Aöf Kamu Yönetiminde Çağdaş Yaklaşımlar Dersi 6.Ünite Ders Notları

tremendous

Forum Yöneticisi
Katılım
11 Ara 2012
Mesajlar
1,781
Tepkime puanı
8
Puanları
0
Bölüm:
MEZUN
Şehir:
İstanbul
Aöf Kamu Yönetiminde Çağdaş Yaklaşımlar Dersi 6.Ünite Ders Notları

KAMU ETİĞİ:ETİK VE KAVRAMSAL BAĞLAMI

Etik, kavramsal olarak eylem ve davranışların anlamıyla ilgilidir. Terimin kökeni eski Yunancadaki ‘ethos’ sözcüğünden gelir. Ethos; alışkanlık, töre görenek anlamındadır.Kavram ve konu alanı açısından etik, felsefenin bir dalıdır. Felsefede etik; ahlak, ahlaki kodlar, sorunlar ve yargılar üzerine düşünmeyi kapsar.Etik, insan ve insan gruplarının törel ilişkilerini, değer sorunlarını ele alan bir felsefe dalı olmanın yanında, günümüzde daha yaygın bir kullanım kazanarak örgütsel yaşam içinde ‘kendine özgü değer ve normlara vurgu yapan’ kuşatıcı bir kavram özelliğindedir. . Kamusal anlamda yönetim ve örgüt açısından ise etik, evrensel ve toplumsal değerlerden beslenen, örgüte özgü törel nitelikli ilke ve standartlardır.Pieper (1999), etiği pusulaya benzetir. Pusulaya baktığınız anda hedefe götü-recek yolu orada göremezsiniz. Pusula tek yön gösterir. Etik ve ahlak arasındaki kavramsal ayrım, etiğin daha genel olarak ahlakı konu alan bir özellikte ve ahlak felsefesi olmasıdır. Ahlak toplumsaldır; bireyden önce var olur, bireyden sonra da varlığını sürdürür.

ETİK VE KAMU YÖNETİMİ:

Kamu yönetiminde etik, devletin kuruluş, görev ve işleyiş düzeninde ‘doğru davranış standartlarını’ geliştirip uygulayabilmesine vurgu yapar. Kamuda etik, adaletli ve erdemli bir toplum yaratmanın ilk ve en önemli koşuludur. Bütün kamusal karar ve uygulamalar ahlaki bir öze dayandığı için etik, kamusal siyasaların da kaynağı durumundadır. Kamu etiği, kamu gücünü kullanan hükûmet, yasama ve yargı yerlerinin tümünü kapsar.Kamu Yönetiminde Etiğin İşlevi: Kamu etiği, kamu görevlisinin kişisel isteklerine set çekerek daha saydam, hesap verebilir bir kurumsal yapı ve işleyişe temel oluşturur (Uluğ, 2009). Yönetimde dürüstlük, adalet ve eşitlik gibi kavramlar bu yapı içinde gerçek anlamlarını bulur. Bu noktada kamu etiği, kamu yararının gerçekleşmesine dönüktür. Kamu yararı anlayışı, etik ilkeler setine; bu set de kamu yararının kökleşmesine yön verir. Böylece, etiğe bağlı bir yönetim; etkileşim içinde bulunduğu toplulukların destek ve güvenini sağlamak Kuşkuları giderme, uygulamanın yasallığını pekiştirme olanağı vermektedir.

Etik kod: Doğru davranışa ilişkin belirlenen ilke ve standartlardır. Etik kodlar, kamu görevlisinin uygun karar ve davranış konusuna düşünmesini sağlama, etik dışı davranışları açığa çıkarma, kamu yönetiminde sürdürülebilir etik yönetim felsefesini yaygınlaştırma, etik davranışların özümsenip içselleştirilmesini kolaylaştırma ve kamu yönetimi üzerindeki dış denetimi güçlendirme amacına yöneliktir.

Kamuda Etik Altyapı:
Etik altyapı farklı etik bileşenleri içerir (Demiral, 2009). Kamu etiğinin yerleşik kültürün ayrılmaz bir parçası kılınabilmesi amacıyla öne çıkan etik kültür bileşenlerinin tümü etik altyapıyı oluşturur. Bu nokta öne çıkan kamu etik altyapısı ve kurumsal sistem bileşenlerişunlardır: Etik kültür oluşumunu destekleyen siyasal erk, etik alanında kurumsal yapı ve uygulamayı düzenleyen hukuksal yapı, kapsamlı biçimde tanımlanmış etik ilkeler, etik ihlallerine karşı etkin bir hesap verme ve yaptırım sistemi, etkili etik liderlik uygulamaları, kamu görevlilerinde mesleki yetkinlik ve etik bilinç geliştirmeye yönelik programlı sosyalizasyon uygulamaları, toplumun etik davranışlara yönelik ilgi ve duyarlık düzeyi, kamusal hizmet üretimini ve üretim sürecinde yer alan kamu görevlilerini denetleyen güçlü medya ve sivil toplum örgütleri, kamu kurumlarının kurumsal amaç ve hedeflerinde açıklık, bilinirlik.Etik yaptırımlar, etiğe duyarlıişleyişi sağlama amacına yöneliktir.Etik alt yapının önemli bileşenlerinden birisi de etik liderliktir.

