Reklamı Kapat
Gaziantep'in Kurtuluşu..

+ Konuyu Cevapla
Toplam 7 sonuç bulundu. 1 - 7 arası listelendi.

Konu: Gaziantep'in Kurtuluşu..

  1. #1
    _elmayra_
    Avatarı
    Guest

    Gaziantep'in Kurtuluşu..




    Gaziantep tarihinin oluşumunda ve niteliğinde yer unsurunun önemi büyüktür. Bölgenin ilk uygarlıklarının doğduğu, Mezopotamya ve Akdeniz arasında bulunuşu güneyden ve Akdeniz´den doğuya, kuzeye ve batıya giden yolların kavşağında oluşu, uygarlık tarihine ve bugüne yön vermiştir. Bu nedenle Gaziantep, tarih öncesi çağlardan beri insan topluluklarına yerleşme sahası ve uğrak yeri olmuştur. Tarihi İpek yolunun da bölgeden geçiyor olması İl´in önemini ve canlılığını devamlı olarak korumasını sağlamıştır.

    Gaziantep´in tarih devirleri Kalkeotik, Paleolitik, Neolitik, Kalkolitik dönemler, Tunç Çağı, Hitit, Med, Asur, Pers, İskender, Selefkoslar, Roma ve Bizans, İslam-Arap ve İslam-Türk devrileri olarak sıralanabilir. Bu dönemlerin izlerini günümüzde de açık bir şekilde görmek mümkündür.

    Ayıntap olarak bilinen eski kent, bugünkü Gaziantep´in 12 km. kuzeybatısında Dülük Köyü ile Karahöyük Köyü arasındadır. Yapılan arkeolojik araştırmalarda taş, kalkeolotik ve bakır dönemlerine ait kalıntılara rastlanmış olması yörenin Anadolu´nun ilk yerleşim alanlarından birisi olduğunu göstermektedir.

    Bir süre Babil İmparatorluğu´nun egemenliği altında kalan Gaziantep, M.Ö. 1700 yıllarında Hitit Devleti´nin bir kenti olmuştur. “Dülük” şehri ise Hititlerin önemli bir dini merkezi olduğundan ayrı bir önem taşımaktadır.

    Gaziantep ve çevresi M.Ö. 700-546 yılları arasında Asur, Med ve Pers İmparatorluklarının yönetimine girmiştir. Büyük İskender´in Pers Devletini yıkmasından sonra Romalılar´ın, M.S. 636 yılına kadar da Bizanslılar´ın egemenliği altında kalmıştır. Gaziantep; Kahramanmaraş´tan Halep´e, Birecik´ten Akdeniz kıyılarına ve Diyarbakır´dan İskenderun´a giden anayollar üzerinde bulunduğundan, her dönemin kültür ve ticaret merkezi olma özelliğini korumuştur.

    Hz. Ömer zamanında İslamiyet´in Arap Yarımadası dışına yayılması için sürdürülen mücadeleler esnasında İslam ordusu, Gaziantep yöresi ile Hatay´ı Bizanslılardan aldı. Hemen ardından kansız ve savaşsız Suriye ve Antakya yöresi de İslam kuvvetlerinin eline geçerek vergiye bağlandı. İşte Gaziantep´in ünlü Ömeriye Camii o dönemde fethin sembolü olarak yapılmıştır.

    1071 Malazgirt Savaşı´ndan sonra bölgede Selçuklu İmparatorluğu´na bağlı Bir Türk Devleti kurulmuştur. 1270 yılında Moğolların istilası ile yıkılan kent, daha sonra Dulkadiroğulları´nın (1389) ve Memluklular´ın (1471) eline geçmiştir. 1516 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından Memluklular´a karşı yapılan Mercidabık (Kilis Yakınlarında) meydan savaşından sonra Gaziantep ve yöresi Osmanlı İmparatorluğu´nun yönetimine girmiş oldu.

    Osmanlılar döneminde çok sayıda camii, medrese, han ve hamam yapılmış, kent aynı zamanda imalat, ticaret ve el sanatları yönünden de ilerlemiştir.

    1641 ve 1671 yıllarında yöreyi iki kez ziyaret eden Evliya Çelebi burada 22 mahalle, 8 bin ev, 100 kadar camii, medrese, han, hamam ve üstü kapalı çarşı olduğunu anlatır.

    I. Dünya savaşı sonunda Gaziantep önce İngilizler, daha sonra da Fransızlar tarafından işgal edilmiştir. Nitekim Gaziantep savunması Ulusal Kurtuluş Savaşı tarihinde ayrı bir sayfa olarak yerini almıştır.

