Sponsorlu Bağlantılar


Aöf Finansal Yönetim 2 Dersi 5.Ünite Ders Notları

Kâr Dağıtım Politikası

Elde edilen kârın ne kadarının ortaklara, ne kadarının işletmeye bırakılacağı konusu, finans yöneticisinin ve finansal
yönetimin temel karar alanlarından birisini oluşturmaktadır. Özellikle sermaye piyasasının gelişmediği, uzun vadeli
Finansman olanağının sınırlı olduğu ülkelerde kâr dağıtım politikaları çok daha önemli olmaktadır.
Şirketlerin kâr dağıtım politikaları, piyasada hisse senetlerinin yatırımcılar açısından değerlendirilmesinde önemli bir
gösterge oluşturabilir. Bununla birlikte, piyasadaki yatırımcı beklentileri, şirketin kârının ne kadarını dağıtması gerektiği
konusunda da belirleyici olabilir. Teoriye göre kâr dağıtım politikası, yatırımcıların kâr payı elde etme veya gelecekte
sermaye kazancı elde etme tercihlerine en uygun karşılığı verecek biçimde oluşturulmalıdır.
Kâr dağıtım politikasındaki değişmeler, yatırımcılar üzerinde sinyal etkisi de doğurabilir. Buna göre, eğer firma piyasa
tarafından tahmin edilenden daha fazla bir kâr dağıtımı yapacağını açıklamışsa, bu firmanın çok kazançlı bir yatırımı
olduğunun ve gelecekte de yüksek kâr payları dağıtacağının sinyali olabilir.

Sinyal Etkisi: Kâr paylarındaki değişmelerin hisse senedi yatırımcılarında yarattığı alım-satım yönündeki etki.
Kâr dağıtım politikasına ilişkin en çok tartışılan konu, işletmelerin yatırım kararları, sermaye maliyeti ve sermaye
bileşimlerinin veri olarak alındığı durumlarda, izlenilen politikanın işletmenin piyasa değeri üzerine etkisinin ne
olacağıdır.

Miller-Modigliani (MM) Kâr Payı İlişkisizliği Yaklaşımı

Bu yaklaşıma göre kâr dağıtım politikasının ve hissedarlara dağıtılacak kâr paylarının işletmenin piyasa değeri üzerine
etkisi yoktur. MM’e göre işletmenin piyasa değeri, gelecekte işletmenin kazanç yaratma gücüne ve faaliyet riskinin
yapısına bağlı olarak yükselir veya düşer.
MM savunmuş oldukları bu teorik görüşü bir takım varsayımlara dayandırmaktadırlar. MM, yatırımcıların yapmış
oldukları yatırımlarda, herhangi bir vergi ya da komisyon ücreti ödemeyeceklerini, diğer bir anlatımla işlem
maliyetlerinin olmadığını, işletmelerin İflas etmeyeceklerini, kâr dağıtım politikasının sermaye bütçelemesi
kararlarından bağımsız olduğunu, işletmenin büyüme sağlayacağı yatırımlarda, kâr payı dağıtmasıyla, elde edilen
kârların işletme bünyesinde bırakılmasının yatırımcılar açısından herhangi bir fark yaratmayacağı şeklinde
varsayımlara dayandırmışlardır.