Kamu Etiği Yaklaşımları:

Kural temelli etik yaklaşımı: Kuralcı sistemde, etik davranış değerleri ve ilkeler ayrıntılı biçimde düzenlenmekte, yaptırım türleri tanımlanmakta; sıkı bir izleme ve denetim düzeniyle etiğe bağlılık yaratılmaya çalışılmaktadır
Dürüstlük temelli etik yaklaşımı: Kuralcı sistemin karşıtıdır. Ahlaki yeterlikdüzeyi geliştirilebildiği ölçüde etik değerlere bağlılık da artırılabilir. Dürüstlük bireyseldir. Bu yaklaşımda kamu görevlisini etik değerler için zorlamak yerine, onun bu değerleri içselleştirilmesi, yani iç denetim (özdenetim) öne çıkarılır.
Kuralcı ve dürüstlük temelli etik yaklaşımı: Tümüyle kuralcı yaklaşımlar değişim dinamikleriyle örtüşmez. Dürüstlük temelli yaklaşımlar ise sosyo-kültürel özellikler açısından gelişmiş etik bilinç bağlamında aşırı türdeşlik gerektirir. Çağdaş demokrasilerde yönelim, dürüstlük odaklı etik modellere evrilme yönündedir.Yeni kamu işletmeciliği modeline dayanan kamusal reformlar, kamuda etik yönetimini, kural temelli olanı dışlamadan, dürüstlük odaklı etik yönetimi yaklaşımına doğru kaydırmaktadır. Türkiye’de kamusal yeniden yapılanma bağlamında teftiş kurullarının yerlerini giderek rehberlik ve denetim birimlerine bırakması da bu bağlamdaki bir düzenlemedir.

KAMUDA YÖNETSEL ETİK:
Yönetsel etik, yöneticilere aldıkları kararlar, eylem ve işlemlerinde kılavuzluk yapan değer, ilke ve standartlardır (Özgener, 2004). Bunların amacı, örgütün ve onu yönetenlerin uygulamalarında etik ilkelere dayalı bir sorumluluk anlayışı geliştirmelerini sağlamaktır.

Etik Liderlik:
Etik liderlik davranışları incelendiğinde birkaç ortak nokta öne çıkmaktadır. Bunlar; adiliyet, dürüstlük, eşitlik, tarafsızlık, güvenilirlik biçiminde sıralanabilir.Etik liderlik; kurumda temel olan etik değerlerin yönü-nün belirlenmesini, değişim hızının kestirilmesini, kişisel performans ve örgütsel başarıyı oluşturan ögeler ile etik değerler arasında etkin bağ kurulmasını; kurumsal vizyon, amaca bağlılık, yenilik ve yaratıcılık gibi yönetsel görevlerle etik ilkeler arasındaki etkileşimin sağlanıp gözlenmesini gerektirir.kamu yönetiminde etik ilkelere bağlılığın ön koşulu, yönetenlerin etik ilkeleri benimseyip sahiplenmesinden geçer. Bu noktada, lider ve astları arasındaki ilişki önem kazanmaktadır. Üst düzeydeki lider yöneticiler, çalışanların kamusal etik ilkelerin bilincinde hareket etmelerinden yönetsel olarak sorumludur. Bunun için gereken mekanizmaların kurulup çalıştırılması da onların işidir.(Watt ve Doig, 2009). Buna göre, yolsuzluk ya da çıkar çatışmasının önlenmesine yönelik temel sorumluluk da yine üst düzey yöneticilere aittir.Etkili bir kurumsal liderin önemli işi; üyelerde etik farkındalık düzeyini yükseltici çalışmalar yapmak, çıkar çatışması yaratacak değerlerin analizi konusunda yol gösterici olmaktır. Bu bakımdan; kıskançlık, kibir, küçümseme, yok sayma, açgözlülük, kin ve nefret gibi etik dışı kavramlar yerine; adalet, özgürlük, eşitlik, değer verme, iş birliği ve uzlaşma gibi temel etik değerlerin örgüte egemen kılınması yönündeki amaçlar liderin temel görevleri arasında olmalıdır.

Etik Davranış Türleri:Her kamu çalışanının kamusal etik algısı ve içselleştirmeleri farklılık gösterir. Sonuçta işgören algısında açığa çıkan etik davranış, onun kendi değesistemiyle, kurumsal kültür etkileşiminin ürünüdür. Örgütsel kültür bireyi grup davranışına yöneltse de davranışın niteliği, çalışanın kendi değerler süzgecindengeçtikten sonra anlam kazanmaktadır.Birey, bir yandan toplumsal değer yargıları kazanı-mıyla çevreye uyum sağlarken; öte yandan da insan hakları, eşitlik, hak, adalet, özgürlük gibi etik temelli evrensel değerleri içselleştirerek kişiliğinde yeniden yoğurmakta, kendi doğru ve ilkelerini geliştirmektedir. Yönetim ve etik ilişkileri, etiğe mutlak bağlılık ya da onu bir engel olarak görme biçimindekarşıtlık içeren görüşler üzerine oturur. Bu iki karşıt görüşe etiğe duyarsız kalanüçüncü bir anlayış da eklendiğinde, yönetsel etik konusundaki yaklaşımlar üç ayrı grupta toplanabilir.Etiğe aykırı, etiğe uygun ve etiğe ilgisiz yönetim ve davranışlar. Etiğe bağlı yönetim anlayışı: Örgütsel başarı için konulmuş olan standartlar içinde iş yapmayı, dürüstlük ve adaletli olmak gibi temel değerlerden hiçbir koşulda sapma yapılmaması gerektiğini savunur. Etik yönetim, etik standartlara bağlıdır. Her koşulda bunu önceleyerek, örgütsel yaşamı etik standartlar üzerinden güçlendirip düzenlemeyi amaçlar. Etik temelli yönetim, etik liderliği öne çıkarmaktadır. Yöneticilerde aranan temel özelliklerden birisi yüksek bilinç ve etiğe duyarlılıktır. Yönetsel etik konusundaki yaklaşımlar üç ayrı grupta toplanabilir. Bunlar;Etiğe aykırı, etiğe uygun ve etiğe ilgisiz yönetim ve davranışlar.

