Aöf Uluslararası İlişkiler Kuramları-2-Ders Notları 5-6-7-8 Üniteler

AOFDESTEK

ADMİN
Yönetici
Admin
Katılım
9 Şub 2011
Mesajlar
6,029
Tepkime puanı
25
Puanları
48
Bölüm:
İşletme
Şehir:
Bursa
ULUSLARARASI İLİŞKİLER KURAMI 2

UNITE 5

Ø Feminizm 18. Yy sonları İngiltere de. İlk önemli çalışma Mary Wallstonecraft tarafından

Ø 1. Dalga feminizm; kadınların oy kullanması, eğitimde eşitlik hakkı,

Ø 1960 itibari ile ABD ve Avrupa ülkelerınde gelişen 2. Dalga feminizm. KIZ KARDEŞLİK

Ø 1970 lerde kadın haklarının garantiye alınması

Ø 3. Dalga feminizm; bireylerin kendilerini ırk, etnik, dini, cinsel kimlikleriyle ifade etmesi

Ø 3. Tartışma pozitivistler ve postpozitivistler arasında ua ilişkilerin geleneksel kuramların sorgulanmaya başlanması. Geleneksel yaklaşımlar sorgulanmış, tecrübesiz ve erkek eğilimli olmakla eleştirilmiş

Ø Prenslerın hakım olduğu prenseslerın ise görmezden gelindiği ile ilgili anlatımlar J. ANN THİCKNER- SEARCHIN FOR THE PRINCESS. Thickner kuramın temelde erkek merkezlı olduğunu ve kadınları neden mısafır olarak kabul ettıgnı sorgulmıs ve vurgulamıstır

Ø Ataerkil: Soyda temel olarak babayı alan ve ailede çocukları baba soyuna mal eden topluluk

Ø 1990 ların basından ıtıbaren femınızm, sadece kadın sorunlarının ua alanda ıfade edılmesıyle ılgılenmedıgı ılıskılerın temel kavram ve kuramlarını da sorgulamaya başladığı gorulmektedır.

Ø Kamusal alan; Toplumun ortak yararını belirlemeye ve gerceklestırmeye yonelık dusunce soylem ve eylemlerın uretıldıgı ve gelıstırıldıgı ortak toplumsal etkınlık alanıdır.

Ø Burokrası;Bir toplumda tabandan yukarı çıktıkça daralan bır yapı içinde orgutlenmıs olan genel kural ve ılkelere gore calısan profesyonel atanmış gorevlı ilker topluluğu ve devlet ıdaresınde bır ısı yapabilmek için alınması gereken ızın onay ımza ve uyulması gereken kurallar butunudur.

Ø 20. Yy sonlarında kadın askerler arttı

Ø Feminizm birtek kadın sorunlarını ele almamakta sprunların ekonomik politik ideolojik psikolojik yonlerınıde birlikte degerlendırmektedır.

Ø Biyolojik cinsiyet farklılıkları; öğrenılmemıs dogustangetırılen kadın ve erkekte gözlenen farklılıklardır

Ø Topluluk cinsiyet farklılıkları ; ögrenılen sosyalleşme surecınde kazanılan farklılıklardır

Ø Kadın hakları konusunda en somut adım BM çerçevesinde

Ø Liberal feministler; kadın – erkek aynı hak ve yeterlilikten yararlanma

Ø Marksist-sosyalist feministler; kadın-erkek gibi kategorilere yer vermemekte, kadının maruz kaldığı esıtsız muamelelerın uretım alanında karsılastıgı ayrımcılıktan kaynaklandığını ılerı surmektedır

Ø Sosyalistler: tüm ezilenlerin sorunlarıyla ilgilendiğini, ataerklik ve kapitalizm arasında karşılıklı bağımlılık olduğunu kabul eder. Kadınların sadece üremeden sorumlu olduğu düşünüldükçe ua ekonomilerdeki marjinaller devam edecek.