Gordon-Lintner Kâr Payı İlişkisi Yaklaşımı

Myron Gordon ve John Lintner tarafından ileri sürülen bu yaklaşım, “Eldeki kuş, daldaki kuştan daha değerlidir”
şeklinde özetlenebilir. Bu görüşe göre yatırımcılar; gelecekteki sermaye kazançları yerine, bugünden kâr payı almayı
tercih ederler.
Bunun nedeni kâr payı kazançlarının, yatırımcılar için sermaye kazançlarından daha risksiz olmasıdır. Gordon ve
Lintner’e göre; piyasadaki belirsizlik ve diğer etkenler, hisse senedi Fiyatlarında dalgalanmalar nedeniyle risk yaratır.
Bu durum elde tutma dönemi sonunda hisse senedinin satışından elde edilecek sermaye kazancını daha riskli hale
getirir. O nedenle dağıtılacak kâr paylarının işletmenin piyasa değeri üzerine olumlu veya olumsuz etkisi vardır.
Kâr dağıtım politikasının temel sorunlarından biri, bugünkü kâr dağıtımlarının, gelecekte ne büyüklükteki kâr
dağıtımları ile ikame edileceği ile ilgili kararlar vermektir. İşletme bugün ortaklarına kâr dağıttığında bu, ortakların kâr
dağıtımından gelecekte alacakları payların azalacağı anlamına gelebilir.

İşletme Değerini Maksimize Etmek: Finansal kararlar sonucunda gelecekte sağlanacak nakit akışlarının bugünkü
değerini en yükseğe çıkarma.

KÂR DAĞITIM POLİTİKASINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
1-Yasalar
Anonim şirketlerde kâr dağıtımı konusunda yasalar çerçevesinde genel kurul yetkilidir.
TTK kâr dağıtımıyla ilgili üç temel ilkeden söz etmektedir. Bunlar;
• Net Kâr İlkesi,
• Esas Sermayenin Korunması İlkesi,
• Şirketin Borçlarını Ödeme Gücüne Sahip Olması İlkesidir.
Net kâr ilkesine göre, işletmeler kâr elde etmedikçe veya geçmiş yıllardan devreden kârları bulunmadıkça, ortaklara ya
da hissedarlara kâr payı dağıtamazlar.
Esas sermayenin korunması ilkesi ise, sermaye azaltımını önlemek amacıyla, şirketin ancak elde ettiği kârdan, kâr
payı dağıtabileceğini belirtmektedir.
Şirketin borçlarını ödeme gücüne sahip olması ilkesi ise, işletmenin borç ödeme kapasitesi olmadığı halde, kâr payı
ödenmesini engellemeyi amaçlamaktadır.
2-Vergi Düzenlemeleri
3-Yapılacak Yatırımlar
4-Likidite
5-Finansman İmkânları
6-Kârların İstikrarı
7-Borç Düzeyi

KÂR DAĞITIM POLİTİKASI TÜRLERİ

Sabit Miktarda Kâr Payı Dağıtılması
Sabit miktarda kâr payı dağıtımı politikası, elde edilen kâr değişse bile her yıl sabit miktarda kâr payı dağıtılması
esasına dayandığından yatırımcılar, her yıl ne kadar kâr payı alacaklarını bilerek, bir anlamda geleceğin
belirsizliğinden kurtulmaktadırlar. Bu politika, sabit gelir elde etmeyi arzulayan ve riski sevmeyen yatırımcılar
tarafından tercih edilmektedir. Ancak, bu durumun birkaç sakıncası vardır. Hisse senetleri, sabit getirili yatırım
araçlarına dönüşmektedir. Bunun yanı sıra, enflasyon dönemlerinde, kâr payı reel anlamda azalmakta veya kârın
yüksek olduğu yıllarda, verilmesi gerekenden daha az kâr payı verildiği kanısı piyasada yaygınlaşabilmektedir. Sabit
miktarda kâr payı dağıtımı, hisse senetlerinin piyasa değerinin de sabit bir düzeyde ya da oldukça dar bir fiyat
aralığında kalmasına yol açabilmekte ve sermaye kazancı bekleyen yatırımcılara cazip gelmeyebilmektedir. Düşük kâr
sağlanan veya zarar edilen dönemlerde ise, işletme zor durumda kalabilmektedir.