Etiğe bağlı yönetim anlayışı:
Örgütsel başarı için konulmuş olan standartlar içinde iş yapmayı, dürüstlük ve adaletli olmak gibi temel değerlerden hiçbir koşulda sapma yapılmaması gerektiğini savunur.Kamusal etik ilkeleri hareket noktası alan etiğe saygılı kamu işgören davranışlarının gerisinde; doğruluk, yansızlık, sorumluluk gibi etik değerlere, ilkelere ve göreve bağlılık vardır.

Etik karşıtı yönetim anlayışı:
Yaklaşımını, etik standartlara bağlılığın çok ötesinde, bunları amaçlara ulaşmayı zorlaştıran bir çerçevede görür. Etiğe aykırı yönetsel yaklaşım, etik davranış ve standartlara karşı direnen, onları yok sayan anlayıştır. Esas olan sonuç, yani başarıya ulaşmaktır. Etik ise başarının önündeki engelolarak görülür. Bu görüşe göre, başarıya götüren en kestirme yol en iyi yoldur.

Etiğe ilgisiz yönetim anlayışı:
Etik alana duyarsızlık vardır. Bu yaklaşım, gerekmedikçe etik değer ve ilkelere önem vermeyen, ‘oluruna bırakan’ yönetimi temsil eder. Yönetici eylem ve işlemlerin etik yanını önemsemez, davranışlarının başkaları üzerindeki etkisi üzerinde fazla düşünmez. Bu tür yöneticilerin yönetimde keyfî davranış eğilimleri nedeniyle kimi zaman etik karşıtı yönetici tipine yaklaştıkları da olur. Kimi zaman da farklı baskı grupları karşısında etik ilkeleri sahiplenip onlara sığınabilirler.

Kamuda Etik Kültürü Güçlendirme:
Yönetimin etik düşünce ve davranışa verdiği önem, çalışanların güdülenmesini ve özgüvenlerini artırmaktadır .Lider yöneticinin davranışlarıyla astlarına örnek olması, etik değerlerin önemine eylemsel uygulamalarla sıklıkla vurgu yapılması, etik eğitimi yoluyla belirsizliklerin azaltılması, yönetsel işlemlerde etik kurallara duyarlığın sağlanması, etik sapmalar için geri bildirim sağlayıcı iletişim kanallarının oluşturulması ve son olarak da etik dışı davranışlar için yaptırım uygulamalarına gidilmesi bunlar arasındadır.Kamu yönetim örgütlerinde etik kültürün egemen kılınabilmesi üç aşamalı birişlemsel süreçten söz edilebilir.Bununilk halkası, kamuya ve kuruma özgü değerlere açıklık kazandırarak etik ilke vestandartların tanımlanmasıdır. Etik bir ilke, kaynak anlamında gücünü kimsenin karşı çıkamayacağı değerlerden alır. Temel ilkelerin tanımlanması demek, yönetimin varlık nedenini bilmesi, yapılacak uygulamalarda izleyeceği yaklaşımı bu misyonla uyumlaştırmak için dayanak oluşturması demektir. Sürecin ikinci adımı ise etik ilkelerin, yönetim sıradüzeninde yukarıdan aşağıya aşama aşama bütün yönetici ve çalışanlara aktarılması, herkesçe bilinir duruma getirilmesidir. Bubir benimseme, içselleştirme ya da etik iklim yaratma aşamasıdır. Üçüncü adımda ise etik ilkeler seti ile uygulamalar arasındaki uyumun kurulup güçlendirilmesine yönelik etkinlikler yer almaktadır. Etik yaptırımları da bu kapsama almak gerekir.Kamuda etik kültürü güçlendirerek bağlılığı artırmanın önemli yollarından birisi de istihdam anlayışının yeterlik ilkesine dayandırılmasıdır. Yeterlik, başarılı olmayı; kayırma ise yanlılığı getirir. Yeterliğe dayalıişgören seçme yaklaşımı, etik dışıuygulamalara karşı ciddi bir ön güvencedir. Amaç; çalışanlarda etik duyarlık kazandırmak, etiğe uygun kararların verilmesinde çözümleyici beceriler geliştirmek ve yönetimde etik ölçütlere bağlılığı güçlendirmektir. Buna göre, etik kuralların ortaya konulması kadar, bunların hangi amaçlara hizmet ettiğinin de işgörenlerce anlaşılması sağlanmalıdır.KAMU

