Aöf Diplomasi Tarihi Kısa Çalışma Notları

AOFDESTEK

ADMİN
Yönetici
Admin
Katılım
9 Şub 2011
Mesajlar
5,790
Tepkime puanı
22
Puanları
38
Okuduğunuz Bölümü Seçiniz
İşletme
Şehir
Bursa
[h=1]Anadolu Aöf Diplomasi dersi çalışma notları. Bu kısa notlar sayesinde bildiklerinizi pekiştirebilirsiniz.

Bölüm 1

*İlk zamanlarda diplomatik teoriyi ilgilendiren konu büyükelçinin sahip olması gereken nitelikleri ve hukuki statüsüdür.

• Richelieu - sürekli müzakere
• Guicciardini - uygun bir mevsim
• Grotius - diplomatik muafiyet teorisi
*Guicciardini’nin diplomasi hakkındaki görüşleri Ricordi (tutanaklar) de toplanmıştır.

*Tarihte ilk kez mukim diplomasi konusunu ele alan ve büyükelçi tanımı yapan kişi Abraham de Wiscquefort’dur.

• François De Calleres - Diplomasi Sanatı
• Ernest Satow - Diplomatik Uygulama Rehberi
• Harold Nicolson - Diplomasi
• Hans Morgenthau - Uluslararası Siyaset:Güç ve BarışMücadelesi
• Henry Kissenger - Nükleer Silahlar ve Dış Politika
*Bazı yazarlar için
• François De Calleres: İhtiyat kavramı önemlidir, diplomasi devletin sağlığı için vazgeçilmezdir ve büyükelçiler basit bir devlet memuru değildir.
• Ernest Satow: Uluslararası politikalar devletlerin bağımsızlığı ve egemenliğine dayanır.Diplomasinin siyasi boyutunun yerleşmesini sağlamıştır. Gizlilik gereklidir.
• Harold Nicolson: Yeni diplomasi bir seraptır.Diplomatik müzakereler maç değildir.Yazılı belge değişimi şarttır.
• Hans Morgenthau: Diplomasi haçlı zihniyetinden sıyrılmalıdır.Hükümet kamuoyunun önderidir.Asker dış politikanın patronu değildir.
• Henry Kissenger: ABD’nin ilk ABD doğumlu olmayan dışişleri bakanıdır. Uluslararası denge matematiksel formüllere değil psikolojik faktörlere bağlıdır. Diplomasi bir sanattır. Sessiz diplomasi tercih edilmelidir. Çift kanallı diplomasi, zirve toplantıları vasıtasıyla diplomasi ve mekik diplomasidamga vuran diplomasi çeşitleridir.


Bölüm 2

*Olimpiyatlar 9. Yy’da oluşturulmuştur. Amacı Yunan şehir devletleri arasında ateşkes sağlamaktır.
*Yunanlıların presbys, keryx, proxenos adlı üç çeşit temsilcisi vardı. Proxenoslar bir nevi konsolos görevi görmekteydi

*Diplomatların kişisel mallarının muafiyeti ve mektuplaşmaların dokunulmazlığı yunan diplomasinin kuralları arasındaydı.

*Romalıların diplomasi alanında bıraktığı miras hukuk alanında olmuştur.

*Bizanslar için diplomasi birinci sıradadır. Kendini olduğundan güçlü gösterme, propaganda ile yalan haber yayma, imparatorun dini ve dünyevi her türlü gücün sahibi fikrini yayması, rüşvet, prenseslerin yabancı hükümdarla evlendirilmesi, düşmanlarını bölmek, birbirine düşürmek yöntemlerinden biridir.

*Arap dünyasında diplomasi geçici bir gereklilikti.

*Orta çağda diplomasi esas olarak kilise etrafında gelişti.Papalar önemli meseleler içinlegateler gönderirdi. Daha az önemliler için nuncius (canlı mektup) gönderirdi.Kordiplomatik kavramı ilk papa sarayında çıkmıştır.