    Gaziantep Savunması

    1914 yılında, I. Dünya Savaşı başladığı zaman Gaziantep 83 bin nüfuslu bir liva merkezi idi.30 Ekim 1918´de imzalanan Mondros Mütarekesi ile İtilaf Devletleri paylaştıkları topraklara sahip olmak amacıyla harekete geçerken, 17 Aralık 1918´de İngilizler Antep´e girmiştir. Bir yıl süren bu işgale Fransızlar tepki göstermiş, 1918 Eylül´ünde yapılan İngilizlerin Musul üzerindeki “Nezaret Hakkı” ndan vazgeçmeleri ile önce Suriye daha sonra Antep, Urfa ve Maraş boşaltılmıştır.

    Bunun ardından Fransızlar 29 Ekim 1919´da Kilis´i, 5 Kasım 1919´da Antep´i işgal ettiler. 1920 yılının başında ise ünlü Antep Savunması başlamış oldu. 1 Nisan 1920´de başlayan Gaziantep savunması 11 ay sürdükten sonra açlık yüzünden sona ermiştir. Savunma süresince Fransızlar şehre 70.000 mermi atmış, 6.000 Antepli şehit olmuştur. Bu olağanüstü savunma sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi 6 Şubat 1921 tarihli toplantısında Antep´e "Gazi" ünvanını vermiştir. 15 Mart 1921 tarihinde Londra´da Türk Dışişleri Bakanı ve Fransız delegasyonu Antep, Adana ve çevrelerinin Türklere geri verilmesi hususunda mutabakat sağlamıştır. Nitekim bu antlaşma Ankara Antlaşması ile son şeklini almış ve 25 Aralık 1921´de son Fransız askeri Antep´ten ayrılmıştır.



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

  2. #2
    _elmayra_
    Avatarı
    Guest



    Gaziantep'in kurtuluşunda büyük kahramanlık gösteren; başta büyük dedem olmak üzere,bu mücadelede emek veren Gaziantep halkını rahmetle ve özlemle anıyorum..



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

  3. #3
    _elmayra_
    Avatarı
    Guest



    Esaret kaldırmaz senin yüreğin,
    Bükülmez bilirim elbet bileğin,
    Dünyada bulunmaz bir tek örneğin,
    Anteplim, Şahinim, Karayılanım.

    Özgürlük bayraktır kalkın ayağı,
    İşgalci güçlere atın dayağı,
    Sokmayın Antep’e düşman ayağı,
    Anteplim, Şahinim, Karayılanım.

    Fransız kudurdu salya saçmakta,
    Maraş yollarında bomba atmakta,
    İsimsiz yiğitler şehit olmakta,
    Anteplim, Şahinim, Karayılanım.

    Bilmez ki Fransız Antepli kimdir,
    Ne bilsin sevgilisi onun ölümdür,
    Vurmak günü bugün namus günüdür,
    Anteplim, Şahinim, Karayılanım.

    Şerefin için vur, toprağın için,
    Namusun için vur, çocuğun için,
    Yarın geç olmadan vur Rabbin için,
    Anteplim, Şahinim, Karayılanım.

    Zafer elbet hakka inananların,
    Vatan namus için savaşanların,
    Vatanı kurtaracak kahramanların,
    Anteplim, Şahinim, Karayılanım.

    Üzülme elbette hak galip gelir,
    Niyetin neyse hak onu bilir
    Rabbin yardımıyla Antep şenlenir,
    Anteplim, Şahinim, Karayılanım.

    Sinan Karakaş



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

  4. #4
    _elmayra_
    Avatarı
    Guest



    KARAYILAN HİKAYESİ
    Ateşi ve ihaneti gördük.
    Dayandık, dayandık her yanda,
    dayandık İzmir'de, Aydın'da,
    Adana'da dayandık,
    dayandık, Urfa'da, Maraş'ta, Antep'te.

    Antepliler silâhşor olur,
    uçan turnayı gözünden
    kaçan tavşanı ard ayağından vururlar
    ve arap kısrağının üstünde
    taze yeşil selvi gibi ince uzun dururlar.

    Antep sıcak,
    Antep çetin yerdir.
    Antepliler silâhşor olur.
    Antepliler yiğit kişilerdir.

    Karayılan
    Karayılan olmazdan önce
    Antep köylüklerinde ırgattı.
    Belki rahatsızdı, belki rahattı,
    bunu düşünmeğe vakit bırakmıyordular,
    yaşıyordu bir tarla sıçanı gibi
    ve korkaktı bir tarla sıçanı kadar.
    Yiğitlik atla, silâhla, toprakla olur,
    onun atı, silâhı, toprağı yoktu.
    Boynu yine böyle çöp gibi ince
    ve böyle kocaman kafalıydı
    Karayılan
    Karayılan olmazdan önce.