ÖRGÜTLERİNDE ETİK SORUNLAR:
Siyasal kararları yönetsel kararlara dönüştürerek uygulamaklagörevli kamu yönetiminde; yağma, savurganlık, kayırmacılık türü etik dışı davranışların somut ürünü yetersiz, niteliksiz hizmettir. Kamu kurumlarındaki etik dışıtutum, alışkanlık ve eylemler, toplumu daha düşük kalitede aldıkları hizmetler ile yetinmeye zorlarken yönetime güvensizliği de artırmaktadır.Etik sorunlar, kamu yönetiminde kirlenmeye ve güvensizliğe yol açar.Her etik sapma bir kirlenme nedenidir. Kirlenmede rol oynayan etmenler toplumun sosyo-kültürel özelliklerinden, ekonomik ve siyasal sistemden bağımsız değildir. Bu anlamda ülkelere göre gelişmişlik düzeyi etik toplum için kendi başına bir göstergedir. Eğitim ve toplumsal kalkınmışlık düzeyi yüksek ülkelerde etiğe duyarlık yükselmekte, bu da görece yönetim sistemlerinde etik sapmayı sınırlayıcı etkiler yaratmaktadır.
Yönetimde etik ilkelere uygun olmayan davranışların sınırca kapsamı geniştir. Yöneten ve yönetilenlerle ilgili olarak sıklıkla karşılaşılan bu davranışlar, kayırmadan, yıldırmaya; rüşvet ve yaranmadan, istismar etmeye; duyarsız kalmaktan, kötüye kullanmaya varıncaya kadar geniş bir davranış yelpazesi oluştururlar .Etik kural tanımazlığın nedenleri çeşitlidir. ideolojik yakınlık, bilgisizlik, güvensizlik, bencillik, güç sağlama hırsı gibi bireysel nedenler, değer uyuşmazlıklarından doğan kurumsal, toplumsal yabancılaşma bunlar arasında ilk göze batanlardır. Bütüncül bir bakışla etik dışı uygulama nedenleri şöyle sıralanabilir.

• Hukuk devletiyle ilgili kurumlaşma sorunları
• Kamuda etik kültürün kökleşmemiş olması
• Bürokrasinin merkeziyetçi ve değişime direnci
• Bürokratik yapı üzerinde siyasal etkiler
• Takdir yetkisinin keyfi kullanımı
• Bürokratik hizmet kalitesinde düşüklük
• Karar süreçlerinde toplumsal katılımın yetersiz kalması
• Yönteme, işleme, kişiye, stratejiye güvensizlik
• Kamuoyunda yetersiz etik algı ve bilinç sorunları
• Bürokratik işleyişte belirsizlikler, gizlilik uygulamaları
• Kamu yönetiminde hesap verebilirlik sorunu
• Yönetsel işlemlerde ‘usul’ yetersizlikleri
• Kamuda istihdam rejiminden kaynaklanan sorunlar
• Kamu yönetiminde saydamlığın yetersiz olması
• Denetim mekanizmalarının etkisiz kalması
• Kimi uzman ve yöneticilere sağlanan bürokratik ayrıcalıklar
Burada sıralanan nedenlerden çoğu iki grup altında daha somut bir duruma getirilebilir. Bunlardan birisi yönetimle, öteki ise yönetilenlerle ilgili sorunlardır. Yönetim politikası ve yönetici davranışlarıyla ilgili sorunlar arasında yöneticilerin hediye alması, kurumsal bilgileri kişisel çıkarı için kullanması, yanıltıcı rapor düzenleme, adam kayırma, çalışanları ya da hizmet alanları taciz etme, çalışanlar arasında etnik, dinsel vb. ayırımlar yapma, kurumsal amaçları görmezden gelme, kurum kaynaklarını savurganca kullanma, kurumsal misyon ve vizyona aykırı kararlar verme, katılımcılıktan uzak durma, çalışanları istismar etme, çalışanların emeğini sömürme öne çıkanlardır.
Öte yandan işgörenlerin tutum ve davranışlarından kaynaklanan sorunlar arasında ise işgörenlerin bilinçli kural ihlalinde bulunması, üstlerini yanıltıcı davranışlar sergilemesi, kurumsal kaynakları savurganca kullanma, yolsuzluk yapma, hediye-rüşvet alma, görevin gerektirdiği çabayı sergilemekten kaçma-kaytarma, üstlerini ya da çalışma arkadaşlarını istismar etme, zaman ve enerjisini özel işlere ayırma, güven azaltıcı davranışlarda bulunma, kurumsal bilgileri kendi kişisel çıkarı için kullanma, sağlık-özür ve yasal izin haklarını kötüye kullanma, kurum aleyhinde eylem ve işlemlerde bulunma olarak sayılabilir.

Yolsuzluk Olgusu:Etik davranış ile yolsuzluk karşıt kavramlar olup etik, yolsuzluğun panzehiridir. Yolsuzluk kalkınmayı güçleştiren, demokrasiyi ise zayıflatan bir virüs olarak tanımlanmaktadır.Yönetimleri etik süreçleri geliştirme arayışınaiten; kayırma, çıkar sağlama, kötüye kullanma, rüşvet gibi pratik nedenlerdir. Etik maya karşı koruyan bir koruma kalkanısağlamaktadır .yolsuzluk, kategorize eden, sınıflayan bir kavramdır. O nedenle yolsuzluk suç değildir; suç olan yolsuzluk sınıflaması içinde yer alan rüşvet, sahtecilik, görevi kötüyle kullanma gibi eylemlerdir. 2005 yılında yayımlanan AB ilerleme raporuna göre, Türkiye’deki firmalar yıllık satışlarının yüzde 0,6’sı kadar tutarı “yetkililere hediye olarak, denetimlerden kaçmak, izin ve ruhsat almak, ihale kazanmak ya da bürokratik süreçleri hızlandırmak için” harcamaktadır. Türkiye’deki her üç yatırımcıdan biri ise hukuk sistemine güvenmemektedir. Dünya Bankası raporları da kamu bürokrasisinin yatırımcılar tarafından bir engel olarak görüldüğü yönündedir. Yolsuzlukla savaşım yönüyle AB-Türkiye ilişkilerinde de bu boyutlar öne çıkarılmaktadır. Bu alanlar şöylece özetlenebilir:
(1) Kamu hizmeti düzenlemelerinin açık ve kaliteli kılınması, katılımın sağlanması
(2) Yolsuzlukla savaşım konusunda kamuda var olan uzmanlık birimlerinin güçlendirilmesi,
(3) Yolsuzluğa karşı sürekli eğitim ve kamuoyu bilincinin artırılmasıdır.Türkiye’de yapılan araştırmalar da yolsuzluğun siyasal, toplumsal ve ekonomik yapılar üzerindeki olumsuz etkilerinin sürmekte olduğunu göstermektedir. Alanında saygın bir kuruluş olan Uluslararası Saydamlık Örgütü’nün her yıl yayımladığıyolsuzluk algılaması endeksine göre, Türkiye’nin ülkeler sıralaması içindeki yeri 2000’li yıllar içinde kimi küçük oynamalar gösterse de fazla değişmemektedir. Son olarak 2011 yılı verilerine göre Türkiye 183 ülke arasında yolsuzluk sıralamasında 61. sırada yer almaktadır.