*Büyükelçi unvanı ilk defa İtalya’da ortaya çıktı.

*Avrupa Konserinin temeli Viyana Kongresidir.

*18.yy da diplomatik dil Fransızca’dır.

*Osmanlı’da müzakereler dragomanlar aracılığıyla gerçekleşirdi.

*Boxer ayaklanması Çin’de yabancı büyükelçiliklere karşı çıkmıştır.

*T.Jefferson tarafından ilk ABD dış işleri bakanlığı kurulmuştur.

Bölüm 3

*Wilson vesilesiyle diplomasiye ahlak kavramı girmiştir.

*Rusya’nın politikalarını Avrupa’ya uydurmak için Çiçerin görevlendirilmiştir.

*Sovyetler tüm diplomatik unvanları lağvederek sadece tam yetkili temsilci veya polpred demiştir.

*Komintern devrim hareketlerinin tek elden yönetildiği kurumdur.

*Milletler Cemiyeti üç organdan oluşuyordu:

• Konsey
• Genel Kurul
• Sekretarya
*Milletler Cemiyetinin 4 daimi üyesi vardı: (Almanya sonradan katıldı)

1. Fransa
2. İngiltere
3. İtalya
4. Japonya

*Milletler Cemiyetinin diplomasiye getirdiği yeniliklerden biri sekretarya kurumudur. Kurumun yaratıcısı Sir Eric Drummond’dur.

*Hitlerin Ankara’daki büyükelçisi von Papen’dir.

*Bağımsızlık öncesi diplomasi açısından hazır olan ülkeler Hindistan, Gana ve Nijerya’dır.

*İkinci Dünya Savaşı sonrası diplomasiye damga vuran gelişmeler

I. Siyasi liderlerin kişisel diplomasi uygulama eğilimlerinin artması
II. Devlet başkanları arasındaki zirve toplantılarının düzenli hale gelmesidir.
Bölüm 4

*Osmanlı’da aman fethin öncesinde verilirdi.

*Venedik İstanbul’un fethinden sonra daimi elçilik bulunduran ilk devlettir.

*III Selim zamanında en son Fransa maslahatgüzarının hapsedilmesinden sonra elçi hapsedilmesi uygulamasına son verilmiştir.




*Osmanlı’nın yabancı ülkelere elçi gönderme sebepleri:
• Padişahların tahta çıkışını haber vermek
• Taç giyme törenlerinde temsil
• Antlaşma metinlerinin iletilmesi
• İhtilaflı sınır sorununu görüşmek
• Dostluğu yineleme
• Savaşı barışla bitirmeyiönermek
• Hediye iletmek
• Padişah veya sadrazamın mektubunu götürmek
• Devlet alacağını istemek
• Gerçeği yerinde saptamak
• Başka ülkelerin gelişim düzeyini incelemek
• Yabancı devletin talebi
*Basit bir görev verilen veya sadece mektup götüren kişilere nameres, daha öz önemli işler için çavuş görevlendirilirdi.

*Padişah veya sadrazam mektuplarına Name-i Hümayun denir.

*Sefaret heyetlerine müsteşar-ı sefaret veya tahrir-i vekayie memur unvanlı bazı elçiye yardımcı memurlar atanırdı.

*Osmanlı elçilerinin düzenlediği raporlara Sefaretname denir.

*İlk geçici elçi III. Ahmet tarafından Fransa’ya gönderilen Yirmi Sekiz Çelebi Mehmet Efendi’dir.

*İlk daimi elçi III. Selim tarafından Londra’ya gönderilen Yusuf Agah Efendi’dir.

*Rusya’ya ilk daimi elçilik Kırım Savaşı’ndan sonra gönderilmiştir.

*III. Selimden sonra 40 yıllık kesintiden sonra 1834’de II. Mahmut tarafından daimi elçilik kurma girişimi yeniden uygulamaya geçmiştir.

