Sponsorlu Bağlantılar


MECUSİLİK VE SABİİLİK (5. ÜNİTE)
GİRİŞ
İran ve Irak bölgesinde yer alırlar. Maniheizm, Suriye, Anadolu, Orta Asya’da yayılmış. Uygurların bir dönem resmi dini olmuştur. Mitracılık, Yunan, Roma, K.Afrika’da yayıldı. Günümüzde İran be Irak bölgesinde Müslümanlar, Hristiyanlar, Yahudiler, Mecusiler, Sabiiler ve Yezidiler gibi gruplar yaşamaktadır.

MECUSİLİK
Zoroastrianizm ya da Zerdüştilik (Mecusilik) olarak bilinir. Eski İran kökenlidir. Mecusiliği Gabarlar ve Parsiler devam ettirmektedirler. Mecusi ismi yönetici-rahip sınıfı Mecuş’tan gelir. Yerli halk bu insanlara Mecusi adını verdi.

KURUCU ŞAHSİYET: ZERDÜŞT
Zerdüşt’ün ne zaman yaşadığı ile ilgili çeşitli anlayışlar vardır. M.Ö. 1600-1400, Büyük İskender’in İran seferinden 258 yıl önce ve M.Ö. 7-6.yy’da olduğu söylenmektedir.

Hayatı ile ilgili detay yoktur. Münzevi hayat tercihi ve sonrasında nehir kenarında yıkanırken aydınlandı, çok tanrıcılığa karşı tek tanrı anlayışını yaymaya çalıştı.
Faaliyetlerinde başlarda başarısız oldu. Doğudaki kral Viştaspa’nın ülkesine gitti. Kralın desteğini aldı. Bu dönüm noktası oldu. Kralla akrabalık ilişkisi kurdu. Bir savaşta öldü.
Hayatı ile ilgili çeşitli menkıbeler anlatılır: Annesinin mucizevi hamileliği, Doğumuna bütün alemin sevinmesi, Şeytanlar yer altına kaçtı. Ahura Mazda ile görüştü, Çiftçilik, tabiplik ve sanatta eşsiz, Gülerek doğmuş, Ehrimenden yüz çevirmiş, kutsal ateşi bulmuştur.
TARİHSEL GELİŞİMİ
İlk dönem; Mazdaizm Dönemi; Mazda tapıcılığı, Monoteist bir dönemdir. Çok tanrıcılığa karşı çıkıldı. Ahura Mazda’dan vahiy alma söz konusudur. Din evrensel özellik arz eder. Daryus zamanında Anadolu ve Avrupa’da yayıldı. Bu dönemle ilgili İranlı krallar Kitab-ı Mukaddes’te (Kral Syrus) “Çobanım, Mesaihim” diye anılmaktadır.

Persler döneminde; heretik akımlar oluştu. Magianlar astroloji ile ilgilendi.
Sasaniler dönemi; Düalist yapı oluştu. İyi kötü düalizmi. Sözlü gelenek yazıya geçti. Mecusilik resmi din oldu. Etrafa yayıldı.
Sasaniler yıkıldı İslam bölgeye hakim oldu. Bu dönemde geriledi. Zımmi muamelesi gördüler. Irak bölgesinden Hıdistan’ın Guceart bölgesine geçtiler. Parsi rahip Bahman bu dönem olaylarını anlatır. Kıssa i Sancan adlı kitapta. Yerel kültürden etkilendiler. Gucerat parsileri beş gruba ayrılır: Sancaralar, Bhagaryanlar, Godavralar, Bharuchalar ve Khambattalar’dır.
Literatürün derlenmesi İslam döneminde olan önemli olaylardandır. M.S. 9.yy da Denkard, Bundahişn, Pendname i Zartuşt ve Datistan i Menok i Hrat gibi pehlevice metinler derlendi. Şehristani, Keyumartiyye, Zurvaniyye, Zaradatiyye ve Seneviyye, Bağdadi, Zervaniyye, Messihiyye, Hurremdiniyye ve Bihaferidiyye gibi ekollerden bahseder.