Yolsuzluk nedenleri yönetsel, yapısal ve siyasal temeller üzerine oturtulabilir.Yönetsel nedenler, kamu yönetim sistemindeki örgütlenme ve yönetim tarzıyla ilgilidir. Yapısal nedenler ise daha çok; ekonomik, kültürel ve diğer sosyolojik ögelere yöneliktir. Siyasal nedenler ise iş başında bulunan siyasal erkin belli konularda uygulama politikası olarak ortaya koyduğu tercihlerden kaynaklanan etkileri kapsamaktadır. Yolsuzluğun iki ana değişkeni ise yetkili olma ve hesap vermekten bağışık olmaktır.

Kayırmacılık: Kendi içinde; akraba kayırmacılığı (nepotizm), eş dost kayırmacılığı (kronizm),siyasal kayırmacılık (patronaj/partizanlık) ve hizmet kayırmacılığı olarak açığa çıkmaktadır.

Etik İkilemler:
ikilem birbiriyle çelişen iki olgu ya da durumda karar vermede yaşanan zorluğu anlatır. Başka bir anlatımla ikilem, kişinin belli bir konu, olay ya da karara iliş-kin takınacağı tutumu belirlemede içine düştüğü çatışmalı durumdur. Çatışan değerler arasında her tercih birinin korunması, ötekinin ise gözden çıkarılmasıdır.Dürüstlüğü dert etmeyen bir yaşam yerine; sürdürülmesi güç de olsa dürüst ve onurlu yaşam arayışında olmaktır . Etik ikilemler çatışma yaratan durumun özelliğin göre 3 grupta ele alınabilir.
Birinci ikilem türü, kaçınma-kaçınma çatışmasından doğar. Çatışan etmenlerden hiçbiri yeterince tatmin edici değilse ve bunlardan birisinin seçilmesi zorunluğu varsa, bu karar verici açısından bir ikilem nedeni olacaktır.ikinci ikilem türü ise yaklaşma-yaklaşma çatışmasından kaynaklanır. Burada da eldeki seçeneklerin tümü olumlu olmasına karşın, bunlar arasında bir seçim yapılması zorunluğu ikilem doğurmaktadır.Üçüncü ikilem türü, yaklaşma-kaçınma çatışmasından doğar. Alınacak karar ya da yapılacak uygulamanın kamu görevlisinin değer anlayışı ile örtüşmemesi ikilem nedenidir. Bir yandan kurumsal görev, öte yandan da kişisel değerlerden doğan karşıt yükümlülükler bireyi algısal uyumsuzluğa sürükler.Etik ikilemden kurtulmanın yolu, konuyu kişiselleştirmeden toplumsal algı penceresinden görmeye çalışmaktır. Değişim dönemleri etik ikilemlerin daha çok ortaya çıkması için fırsat yaratır. Bu noktada etik ikilemleri en aza indirebilecek kurumsal politika vestratejiler denenmelidir. Bunun için etik altyapısında önem verilecek noktalar şunlar olabilir .Kamu kuruluşunun dürüstlük ve güvenirlik çerçevesini tanımlama, çıkar çatışmalarını tanımlama, çıkar sağlanan durumların kabul edilemez biçimlerini yasaklama, çıkar çatışmasından hem kuruluşun hem de kurum içi ve kurum dışı kamuoyunun bilgilenmesini sağlayacak sistemler kurma (saydamlık), finansal beyan düzenlemeleri getirme, çatışma durumunu yönetecek biçimde (olasılıkları göz önünde tutan) gelecek yönetimi davranışları sergileme, çıkar sağlayıcı durumları yaptırıma bağlama Türk kamu yönetiminde söz konusu yaptırımlar daha çok kamu görevlilerinin disiplin mevzuatında yer almaktadır. Kamu personel rejimini düzenleyen 657 sayı- lı yasa bunların başında gelir. Yasada bu yaptırımlar; uyarma, kınama, aylıktan kesme, göreve son verme biçimindedir. Ayrıca farklı mevzuatta yine eş değer düzenlemelerle birlikte, görev yerini değiştirme, kariyerinde geciktirme gibi uygulamalar da vardır.