*1821’de Reisülküttaplığa bağlı Tercüme Odası kurulmuştur.

*Hariciye Bakanı unvanını alan ilk devlet adamı Mehmet Akif Efendi’dir.

*1937 ‘de Hariciye Bakanlığına getirilen Mustafa Reşit Paşa Tanzimat Fermanının düzenleyicisi ve batılılaşma hareketinin öncüsüdür.
*Kırım Savaşı sonrası imzalanan 1856 Paris Antlaşması ile Osmanlı Devleti Avrupa Konserine girmiştir.

*Son elçilik Arnavutluk’a atanmış ve Ukrayna’ya açılmıştır.
Bölüm 5

*Diplomasi çeşitleri:
• İkili-bilateral Diplomasi
• Çok taraflı-multilateral Diplomasi
• Zirve Diplomasisi

*Bir egemen devletin uluslararası hukuka konu olabilmesi için diğer devletler tarafından tanınması gerekir. Bir ülkeyi hukuki tanımaya de jure tanıma, fiili tanımaya de facto tanımadenir. Örneğin Kıbrıs de facto tanınmaktadır.

*Tanıma açık veya örtülü olabilir. Bir devlet başkanının bir ülkeyi ziyaret etmesi o ülkeyi tanıdığı anlamına gelir. BM üyesi olmak evrensel tanımanın işaretidir.( Tayvan, Kıbrıs ve Kosova istisnadır.)

*Büyükelçinin görevleri:

• Temsil
• Bilgi toplama ve rapor etme
• Müzakere
• Ülkesinin ve vatandaşlarının çıkarlarını korumak
• İstihbarat

*Bir ülkedeki devletini temsil mukim büyükelçi aynı zamanda hükümetini politikasıyla iradesini ve kişiliğini de temsil eder.

*Büyükelçi bir ülkenin iç politikasına ilişkin propaganda yapamaz. Ancak dış politikasına yönelik propaganda yapması meşrudur.

*Büyükelçinin dışişleri bakanıyla görüşmesinde telefon resmi iletişim aracı değildir.

*Büyükelçinin bulunduğu ülke ile iletişimi yöntemleri

• En fazla resmiyet taşıyan ve en çok kullanılan yazı olan Nota’dır.
• Aide-Memoire (Muhtıra)
• İmzalı mektup
• Telefon görüşmesi(resmi sayılmaz)
• Elektronik posta(resmi sayılmaz)
*Misyon şeflerindeki öncelik sırası görev yaptıkları ülkenin devlet başkanına güven mektubunusundukları tarihe göre saptanır.

*Büyükelçinin akredite olması (kabul edilmesi) görev yaptığı ülkenin agreman vermesiyle olur.

*Persona non grata, istenmeyen kişi demektir.

*Mukim diplomatik temsilcilerin tabi oldukları kurallar 1961 Viyana Sözleşmesi ile belirlenmiştir.

*Bir devlet nezdindeki akredite diplomatların tümünü oluşturan gruba kordiplomatik denir. Kordiplomatiğin başkanlığını duayen yürütür.

*Türkiye’nin üye olduğu kuruluşlar:

• BM
• DTÖ
• Avrupa Konseyi
• İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD)
• Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatı
• İslam Konferansı Örgütü
• Karadeniz Ekonomik İş Birliği Örgütü
• Asya Kalkınma Bankası
• İkili diplomaside karar ittifak ile alınırken, çok taraflı müzakerelerde çoğunluk oyuyla alınır.
*Oybirliği aktif destek anlamını taşırken, konsensüs razı olma sayılır.

*Ad hoc: Belirli bir sorunu çözmek, belirli bir hedefe ulaşmak için tek seferle sınırlandırılan, başka amaçlar için genelleştirilmeyen ulusal ya da uluslararası organizasyon, zirve vs. (1978 Camp David)

*İlk dış işleri bakanlığı Fransa’da Kardinal Richelieu tarafından 1626 yılında kurulmuştur.