Zerdüşt döneminde düşüncelerini Harzm bölgesinde yaymaya çalıştı. Sonradan İran’ın geneline yayıldı. Daryus dinin dinamizmiyle sınırlarını genişletti. Perslerin Asur ve Babil geleneklerine konulmasıyla buralara da yayıldı. Zerdüştilik zamanla senkretik bir din haline geldi. Mitra/Eski İran inancı yeniden adapte edildi. Işık ve güneş tanrısı Mitra anlayışı Zerdüştiliğe adapte edildi.
AVESTA
Mecusiliğin kutsal metni Avesta’dır. Bölümleri, Yasna, Visperad, Yaşt, Videvdat ve Hurda Avesta’dır. En eskisi Yasna olarak bilinir. Yasna’nın 16 kısmı Zerdüşte atfedildi. Gathalar diye isimlendirilir. Avesta’nın yazılı nüshasının derlenmesi çalışmaları Arsaki Kralı Valkaş (M.S. 51-75) ve Sasani hanedanlığının kurucusu Ardeşir Papakan (M.S. 226-241) tarafından başlatıldı. Kral II. Şapur döneminde derleme tamamlandı. Avesta konu itibariyle M.Ö.7 ile 4-3 yy arası dönemi kapsar. Mecusi rahiplerce yazılan adeta Avesta’nın yorumu olan metinlere Zend adı verilir. Denkard (Zerdüştle ilgili efsaneler) ve Bundahişn (evrenin yaratılışı ile ilgili) oldukça önemli metinlerdir.
İNANÇ ESASLARI
Mecusiler kendilerini tek tanrıcılığın ilk temsilcileri olarak görür. Tanrısı Ahura Mazda peygamberi Zerdüşttür. Vahye, ruhun ölümsüzlüğüne, haşre, hesaba, öte dünyaya inanırlar.

Tanrı inancı monoteizmden politeizm ve düalizme kadar farklı yaklaşımlar şeklinde tezahür etmiştir.
Zerdüşt varlıkların Ahura Mazda’dan zuhurunu ifade eder.Bir tür sudur anlayışı vardır. Ahura Mazda önce kendinin kutsal ruhu Spenta Mainyu’yu ile 6 ilahi varlığı yarattı. Kutsal, ölümsüz 6 ilahi varlık; iyi düşünce, iyi gerçek, iyi sadakat, cazip hükümranlık, Bütünlük ve ölümsüzlüktür. Bunlar aynı zamanda Ahura Mazda’nın soyut veçheleridir. Bunlardan başka da ilahi varlıklar vardır. Kimisi de tapınmaya layıktır. Bunlar yüce tanrıyı çevreleyen melekler konumundadır.
Zerdüştilikte İyilik Kötülük kavramı:
Zerdüşt iyilikle kötülüğün ****fizik boyutta değil ahlaki boyutta var olduğunu düşünmüştür. Ahura Mazdadan tezahür eden varlıklar arasında kötülüğe ve yalana yönelişler nedeniyle kötülüğün ortaya çıktığına inanılır. Kötülüğe rağbet eden ruhlar tanrının düşmanlarıdır. Kötü ruhların en başta geleni Angra Mainyu’dur. Kötü karakterli ruhlara Daevalar (dev) denir. Ahuralar ise iyiliği taşır.