TÜRK KAMU YÖNETİMİNDE ETİK SİSTEM
Türk kamu yönetiminde etik sistemi; hukuki altyapı ile etik örgütlenme, etik ilkeler ve sosyalizasyon uygulamaları, etik kültür ortamıve etik dışı uygulamalara ilişkin yaptırımlar oluşturmaktadır. Etik sisteme dönük hukuki yapı oldukça geniş bir çerçeve sunmaktadır . Bunun nedeni kamu etiğini ilgilendiren konuların farklı yasal düzenlemeler içinde yer almasıdır.
Türk Kamu Yönetiminde Etik Sistemin Yapı Taşları
• Etik mevzuat ve hukuksal yapı
• Etik örgütlenme ve örgütsel yapı
• Etik ilkeler ve sosyalizasyon uygulamaları
• Etik kültür ortamı ve etik iklim
• Etik dışı durumlar için yaptırımlar
Etiğe yönelik yasal düzenlemelerin en başında Anayasa gelmektedir.Etik konusundaki hukuki altyapıyla ilgili öne çıkan yasalar arasında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 5176 sayılı Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması Hakkında Kanun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu ile 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu ile 6085 sayılı Sayıştay Kanunu sayılabilir. Bu kapsamda, Devlet Denetleme Kurulu kuruluş yasası, kamu görevinden ayrılanların yapamayacakları işlere ilişkin yasa gibi etik alanla ilgili başka düzenlemeler de vardır. Ayrıca, yine kamu yönetiminde etik alanı düzenleyen yönetmelik, genelge ve eylem planı türünde olan daha alt düzenleyici işlemler de söz konusudur. Konuyla ilgili kanun düzenlemeleri arasında dikkat çekici olanlardan birisi2003 yılında çıkarılan 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunudur. Söz konusu düzenleme, yasa amacında belirtildiği gibi “demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerini” kamusal yaşama geçirme amacına yönelik atılmış dikkate değer adımlardan birisidir.

Kamu Görevlileri Etik Kurulu:
Konusu açısından doğrudan kamu etiği alanındaki en önemli düzenleme, 2004 yılında 5176 sayılı Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile gerçekleştirilmiştir. Yasa, kamu etiği alanında örgütsel yapı ve işleyişe ilişkin önemli yenilikler getirmiştir.Bu anlamda, 5176 sayılı yasayla oluşturulan yeni etik yapılanma kapsamında yeni kamu yönetimi kavramlarına da hukuki bir çerçeve kazandırılmıştır. Hesap verebilirlik, saydamlık, açıklık, vatandaş odaklılık, sürekli gelişme, kalite, standart, misyon, performans kavramları bunlar arasındadır. Klasik kamu yönetiminin etiğe yönelik ilkeleriyle karşılaştırıldığında, yeni etik mevzuatıyla getirilen kavramlar, var olanlarla aynı yönde, bunları daha ileriye taşıma amacına yönelik düzenlemeler olarak değerlendirilebilir.Etik alanını düzenleyen 5176 sayılı yasayla, etik konularında çalışma yapmak üzere ilk kez Kamu Görevlileri Etik Kurulu (KGEK) kurulmuştur. Kurul, kamu görevlilerinin uymaları gereken etik davranış ilkelerini belirlemek ve uygulamayı gözetmekle görevlidir. Adından hareketle kurulun tüm kamu görevlilerine yönelik olduğu düşünülse de kuruluş yasası; Cumhurbaşkanı, TBMM üyeleri, Bakanlar Kurulu üyeleri, silahlı kuvvetler ve yargı çalışanları ile üniversite çalışanlarını görev alanı dışında tutmaktadır.

KGEK’in Kuruluş ve Görevleri:
Kurul, Başbakanlık bünyesinde ve 11 üyelidir.Üyeler bakanlık, il belediye başkanlığı, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay üyeliği, kamuda ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında üst düzey kamu yöneticiliği, üniversite rektörlüğü ya da dekanlığı yapanlar arasından seçilir. Seçme ve atama işlemleri Bakanlar Kurulunun yetkisindedir. Başkan olarak atanan üye ile diğer üyelikler dört yıl sürelidir. Süresi biten üye aynı usulle yeniden seçilebilir.

Kamu Görevlileri Etik Kurulunun başlıca görevleri şunlardır (5176 SK):
• Kamu görevlilerinin uyması gerekli etik davranış ilkelerini belirlemek
• Kamuda etik kültürünü yerleştirmek üzere çalışmalar yapmak, yapılacak çalışmalara destek olmak
• Etik ilkeler ve bunların uygulanma sorunları hakkında kurumlara görüş bildirmek
• Hediye alma yasağının kapsamını belirlemek ve uygulama durumunu izlemek
• Gerektiğinde kamu görevlilerinin mal bildirimlerini incelemek
• Etik davranış ilkelerinin ihlaliyle ilgili inceleme ve araştırma yaparak sonucunu yetkili makamlara bildirmek.
İlgili yasa gereği KGEK’in etik ilke ihlaline yönelik inceleme ve araştırma yetkisi en az genel müdür düzeyindeki yöneticilerle sınırlı bulunmaktadır.
Etik Komisyonları Kamu kurum ve kuruluşlarında Etik Kurulun uzantısı olarak oluşturulmuş kurumsal yapı, Etik Komisyonlarıdır.
Bunlar, Etik Kurulu ile iş birliği içinde çalışmakla yükümlüdür. En az üç üyeli olan bu komisyonlar, kamuda etik örgütlenmenin en yaygın ve zengin bölümünü kapsamaktadır. Bunların temel işlevi, ilgili kurumda etik kültürünü geliştirici çalışmalar yapmaktır. Bu temel işlev üzerinden hareketle, etik komisyonlarına verilen görevler 3 madde hâlinde şöylece sıralanabilir:
1. Kurum ölçeğinde etik kültürünü yerleştirmek ve geliştirmek,
2. Kamu görevlilerinin karşılaştıkları etik sorunlara yönelik öneri ve yönlendirmelerde bulunmak,
3. Kurumsal etik uygulamaları değerlendirmek
Etik komisyonu üyeleri, kurum üst yöneticisi tarafından belirlenir. Komisyonlarının yaptırım yetkisi yoktur. Kurumlarda ayrıca disiplin kurullarının bulunması ve bunların yaptırım gücü ile donatılmış olması karşısında, etik komisyonların görevleri içinde daha çok ‘kurumsal etik bilinç yaratma işlevi öne çıkmaktadır.

