İktisat teorisi ders notları

rainbow

Özel Üye
Katılım
16 Şub 2009
Mesajlar
1,148
Tepkime puanı
9
Puanları
0
Şehir:
Malatya
İKTİSADIN ÇALIŞMA ALANLARI

İktisadi olaylar

Bazı geniş faaliyet alanlarını iktisadi olarak tanımlamak mümkündür...Örneğin ;tüketim, üretim ve alışverişi kolaylıkla bu tür insan faaliyetleri arasına sokabiliriz...

İktisadi miktarlar

Ekonomik olaylar sonucu, belli miktar ya da tutarlar ortaya çıkabilir.Bu miktarlar iktisat biliminin araştırma alanına girecektir.İktisat bilimi, iktisadi olaylar sonucu ortaya çıkan büyüklükler ve sayılarla da ilgilidir.

İktisadi Organizasyonlar

İktisadi faaliyette, alışveriş yapan ev kadınının ya da bir şirketin satın alma müdürünün kişisel etkileri olmakla birlikte, temsil ettikleri iktisadi organizasyonun özellikleri büyük önem taşır.Bu nedenle İktisadi organizasyonların ve iktisadi organizasyonlardan oluşan genel yapının incelenmesi de iktşsat açısından önemlidir.

İktisadın Yorum Görevi

Bir olayın analizi, o olayın başlangıç ve bitişi arasındaki ilişkileri sistematik olarak açıklamaktır.Başka bir deyişle neden sonuç ilişkilerini bilimsel olarak ortaya koymaktır.Herhangi bir şeyi analiz etmekten amaç, gerçeklerin seçilip yorumlanacağı bir kurallar yapısının yani kuramın oluşturulmasıdır.

İktisadi Açıdan Önem Taşıyan Gerçeklerin Seçilmesi

İktisatçı, Bir olayı anlatırken ya da analiz ederken, olayın kendisini en çok ilgilendiren kısımlarını soyutlar ve bu basit olayda bile tüm gerçeklerle değil, sadce seçtiği bazı gerçeklerle ilgilenir.Bir ev hanımının 100 birim para vererek bakkaldan 2 kg un satın aldığını varsayalım.Bu örnekte ilgili gerçekler, iki birey vardır.Bunlardan biri alıcı, diğeri satıcıdır.Bu alışverişte iki mal sahip değiştirmiş, satıcı 2 kg unu ev hanımına satarken ev hanımı da 100 birim bedel ödemiştir.Yine bu örnekte un miktarı ( 2kg ), para miktarı ( 100 ) ve fiyat ( 100/2=50 TL/kg ) vardır.Bu olayla ilgili olarak, başka kimselerin merak ettikleri sayılamayacak kadar çok başka gerçekler de vardır.İlgisiz gerçekler; bir belediye zabıtı memuru unun taze olup olmadığını, bir ressam olayın ve manzaranın artistik yönlerini, bir romancı tarafların duygularını, terzi kişilerin giysilerini merak edebilir.Bütün bunlar yukarıdaki örneğimizin konusu olan olayla ilgili gerçeklerdir.Ancak kuşkusuz bu saydıklarımız da olayla ilişkili tüm gerçekleri kapsamaktan uzaktır.

İKTİSAT VE REFAH

İktisadı, kıt kaynakların seçenek kullanımları arasındaki akılcı insan davranışlarının incelenmesi biçiminde tanımladığımızda; insanların refahını sağlamak amaç, iktisadi davranışlarsa sadece bir araç olmaktadır.

İKTİSADIN SINIRLARI

İktisat arkadaşlık, yurtseverlik, içtenlik ya da sadakat gibi sayısal olarak ölçülemeyen konularda değerleme yapamaz.Bunun yanında bu tür kavramları inkâr da etmez.Hatta bazen bunları sayılabilir bazı değerleri açıklamak için kullanabilir.Örneğin, aynı işe verilen ücretlerdeki farklılığı, tehlike, işten hoşlanma, arkadaşların nazik oluşu, işverenlere sadakat gibi kavramlar olmazsa açıklamak olanaksızdır.

İKTİSATTA KULLANILAN YÖNTEMLER

İktisadi analizin yöntemlerini gözlemlere dayanan istatiksel yöntem ve mantıksal akıl yürütmeyle sınırlamaktadır.Bu iki yöntemde kullanılan araçlar farklı olmakla birlikte, esas farklılık kullanılan gerçeklerden ileri gelmektedir.

1- İstatiksel Yöntem

Geçmişte derlenmiş veriler arasındaki kurallar bulunmaya ve bundan bir yorum yapmaya çalışılmasıdır.İstatiksel yöntem, doğal bilimlerdeki kontrollu deneylerin, sosyal bilimlerdeki kötü bir ikamesidir.Mesela kimya alanında deney yaparken, incelediğimiz konuyla ilgisi olmayan tüm faktörleri deney tüpümüzün dışında bırakır ya da değerlerini sabit tutmayı sağlayarak ortaya çıkan sonuca etkisini kontrol etmeye çalışırız.Halbuki istatiksel yöntemi kullandığımızda, incelediğimiz değişkenler dışındaki etkenlerin değişmesine engel olamayız.