Ø Radikal feministler; Ataerkil , cinsiyet temeli işbölümüne karsı çıkar

Ø Postmodern feminizm; Modern bilim anlayışının aydınlanmacı geleneğin temelde erkek merkezli olduğunu belirtmektedir. Cinsiyetin doğuştan değil sonradan var oldugunu belirtirler

Ø İnşacı feminizm; ua ilişkilerin güç güvenlik ulusal çıkar devlet politik kavramlarının birer toplumsal yapı olduğunu ileri sürmekte ve bu analizlere toplumsal yapıyı da ekleyerek tekrar gözden gecırılmesını one sürer.

Ø Postkolonyal feminizm; kendi oteki kavramında otekinin asagı goruldugunu dusunurler. Batılı kadınların fakır egıtımsız olduğunu resmetmeyı kabul etmezler

Ø Post yapısalcı feministler; dil içersinde kodlanmıs anlamlar uzerıne odaklanır

Ø Jacquı True 3 farklı bıcımde soz eder; deneysel, analitik, normatif feminizm

Ø Deneysel feminizm; erkek ayrımı olmaması kadınlara da yer verılmesını savunur

Ø Analitik feminizm; Toplumsal cinsiyeti , ua ilişki yapısal yönünü açıklamada kurumsal kategori olarak kullanır.

Ø Normatif feminizm; Sosyal ve politik değişimleri ele alan kurumsallaştırma projesı uzerıne odaklanır

Ø Robert Kheone; Deneysel femınızm, feminist durus yaklaşımı, postmodernıst femınızm.

Ø Feminist durus yaklaşımı;kadınların polıtık yasam ıcındekı deneyımlerının onlara dünya polıtıkasının ıcyuzunu anlamayı da ıcerecek bıcımde sosyal konulara ılıskın bir perspektif kazandıracağını ıfade etmektedir

Ø Sandra Harding; feminizmin ua ilişkiler disiplinine yönelik katkılarının yanı sıra karşılaşabileceği önemli bir çıkmazı vardır.

Ø ChristineSlyvester: ua ilişkilerde gizli bir cinsiyetin olduğunu ve bunun da kuramın hangı türde dusunulmesı gerektıgını etkıledıgını savunurken ua ılıskıler dısıplınının cınsıyetı dıkkate almadığını ve bununla alakalı bır soru yonelmedıgı konusunu elestrılmıstır


UNİTE 6

Ø İngiliz okulu 1950 lerde başlamıştır. 2. Dünya savası sonrasu Buyuk brıtanyada ortaya cıktıgı kabul edılmektedır Kurucuları Herbert Butterfıeld , Martınwıght, hedleybull

Ø İngiliz okulunun oncelıklı 3 varsayımı, ua ilişkilerde egemen devletı kabul etmesı, ua sistemın anarsık yapıda olduğunu ılerı surmesı, anarsık yapı dahı egemen devletlerın ua toplum olusturabılecegı ongorusudur.

Ø İngiliz okulunun onemlı tartışmalarından bırı adalet-duzen ikilemidir

Ø 1980 baslıca temsılcılerı; Robert Jackson, johnvıncent, tımothydunne, nıcholasWheeler

Ø 1990 baslıca temsılcılerı; barrybuzan ve rıchardlittle. EN BUYUK KATKI BARRY BUZAN

Ø İngiliz okulu kavramı ilk kez 1981 Roy. E Jones tarafından kullanıldı

Ø İngiliz okuluna dahil birçok kuramcı İngiliz kökenlıdegıl

Ø Martin Wightin 3 lü simgesi; Gerçekcilik , akılcılık, devrimcilik

Ø Hedleybull 3 lu düşünsel gelenegı; uasıstemHabbescu, ua toplum Grotiouscu, dünya toplumu kantcı

Ø Martın wıght tüme varım, hedley bull tümden gelım

Ø Ua toplum oluşum olarak faydası ve ıslevsel ve daha az kültürel ve etık oluşumdur HEDLEY BULL

Ø Hedlybull devleti; herbiri belli bir toprak parçası ve ınsan topluluğu uzerınde egemenlıgesahıp ve bır hukumetı
olan egemen sıyası topluluklardır

Ø Adam Watson; ua toplumu, birbirlerini gözeterek karar almanın yanında, ilişkilerini yürütmek üzere aralarında diyalog ve onay ıle ortak kurallar ve kurumlar oluşturan ve bu oluşumların devamının ortak çıkarlarına olduğunu kabul eden ülkeler grubu olarak adlandırır.