Kamu Görevlileri Etik Sözleşmesi - Memur Yemini ve Yaptırımlar:
Her kamu görevlisinden yaptığı işin gereklerini kamusal hizmet sorumluluğu içinde yerine getirmesi beklenir. Kamu görevlisi ile kamu örgütü arasında daha en başta bir psikolojik sözleşme yapılmaktadır. Bu sözleşme karşılıklı haklar, yetkiler ve sorumluluklar üzerinedir. Beklentilerin yazılı duruma dönüştürülmesi ise konuyu psikoloji boyutundan hukuk boyutuna taşır ve böylece beklentiler hukuksal gerçeklik kazanmışolur. Kamu görevlilerinden beklenen etik ilkelere bağlılık da bu kapsamdadır.Kamu görevlileri etik sözleşmesi tek taraflı bir “irade beyanı” olup etik ilkelere bağlı davranışlar sergilemeyi güvence altına almayı amaçlayan bir tür taahhütnamedir.

Kamu Görevlileri Etik Sözleşmesi, kamu görevlisinden beklenen etik davranışları kapsayan bir belgedir. Bu belgeyle çalışandan kamu hizmetini her türlü özel çıkarın üzerinde tutması ve kendini halkın hizmetinde görme bilinç ve anlayışına sahiplik beklenmektedir. Anılan sözleşme, kamu görevlisinin ‘dürüstlük’ içinde görev yapması için ona hukuki olmanın da ötesinde vicdani bir sorumluluk yüklemeişlevi görmektedir.
Kamu etiği kapsamında kamu çalışanlarına yönelik olarak getirilen etik ilke ve standartlarla ilgili önemli düzenlemelerden birisi de 657 sayılı Devlet MemurlarıKanunudur. Söz konusu yasada yer alan kamu personel rejimine ilişkin en temel iki ilke, liyakat ve kariyer ilkeleridir. Bunlardan liyakat, görevin gerektirdiği kişisel özellik ve teknik yeterliklere sahip olmayı; kariyer ise meslek içinde ilerleme ve yükselme sistemini tanımlar. Anılan ilkeleri dikkate almayan, buna aykırı uygulamaların karşılığı ise adam kayırmacılıktır

Memur yemini:devlet memurunun görevini yaparken kurumsal etik anlamında birtakım içselleştirmeler yapmasını amaçlamaktadır. Söz konusu yemin metninin, memurdan görevini yerine getirirken Anayasaya da yansımış olan cumhuriyetin kuruluş ideolojisine bağlı kalma ve bunları davranışa dönüştürme beklentisini yansıttığı söylenebilir. Böylece, kamu Görevlileri Etik Sözleşmesi ile memur yemini birbirini tamamlayıcı, bütünleyici belgeler olarak algılanabilir. Benzer içerikli yeminler farklı düzenlemeler ile kamusal sorumluluk üstlenen başka görevlilerden de istenmektedir. Bunlar arasında cumhurbaşkanı ve milletvekili yeminleri, anayasa mahkemesi üyelerinin yemini sayılabilir.

Hukuki altyapı içinde kamu görevlilerince gerçekleştirilen etik dışı uygulamaların karşılığı ceza yaptırımlarıdır. Bunlar, yönetsel (idari) ve adli yaptırımlar olarakiki gruba ayrılır. Bunların dışında Ceza yasasına konu yaptırımlar, kamu görevlisini etik dışı davranıştan uzaklaş-tırma ya da kaçındırma işlevi de görmektedir. Buna göre, örneğin zimmet suçununcezası 5-10 yıl, rüşvet için 4-12 yıl, görevi kötüye kullanmanın cezası da 1-3 yıl kadar hapistir. Devlet memurunun ticaret yapması ise 6 aya kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmayı gerektirmektedir. Bu tür cezalar, aynı zamanda, kamu görevlisi olmayı sona erdiren sonuçlar da doğurmaktadır. Ceza yasası ile getirilen yaptırımlar kamu yönetiminde adalet, eşitlik ve saygınlığı korumaya, sistemin görevliler eliyle aşındırılmasının önüne geçmeye yönelik düzenlemelerdir.

KAMU ETİĞİNDE İLKELER:
Etik ilkeler, istenmeyen davranışa ayna tutma yanında, örgütsel insanı biçimlendiren, ona ölçüt oluşturan kök tanımlar olarak alınabilirler.İlke, bir konuda alınacak kararı ve yapılacak uygulamayı yönlendiren ve genelleştirmeye yardımcı olan bir tür ölçüttür. Bu anlamda etik ilke, kurumsal politikalar için bir yönlendirme aracıdır. İlkede potansiyel bir yaptırım yükü bulunur. Kural ise kaynağını ilkeden alan ve yaptırım yükünü de içeren düzenlemedir. Uygulamada ilke ve kural arasındaki ayırım kolayca çizilemez, bunlar kimi zaman iç içe geçebilirler. Etik ilkelerle ulaşılmak istenen amaç, kamuda etik kültürünü yerleştirme yoluyla, toplumda güvensizlik yaratan durumları ortadan kaldırmaktır.