Zerdüşt tek tanrıcı inancı yaygınlaştıramadı. Eski doğa tapıcılığı Mitraik politeist anlayışı tam anlamıyla alt edemedi. Sonrasında Ahura Mazda yanında tanrısal varlıklar, meleksi ilahi varlıklar, geleneksel İran inançlarında varolan Mitra ve Anahita gibi tanrısal varlıklara yer verildi. Ahura’nın hanımlarından bahsedilir oldu. Vohu Manah ve Armaiti’nin babası oldu.
Zerdüşt sonrası Zürvanist Monizm dönemi; Sonraki dönemlerde kötülük problemini açıklama konusunda monist yaklaşımlar görülmeye başlandı. Bu anlayışta Ahura Mazda (Hürmüz, iyilik) ve Angra Mainyu’yu(Ehrimen, kötülük) iki kardeş olarak iyi kötü talihin dağıtıcısı, kaderin efendisi ve zamanın kaynağı olduğuna inanılan Zürvan tarafından yaratıldılar. Bu anlayışa Zürvanist monizm denilir. Zürvanist monizm geleneksel Mecusi düalizmi öncesi heretik bir akım olarak kabul edildi.
Mecusi Dualizmi: Ahura Mazda ve Angra Mainyu düalizmi Sasaniler ve sonrası ortaya çıktı. Dualizm sistemleştirildi. Pehlevice yazılan Bundahişn bu düalizmi anlatır. Buna göre başlangıçtan beri iki asli tanrısal varlık vardır. Ahura Mazda ve Angra Mainyu’dur. Ahura Mazda, kudret ve iyilikle çevrili ışıktır. Zamanı, ilahi varlıkların özünü Ameşa Spenta’yı yarattı, dünya ile ilgili şeyleri, gök, su, insan, bitki yarattı; Ehrimen, karanlıklarla çevrili derin çukurlarda yaşar. 6 kötü varlığı, şeytani varlıkları yarattı. Canavarları ve kötü varlıkları yarattı.
Ahura Mazda yaratmayı iki aşamada tamamladı. Her şeyi ruhsal ve maddi olarak yarattı. Varlıkların maddi olarak var oluşlarıyla birlikte iyi-kötü savaşı başladı.
Yeryüzünün yaratılışı ile ilgili Ahura Mazda’dan 7 asli varlık sudur etti. Bu varlıklar, Vohu Manah sığırın, Aşa Vahişta ateşin, Khsatra Vainya ****llerin, Spenta Armaiti yeryüzü, toprağın, Ameratat bitkilerin, Haurvatat ise suyun efendisi olarak görülür. İnsanın ise Ahura Mazda’nın ruhsal varlığı olan Spenta Mainyu’nun koruması altında olduğuna inanılır.
İnsanın yaratılışı, Ahura Mazda ilk prototip Gayomart’ı yarattı. Gayomart Ahura Mazda ile Spendarmat’ın yani yeryüzünün oğlu olarak tanınır. Gayomart öldürülür. Tohumları/zürriyeti yeryüzüne dökülür. Bundan Adem ve Havvaya tekabül eden Maşye ve Maşyana doğmuştur.
Mecusilikte zaman; 1. Yaratrılış dönemi, 2. Kötü tanrı Angra Mainyu’nun saldırısı. İyi kötü arasında aktif mücadele dönemidir. İnsan iyiliğe ve diğer iyi güçlere yönelerek kurtulur. Dönem sonunda son bir savaş yaşanır. Kötü güçler alt edilir. 3. Yeniden ilk döneme dönüş. Restorasyon dönemi; kötülüğün egemenliğinin tamamen yok edildiği dönemdir.
Var oluştan kıyamete kadar 4 eşit evre vardır. Her devre 12 bin yıldan oluşur. Sonuncu devrede Zerdüşt peygamber olarak gönderilmiştir. 4. Devre ahir zamana tekabül eder. Bu devirde kurtarıcı Şaoşyant gelecektir.
Ölüm sonrası ruh, ilahi aleme yıldızları, ayı ve güneşi aşarak geçer. Ruh dünyada sergilediği inanç ve davranışlar açısından sorgulanır. Bir terazide tartılır. Cinvat (ayrışma)köprüsünden geçer. İyilikler ağır basarsa bu köprü genişler ve ruh buradan kolayca geçer cennete ulaşır, eğer kötülükler ağır basarsa köprü bıçak ağzı gibi daralır ve kişi aşağıdaki cehenneme düşer. Bedeninden ayrılan ruhlar cennete gider oradaki eşiyle buluşup birleşir. Zerdüşt inancına göre yeryüzündeki her canlının ilahi alemde bir sureti ya da eşi vardır. Yeryüzündeki maddi varlık geçicidir. Aslolan ruhun ilahi alemdeki bedeniyle birleşmesidir. (Buna Fravaşi öğretisi denir.)
Cehennem bir arınma yeridir. Angra Mainyu buranın yöneticisidir. Arınanruhlar cennete gider.