Sabit Oranda Kâr Payı Dağıtılması

Sabit oranda kâr payı dağıtım politikasında, sabit bir miktar yerine, dönem kârının sabit bir oranı kadar kâr payı
dağıtılır. Bu durumda ödenen kâr payı, kârın yüksek ya da düşük çıktığı dönemler nedeniyle büyük dalgalanmalar
gösterebilmektedir. Bu nedenle, sabit oranda kâr payı dağıtılması yatırımcılar açısından güvenilir bir kâr dağıtım
politikası olarak görülmemektedir.

Sabit Miktarın veya Oranın Yanında Ek Kâr Payı Dağıtılması

Bu politika, diğer iki politikaya göre kâr dağıtımında esneklik sağlamakta ve olumsuz durumları giderebilmektedir.
İşletme, bir “taban” kâr payı dağıtım miktarı veya oranı saptadıktan sonra, özellikle büyüme dönemlerinin
başlangıcında ve ilk yıllarında, yatırımcıların hisse senetlerine ilgisini artırmak ve elde edilen kâr ile ödenen kâr payını
uyumlu hale getirmek için, kârın yüksek olması durumunda, normalde ödediği sabit oran veya miktar üzerine ek bir kâr
dağıtma yoluna gitmektedir.

Artıklar Oranında Kâr Payı Dağıtılması

Bu politikaya göre, işletmenin yatırımları için ihtiyaç duyacağı kaynaklar, elde edilen kârlardan sağlandıktan sonra
kalan tutarın kâr payı olarak dağıtılması öngörülmektedir. Yatırımcılar açısından riskli olarak kabul edilen bu politikada,
her yıl dağıtılacak kâr paylarının değişmesi söz konusudur.

Temettü Avansı Ödemeleri

Bu politika yurtdışında şirketler tarafından çok yaygın bir şekilde uygulanmaktadır. Sermaye Piyasası mevzuatına
göre, ortaklıklar, sermaye piyasası mevzuatına uygun olarak düzenlenmiş ve bağımsız sınırlı denetlemeden geçmiş 3,
6 ve 9 aylık dönemler itibarıyla hazırladıkları ara mali tablolarında yer alan kârları üzerin-den nakit temettü avansı
dağıtabilirler.
Temettü avansı dağıtmak isteyen ortaklıkların esas sözleşmelerinde hüküm bulunması ve genel kurul kararıyla ilgili
yılla sınırlı olmak üzere yönetim kuruluna yetki vermeleri zorunludur.
Yönetim kuruluna genel kurul tarafından temettü avansı dağıtımı için yetki verildiği takdirde, yönetim kurulu tarafından,
ilgili hesap döneminde her 3 aylık dönemi izleyen 6 hafta içerisinde, temettü avansı dağıtma veya dağıtmama
konusunda bir karar alınması zorunludur.

KÂR PAYI ÖDEME YÖNTEMLERİ

1- Nakit Olarak Yapılan Kâr Payı Ödemesi
2- Hisse Senedi Şeklinde Yapılan Kâr Payı Ödemesi
NOT: Hisse senedi şeklinde kâr payı ödemesi, piyasadaki hisse senedi sayısını artıracağı için fiyatlarda düşmelerin
görülmesi bu yöntemin bir sakıncası olarak görülmektedir. Bununla birlikte ortakların elinde daha fazla sayıda hisse
senedi olacağından gelirlerde bir azalma olmayacaktır.
3- Kendi Hisse Senetlerini Satın Alarak Kâr Payı Ödemesi

KÂR DAĞITIM HESAPLAMALARI
Dönem kârının (Muhasebe Kârı) bir kısmı kurumlar vergisi, gelir vergisi ve vergi fon payları olarak devlete ödenmekte;
geriye kalanın bir kısmı yedek akçe ve fonlar olarak (dağıtılmayan kârlar) işletmede bırakılmakta, son kısım ise
ortaklara temettü (kâr payı) olarak dağıtılmaktaydı. Böyle bir paylaşımın kurallara uygun bir biçimde yapılması için
işletmelerin düzenlemeleri gereken, tekdüzen hesap planına göre standart hale getirilmiş Finansal tablo, “Kâr Dağıtım
Tablosu”dur.
Kâr dağıtım tablosunun düzenlenme amacı, özellikle sermaye şirketlerinde dönem kârından, ödenecek vergi ve
fonların, ayrılan yedeklerin ve ortaklara dağıtılacak kâr paylarının açıkça gösterilmesi ve şirketlerin hisse başına kâr ile
hisse başına temettü tutarının hesaplanmasıdır.

