın üstlendiği fonksiyonları sıralayarak bu fonksiyonları yerine getiren her şey para olarak kabul edilir. Bir ekonomide paranın üstlendiği fonksiyonların neler olduğunu açıklayabilmek
    • Değişim aracı olarak para, takasın dezavantajlarını ortadan kaldırarak, mal ve hizmetlerin el değiştirmesi sürecini hızlandırmakta, ekonomide etkinliğin sağlanmasına yardımcı olmaktadır.
    • Hesap birimi olarak para, mal ve hizmetlerin değerini ifade etmede kullanılan ortak ölçü birimidir.
    • Değer muhafaza aracı olarak para, satın alma gücünün elde tutulmasına olanak tanımaktadır. Paranı n bu fonksiyonu, ülkedeki fiyat istikrarı ile yakından ilgilidir. Enflasyonist ortamlarda hızla de-ğer kaybeden paranın bu fonksiyonu da aşınmaya uğramaktadır.
    Zaman içerisinde mal paradan itibari paraya geçişin altında yatan faktörleri ve paranın çeşitlerini açıklayabilmek
    • Paranın evrimi mal para itibari para olarak iki temel kategoride incelenebilir.
    • Modern bir ekonomide para, bozukluk, nakit ve vadesiz mevduat olmak üzere üç türden oluşmaktadır. • Nakit ve vadesiz mevduat kadar likit olmasa da, likitidesi bunlara yaklaşan varlıklar para benzeri olarak adlandırılmaktadır.
    • Paranın tanımlanmasındaki sorunlara bağlı olarak, her ülkenin merkez bankası çeşitli para stoku tanımları yaparlar. Örneğin TC Merkez Bankası M1, M2, M2Y ve diğer bazı alternatif para stoku tanımlarına ilişkin verileri yayınlamaktadır. Bankaların temel fonksiyonlarını, çalışma mantıklarını ve nasıl kaydi para yarattıklarını açıklayabilmek
    • Bankalar, genellikle, halktan topladıkları mevduatı şirketlere ve kişilere kredi olarak veren, menkul kıymetlere yatırım yapan kuruluşlardır. Bu nedenle bankalar fon transferi sürecinde para yaratan kurumlardır. Bankaların yarattığı söz konusu vadesiz mevduatlara kaydi para adı verilmektedir.
    • Bankacılığın gelişimi mutlak rezerv bankacılığından kısmi rezerv bankacılığına geçiş olarak özetlenebilir. Kısmi rezerv bankacılığı, yükümlülüklerden daha düşük bir miktarın rezerv olarak tutulduğu bankacılık uygulamasıdır.
    • Kısmi rezerv bankacılığının bir sonucu olarak ortaya çıkan kaydi paranın miktarı, zorunlu rezervler dışında bir sızıntının söz konusu olmadığı basitleş- tirilmiş bir modelde, zorunlu rezerv oranının tersiyle rezervlerdeki değişim miktarının çarpılması ile belirlenmektedir.



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

  10. #10
    Avatarı
    Özel Üye

    Status
    Offline
    Katılım
    Jul 2008
    Mesajlar
    1.131
    Paylaşım Notu
    2139

    İktisad 7.ünite soru ve cevaplar




    1. Tam rekabet piyasasında kısa dönem firma arz eğrisini aşağıdakilerden hangisi verir
    Marjinal maliyet eğrisinin ortalama değişken maliyet eğrisi üzerinde kalan kısmı

    2. Aşağıdaki mallara ait piyasalardan hangisi tama rekabet koşullarına en çok yaklaşan piyasadır
    a. Diş macunu
    b. Tıraş bıçağı
    c. Patates
    d. Deterjan
    e. Otomobil

    3. Tam rekabet piyasasında uzun dönem piyasa (endüstri) dengesinde aşağıdaki eşitliklerden hangisi gerçekleşir
    Marjinal maliyet = Ortalama maliyet = Marjinal gelir = Ortalama gelir = Fiyat

    4. Tam rekabetçi firmanın kârını maksimize ettiği üretim düzeyinde aşağıdakilerden hangisi geçerlidir
    a. Marjinal gelir ile marjinal maliyet arasındaki fark maksimumdur
    b. Marjinal gelir ortalama toplam maliyete eşittir
    c. Ortalama gelir ortalama maliyete eşittir
    d. Marjinal gelir marjinal maliyete eşittir
    e. Marjinal maliyet ortalama sabit maliyete eştirt

    5. Tam rekabetçi bir firmanın piyasada karşı karşıya kaldı ğı talep eğrisi aşağıdaki eğrilerden hangisi ile özdeştir
    a. Toplam gelir eğrisi
    b. Marjinal maliyet eğrisi
    c. Toplam gelir eğrisi
    d. Toplam maliyet eğrisi
    e. Ortalama gelir eğrisi

    6. Aşağıdakilerden hangisi tam rekabet piyasasının özellikleri arasında yer almaz
    a. Çok sayıda alıcı ve satıcı vardır
    b. Piyasa giriş serbesttir
    c. Zarar eden firmaların piyasadan çıkması zorlaştırılmıştır
    d. Üretilen mallar homojendir
    e. Alıcı ve satıcılar piyasalar hakkında tam bilgiye sahiptir

    7. Tam rekabetçi bir firma 650 birim malı toplam 3510 TL’ye üreterek kârını maksimize etmektedir. Malın birim satış fiyatı 8 TL olduğuna göre, firmanın toplam kârı aşağıdakilerden hangisidir
    a. 1625
    b. 1225
    c. 1600
    d. 1690
    e. 5200

    8. Tam rekabetçi piyasalarda faaliyet gösteren firmaların en etkin üretim teknolojisini kullanmalarının nedeni aşağıdakilerden hangisidir
    a. Firmaların fiyatın minimum ortalama maliyete eşit olduğu üretim düzeyini seçmeleri
    b. Firmaların marjinal gelirin marjinal maliyete eşit olduğu üretim düzeyini seçmeleri
    c. Firmaların fiyatın ortalama değişken maliyete eşit olduğu üretim düzeyini seçmeleri
    d. Firmaların toplam maliyetin toplam gelire eşit olduğu üretim düzeyini seçmeleri
    e. Firmaların marjinal maliyetin toplam maliyete eşit olduğu üretim düzeyini seçmeleri

    9. Aşağıdakilerden hangisi firmanın ekonomik kârının sıfır olduğu, sadece normal kârla yetindiği durumu ifade eder
    a. Fiyat ortalama toplam maliyete eşit olduğunda
    b. Fiyat ortalama değişken maliyete eşit olduğunda
    c. Fiyat marjinal maliyete eşit olduğunda
    d. Fiyat marjinal gelire eşit olduğunda
    e. Fiyat marjinal gelire ve marjinal maliyete eşit olduğunda



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

+ Konuyu Cevapla
Sayfa 1/4 123 ... SonSon


Yazım Kuralları

  • Yeni konu açma izniniz yok.
  • Mesajlara cevap yazma izniniz yok.
  • Mesajlarınıza dosya / resim ekleme izniniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme izniniz bulunmuyor.
| hosting | aöf | aöf 2012 ara sınav soruları | aöf kredili sistem | http://ogrenci.anadolu.edu.tr

http://www.aofclub.com/aof-2012-ara-sinav-sorulari/