Ø İngiliz okulu elestırıleının basından INGILIZ kelımesının kullanılıyor olması gelır.2 ise okulun kendısını kutuplar araısnda ortayol olarak gormesıdır. Avrupa merkezlı yaklaşım sergılemesi ua toplumu analızının merkezıne yerlestırmesı dıger elestırılerdendır

Ø Hdleybull: ua duzenmı, ua toplumun oncelıklı ve temel ıhtıyaclarını sağlayacak ve ıdame ettirecek eylem kalıbı olarak tanımlar

Ø Hedlybull Anarchıal Socıety de 1. Bolumde düzenin doğası, 2. Bölümde donemın güncel ua sıstemlerının sahıp oldukları duzenı ınceleyerek modern ua düzene katkı sağlayan güçler dengesı, ua hukuk, diplomasıi savaş… , 3. Bölümde dünya duzenıne ulaşmada alternatıf yollari fikirler uretmıs

Ø Sosyal ınsacılık temsılcıleri; onuf, kratochwıll, ruggıe,wendt

Ø Martın wıght toplum kurumlarını ıttıfak tahkım savaş olarak gorur. Bull ise guc dengesı , hukuk, diploması

UNITE 7

Ø 1980 li yıllarda Kopenhag oulu oluşturuldu. İsmini veren 1996 BILL SWEENY

Ø Kopenhag okulunun ua ilişkiler literatürüne kazandırdığı kavramlar; Guvenlık sektorlerı, bölgesel guvenlık kompleksi, güvenlikleştirme, ters guvenlıklestırme

Ø Barry Buzan Insanlar- devletler ve korku çalışması Kopenhag okulunun temelını oluşturur.

Ø Kopenhag okulu catısında calısmalar yapan; Barrybuzan, Ole weaver, Joop De Wılde, Molten Kelstrup, Pierre Lowartne, ElzbietoTramer.

Ø Geleneksel guvenlık yaklaşımı 2 ana unsuru ele alır. Varolussal tehdıtler ve ayakta kalma. Kopenhag okulu her ıkısurecınde subjektıf olduğunu kabul etse de guvenlıklestırmeyı politizasyondan ayırır.

Ø Basarılı guvenlıklestırme 3 asamadan oluşur; hayatı tehdit, tehditin kaldırılmasının açıl durum kabul edılmesı, tehdidin kaldırılması için olağan ustu tedbir alınması

Ø Güvenlikleştirme doğrudan güvenlık elitinin söz edımlerıyle belırlenır.

Ø Kopenhag okulunu kritik guvenlık çalışmalarından ayıran nokta, güvenliğe sosyal inşa surecı olarak bakması

Ø Guvenlıklestırme analızı yapılabılmesı için; sozedımı, söz edımını guvenlıklestıren aktör ve aktör sozedımını onaylayan kamuoyu

Ø Söz edimi; birsey söylemek birsey yapmaktır. Gerekçelendırme sürecidir.

Ø Ters guvenlıklestıme; Guvenlık konusu tehdıtın guvenlık konusu olmaktan çıkarılması

Ø Guvenlık topluluğu: Ua sistemde sorunların savaş yada şiddet yoluyla degıl işbirliği ve barış ıcınde cozumlendıgı bolgelerdekı guvenlık yapılarına denır. Karl deutch tarafından ortaya atılan kavram adler ve barnett tarafından gelişitirilmiştir

Ø Guvenlıksızlestırme; Ters guvenlıklestırme sonucu tehdıdın guvenlık konusu olmaktan çıkarılması

Ø Guvenlıklestırme analızının 3 bileşeni; sözedımı, guvenlıklestıren aktör, kamuoyu

Ø Ters guvenlıklestırme 3 yol onerır; konuları guvenlık soylemıne dahıl etmemek, konu guvenlıklestırılmısse guvenlık paradoksu halıne getirmemek, Sorunun gundelık konu halıne getırılmesı ıcın soylemı degıstırerek konuyu guvenlık soylemı olmaktan çıkarmak

Ø Ters guvenlıklestırmeyımumkun kılan koşullar; guvenlıksoylemındekıdegısım, ters guvenlıklestırmeyı yapan aktör ıle kamuoyu arasındaki otorıteılıskısı, ters guvenlılestırmeyıgereklı kılan koşullar.