Ateş kültü, Yedinci yaratılışla özdeşleştirilen ilahi varlıklardan Aşa Vahişta tarafından korunduğuna inanılan ateş, tanrı tarafından yaratılan saf, temiz ve iyi bir varlık olarak görülür. Bu nedenle mabetlerde çok eski dönemlerden beri vardır. Sasaniler döneminde tapınaklarda tanrı ikonları temizlendi yerine ateş konuldu. Ateş bir tapınma nesnesi ya da tanrı değildir. Tanrısal saflığın, temizliğin sembolüdür. Ateşle ilgili temizlik kurallarına uyulur. Çöp, pislik atılmaz. Yakıtların temiz ve kuru olmasına özel bir itina gösterilir.
TEMEL İBADETLERİ
Ahlaki sistemi; iyi düşünce, iyi söz, iyi davranış üzerine kuruludur.
Günlük, beş vakit dua vardır. Güneş doğarken, güneş tepedeyken, öğleden sonra, güneş batarken ve gece ibadettir.
İbadet öncesi abdeste benzer temizlenme yapılır. Bu sırada kutsal kuşak çözülür abdest bitiminde bağlanır. Doğum, evlilik ve cenaze dini törenlerdir. Her çocuk 15 yaşına geldiğinde bir tür dine giriş töreni yapılır. Bu tören Navcot olarak adlandırılır. Kutsal kuşak takılır.

Yedi büyük bayram, No Ruz (Nevruz); yeniyıl bayramı, tabiatın dirilişi ve bahar bayramı olarak kabul edilir. Diğer 6 bayram Gahambar adıyla anılır. Ahura Mazda ve diğer kutsal varlıklarla ilgilidirler. Mihrican, hasat bayramıdır. Bitki sularından elde edilen ve sütle karıştırılan Haoma içeceği de ibadetlerde önemli bir işleve sahiptir.
Ölü gömme, cesetlerin yüksekçe yerlerde açıkta bırakılması şeklindedir. Bu yerlere Dakhma veya Sessizlik Kulesi adı verilir.
Temizlik önemlidir. Ateş ve su temizleyicidirler. Suyu kirletmek günahtır. Su kirli şeylere dorudan temas ettirilmez. Kirli şeyler üç aşamada temizlenir. Önce sığır sidiğiyle yıkanır. Toprak ve kumla silinir. Sonra su ile durulanır. Kan, nefes, tükürük ve vücuttan çıkan şeyler kirletici özelliği olan şeylerdir. Adet gören kadınlar toplumdan tecrit edilir. Günlük işlerini yapamazlar. Hindistan Mecusileri bir tür beyaz boğa yetiştirirler. Hayvanın kuyruk kıllarından Haoma suyunu süzmek için elek yapımında kullanırlar. Domuz ve sığır eti yemezler. Tek evlilik yaparlar.
MECUSİLİKTE DİN ADAMLARI VE MABET
Çeşitli rahiplik sınıfları vardır. En önemlisi Mecuş ya da Meci denilen rahip grubudur. Erbad, Mobad, Bagnapad rahip gruplarıdır. Hind Parsilerinde sıradan rahip, Mobad, başrahip Dastur adı verilir. En yüksek dereceli rahibe Dasturan Dastur’dur. Kadmiler grubunda Molla ismini alır.
Rahipler külah benzeri bir başlık, elbise, ağzı kapatan peçe ve kuşak giyerler. Bu eşyalar da beyazdır.
Erken dönem Mecusilikte tapınak ve sunaklar fazla görülmez. Mecusilerin yayılması ile artmıştır. Ateşgede adı verilir. Sasanilerin yıkılışıyla hızla yok oldu. Ateşgede iki bölümden oluşur. Ateş yakılan yer ve ibadet edilen yer. Parsi tapınağı Dar ı Mihr veya Agyari olarak isimlendirilir. Tapınaklardaki ateşler kutsiyet yönünden üçe ayrılır; Ataş Bahram, Ataş Adaran, Ataş Dadgah.