    Düşman Antep'e girince
    Antepliler onu
    korkusunu saklayan
    bir fıstık ağacından alıp indirdiler.
    Altına bir at çekip
    eline bir mavzer verdiler.

    Antep çetin yerdir.
    Kırmızı kayalarda
    yeşil kertenkeleler.
    Sıcak bulutlar dolaşır havada
    ileri geri...

    Düşman tutmuştu tepeleri,
    düşmanın topu vardı.
    Antepliler düz ovada
    sıkışmışlardı.
    Düşman şarapnel döküyordu,
    toprağı kökünden söküyordu.
    Düşman tutmuştu tepeleri.
    Akan : Antep'in kanıydı.

    Düz ovada bir gül fidanıydı
    Karayılan'ın
    Karayılan olmazdan önceki siperi.
    Bu fidan öyle küçük,
    korkusu ve kafası öyle büyüktü ki onun,
    namlıya tek fişek sürmeden
    yatıyordu yüzükoyun.

    Antep sıcak,
    Antep çetin yerdir.
    Antepliler silâhşor olur.
    Antepliler yiğit kişilerdir.
    Fakat düşmanın topu vardı.
    Ve ne çare, kader,
    düz ovayı Antepliler
    düşmana bırakacaklardı.

    «Karayılan» olmazdan önce
    umurunda değildi Karayılan'ın
    kıyamete dek düşmana verseler Antep'i.
    Çünkü onu düşünmeğe alıştırmadılar.
    Yaşadı toprakta bir tarla sıçanı gibi,
    korkaktı da bir tarla sıçanı kadar.

    Siperi bir gül fidanıydı onun,
    gül fidanı dibinde yatıyordu ki yüzükoyun
    ak bir taşın ardından
    kara bir yılan
    çıkardı kafasını.
    Derisi ışıl ışıl,
    gözleri ateşten al,
    dili çataldı.
    Birden bir kurşun gelip
    kafasını aldı.
    Hayvan devrildi kaldı.

    Karayılan
    Karayılan olmazdan önce
    kara yılanın encâmını görünce
    haykırdı avaz avaz
    ömrünün ilk düşüncesini .
    «İbret al, deli gönlüm,
    demir sandıkta saklansan bulur seni,
    ak taş ardında kara yılanı bulan ölüm.»

    Ve bir tarla sıçanı gibi yaşayıp
    bir tarla sıçanı kadar korkak olan,
    fırlayıp atlayınca ileri
    bir dehşet aldı Anteplileri,
    seğirttiler peşince.
    Düşmanı tepelerde yediler.
    Ve bir tarla sıçanı gibi yaşayıp
    bir tarla sıçanı kadar korkak olana :
    KARAYILAN dediler.

    «Karayılan der ki : Harbe oturak,
    Kilis yollarından kelle getirek,
    nerde düşman varsa orda bitirek,
    vurun ha yiğitler namus günüdür...»

    Ve biz de bunu böylece duyduk
    ve çetesinin başında yıllarca nâmı yürüyen
    Karayılan'ı
    ve Anteplileri
    ve Antep'i
    aynen duyup işittiğimiz gibi
    destânımızın birinci bâbına koyduk.

    Nazim Hikmet Ran



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

  5. #5
    _elmayra_
    Avatarı
    Guest








    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

  6. #6
    Avatarı
    Yrd. PROFESÖR

    Status
    Offline
    Katılım
    May 2010
    Mesajlar
    845
    Paylaşım Notu
    234



    Allah bi daha esaret yüzü göstermesin topraklarımıza ...teşekkürler elmayra hatırlattığın için



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------


    "Giydikçe açılır" diyen tezgahtar,"uzadıkça şekil alır" diyen kuaför,
    ve "zamanla unutursun" diyen bir dost... Bunların hepsi aynı örgüte üye agaaa...


  7. #7
    _elmayra_
    Avatarı
    Guest



    Rica ederim..



    -------------------------------------

    SON 12 YILIN ÇIKMIŞ SORULARI DERS BAŞI 2TL. BİLGİ ALMAK VEYA SİPARİŞ VERMEK İÇİN TIKLAYIN

    -------------------------------------

    AÇIKÖĞRETİM FACEBOOK SAYFAMIZI BEĞENİN GELİŞMELERDEN ANINDA HABERDAR OLUN

    -------------------------------------

+ Konuyu Cevapla

Konunun Etiketleri

Yazım Kuralları

  • Yeni konu açma izniniz yok.
  • Mesajlara cevap yazma izniniz yok.
  • Mesajlarınıza dosya / resim ekleme izniniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme izniniz bulunmuyor.
| hosting | aöf | aöf 2012 ara sınav soruları | aöf kredili sistem | http://ogrenci.anadolu.edu.tr

http://www.aofclub.com/aof-2012-ara-sinav-sorulari/