Ø Kopenhag okulu guvenlıklestırme teorısınde etkılı olan; KenntehwaltzVarolussaltehdıt, John Austin Sozedımı, Jacquesdeerıdametın dışında gerceklık yoktur savı, Carl Schmıtt Polıtık kavramı

Ø Guvenlıklestırme analızı ıle sorulan sorular; x nesneyı güvenliklestırme merkezıne yerlestırme surecını kım başlattı, halk guvenlıklestırme surecıne katıldımı, Guvenlıklestırme surecını başlatan aktör gerceklestırecek otoriteye sahıpmı, guvenlıklestırme sonucu alınan tedbırlerinelerdir

UNITE 8

Ø Ekonomi politik kavramını ilk ele alan Lavis de Mayerne- Turquet

Ø İlk Kitap adı altında kullanılması 1615Antonie de Montchetien tarafından kaleme alınan eserde söz konusu olmuştur.

Ø Ekonomik ilişki ile politika arasındaki etkileşim ‘sosyolojik, kültürel, hukuksal düzeyde analiz edilmeli’ düşüncesini savunanlardan biri de Schumpeter.

Ø Marx ve Engel tarafından kaleme alınan Burjuvazi üstünlüğü ele geçirdiği her yerde bütün feodal, ataerkil, pastoral ilişkilere son verdi. Ayrıcalıklı özgürlük yerine ticaret özgürlüğü koydu.

Ø En önemli Emperyalizm Yazarları MARKSİST KOKENLİ

Ø Marksist ve Leninist literatür ekonomik tarzının ulusal ve uluslararası politikayı belirleyen güç olduğunu ileri sürer.

Ø Robert Gilpine göre devlet ve piyasalar olmadan ekonomi politik olmaz.

Ø Susan Strange: Ekonomi politika yaklaşımı, devlet ve piyasalar arasında var olan interaktif etkileşimi inceleyen bir bilim dalı olarak tanımlamaktadır. AYRICA EKONOMİ İLE POLİTİKA ARASINDAKİ AYRIM GERÇEKÇİ OLMADIĞI GİBİ ÇOĞU ZAMAN KEYFİ OLARAK YAPILMIŞTIR.

Ø Wallersteona göre modern dünya sisteminin ayırt edici özeliği birikim üzerine kurulu kapitalist bir yapının da oluşudur

Ø Liberalizmin temel ilkeleri; Siyasal iktidarın sınırlandırılması, mülkiyet özgürlüğü, serbest girişim, serbest ticaret, özel mülkiyet

Ø Merkantalizmi ilk Adam Smith kullandı. Modern iktisadın kurucusu olarak kabul edilir. Ticarette müdahaleci politika izlemesini eleştirir. Hamilton ve Listmerkantalizmin önde gelen savunucularındandır. Adam Smith 1776 da yayınlanan Ulusların Zenginliği eserinde devletin piyasaya müdahalesini eleştirmiştir. Görünmez el diye nitelendirilen mekanizma Fiyat Mekanizmasıdır

Ø Adam Smith den önce François Quesnaylet be, letpass kavramı ile devletin müdahalesini eleştirerek, devletin otoritesinin sınırlandırılmasını ve bireysel girişim hakkının genişletilmesini savunmuştu.

Ø David N. Balaam Uluslararası ekonomi politiğe giriş adlı eserinde Marsist- Radikal, merkantalist-realist, liberal düzeyde incelenmesi gerektiğini belirtmiştir.