2- Mantıksal Akıl Yürütme

Gerçeklerin değişmasi halinde, iktisadi kuram yardımıyla sonuçlarda, ne gibi değişiklik olacağı mantık yoluyla saptanmaya çalışılır.İstatiksel yöntem bu yöntemin tamamlayıcısı olarak görev alacaktır.Mantıksal akıl yürütmenin en önemli araçlarından biri de matematiktir.



İKTİSADİ VARSAYIMLARIN MATEMATİKSEL İFADESİ OLARAK FONKSİYONEL İLİŞKİ


Bir ilişkiyi fonksiyon biçiminde ifade edebilmek için iki aşama gerekir.Önce her kavram için bir simge saptanır ve daha sonra bu ögelerin birbirleri ile ilişkisini belirleyen bağımlılık ifade edilir.Örneğin, bir maldan talep edilen miktar ( Qd ), o malın fiyatına ( P ) bağlıysa, bu durumu ifade etmek için
Qd = f ( P ) fonksiyonel gösterimi yapılabilir...Burada eşitliğin solunda yer alan simgenin ifade ettiği faktörün, sağındaki faktör tarafından belirlendiğini ifade eden "f " fonksiyon işareti de yer almaktadır.Matematikte bu faktörlere değişken adı verilmekte ve bu ilişkide Qd bağımlı , P ise bağımsız değişken olmaktadır.Klasik olarak bu biçimde gösterilir ve buradan sadece fiyatın talebi etkilediği anlaşılmalıdır.Bir fonksiyonun bu biçimde ifadesine fonksiyonun kapalı gösterimi denir.Bir ilişkinin yönü ve miktarını bellli edecek sayı yada simgeler de açık olarak yazıldığında, yani bu fonksiyonun örneğin,
Y= a X2 + bX - c biçimindeki ifadesine fonksiyonun açık gösterimi denir. Açık gösterimli fonksiyonlar artan, azalan ya da sabit olabilir.

Fonksiyonel İlişkinin Farklı Anlatım Yolları

Bir fonksiyonel ilişkiyi üç değişik yöntemle ifade edebiliriz :

1- Sözle Anlatım

Bir ülkede milli gelir sıfır TL. olsa bile, tüketiciler yıllık 2 birim parayı tüketime ayırmak zorundadırlar.Bu ülke tüketicileri, harcanabilir gelirdeki artışın
%70'ini de tüketime ayırmakta ve her milli gelir düzeyi için bu eğilimlerini sürdürmektedirler.

2- Çizimle Anlatım ( Geometrik Anlatım )

Çizimle anlatımda dikkat edilmesi gereken nokta çizimde nelerin yer alması gerektiğidir.Bu anlamda, bir çizimde olması gereken dört unsurdan bahsedebiliriz.Bunlar;

*Çizimin başlığı
*Eksenlerin isimleri
*Eksenlerin değerleri
*Çizimdeki fonksiyonel ilişkiyi gösteren eğri

3- Cebirsel Anlatım

Cebirsel anlatım bir formülle gösterilebilir.Yani; C = 2 + 0,7 Yd formülüyle ilişkiyi göstermiş oluruz.
Bu anlatımlardan en kısa, zahmetsiz ve yoruma yer bırakmayanı, cebirsel anlatımdır.Ancak cebirsel anlatımın bir tek sakıncası vardır.O da bu dili bilmeyenlere bir şey ifade etmemesidir.

İktisatta Kullanılan Değişken Türleri

a) Dışsal Değişken : Değeri model dışında belirlenen değişkenlerdir.

b) İçsel Değişken : Değeri model içinde belirlenen değişkenlerdir.

c) Stok Değişken : Değeri zamanın belirli bir anında ölçülen değişkendir.Örneğin; bir baraj gölünde birikmiş olan suyun m3 cinsinden değeri gibi.

d) Akım Değişken : Belirli bir zaman dilimi için ölçülen değişkendir.Servet stok, gelir ise akım değişkene örnektir.

İktisatta Ortalama ve Marjinal Değerler

Ortalama Değer : Bağımsız değişkenin bir birimi başına hesaplanan toplam değerdir.Toplam değerin miktara bölünmesi ile bulunur.

Marjinal Değer : Bağımsız değişkeni bir birim arttırdığımızda toplam değerde meydana gelecek değişmeyi ölçer.Toplam değerdeki değişmenin miktarda yaşanan değişmeye oranlanması ile hesaplanır.