Bölüm 6

*Diplomasinin araçları
• Havuç
• Sopa
• Kazan-kazan
• Müzakere

*Müzakere ayrımları

• İkili ve çoklu
• Anlaşmazlıkları çözme amaçlı- ortak çıkarlara dayalı işbirliğini geliştirme
• İlişkileri normalleştirme amaçlı- mevcut statüyü değiştirme amaçlı
• Anlaşmaların uzatılması amaçlı
• Dünya sahnesine yeni bir aktör çıkarma amaçlı
• Gizli ve açık
• Doğrudan veya dolaylı
*Müzakere öncesi aşamalar:

• Müzakere gereği konusunda mutabakat
• Gündemin saptanması
• Müzakerelerin yeri
• Müzakerenin biçimi
• Zamanlama
• Müzakerelerin düzeyi
• Müzakere heyetlerinin bileşimi ve düzeyi

*Müzakere için ilk adım tarafların müzakerenin gerekliliği üzerinde görüş birliğine varmasıdır. ( sorunun çıkmaza girdiğinin kabul edilmesi anlamına gelir.)

*Müzakere için ikinci adım müzakerenin mevcut durumun sürdürülmesine tercih edilmesi hususunda görüş birliğine varılması (müzakerenin gerçek başlangıcı)

*İşbirliği amaçlı müzakereler daha kolaydır ancak belirli bir siyasi ve dostluk zemininin bulunması gerekir.

*Siyaset dışı işbirliği şemalarının geliştirilmesi güven arttırıcı önlemler olarak adlandırılır.

*AB üyeleri arasındaki müzakereler Brüksel’de sürdürülür.

*AB zirve toplantıları Nice antlaşması gereği Brüksel’de toplanır.

*Müzakereler yüz yüze olabileceği gibi, kolaylaştırıcı, hakemlik ve özel temsilci yetkili kişilerle de yapılabilir.

*Zirve toplantıları dışında müzakerelerin en yüksek düzeyi dış işleri veya ihtisas bakanlarıdır.

*Uluslararası gelenekler, ülkeleri uluslararası müzakerelerde ne şekilde temsil edileceği konusunda serbest bırakmıştır.

*Müzakereye katılacak heyet büyükelçi tarafından nota ile tanıtılır.

*Müzakere öncesi temsilciye izleyeceği tutumla ilgili görev (müzakere) talimatı verilir.

*Müzakere tarafların tutumlarını açıklamasıyla başlar.

*Taviz değişimi temelde genel dengeye ulaşmak amacını güder.

*Çok taraflı müzakerelerde oluşan kültürün ana hatları

• Oturumların ülkelerin seçtiği bir başkan ve başkanlık bürosunca yönetilmesi
• Hazırlıkların ve sonuçların sekretaryalarca kağıda dökülmesi
• Müzakerelerin genel kurul veya alt organlar arasında kademeli yürütülmesi

*Büyükelçi dışında başka bir diplomatı heyet başkanı yapmak ilgilileri son derece aşağılayıcı bir harekettir.

*ABD müzakerecisi devleti adına değil yönetim adına müzakere eder.

*AB ile müzakerelerde Konsey dönem başkanlığını üstlenen ülkenin temsilcisi veya (ortak politikalar söz konusu olduğunda) komisyon temsilcisi başkanlık eder.

*BM Şartı’nın 33. Maddesinde uyuşmazlıkların çözümünde başvurulacak geleneksel siyasi yöntemleri arasında

• Müzakere
• Arabuluculuk
• İyi niyet misyonları
• Araştırma komisyonları
• Uzlaştırma gibi yolları sayar.
*Arabuluculuk müzakere yöntemini tamamlayıcı niteliktedir.