Kâr dağıtım tablosu şu kurallara göre düzenlenir:
• Kâr dağıtım tablosunda dönem kârından yapılan dağıtım ile yedeklerden yapılan dağıtımlar, ayrı ayrı gösterilir.
• Kâr dağıtım tablosunda, ödenecek vergiler ve yasal yükümlülükler, ortaklara ödenecek I. ve II. Tertip yasal yedekler,
statü yedekleri, özel yedekler, olağanüstü yedekler ve kârdan ayrılan özel fonlar açıkça gösterilir.
• İmtiyazlı payların bulunması durumunda, imtiyazlı ve adi hisse senetlerine ödenen kâr payları, tabloda belirtilen
bölümlerde ayrı ayrı gösterilir.
• Katılma intifa senedi, kâra iştirakli tahvil ile kâr-zarar ortaklığı belgesi ihraç edilmiş ise, bu senet sahiplerine ödenen
paylar, kâr dağıtım tablosunda ayrıca gösterilir.
Vergiye esas olan kâr; vergi yasaları tarafından konulan kurallara göre bir hesap dönemi için tespit edilen ve
üzerinden vergi ödenen kârı ifade eder. Bu kâr, mali kâr ya da kurumlar vergisi matrahı olarak adlandırılır. Vergiye tabi
kârı bulabilmek için hareket noktası Dönem (Muhasebe) Kârıdır.

Kurumlar Vergisinden Muaf Gelirler
• Şirketlerin, tam mükelleŞyete tabi başka bir kurumun sermayesine iştiraklerinden elde ettikleri kazançlar,
• Şirketlerin rüçhan hakkı kuponlarının satışından elde ettikleri kazançları,
•Şirketlerin kuruluşlarında veya sermayelerini artırdıkları sırada çıkardıkları hisse senetlerinin itibarî değerlerinin
üzerinde elden çıkarılmasından sağlanan kazançları,
• Yurt dışında yapılan inşaat, onarma, montaj işleri ve teknik hizmetlerden sağlanan ve Türkiye’de genel netice
hesaplarına intikal ettirilen kazançlar

Kurumlar Vergisinden İndirilecek Giderler
• Hisse ve tahvil senetlerinin ihraç giderleri,
• İlk kuruluş ve örgütlenme giderleri,
• Genel heyet toplantıları için yapılan giderlerle birleşme, fesih ve tasfiye giderleri,
• Sigorta ve reasürans şirketlerinde bilanço gününde hükmü devam eden sigorta sözleşmelerine ait karşılıklar,
• Genel bütçeye dahil dairelere, katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine belediyelere ve köylere, Bakanlar Kurulu’nca
vergi muafiyeti tanınan vakıflara, kamu menfaatlerine yararlı sayılan derneklere ve bilimsel araştırma ve geliştirme
faaliyetlerinde bulunan kurum ve kuruluşlara makbuz karşılığında yapılan bağış ve yardımların toplamının o yıla ait
kurum kazancının %5’ine kadar olan kısmı,
• 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 17.6.1992 tarihli ve 3813
sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk
harcamalarının; amatör spor dalları için tamamı, profesyonel spor dalları için % 50’si,
• Kurumlar vergisi beyannamelerinde her yılın zararı ayrı ayrı gösterilmek ve beş yıldan fazla nakledilmemek koşuluyla
geçmiş yılların mali bilançolarına göre meydana gelen zararlar,
• Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kâr payları ile özel finans kurumlarınca kâr ve zarara katılma hesabı
karşılığında ödenen kâr payları.