Ø Theodore h. Cohn Global Ekonomi Politik adlı eserınde ekonomi politiği realist perspektif, liberal perspektif, tarihsel yapısal perspektif düzeyinde incelemiştir.

Ø Lenin yarı feodal bir düzenin hakim olduğu İngiltere ve Almanya ile karşılaştırıldığında henüz kapitalistleşmeyen bir ülkede Marksist bir devrim gerçekleştirmişti.

Ø Lenine göre emperyalizm şu aşamalarda oluşur; 1 üretimde ve sermayede yaşanan yoğunlaşmanın ekonomik yaşamda belirleyici bir rol oynayan tekelleri yaratacak ölçüde gelişmesi. 2 Banka sermayesı ile sanayısermayesının birleşmesi ve bu finansal sermayenıntemelındebırfınans oligarşiyi yaratması. 3 Mal ihracından ayrışmış olan sermaye ihracının büyük onem kazanması. 4 Dunyayıkendı aralarında bolusenuakapıtalısttekellerın oluşması. 4 Tum dünyanın terıtoryalbolusumununbuyukkapıtalıst güçlerce tamalanması.

Ø Birinci dünya savası ve ardından yaşanan buyuk bunalım klasıklıberalızme olan guvenızedelemıs bu donemde ortaya çıkan ıngılızıktısatcı Keynes, devletınekonomıyemudahalesının sınırlandırılması ve kontrolsüz serbest tıcaret anlayışını modıfıye ederek liberalizme yenı yon vermıstır

Ø Kennedy e göre ekonomik gelişmişlik devletlerin askeri kapasitesini ve savaşlardaki uzun süreli dayanıklılık gücünü doğrudan etkiyelen bir unsurdu.

Ø Carosa Ve Fellotoya göre eger kapitalist toplumlar latin Amerikalı ülkelere maddi olmayan bir gözle bakıp anlayabilseydi ozaman Marksist bir persfektifle kapitalist ulkelerıdegerlendırmeye gerek kalmayacaktı.

Ø Ekonomi politik kavramı iktisat yerine kullanıldı.

Ø Ekonominin alt yapı olduğunu benimseyen Marksizm

Ø Klasik liberalizm devletin piyasaya müdahalesini eleştirir. Klasik liberalizmi en iyi açıklayan laissez-faire/ let be.

Ø Karşılıklı bağımlılık ilkesini diğerlerinden ayıran Maliyet ilkesidir

Ø Hobsona göre emperyalizmin ortaya çıkışı aşırı üretim düşük tüketimdir.

Ø Bağımlılık yaklaşımını savunanlara göre gelişmiş ve az gelişmiş arasında asimetrik bir ilişki vardır

Ø Bağımlılık terosiyenlerinin temel 4 eleştirisi; 1gelişmiş ülkeler ile az gelişmiş ülkeler arasında merkez-çevre ilişkisinin bulunası, bulunmasının sebebı ise merkez ile çevre arasındak, ekonomik ve politik güç dağılımının asimetrik oluşuna bağlanmıştır. 2 klasik ekonominin bir çok prensibi özellikle karşılaştırmalı üstünlükler teorisi çevre ülkelerinin ekonomik gelişmelerine hiçbir fayda sağlamamıştır. 3 Merkez ülkeler kendilerine orantısız kazanç sağlayacak ticaret politikaları uygulamışlardır. 4 Çevre ülkelerde yer alan varlıklı kucuk azınlığın yaptığı buyuk harcamalar, ülke ekonomisinin gelişmesi için gerekli kritik yatırımlar olmamış tam aksine kötü olan ekonominin daha da kötüleşmesine neden olmuştur.

Ø Galtung; iki merkezaraısnda kurulan ekonomik ilişkiyi askeri veya güç yolu ile kurulan hegemonik askeri işgal ilişkisinden ayırmaktadır
 

Çevrimiçi üyeler

Şu anda çevrimiçi üye yok.

REKLAMLAR

Forum istatistikleri

Konular
17,370
Mesajlar
134,244
Kullanıcılar
90,632
Son üye
Akare
Üst