Sponsorlu Bağlantılar


ÜNİTE 10 WHAT ARE THEY DOİNG? ( ONLAR NE YAPIYORLAR? )
1.) The present Continuous Tense ( Şimdiki Zaman ) : Konuşma anında yapılmakta olan eylemleri anlatmakta kullanılır.en önemli özelliği, esas fiile “-yor” anlamını veren “ ing “ takısının eklenmesidir. “ Şimdi “ anlamına gelen “ now “ zaman zarfı şimdiki zamanın belirleyicisidir.
KALIP : I + am + Fiil + ing
He, she, it + is + Fiil + ing
We, you, they + are + Fiil + ing
Örnek : I am working. ( Çalışıyorum.), She is watching TV. ( O, TV seyrediyor.),
He is playing basketball. ( O, Basketbol oynuyor.), You are reading a book. ( Siz kitap okuyorsunuz.)
They are listening to music. ( Onlar, müzik dinliyorlar.)

ÜNİTE 11 CAN I HAVE YOUR NAME ? ( İSMİNİZİ ALABİLİRMİYİM?)

1.) Telefonda Görüşme Kalıpları : Telefonda “ görüşme “ anlamında speak (konuşmak) veya “ talk “(konuşmak) fiilleri kullanılır. Bir kişi ile telefonda görüşme isreği belirtilirken şu kalıplar kullanılır.
- Can I speak to Mr. Uyanık, please? ( Mr.Uyanık’la görüşebilir miyim,lütfen? )
- May I speak to Mr. Uyanık, please? (Resmi) ( Mr.Uyanık’la görüşebilir miyim,lütfen? )
- I want to speak to Mr. Uyanık, please. (Mr.Uyanık’la görüşmek istiyorum,lütfen.)
- I would like to speak to Mr.Uyanık, please. (Resmi) (Mr.Uyanık’la görüşmek istiyorum,lütfen.)
***Not : “ istemek “ anlamında
resmi ortamda “ would like “ fiili, diğer durumlarda “ want “ fiilinin kullanıldığına dikkat ediniz.
Aranan kişi yerindeyse ve telefonu açan kendisiyse “ This is Ali Öz speaking.” (Ben Ali Öz)şeklinde kendini tanıtır.
Eğer aranan kişinin sekreteri telefonu cevaplıyorsa görüşme mümkünse, “ Certainly “ = “of course” (elbette) ile aynı anlamdadır.)
görüşme mümkün değilse ; - I’m sorry he’s out. ( Üzgünüm, O dışarıda )
- I’m afraid he’s not here. (Korkarım o burada değil.) gibi bir yanıt verilir.



*** ” Call “ Fiili telefonda birisini “ aramak “ anlamında kullanılır.
Who’s calling? (Kim arıyor?)
I’ll call back later. = I’ll ring back later. ( Ben daha sonra ararım.)
Örnek :
Ali : Can I speak to Mr. Uyanık, please? ( Mr.Uyanık’la görüşebilir miyim, lütfen.)
Secretary : I’m afraid he’s not in. ( Korkarım içeride değil.)
Ali : It’s all right. I’ll call back later. ( Önemli değil, ben daha sonra ararım.)
Secretary : Can I have your name, please? ( İsminizi alabilir miyim, lütfen? )
Ali : Ali ÖZ.



2.) Karşılıklı Görüşme İsteği Belirtme : “ See “ (Görmek) fiili bir kişiyi görme isteğini belirtir.
Ali : I would like to see Mrs. Öz, please. ( Mrs. Öz’le görüşmek istiyorum.)
Secretary : I’m afraid she is out. ( Korkarım O, dışarıda.)
Ali : Then I’ll come back later. ( O halde ben daha sonra geleceğim.)
Aranılan kişi yerinde yoksa “ yeniden gelme “ anlamında “ come back “ fiili kullanılır.
Come back = return = Tekrar gelmek


Olumsuz cümlelerde “ not “ eki yardımcı fiille kullanılırken, soru cümlelerinde yardımcı fiil öznenin önünde bulunur.
(+) I am working now. ( Şimdi çalışıyorum.), (-) I’mnot working now. ( Şimdi çalışmıyorum.)
(?) Are you working now? ( Şimdi çalışıyor musunuz?) / Yes, I am. (Evet) / No, I’m not ( Hayır )
(?) What are you doing? (Ne, yapıyorsunuz?) / I am working (Çalışıyorum.)
(?) Where are you working? ( Nerede, çalışıyorsunuz.) / I am working in the office. ( Büroda çalışıyorum.)
*** Dikkat! ; şimdiki zaman kalıbında sorulan bir soruya yine aynı kalıp kullanılarak yanıt verilir.
Şimdiki zaman kalıbı ile tomorrow (Yarın), Today (Bugün), Tonight (Bu gece), This evening (Bu akşam), veya belli bir gün adı kullanıldığında geleceğe yönelik kısa süreli planlar belirtilmiş olur.
Örnek : I’m going to İzmir tomorrow. (Yarın İzmire gidiyorum.)
We’re visiting her this evening. ( Bu akşam onu ziyaret ediyoruz.)
They are going out tonight. ( Bu gece dışarı çıkıyorlar.)
Mr. Uyanık is coming from Paris on Monday. ( Mr. Uyanık Pazartesi günü Paristen geliyor.)