Kurumlar Vergisi Kanunu’na Göre Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler
• Öz sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler,
• Örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler,
• Sermaye şirketlerince dağıtılan örtülü kazançlar,
• Her ne şekilde ve ne isimle olursa olsun ayrılan ihtiyat akçeleri,
• Dar mükellefiyete tabi kurumlardan ayrıca;
o Bu kurumlar hesabına yaptıkları alım satımlar için ana merkeze veya Türkiye dışındaki şubelere verilen
faizler, komisyonlar ve benzerleri,
o Ana merkezin veya Türkiye dışındaki şubelerin giderlerine veya zararlarına iştirak etmek üzere ayrılan
hisseler.
• Kurumlar Vergisi ile her türlü para cezaları, vergi cezaları ve Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun
hükümlerine göre ödenen cezalar, gecikme zamları ve faizleri,
• Kanunlarla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak tespit edilen hadler saklı kalmak üzere, menkul kıymetlerin
itibari değerlerinin altında satışından doğan zararlar ile ödenen komisyonlar ve benzeri her türlü giderler,
• Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ödenen gecikme faizleri,
• Her türlü alkol ve alkollü içkiler ile tütün ve tütün mamullerine ait ilan ve reklâm giderlerinin % 50’si,
• Kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı olan yat, kotra, tekne, sürat teknesi gibi motorlu deniz, uçak ve
helikopter gibi hava taşıtlarından işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayanların giderleri ile amortismanları,
• Basın yoluyla işlenen fiillerden veya radyo ve televizyon yayınlarından doğacak maddî ve manevî zararlardan dolayı
ödenen tazminat giderleri.

MALİ KÂR = DÖNEM KÂRI + KANUNEN KABUL EDİLMEYEN GİDERLERVERGİDEN MUAF GELİR VE İNDİRİM
Bulunan mali kârdan ödenecek kurumlar vergisi oranı %20’dir. Bununla birlikte kâr dağıtımında I. temettü ve II.
temettü üzerinde %10 gelir vergisi kesintisi yapılacaktır.

Payları Borsa’da İşlem Gören Şirketlerin I. Temettü Oranı ve Temettü Dağıtımı
Payları borsada işlem gören ortaklıkların esas sözleşmelerinde birinci temettü oranının gösterilmesi zorunludur.
Ortaklıkların birinci temettü tutarı, hesap dönemi kârından kanunlara göre ayrılması gereken yedek akçeler ile vergi,
fon ve mali ödemeler ve varsa geçmiş yıl zararları düşüldükten sonra kalan dağıtılabilir kârın %20’sinden az olamaz.

Payları Borsa’da İşlem Görmeyen Şirketlerin I. Temettü Oranı ve Temettü Dağıtımı
Payları borsada işlem görmeyen ortaklıkların esas sözleşmelerinde birinci temettü oranının gösterilmesi zorunludur.
Ortaklıkların birinci temettü tutarı, hesap dönemi kârından kanunlara göre ayrılması gereken yedek akçeler ile vergi,
fon ve mali ödemeler ve varsa geçmiş yıl zararları düşüldükten sonra kalan dağıtılabilir kârın %20’sinden az olamaz.

Kâr Dağıtım Muafiyeti
Halka açık anonim ortaklıklar, SPK’nın düzenlemelerine göre hesaplanan dağıtılabilir birinci temettü tutarının, genel
kurula sunulacak son yıllık mali tablolarına göre esas sermaye/çıkarılmış sermayenin % 5’inden daha düşük olması
veya söz konusu mali tablolara göre net dağıtılabilir dönem kârının 50.000 TL’nin altında olması hallerinde, ilgili hesap
dönemleri için birinci temettü dağıtmayabilir.
Tebliğ’de belirtilen tutar 50.000 olup her yıl yeniden değerlemeye tabi tutulmaktadır. 2010 yılı için bu tutar 57.000’dir.