*Uzlaştırma: Tarafların güvenine sahip üçüncü bir taraf, temel sorunları saptamak, gerginliği azaltmak, doğrudan müzakereye girmeye teşvik etmek amacıyla, anlaşmazlığın tarafları arasında, gayriresmi bir iletişim olanağı sağlar

İyi niyet misyonu: Basit bir aracılık işlevinden ibarettir.Taraflara tavsiyede bile bulunamaz. Sadece mesajları iletir.
Araştırma komisyonu: Üçüncü bir tarafın, uyuşmazlığa ilişkin bulguları araştırarak sonuçlarını taraflara aktarmasıdır.


*Arabuluculuğun hakemlik heyetinden farkları:

• Arabuluculukta nihai karar verme yetkisi taraflara aittir.
• Hakemlikte karar yetkisi hakeme verilmiş olduğundan mahkeme kararı kesindir.
• Hakemlik hukuki yönlere yoğunlaşırken, arabuluculuk siyasi etkide bulunmak için kullanılır.
• Hakemlikte taraflardan biri kazanır diğeri kaybederken arabuluculukta kazan-kazan çözümlerine ulaşılır.
*Arabuluculuğa siyasi kan davası niteliği kazanmış uyuşmazlıklarda ve tarafların yönetimlerinin kamuoyları önünde taviz veremeyecek kemikleşmiş tutumları söz konusu olduğunda başvurulur.

*En etkili arabulucu bölgesel düzeyde güçlü ülkeler, uluslararası düzeyde büyük güçlerdir.

*Orta boy ülkeler arasında İsviçre, Avusturya ve Norveç farklı bir yere sahiptir.

*Bazen küçük ülkelerde arabuluculuk yapabilir.(Cezayir ve Pakistan örneği gibi)

*Özel kişiler veya hükümet dışı kuruluşların arabuluculuğuna ikinci kanal diplomasi denir.

*Ülkeler arasında yazılı mutakabat için kullanılan terimler

• Anlaşma
• Antlaşma
• Sözleşme
• Şart
• Konvansiyon
• Nota değişimi
• Protokol
• Son senet
*BM üyelerinin hemen hemen tümünü kapsayan ve hukuki bağlayıcılık taşıyan sözleşmelere çoğunlukla konvansiyon adı verilmektedir.

*En çok başvurulan anlaşma şekli nota teatisi veya mektup teatisidir.

*BM resmi dilleri

• İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Çince, Rusça ve Arapça’dır.

Bölüm 7

*Diplomasideki başlıca değişiklik alanları:

• Diplomasinin içeriğindeki değişiklikler
• Diplomatik süreçteki değişiklikler
• Diplomatik yöntemlerindeki değişiklik
• Diplomasi aktörlerin ve diplomatik kanalların çeşitlenmesi
• Egemenlik kavramının değişmesi
• Diplomasi normlarının yıpranması
• Uluslararası toplum ve İlişkilerin demokratikleşmesi

*Diplomasinin içeriğine siyasi, ekonomik, kültürel ve konsolosluk yanında, çevre, enerji, terörizm, insan hakları, doğal afetler, sınır aşan sular, nükleer silahlar, uyuşturucu kaçakçılığı, mülteciler, fakirlik ve siber terörizm gibi konular eklenmiştir.

*Diplomatik süreçte, iç ve dış politikanın birbiriyle kaynaşması, mültilateral konferanslarda esnekliğin artması ve resmiyetten uzaklaşma, gizli diplomasinin önem kazanması alanlarında değişiklikler olmuştur.

*Diplomatik yöntemlerin değişmesi, ikili süper güç müzakerelerinin yerine liderler arasında çok taraflı görüşmelerin görülmesi, geçiş diplomasisi veya ihtilaf sonrası yeniden inşa diplomasisi, iyi yönetim diplomasisinin çıkması, rapor verme işlevinin önemini kaybetmesi, internetin yaygınlaşması şeklinde olmuştur. Değişmeyen diplomatik yöntemlerde vardır:

• Kişisel resmi temas diplomasisi
• Perde arkası sessiz diplomasi
• Oylama yerine konsensüse ulaşma diplomasisi


*Diplomaside artık tek yetkili ulus devletler ve uluslararası kuruluşlar değildir. Sivil toplum kuruluşları, parlamentolar ve yerel makamlarda sahneye gelmiştir.