Geniş Zamanda Kullanılan Sıklık Zarfları ; Sıklık zarfları bir eylemin ne kadar sıklıkta yapıldığını belirtir. Sıklık zarfları geniş zamanlı cümlelerde kullanılır. Cümledeki yeri özneden sonradır.
Always : daima, her zaman, usually : genellikle, often : sık sık, sometimes : bazen, rarely : nadiren, never : asla, hiçbir zaman

I always go to the cinema. (Ben her zaman sinemaya giderim.) Ali never smokes. (Ali asla sigara içmez.)

***Not : “ But ” ( fakat ) bağlacının kullanıldığı cümleler zıtlık yapmalıdır.
Örnek : Ali always eats an apple but never orange. (Ali her zaman bir elma yer fakat asla portakal yemez.)



3.) Özel Fiiller : Daha önce “ sahip olmak “ kalıbında kullandığımız “ have “ esas fiil olarak cümleye girdiğinde “ yemek “ (eat) ve “ içmek “ (drink) fiillerinin yerini alır.

Örnek : I eat chicken every week. = I have chicken every week. (Her hafta tavuk yerim.) I drink tea every morning. = I have tea every morning. ( Her Sabah çay içerim.)

“ have “ üçüncü tekil kişilerle çekimlenirse “ has “ olarak kullanılır. Örnek : Ali has coffee every morning. ( Ali her sabah kahve içer.)

breakfast (kahvaltı), lunch (Öğle yemeği), dinner (akşam yemeği) sözcükleride have Fiili ile birlikte söylenir.
A : When do you have breakfast? ( Ne zaman kahvaltı edersiniz.)
B : I have breakfast at six o’clock. ( saat 6’da kahvaltı ederim.)

ÜNİTE 12 WHAT DOES SHE LOOK LİKE ? (ONUN TİPİ NASIL ? )



1.) Bir İnsanın Dış Görünümünü Tarif Etmek :

“ What does ... look like? “ kalıbı bir insanın dış görünümünün tarif edilmesi istendiğinde kullanılır. Buna verilen cevapta aşağıdaki sıfatlar kullanılarak o kişinin nasıl bir tip olduğu belirtilir.

Tall : Uzun Short : kısa fat : Şişman Thin : Zayıf
Old : Yaşlı Young : Genç Dark : Esmer Fair : Kumral
Blonde : Sarışın Beautiful : Güzel Handsome : Yakışıklı Pretty : Hoş, Güzel

Örnek : A : What does Ali look like? (Ali nasıl bir tiptir?)
B : He’s tall and fat. (Uzun boylu ve Şişmandır.)
A : What does Mrs.ÖZ look like? (Mrs.ÖZ nasıl bir tiptir?)
B : She’s short and pretty. (Kısa boylu ve güzeldir.)



2.) Sıfatların Karşılaştırmada kullanımı :

İki varlığın özelliklerini karşılaştırırken sıfata “-er “ (daha) takısı eklenir ve şu kalıp elde edilir.
1. isim + Fiil + Sıfat + er than + 2. İsim
Örnek : Ali is 20 years old. Ayşe is 22 years old. Bu duruma göre iki tane doğru cümle söylenebilir :
Ali is younger than Ayşe.(Ali Ayşe’de daha gençtir.) Ayşe is older than Ali (Ayşe Ali’den daha yaşlıdır.)
Karşılaştırma iki kişinin boyları ile ilgili olduğunda, diyelim ki “ Ali is 1.80cm tall Murat is 1.78cm tall. Olsun.
Bu bilgilere göre : Ali is taller than Murat (Ali Murat’tan uzundur.) Muratis shorter than Ali. (Murat Ali’den kısadır.)
Aşağıdaki sıfatlar da başka varlıkları, nesneleri karşılaştırmada ya da tasvir etmede kullanılır :
Old : eski new : yeni big : büyük small : küçük nice : güzel
wet : yağışlı, nemli bright : parlak Hot : sıcak cold : soğuk
Örnek : London is wetter than Ankara. (Londra Ankara’dan daha yağışlıdır.)
Sivas is bigger than Rize. (Sivas Rize’den daha büyüktür.)
*** Dikkat! : Karşılaştırma cümlesinde “-er “ eki alan sıfatın hemen yanında than (-den) bulunduğuna dikkat edin.)



3.) Özel Fiiller :

- Wait for : Birisini veya birşeyi beklemek.
I’m waiting for Ali. (Ali’yi bekliyorum.) We are waiting for the bus. (Otobüs bekliyoruz.)
- Look for : Birisini veya bir şeyi aramak.
I’m looking for Ali. ( Ali’yi arıyorum.) She is looking for a job. (O, iş arıyor.)
- Look at : Bir yere, bir şeye bakmak.
Please, look at the map. (Lütfen haritaya bakınız.) She is looking at the door. (O, Kapı’ya bakıyor.)
- So : Öyle
A : Does Ali work in a hotel? (Ali bir otelde mi çalışır?)
B : I don’t think so. ( Öyle sanmıyorum. ) I think so. (Sanırım öyle.)