Sponsorlu Bağlantılar


Aöf Psikolojiye Giriş 5.Ünite Ders Notları


ÇOCUKLUKTA SOSYAL GELİŞİM

Olumlu sosyal davranışlar;bir başkasının iyiliğini gözeterek gönüllü yapılan yardım etme, paylaşma,teselli etme,işbirliği yapma gibi davranışlardıR.
Empati; bir başkasının duygusal durmunu ve yaşadığı hissi kavrayıp aynı veya benzer duyguyu kişinin bizzat kendisinin deyaşaması anlamına gelir.Saldırgan davranışlar;başkalarının veya onlara ait şeylere zarar vermeyi amaçlayan davranışlardır.
KURAM;sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar ve ilkeler bütünüdür.Kuramın ortaya koyduğu önermeler görgül(ampirik) araştırmalar ile test edilir.Sosyal değişime dair kuramların belli başlıcaları Psikanalitik kuram, Davranışcılık ve Sosyal öğrenme kuramı,Bilişsel gelişim kuramı,Etolojik kuram ile Ekolojik sistemler kuramıdır.

PSİKOANALİTİK KURAM

1.PSİKOSEKSÜEL GELİŞİM KURAMI

Sosyal ve kişik gelişimiyle ilgili çalışmalarda önemli etkisi olan kuramlardan biri psikanalitik kuramdır. Sigmund Freud(1910) tarafından geliştirilen bu kuram insanın farkında olmadıgı dürtüler ve çatışmalar la hareket eden bir varlık oldugunu varsayar.freud'a göre insan 2 temel dürtüyle dünyaya gelmiş
1.EROS;Bireyin hayatta kalmasını sağlayan nefes alma ,açlık ve cinsellik gibi içgüdüler.
2.THANATOS;doğuştan getirilen ölüme dair içgüdüler.
Freud'a göre psikoseksüel gelişim kuramında enerjiyi libido cinsel enerji olarak tanımlar bu yaş ilerledikçe değişik bölümlerde yoğunlaşıp yeni bir gelişim dönemi oluşturur.Çocuklar,oral(0-1yaş),anal(1-3yaş),faillikk(3-6yaş)gizil(6-13yaş) ve genital(13-19yaş)olmak üzere 5 ayrı gelişim dönemden geçerler.gelişim 3.dönem faillik döneminin sonunda gelişim esas şeklini alır. Gelişim sürecinin ilerlemesine engel olan 2 olumsuz süreç vardır. aşırı engellenme ve doyum.
Freud çocugun gelişim dönemini 3 farklı yapı içinde tanımlar : id(dürtüler),ego (rasyonel ) süperego (ahlak)
İD: doğuştan varolan ve yeni doğan bebeğin biyolojik iç güdülerini doyurma fonksiyonu bulunan yapı
EGO: kişiliğin bilinçli rasyonel kısmını oluşturur.
SÜPEREGO:cocugun hareketlerine rehber olan ahlak kurallarından oluşursüperegonun gelişimiyle cocuk ebeveynlerinin ahlaki standart ve degerlerini içselleştirir 3-6 yaşlar arasında.

2-PSİKOSOSYAL GELİŞİM KURAMI

Erıkson'ın ,Freudun kuramını revize ederek gelişimde sosyo-kültürel belirleyicilere vurgu yaptığı ve sağlıklı psikolojik uyum için insanların 8 gelişimsel dönemdeki psikososyal çatışmaları çözmek zorunda oldugunu vurguladığı kuramdır.Freudun kuramından 3 noktada ayrışır.Çocugun pasif biyolojik dürtülerin esiri olan ebeveyn tarafından şekillenen değil kendisinin araştırmacı ,meraklı aktif olduğunu, cinsel dürtülere az sosyo kültürel etkilere daha fazla vurgu yapar. Son olarak gelişim tüm yaşam boyu devam eder.Psikososyal gelişim kuramı daha çok kabul görmektedir.

DAVRANIŞÇILIK ve SOSYAL ÖĞRENME KURAMLARI

1. Davranışçılık kuramı
İnsan gelişimine ait çıkarsamaların bilinçaltı güdüler veya gözlemlenemeyen fenomenlerden ziyade,kontrollü gözlemlerin yapılabildiği davranışlara dayandırılması gerektiğini savunun psikolojideki bi düşünce okuludur.ilk olarak jhon b. watson tarafından ortaya atılmış.
Pekiştirm;bir davranışın gelecekte tekrarlanma olasılığını veya sıklığını arttıran yada azaltan ,o davranışı takip eden ödül veya ceza olarak tanımlanır.Davranışçı kurama göre ödül,davranışın gelecekte yapılmasıklığını arttırır ceza ise azaltır.Watson bebekleri sosyal deneyimler sonucu alışkanlıklar geliştiren boş levhalar olarak görür.'' Bana sağlıklı bir düzine çocuk verin onları ailesel özellikleri,ırkalrı ve cinsiyetlerine bakmadan istediğiniz meslekte insanlar haline getirebilir,onları doktor,avukat tamirci hatta hırsız veya dilenci bile yapabilirim '' demiştir.