*Diplomasi normlarının yıpranması, diplomatların ve diplomatik misyon binalarının kutsallığının çok gerilerde kalması şeklinde olmuştur.

*Geleneksel diplomasinin konusu devlet temsilcileri veya diğer uluslararası aktörler arasındaki ilişki iken, kamu diplomasisinin konusu genelde yabancı toplumlardaki halk ve özelde belirli gayri resmi gruplar, kuruluşlar ve kişilerdir.

*Geleneksel diplomasinin başlıca aracı set güç iken, kamu diplomasisinin başlıca aracı yumuşak güçtür.

*Geleneksel diplomaside aktörlerin rolleri ve sorumluluklarının kesin çizgilerle saptanmış olduğu varsayılırken bugün karmaşık bir dünya mevcuttur.

*Kamuoyu diplomasisi için elçiliklerde bulunan ve yerel medya ve sivil toplum temsilcileri ile temas için görevlendirilen memura basın veya enformasyon ataşesi denir.

*Kamuoyu diplomasisinin en rahat hatta sınırsız uygulandığı ülke ABD’dir.

*Kamuoyu diplomasisinde başlıca aktör dış işleri bakanlıklarıdır.

*Diplomaside yeni alanlar:

• Çevre diplomasisi
• İnsan hakları diplomasisi
• İnsani diplomasi
• Enerji diplomasisi

*Çevre diplomasisi 1960’lardan sonra gündeme gelmeye başlamıştır. Bu konudaki ilk büyük girişim 1972’deki Stockholm Konferansı veya BM İnsan Çevresi Konferansı’dır. Bu konferansta BM Çevre programı kurulması kararlaştırılmış ve BM İnsan Çevresi Bildirisi kabul edilmiştir.

*Bugünün gereksinimlerini, gelecek kuşakların gereksinimlerini karşılama yeteneğinden ödün vermeden karşılayan kalkınma anlamına gelen sürdürülebilir kalkınma kavramı ilk defa 1987 Brundtland Raporu’nda kullanılmıştır.

*1992’de Rio’ da gerçekleştirilen konferansta:

• Bir eylem planı olan Gündem 21 ve Orman Prensipleri kabul edilmiştir.
• BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi imzaya açılmıştır.
• BM Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi hazırlanmıştır.

*2002’de Johannesburg’ta Çevre ve Kalkınma Zirvesi yapılmıştır.

*BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi çerçevesinde 1997’de Kyoto Protokolü hazırlanmış ve söz konusu protokol 2005’de yürürlüğe girmiştir.

*GYÜ’lerin sera gazını gelişmiş ülkelerin yaydığını iddia etmesi ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar olarak ifade edilmiştir.

*İlgili sözleşmelere taraf olsun veya olmasın bazı haklar uluslararası hukuk niteliği kazanmıştır.Bunlar

• Soykırım
• Kölelik ve köle ticareti
• Cinayet ve insanların kaybedilişleri
• İşkence veya zalimce, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele
• Sistematik ırkçı ayrımcılığı
*İnsan hakları kavramı 1970’lerden sonra uluslararası düzeyde yer bulmaya başlamıştır.

*İnsan hakları konusunda kendisinden emin olan ülkeler arasında İskandinav ülkeleri, Hollanda, Kanada ve Avustralya sayılabilir

*BM’ nin insani yardım konusunda faaliyet gösteren kuruluşları

• Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF)
• Kalkınma Programı (UNDP)
• Dünya Gıda Programı (WFP)
• Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR)
*Dünya Gıda Programı ülkemizi yükselen donör olarak nitelemiştir.