Yasal Yedekler
I.Tertip Yedek Akçe:
I. Tertip Yasal Yedek Akçe Matrahı = Yasal Kayıtlara göre Net Dönem Kârı - Yasal Kayıtlara Göre Geçmiş Yıl Zararları
I. Tertip Yasal Yedek Akçe (I.Tertip YYA) = I. Tertip Yasal Yedek Akçe Matrahı* %5
Ödenmiş/çıkarılmış sermayenin beşte birini buluncaya kadar Birinci Tertip Yasal Yedek Akçe ayrılması zorunludur
II. Tertip Yedek Akçe: İkinci tertip yasal yedek akçe matrahı, pay sahipleriyle kâra iştirak eden diğer kimselere
dağıtılacak tüm kâr payı tutarlarının toplamından (birinci temettü, yönetim kurulu ve imtiyazlılara temettü ve diğer
kaynaklardan dağıtım), şirket’in ödenmiş/çıkarılmış sermayesinin %5’i düşüldükten sonra bulunan tutardır. Bu
matrahın onda biri, ikinci tertip yasal yedek akçe olarak hesaplanıp ayrılır
Ödenmiş sermayenin beşte birine ilişkin üst sınır sadece birinci tertip yasal yedek akçe için geçerli olup, söz konusu
yasal haddin aşıldığı durumda dahi ikinci tertip yasal yedek akçe ayrılmaya devam edilecektir.
Halka Kapalı (Aile) Şirketlerinde I. Temettü Oranı ve Temettü Dağıtımı
Halka kapalı şirketler de dağıtılacak kâr, kural olarak ortakların sermaye taahhütlerine karşılık yapmış oldukları
ödemelerle oranlanarak dağıtılır. Halka kapalı şirketlerde I. Temettü oranı ödenmiş sermayenin %5’inden az olamaz.
ÖRNEK: Halka Kapalı (Aile) Şirketlerde Kâr Dağıtımı ÇINAR Anonim Şirketi bir aile şirketi olup 2011 dönem kârı
150.000 TL’dir. Şirketin ödenmiş sermayesi 750.000 TL olup 100.000 adet hisseden oluşmaktadır. Şirket kârı nın
tamamı muhasebe kârı olup ilaveler ve indirimler yoktur. Ortaklara kâr pay ödenmesi 15.01.2012 tarihinde
yapılacaktır. Şirketin şimdiye kadar ayırdığı 1.Tertip yedek akçe tutarı 90.000 TL’dir.
ÖRNEK: BORAY Anonim Şirketi halka açık ve hisse senetleri borsada işlem görmeyen bir şirkettir. Şirketin ödenmiş
sermayesi 700.000 TL’dir. Şirket nominal bedeli 1TL olan 700.000 adet hisse senedine sahiptir. BORAY A.Ş.’nin
31.12.2011 tarihli diğer verileri aşağıdaki gibidir:
SPK’ya göre Yasal Kayıtlara göre
Dönem Kârı 440.000 600.000
Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler 150.000 150.000
Geçmiş Yıl Zararları 40.000 40.000

ÜNİTE SORULARI

1. Elde edilen kârın dağıtılmayarak, işletme bünyesinde bırakılmasına ne ad verilir?
a. Karma finansman
b. Otofinansman
c. Hisse senedi yoluyla finansman
d. Tahvil yoluyla finansman
e. Kısa vadeli finansman

2. Modigliani ve Miller yaklaşımı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
a. Kazanç yaratma işletmenin değerini etkileyen faktörlerden biridir.
b. Faaliyet riski işletmenin değerini etkiler.
c. Kâr dağıtımının işletmenin değeri üzerinde herhangi bir etkisi yoktur.
d. Varlıklar üzerinden sağlanacak kazançların artmasıyla işletme değeri yükselecektir.
e. Kâr dağıtım politikası, yatırımcıların tercihlerine bağlı olarak işletme değerini etkiler.