2.Edimsel öğrenme kuramı

Davranışçı yaklasıma katkı getiren başka bir kuramcıda skinner dir.Edimsel öğrenme :ürettiği sonucuna bağlı olarak artan yada azalan gönüllü davranışların kazanıldığı öğrenme yaşantısıdır.

3.Sosyal öğrenme kuramı

sosyal davranış gelişimini açıklarken öğrenme ilkelerinin yanı sıra düşünme yorumlama gibi çeşitli bilişsel unsurların önemine vurgu yapan bir kuramdır.Bu kuramın en önemli ismi Alfred Banduradır
Gözlem gözlenen davranısı ve bunun olası sonuclarını öğretir.Davranış ve sonucları başkasında gözlemdiği için bu öğrenmenin mekanızması dolaylı pekiştirmedir.Banduraya göre gözleyerek öğrenmenin meydana gelmesi için aşağıdaki kosulların olması gerekir.
Dikkat:Taklit edilecek modelin kişinin dikkatini çekmiş bir model olması Hatırda tutma:Davranışın kodlanıp hatırda tutulması
Motor üretim: taklit edilen hareketi doğru yapabilmek için gerekli motor becerilerine sahip olma Pekiştirme ve güdüsel süreç: davranısın performans olarak ortaya çıkması için yada başkası tarafından pekiştirilmesi yada bireyin kendi kendini pekiştirmesi.
Karşılıklı tayin edicilik:Çocuk ve cevresi arasındaki etkileşim akışının çift yönlü olması;çevrenin çocugu etkilemesi çocugunda davranıslarıyla cevresini şekillendirmesidir.
Cinsiyet rolleri şiddet,sosyal çatışma becerisi,olumlu sosyal davranışlar,aile içi roller,konusma biçimi, vb. pek çok farklı özelliğin gelişmesinde sosyal öğrenme önemli bir mekanızmadır.

BİLİŞSEL GELİŞİM KURAMI

Jean piaget (1932,1952) gelişim psikoloğu ve genetik epistemolog olarak kendini bilginin kökenini incelemeye adamıştır.Piaget cocukların ne kadar bildiğiyle değil nasıl düşündükleriyle ilgilenmiştir.Çocuk deneyerek,keşfederek,manipüle ederek kendisi için anlmlı bir çevre yaratmaya bu süreç içinde daha zengin ve ileri yapılar oluşturarak bu yapılar sayesinde dünyayı anlamaya çalışır.Çocukllar üzerinde otorite ,özerklik,adalet kavramları gibi konularda araştırmalar yapmış ve bu araştırmalar sonucu ahlaki yargı kuramını geliştirmiştir.

DİĞER KURAMLAR

1.Etolojik kuram
Etoloji;evrim süreçlerinin türe özgü davranışları nasıl şekillendireceğini inceleyen bilim dalıdır.etolojik kuram,insan davranışlarının biyolojik temellerine vurgu yapar.
Kritik dönem:gelişen organizmanın yaşam evresinin kısa bir parçasında çevredeki spesifik etkilere benzersiz şlekilde açık ve duyarlı olduğu dönemdir.Hassas dönem:belli beceri ve davranışların ortaya cıkması için kişinin özellikle belli çevresel etkilere daha duyarlı olduğu zaman dilimini ankatır.Kritik dönem kavramı, hayvan gelişimni açıklamada geçerliyken hassas dönem insan gelişimini açıklamada çok dahda doğru bir tanımlamadır

Ekolojik Sistemler Kuramı

Urie bronfenbrenner'in ekolojik sisitemler kuramı farklı çevresel unsurlara, bu unsurların etkileşimlerine ve çocuk gelişimine doğrudan ve dolaylı etkilerine odaklanır.Ekolojik sistem modeli içiçe geçen kaplar gibi küçükten büyüğe doğru sıralanan beş sistem halkası ile tanımlanır. Çocuğun içinde olduğu halka mikro sistemdir. (aile,okul,arkadaş)Mezosistem;Mikrosistemde yer alan farklı gelişimsel bağlamların birbirleriyle ilişkisini anlatır.Ekosistem; Çocuğun içinde yer aldığı bir sistem değildir ama çocuğun mikrosistemindeki işleyişiyle ilşkilidir. Çocuğa en uzak olam makrosistemde kültürel değerler, inanç sistemleri,ideoloji ve gelenekler yer almaktadır.Halkaların hepsini içine alan Kronosistem ise yaşanılan zaman dilimini, o yaşam dilimini betimleyen özellik ve olayları (sanayileşme devrimi dönemi, çiçek çocuklar dönemi, bilgisayar çağı vb.) anlatır.

SOSYAL DAVRANIŞLARIN GELİŞİMİNE ETKİ EDEN UNSURLAR

Ebeveyn Davranışları:Toplumsallaşma, çocuğun sosyal gelişimindeki en öçnemli süreçlerden biridir. DOğum ile başlayıp bireyin tüm yaşamı boyunca devam eden bu süreçte özellikle ilk çocukluk dönemindeki etkiler ve etkileşimler önemli görünmektedir. Anne, kardeş, arkadaş, öğretmen vs. olan ilşkileri toplusallaşma sürecine katkıda bulunur. Okul öncesi dönemde ki sosyal gelişimde en belirleyici olanın ebeveyn - çocuk ilişkisi olduğu düşünülmektedir.