SABİİLİK
Kur’an-ı Kerim’de 3 ayette isimleri geçer. Detaylı bilgi verilmez. Hadislerde de geçer. Bu metinlerde cemaat adı olmaktan çok “dönek” anlamında kullanılır. Kur’an’da geçiyor olması Arapların bilgiği anlamına gelir.

Sabiiler kimdir? Sorusu İslam dünyasında tartışılmıştır. Me’mun döneminde zımmi statüsü almak için Harranlı yıldız ve gezegen tapıcıların Harran Sabiisi olduklarını iddiaları çeşitli spekülasyonlara neden olmuştur. İbn Nedim ve Biruni, Sabiileri ikiye ayırır: Vasıt (bataklık) Sabiileri ve Harran Sabiileri. Birinci grubu gerçek Sabiiler olarak kabul ederler. Harran grubunun ilim merkezlerindeki rolleri sebebiyle Harran Sabiileri kavramı yaygınlaştı. Bu duru Müslüman müelliflerin eserlerini de etkiledi.
İsimlendirme. Mandaiyye (mandenler, bilenler, arifler), Nasurayye (Nasuralar, doğru inancı koruyup gözetenler), Sabii (Subba, Subbi, Subiun, Araplarca nehirde yıkananlar anlamında), Mandayuta (bilgi ve hikmet), Mandeizm (Avrupalılar), Nasaruta (Nasara kökünden).
Yerleşim yerleri. Güney Irak’ta Fırat ve Dicle’nin birleştiği yerde, bataklık bölgededirler. Basra-Bağdat, İran Karun nehri boyunca, İsveç, Danimarka, ABD, Kanada vb. yerlerde 80-100 bin civarındadırlar.
TARİHSEL GELİŞİM
Sabiiler kendilerini Hz. Adem’le başlatırlar. Tarihçeleri günümüzden 2000 yıl öncesine dayanır. Heterodoks Yahudi akımları arasında filizlenmiştir. Hz. Yahya (Büyük önder, Işık peygamberi) muhtemelen Nasuralarla ilişki içindeydi. Hz. Yahya’nın katli kutsal metinlerinde anlatılır. Ginza’nın ifadesine göre Yahudiler sapkın gördükleri 365 ileri gelen Nasurayı (Sabiilerin ataları) katliama tabi tuttular. Kurtulanlar önce Kuzey Mezopotamya’ya oradan da Güney’e geçtiler. İran’da Mecusiliğin resmi din olmasına kadar rahat yaşadılar. M.S. 7 yy da Müslümanlara zımmi statüsüyle boyun eğdiler.

Sabiiler çeşitli dini yapılarla komşuluk içinde kaldıklarından onlardan etkilendiler. Kendi asli Yahudi kültürleri yanında İran dinlerinden (ölü ile ilgili konular, ayin yemekleri, yıldızlarla ilgili), Asur-Babil (sihir ve büyü), Hristiyanlıktan (Pazar günü gibi) etkilendiler. Katliam sebebiyle Yahudilikle ilgili polemikler geliştirdiler. Tamamen Yahudilerden uzaklaştılar.
KUTSAL KİTAPLARI

  1. Yazılı metinler. Temel kutsal metinler, Ginza (Adem’in kitabı, dua, teoloji, mitoloji, ölüm ve sonrası…), Draşya d Yahya (Yahya’nın öğretileri), Kolasta (Gusül, ayin yemekleri, ibadetler)’dır. Ayrıca, esoterik (sır, gizli) özellikli metinler, divan, şerh ve tefsirler, astrolojik metinler, büyü sihirle ilgili eserler.
  2. Esoterik (sır, gizli) metinler. Rahip ve adaylarının kullanımına izin verilen kitaplardır. Teolojik ve mitolojik konular ele alınır.