3. Aşağıdakilerden hangisi kâr dağıtım politikasını etkileyen faktörlerden biri değildir?
a. Yasalar
b. Vergi düzenlemeleri
c. Yapılacak yatırımlar
d. Likidite
e. Rekabet

4. Aşağıdakilerden hangisi sabit miktarda kâr payı dağıtım politikasının özelliklerinden biri değildir?
a. Yatırımcıların, her yıl ne kadar kâr payı alacaklarını bilmesi.
b. Yatırımcıları geleceğin belirsizliğinden kurtarması.
c. Hisse senetlerini, sabit getirili yatırım araçlarına dönüştürmesi.
d. Düşük kâr elde edilen dönemlerde işletmeleri zor durumda bırakması.
e. Hisse senetlerinin fiyatlarının zaman içerisinde yükselmesine bağlı olarak kâr paylarının artması.

5. Yatırımcılar açısından en riskli kâr dağıtım politikası türü aşağıdakilerden hangisidir?
a. Sabit miktarda kâr payı dağıtılması
b. Sabit oranda kâr payı dağıtılması
c. Sabit miktarın veya oranın yanında ek kâr payı
dağıtılması
d. Artıklar oranında kâr payı dağıtılması
e. Temettü avansı şeklinde kâr payı dağıtılması

6. Hisse başına gelirlerin en çok arttığı kâr payı ödeme yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
a. Temettü avansı ödemeleri
b. Nakit kâr payı ödemesi
c. Hisse senedi şeklinde yapılan kâr payı ödemesi
d. Kendi hisse senetlerini satın alarak kâr payı
ödemesi
e. Mal olarak kâr payı ödenmesi

7. Aşağıdakilerden hangisi kanunen kabul edilmeyen giderler arasında yer almaz?
a. Öz sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler
b. Örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler
c. Sermaye şirketlerince dağıtılan örtülü kazançlar
d. Her ne şekilde ve ne isimle olursa olsun ayrılan ihtiyat akçeleri
e. Zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kâr payları

8. Aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
a. Hisse senetleri borsada işlem görmeyen ortaklıklarda; birinci temettü oranının gösterilmesi zorunludur.
b. Ortaklıkların birinci temettü tutarı, hesap dönemi kârından kanunlara göre ayrılması gereken yedek akçeler ile vergi, fon ve mali ödemeler ve varsa geçmiş yıl zararları düşüldükten sonra kalan dağıtılabilir kâr üzerinden hesaplanır.
c. Birinci temettü tutarı dağıtılabilir kârın % 30’undan
aşağı olamaz.
d. Hisse senetleri borsada işlem görmeyen anonim ortaklıkların birinci temettüyü nakden dağıtmaları esastır.
e. Hisse senetleri borsada işlem gören ortaklıklar temettüyü, belli oranda nakit belli oranda hisse senedi olarak dağıtma konusunda serbesttirler.
9 - 10. sorular aşağıdaki bilgilere göre yanıtlanacaktır. 150.000 TL ödenmiş sermayesi bulunan halka kapalı BERAY A.Ş.’nin dönem kârı 200.000 TL’dir. Kanunen kabul edilmeyen giderleri, geçmiş yıl zararları, istisna ve indirime tabi gelirleri yoktur.

9. Bu bilgiye göre şirketin dağıtabileceği I. Temettü tutarı en az kaç TL dir?
a. 2.000 b. 3.000
c. 4.000 d. 7.500
e. 10.000

10. Yukarıdaki bilgilere göre BERAY A.Ş’nin halka açık olması durumunda dağıtabileceği I. Temettü tutarı en az kaç TL olur?
a. 8.600 b. 9.400
c. 30.400 d. 34.800
e. 38.000