Açılayıcı Akıl Yürütme:
Bir davranışın başkalrı için doğurduğu sonuçları anlatan ve davranışın neden yapılması ve yapılmaması gerrektiğini çocuğa açıklayan çocuk yetiştirme davranışıdır.Anne baba en önemli kişilerdir.

Model Alma:Model alınan kişi çocuk tarafından etkili ve güçlü olarak algılanıyorsa veya sevilen biri ise davranışlarının taklit ediilme olasılığı daha yüksektir.İleri ki yıllArda akranların etkisi artacak olmakla birlikte okul öncesi dönemde anne babalar en çok model alınan kişilerdir.Anti sosyal davranışlarda aynen yardım etme gibi gözlem ve modelleme yoluyla kazanılır.

Ödül Ve Ceza:istenilen davranışı artırmak için söz konusu davranışın hemen ardından çocuğu ödüllendirmek de etkili bir yöntem olabiliri. Sosyal ödüller özellikle kişilik özelliklerine yönelik atıflardır.

Güç Kullanımı:Araştırmalar şiddete dayalı fiziksel disiplin yöntemlerinin (tokat, dayak, sarsma) çocuklarda ki duygusal ve davranışsal problemleri fazalalaştırıcı etkiye sahip olduğunu göstermektedir.Şiddete dayalı disiplin çocuğun fizksel sağlında bozulmanın yanısıra özgüvende zedelenmeye depresyon, kaygı bozuklukları ve anti sosyal davranış problemlerinde artışa yol açmaktadır.

Mizaç:
bebikliğin çok erken dönemlerinden itibaren gözlenebilen duygu davranış ve dikkat süreçlerindeki biyolojik farklılıklardır.Yakınlaşma/çekingenlik,uyumluluk,tepkilerin yogunlugu,dikkat süresi,ritmiklik,uyarılma eşiği ve aktivite düzeyi mizaç özelliklerinden sadece bazılarıdır.Uyku ve beslenme düzeylerinde problem olmayan değişikliklere uyum gösterebilen sakin huylu çocuklar 'kolay mizaçlı' olarak, 'zor mizaçlı' düzensiz uyku ve beslenme alışkanlığına sahip değişikliklere uyum gösteremeyen nagatif ve hırcın cocuklardır. 'yavaş alışan ' çocuklar ise 2 uç nokta arasında yer alan zaman zaman hırçın olabilien ,az olumsuz tepki veren ve az hareketli çocuklardır.
Çocuk mizacı 3 temel boyutta incelenebilir:
Olumsuz tepkisellik:Kızgınlık ağlama, sızlanma, ve mızmızlanma gibi yüksek yoğunluktaki tepkileri içeren mizaç özelliği.
Duygu süzenleme boyutu.

Sıcakkanlı-Çekingenlik:
yeni durum ve insanlara yaklaşma yada uzaklaşma davranışlarını içeren mizaç özelliği. Davranışları düzenleyen boyutu.

Sebatkarlık:
bir işe uzun süre dikkatini yoğunlaştırabilme kapasitesi ve işi tamamlayıncaya kadar üzerinde çalışmaya devam etme eğilimini içeren mizaç özelliği. Dikkati düzenleyen boyutu.

BAĞLANMA

Bağlanma kişiye değil ilişkiye dair bir özelliktir.Gelişim psikolojisi literatürünün en çok odaklandığı bağlanma ilişkisi anne ile çocuk arasında olandır.Bu ilişki güvenli, kaçınan ve kaygılı-kararsız olmak üzere 3 tipte incelenirken bu sınıflandırmaya dağınık bağlanma türüde eklenmiştir.Bağlam kuramında irdelenen çocuk-ebeveyn ilişkisi arasındaki bağlanma ilişkisi, tipik olarak Yabancı ortam testi adı verilen çalışma yöntemiyle ölçülmüştür.

Güvenli bağlanma:
Çocugun, annesi çevre ile olan ilişkisinde güven verici bir dayanak olarak kullandığı bağlanma şeklidir.

Güvensiz bağlanma:
Çocugun, annesi ile güvenli bağlanma geliştirmediği durumlarda oluşanbağlanma biçimidir.3 türde güvensiz bağlanma olabilir;Kaçınan, Kaygılı-karasız ve Dağınık.

Ayırıcı yatkınlık:
Riskli olarak tanımlanacak bazı mizaç özelliklerine sahip çocıkların , çevreden gelen hem olumlu hem de olumsuz etkilere diğer çocuklardan daha fazla açık olduklarını bu çevresel etkilerden daha cok etkilendiklerni savunan yaklaşımdır.ayırıcı yatkınlık savı ''zor'' olarak tanımlanan mizaç özelliklerinin aslınmda birer risk unsuru olmadığını belirtmekle kalmayıp aynı zamanda koruyucu nitelikte olabildiklerine işaret etmektedir.


HAZIRLAYAN : ŞEYMA ÇELEBİ ÜNAL