Astrolojik metinler. Kehanet, kötü ruh ve cinleri kovma, ölüm, evlenme ile ilgili konuları ele alırlar.
Kutsal kitapların Adem’e vahyedildiğine inanılır. Literatür M.S. 2-3. Yy da derlenmiştir.
Kutsal metinler Aramca’nın lehçelerinden Mandencedir. Günlük hayatta Arapça kullanılır. İbadette Mandence kullanılır. Okuyup anlama rahiplerin işidir. Günümüzde özellikle İran’daki grup kendi dillerini öğrenme sürecindedirler.

TEMEL İNANÇ ESASLARI
Dualizm anlayışı vardır. Bu düalizm hem ****fizik hem de yaşanılan evren düzlemindedir. Gnostik (sezgici bilgi, bilinebilircilik zıddı Agnostizm, bilinemezcilik) düalizm olarak da nitelenebilir. Bu düalizmde iki alem vardır:


  1. Işık Nur Alemi: Malka d Nhura (Işık Kralı) Yüceliğin Efendisidir. Etrafında sayısız nurani varlıklar vardır. Bunlar zenginler ve krallar diye adlandırılır. Görevleri Işık kralını takdis ve anmadır. Kötülüklerden korunmuşlardır. Işık alemi düzen, varlık ve verimliliği sembolize eden hayat prensibinden oluşur. Kuzeydedir.
  2. Karanlık Alemi: Malka d Hşuka, Karanlık Kralıdır. Karanlık alemdeki sayısız varlığın yaratıcısıdır. Devler ve şeytanları yaratmıştır. Yokluk, eksiklik, düzensizliği sembolize eden kaos ya da Kara Su’dan oluşur. Burada düşmüş ışık varlıklar da vardır. Ruha dişi figürdür. Işık ve Karanlık alemi arasında aracı varlıklar: Yuşamin, Abatur ve Ptahil’dir. Bu alem Kara sudan oluşur ve düzensizdir. Hayat ve verimlilik özellikleri taşımaz. Bu nedenle düzenli bir şey var edemez.

Karanlık Kralı Işık alemi varlıklarını ele geçirmek, tutsak etmeyi planlar. Işık kralı onunla mücadele için Manda d Hayye’yi karanlık aleme gönderir. Bunda başarılı olur. Karanlık Kralı zincire vurur. Ancak bazı ışık varlıkları meraklarından iki alemi ayıran perdeyi aralayıp Karasuya bakarlar. Işık aleminden düşerler. Pişman olurlar fakat bu pişmanlıkları fayda vermez. Ancak maddi alem son bulduktan sonra günahlarından temizlenmek suretiyle Işık alemine kabul edilirler.
Evrenin yaratılışı konusunda Yuşamin, Abatur ve Ptahil’in düşüşleri çok önemlidir. Ptahil, sahip olduğu ışık parçacıklarıyla kara sular içinde kendine ait bir dünya kurmaya çalışır. Başarılı olamaz. Ancak Ruha Karanlık Kralı ile işbirliği yaparak ki önce zincirlerini çözer, ikisinin birleşmesinden kötü varlıklar olan 7 gezegen ile 12 burç doğar, Ptahil’e dost görünür. Amaçları Ptahil’in yaratacağı aleme hakim olmaktır. Ptahil Işık kralına yalvarır. O da ona hayat nurunu verir. Ptahil kara sularda dünyayı yaratır. Dünyanın maddi yönleri kara sudan hayat ve verimlilik yönü hayat nurundan oluşur. Karasuyla birleşen hayat nurunun kaçmaması için dünyanın etrafına 7 gezegen ve 12 burç yerleştirilir. Böylece Ptahil’in dünyası gözetim altına alınmış olur.
Deimurg Ptahil, dünyada kendine vekalet edecek birinin olmasını ister. Kötü güçler onu kandırır. Ptahil insanın maddi yönünü oluştruran cesedi yaratır. Ancak yaratma başarısız olur. Çünkü o cansızdır. Kötü güçler de canlandıramaz. Işık kralına yalvarır. O da insanın ruhunu Işık alemden indirir. Bir ışık elçisiyle Manda d hayye aracılığıyla cansız bedene yerleştirir.
Adem inanan bir insandır. Tanrı onu kötü varlıkların eline bırakmadı. Onu eğitmesi için Manda d hayye ve onu korumaları için üç ilahi muhafız görevlendirdi. (Hibil, Şitil, Anuş). Adem yalnız olmasın diye Havva yaratıldı.
Kurtuluş ruh için geçerlidir. Zira beden bu süfli dünyaya aittir. Ruhun kurtuluşu beden hapishanesinden kurtulmakla olur. Gerekli şeyler; doğru inanç ve ibadetleri yapmaktır. Bu da yeterli değil ilahi kurtarıcı bilgiye ulaşmak gerekir.
Sabiiler ilk insandan kıyamete kadar 480.000 yıldır. 4 dönem vardır. 4. Dönemin son 2000 yılı ahir zamanı temsil eder. Bu dönem kötülüklerin arttığı bir dönemdir. Mehdi Praşay Ziva (son savaşçı ya da son kral) ortaya çıkacaktır.
Ruhlar 7 gezegenden geçerek Abatur’un terazisine ulaşır. Oradan Işık alemine doğru yükselir. İnanan kişi bu gezegenleri şimşek hızıyla geçer. Günahkar ise gözetim evlerinde takılır. İşkence görür. Günahkarlar bir çeşit cehennem olan Suf Denizine atılır. Günahlar sona erince tekrar ışık alemine döner.
TEMEL İBADETLER
İbadetler evlerde, mandi adı verilen önünde havuz bulunan mabetlerde yapılır. Mandi kuzeye doğru yapılmış, güneyde giriş kapısı olan pencersiz, küçük basık bir kulübe şeklindedir. Genellikle nehir kenarında kurulur.