Kamu Görevlilerince Uyulması Beklenen Etik İlkeler

Görevin yerine getirilmesinde kamu hizmeti bilinci
Görev ve yetkilerin çıkar sağlanması amacıyla kullanılmaması
Halka hizmet bilinci
Saygınlık ve güven
Hizmet standartlarına uyma
Nezaket ve saygı
Amaç ve misyona bağlılık
Yetkili makamlara bildirim
Dürüstlük ve tarafsızlık
Çıkar çatışmasından kaçınma
Hediye alma ve menfaat sağlama yasağı
Savurganlıktan kaçınma
Kamu malları ve kaynaklarının kullanımı
Bağlayıcı açıklamalar ve gerçek dışı beyanda bulunmama
Bilgi verme, saydamlık ve katılımcılık
Yöneticilerin hesap verme sorumluluğu
Eski kamu görevlileriyle ilişkiler
Mal bildiriminde bulunma


Kamu etiği açısından etik davranışı besleyen kaynaklar birkaç başlıkta toplanabilir: Bunlar, insan haklarına verilen değer, insan onuruna saygı, kamu yararı bilinci ve kurumsal saygınlığı koruma ve geliştirme düşüncesidir. Kamu yönetiminde geçerli olması beklenen ilkelere yön veren temel kavramlar ise adalet, eşitlik, tarafsızlık, yasallık, nesnellik, saydamlık ve saygınlıktır. Bunlar kamu etiğini yönlendirici birer ölçüt olma özelliğiyle aynı zamanda birer ilke ve değer durumundadır.Evrensel anlamda etiğe gerçeklik kazandıran kavramlar arasında yer alan ‘dürüstlük ve tarafsızlık’ özel önemde bir ilkedir. Kamu görevlileri eylem ve işlemlerinde;yasallık, adalet, eşitlik ve dürüstlük içerisinde hareket etmeli, ayrımcılıktan kaçınmalıdır. insan hak ve özgürlükleriyle bağdaşmayan davranışlar içinde olmamalıdır. Dürüstlük ve tarafsızlık ilkesinin bir parçası da ‘adil yönetim’dir. Adil ve adaletli yönetim sayılan özellikler yanında, içtenlik ve açıklık da gerektirir. Kamu yönetiminde gizli gündem uygulamalarına yer yoktur. Adil yönetim çalışanlar arasında ayırımcılık ve kayırmaya karşı durur.Önemli etik ilkelerden birisi de ‘çıkar çatışmasından kaçınma’ ilkesidir.Bu çatışma duruma göre; ekonomik kayırma, sosyal kayırma, siyasal kayırma, nepotik kayırma ve kültürel kayırma biçiminde olabilmektedir.

Nepotizm:
Kavram,Latincede ‘yeğen’anlamındaki ‘nepos’ sözcüğünden gelmektedir.Kavram, geçmişte aileüyelerine çıkar sağlayan ‘papa’ları tanımlamak için kullanılmıştır. Günümüzde,güç ve konumunu akrabaları yararına istismar eden kimseler için kullanılmaktadır. Nepotik kayırma doğal, içgüdüsel değil, bilinçli ve ussal olarak seçilmiş bir davranış olarak değerlendirilmelidir.

Kültürel kayırma:
Aynı psiko-sosyal ortam içinde ortak kültürel değerleri benimseyenleri anlatmak üzere ve daha çok da hemşeri kayırmacılığı için kullanılmaktadır. Etnik ve dinsel kaynaklı kayırmalar da aynı kapsamdadır. Sosyal amaçlı kayırma ise kişinin kendisi ya da çevresinin toplumsal statüsünü güçlendirme adına kamu gücünü tek yanlı olarak örneğin; vakıf, dernek, spor kulübüne yardım, bağış vb. için kullanmasıdır.Kamu etiğinin en temel ilkelerinden birisi de saydamlıktır. Saydamlık, kurumsal hedefleri, bunun için uygulanacak politikaları ve bu politikaların sonuçlarını izlemek üzere gerekli olan bilginin “düzenli, anlaşılabilir, tutarlı ve güvenilir biçimde” sunulmasıdır. Yeni kuşak kamu etiği ilkelerinden bir başkası da katılımcılıktır. Katılımcılık ilkesi, hizmetten yararlananların ve diğer paydaşların karar süreçlerinde dikkate alınmasını, bu yolla karar kalitesinin yükseltilmesini öngörür. Son dönemlerde katılımcı yaklaşım, form değişimine uğrayıp ‘yönetişim’ adıyla anılmaya da başlanmıştır.Yeni kamu yönetimi yaklaşımıyla öne çıkan kavramlardan birisi olan hesap verebilirlik, kamu görevlisinin yaptığı eylem ve işlemlerin ardında durabilmesi, işlemsel sorumluluğu üstlenmesidir.Kurumsal işleyişte çalışanlar kadar yöneticiler açısından da ele alınan hesap verebilirlik ilkesi, etik ilkelerle ilgili Yönetmelikte, “yöneticilerin hesap verme sorumluluğu” adıyla düzenlenmiştir. ilkeyegöre, kamu görevlisi, kamu hizmeti üretiminde kendisine verilen yetkiler ve üstlendiği sorumluluklar açısından kamusal değerlendirme ve denetime açık ve hazır olmak zorundadırlar. Yöneticilerden kurumsal amaç ve politikalar doğrultusunda bir yönetim anlayışı ortaya koymaları, kurum stratejik planıyla uyumluluk sergilemeleri beklenmektedir. Hesap verebilirlik kapsamında her yönetici, ilgili plan ve stratejilerle uyumlu olmayan işlem ve eylemleri engelleme konusunda çaba göstermelidir. Bunun için de yöneticiler, astlarının “usulsüzlük” ve “yolsuzluk” yapmasını engelleyecek önlemleri almalıdır.
 

Çevrimiçi üyeler

Şu anda çevrimiçi üye yok.

REKLAMLAR

Forum istatistikleri

Konular
17,333
Mesajlar
134,186
Kullanıcılar
90,530
Son üye
assoveDrobre
Üst