- Katılım
- 9 Şub 2011
- Mesajlar
- 6,135
- Tepkime puanı
- 25
- Puan
- 48
- Şehir
- Adana
Bir gün Nasreddin Hoca’nın kadılık (hakimlik) yaptığı dönemde, iki komşu birbirine girmiş ve mahkemeye gelmişler.
Birinci adam heyecanla anlatmaya başlamış:
— "Kadı Efendi, bu adam benim bahçeme girdi, meyvelerimi çaldı, üstüne bir de beni dövdü. Şikayetçiyim!"
Hoca dikkatle dinlemiş, başını sallamış ve demiş ki:
— "Haklısın evladım, çok haklısın."
Sonra ikinci adam öfkeyle öne atılmış:
— "Asıl sen beni dinle Kadı Efendi! Onun bahçesi dediği yer aslında benim sınırımın içinde. Meyveleri ben topladım çünkü benim ağacım. O bana saldırdı, ben de kendimi savundum!"
Hoca onu da sabırla dinlemiş ve demiş ki:
— "Sen de haklısın evladım, vallahi sen de haklısın."
Hoca’nın karısı (veya katibi) kenardan tüm bunları izliyormuş, daha fazla dayanamayıp araya girmiş:
— "İlahi Efendi! İki adam birbirine tamamen zıt şeyler söylüyor. Birine 'haklısın' dedin, öbürüne de 'haklısın' dedin. İkisi birden nasıl haklı olur?"
Hoca karısına dönmüş, sakalını sıvazlamış ve gülümseyerek demiş ki:
— "Hatun, vallahi düşününce sen de haklısın!"
Birinci adam heyecanla anlatmaya başlamış:
— "Kadı Efendi, bu adam benim bahçeme girdi, meyvelerimi çaldı, üstüne bir de beni dövdü. Şikayetçiyim!"
Hoca dikkatle dinlemiş, başını sallamış ve demiş ki:
— "Haklısın evladım, çok haklısın."
Sonra ikinci adam öfkeyle öne atılmış:
— "Asıl sen beni dinle Kadı Efendi! Onun bahçesi dediği yer aslında benim sınırımın içinde. Meyveleri ben topladım çünkü benim ağacım. O bana saldırdı, ben de kendimi savundum!"
Hoca onu da sabırla dinlemiş ve demiş ki:
— "Sen de haklısın evladım, vallahi sen de haklısın."
Hoca’nın karısı (veya katibi) kenardan tüm bunları izliyormuş, daha fazla dayanamayıp araya girmiş:
— "İlahi Efendi! İki adam birbirine tamamen zıt şeyler söylüyor. Birine 'haklısın' dedin, öbürüne de 'haklısın' dedin. İkisi birden nasıl haklı olur?"
Hoca karısına dönmüş, sakalını sıvazlamış ve gülümseyerek demiş ki:
— "Hatun, vallahi düşününce sen de haklısın!"