En önemli ibadetleri vaftiz’dir. Üç şekli vardır: Masbuta (rahip gözetiminde Pazar günleri yapılır), Tamaşa (Dini kirlenme sonucu, bireyseldir), Rişama (İslam’daki abdeste benzer).
Temizlenme bir akarsu ya da oradan açılan bir kanalda yapılması gerekir. Akarsular ışık alemiyle ilişkili görülür. Mia d Hayye diye (hayat suyu) isimlendirilir.
Ayin yemek ve törenleri önemlidir. En önmelisi Masigta’dır. Ölünün ruhunun gözetim evlerinden hızlı geçmesi için yapılır. Ata ruhlarını anma, rahipliğe giriş töreni mabedin temizlenmesi, ayin yemeği merasimleri düzenlenir. Kuzeye dönerek yapılan günlük ibadet vardır.
Günün beş vakti ışık kralına dönerek dua edilir.
Güvercin ve koç kurban edilir. Bunlar daha çok ayin yemeği için kesilir. Kurban hayvan ancak bir rahip tarafından kesilir. Kurban keserken kuzeye dönülür.
Yılın çeşitli gün ve saatleri uğursuzdur. O zamanlarda iş yapmamaya, dışarı çıkmamaya çalışırlar. Belirli günlerde de bayram yaparlar. En önemlisi bahar bayramıdır. Panja ya da Parvania bayramıdır.
SABİİ DİN ADAMLARI VE MABET
Bedeni, dinden çıkma, zındıklık gibi kusurları olmayan herkes rahip olabilir. Öte yandan rahiplik babadan oğula geçer. Evli olması idealdir. Rahiplikte en üst makama Riş Ama denir. Bu dini ve siyasi liderliği ifade eder.

Ganzibra yöresel başrahiptir. Normal rahiplere Tarmida, yardımcı rahiplere Aşganda adı verilir.
Dine giriş diye bir tören yoktur. Sabii bir aileden doğan çocuk doğal olarak Sabiidir. Dışardan bir kimsenin Sabii olması mümkün değildir. Her Sabiinin bir dünyalık bir de gizli dini ismi vardır. Bu rahiplerce astrolojik hesaplar sonucu verilir.