*Enerji politikalarında ana hedefler:

• Enerji kaynaklarının güvenliği
• Enerji ulaşımının güvenliği
• Fiyat istikrarının sağlanması
• Enerjinin düşük maliyetle elde edilmesi
• Talep edilen miktarda ve kalitede pazarlara ulaştırılması

*Türkiye’nin bilinçli ve çok yönlü enerji diplomasi uygulamaya başlaması Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı projesiyle olmuştur.
Bölüm 8

*TBMM’nin ilk ulusal hükümeti 3 sayılı kanun ile 2 Mayıs 1920’de kurulmuştur.

*Dış işleri bakanlığı kalıcı bir örgütlenmeye 1927’de kavuşmuştur.

*Ankara’ya ilk ulusal temsilci Sovyetler Birliği tarafından gönderilmiştir. Daha sonra Gürcistan, Afganistan, Azerbaycan ve Bulgaristan göndermiştir.

*TBMM hükümeti ilk temsilcileri Bakü, Roma, Tiflis ve Moskova’ya açmıştır.

*Cumhuriyetin ilanından sonra İstanbul’daki temsilcilerle irtibatı sağlamak için Dersaadet Murahhaslığı (İstanbul Temsilciliği) oluşturulmuştur.

*BM nezdindeki ilk daimi temsilcilik 1947’de açılmıştır.

*Almanya ve diğer Avrupa ülkelerine işçi olarak giden vatandaşlara hizmet amacıyla Sosyal İşler Müşaviri unvanıyla din adamları gönderilmiştir.

*1973’te Los Angeles başkonsolosu Mehmet Baydar ve yardımcısı Bahadır Demir, 1975’te Viyana büyükelçimiz Danış Tunalıgil ermeni saldırıları sonucu şehit edilmiştir.

*AB’ye ilk başvuru 1987’de Turgut Özal tarafından yapılmıştır.

*Suriye ve Irak ile Fırat suları konusunda yaşanan sorunlar sebebiyle su uzmanları kadrosu oluşturulmuştur.

*1999 AB Helsinki Zirvesinde adaylığımız resmen kabul edilmiştir.

*Kadın diplomatların 20 tanesi büyükelçi unvanını almış, 13 tanesi yurtdışında büyükelçilik yapmaktadır. Ayrıca dış işleri bakanlığının %25’i kadındır.

*TC’nin bugün faal 119 elçilik, 11 Daimi Temsilcilik ve 76 Başkonsolosluk olmak üzere toplam 206 dış misyonu bulunmaktadır.

*Yıllık bütçe görüşmeleri bakanın dış politika hakkında en kapsamlı sunuşunu yapmasına vesile olur.

*Yabancı başkonsoloslukların bakanlıkla teması rutin vatandaşlık konularıdır ve bu konular dış politika kapsamı dışındadır.

*Multilateral ilişkilere öncelik verilmemesinin nedenleri arasında, yeteri kadar faydalı bulunmaması, aşırı güvenlik ve ulusal çıkar düşüncesi sebebiyle şüpheyle ve savunmacı bir anlayışla yaklaşılması, teknik personel ve tecrübe yetersizliği sayılabilir.

*Konsolosluğun görev alanı vatandaşlık işlemleri iken büyükelçilik genellikle ekonomik konularda destek talebiyle karşılaşılır.

*Dışişleri Bakanlığı son teşkilat kanununda uluslararası hukuk alanına öncelik verilmiştir.

*Protokol Genel Müdürlüğü hizmetleri genelde nankör bir niteliğe sahiptir. En ufak bir eksiklik hemen medyada yer bulur.

*Dış İşleri Bakanlığı’nda aday memur olarak görev yapan kişi bir yıl sonra 3. Katip unvanını alır.

*Kararlarını dışişleri bakanlığına danışmadan alan ilk siyasetçi Özal’dır.

[/h]
 

Çevrimiçi üyeler

Şu anda çevrimiçi üye yok.

REKLAMLAR

Forum istatistikleri

Konular
19,344
Mesajlar
150,144
Kullanıcılar
90,383
Son üye
Açıköğretim
Üst