--------------------------------------------------------------------------



 Bir zaman boyutuna bağlıolmadan ifade edilebilen
değişkenlere stok değişken denir.
 Bir ekonomik sistemdeki bütün değişkenlerin
değişebileceği zaman dilimine uzun dönem denir.
 Pasta sayısı: 0 1 2 3 4 5, Toplam fayda: 0 12 21 28 33
36 ise 5.dilim pastanın tüketiciye sağladığımarjinal
fayda 3 tür. Marjinal fayda: 0 12 9 7 5 3
 Bir malın fiyatınıbelirleyen temel faktörler arz ve
taleptir.
 Eşfayda eğrisi üzerinde B(4,8), C(8,4) iken tüketici B
noktasından C noktasına geçerken et ile ekmek
arasındaki marjinal ikame oranı1 dir. (8-4)/(8-4)=1
 Tüketicinin gelirinin değişmesi durumunda
ulaşabileceği yeni tüketici denge noktalarınıgösteren
eğriye gelir-tüketim eğrisi adıverilir.
 Değişken girdi miktarı8, toplam fiziki ürün 120
birim iken, değişken girdi miktarı12'ye
çıkarıldığında toplam fiziki ürün 160 oluyorsa
marjinal fiziki ürün 40/4=10 bulunur. 160-120=40
12-8=4
 Toplam fiziki ürünün maksimum olduğu noktada
marjinal fiziki ürün sıfırdır.
 Üretim için sadece iki girdinin kullanıldığıve bu iki
girdinin de değişken olduğu durumda, aynıtoplam
ürün miktarınısağlamaya imkan verecek girdi
bileşimlerinin geometrik yerlerini birleştiren eğrilere
eşürün eğrisi denir.
 Eşürün eğrilerinin özelliklerinden biri orijine göre
dışbükey olmalarıdır.
 Talep eğrisinin yer değiştirmesinin nedenleri:
Tüketicinin zevk ve tercihlerinin değişmesi,
Tüketicinin gelirinin artması, Tamamlayıcımal
fiyatlarının yükselmesi, İkame mallarıfiyatlarının
düşmesi.
 Tüketiciler belirli bir ihtiyaçlarınıkarşılarken,
birbirlerinin yerine kullanılabilen mallara ikame
malıdenir.
 Üretim faktörlerinin fiyatlarının düşmesi, bir malın
arz eğrisinin sağa doğru kaymasına neden olur.
 Alıcıların, satıcıların, mal ve hizmetler ile üretim
faktörlerinin hiçbir ek maliyete katlanmadan tam bir
hareket serbestliğine sahip olmalarıtam rekabet
piyasasıözelliklerinden mobiliteyi ifade eder.
 Örümcek AğıTeoremine göre, herhangi bir nedenle
piyasa dengesi bozulduğunda, gittikçe dengeye
yönelen dalgalanmalar sonucu piyasa dengesinin
kendiliğinden oluşmasıtalep eğrisi arz eğrisinden
daha yatıksa sözkonusudur.
 King Kanununa göre, tarım sektöründe çok ürün
elde edilen yıllarda satışhasılatının azalmasının
nedeni tarım ürünleri talep esnekliğinin 1 'den küçük
olması.
 Bir firmanın üretim ölçeğinin büyümesi:
Hem hammadde hem de mamul madde taşımasıiçin
yapılacak giderlerin azalmasına
Birim başına düşen yönetim giderlerinin azalmasına
İşçiler arasındaki işbölümü ve uzmanlaşmanın
artmasına
Sabit faktör giderlerindeki artışın, üretim
ölçeğindeki artışın altında kalmasına neden olur.
 Hammadde harcamalarıdeğişir maliyettir.
 Tam rekabet piyasasında bir firmanın kapanma
noktasını
Ortalama değişir maliyet=Fiyat
gösterir.
 Tam rekabet piyasasında marjinal gelir fiyata eşittir.
 Oligopolcu firmaların ürettiği mallar birbirlerini
ikame edebilen mallarsa ortaya çıkan piyasa türüne
noksan oligopol denir.
 Birden fazla sayıda firma tarafından üretilen ve
birbirlerini büyük ölçüde veya tam olarak ikame
eden bazımalların, birbirinden farklıya da
farklıymışgibi gösterilmesi sonucu her firmanın
belirli bir alıcıkitlesine sahip olabildiği piyasalara
tekelci rekabet denir.
 Arz esnekliğinin sıfır (minimum) olduğu durumda
ekonomik rant maksimumdur.
 Bir maldan bir birim daha fazla üretmek için öteki
malın üretiminden ne kadar fedakarlık etmek
gerektiğini gösteren orana marjinal dönüşüm oranı
denir.
 Hiç kimsenin refahınıazaltmaksızın bazıbireylerin
refahınıartıran her türlü değişikliğin toplum
refahınıartırmasıpareto optimalite kriterini ifade
eder.
 Tüm ekonomik birimlerin kendi çıkarlarını
maksimize etmek için uğraşmalarıhomo economicus
ekonomi bilimi varsayımıdır.
 Eşmarjinal fayda ilkesi varsayımları: Belirli
dönemde piyasadaki tüm mal ve hizmetlerin fiyatının
sabit olduğu, Tüketicinin incelenen dönemdeki
gelirinin sabit olduğu, Tüketicinin kendisine en
yüksek faydayısağlayacak mal demetini seçtiği,
Tüketicinin her mal ve hizmetin marjinal faydasını
bildiği,
 Toplam fiziki ürünün maksimum olduğu noktada
marjinal fiziki ürün sıfırdır.
 Denge fiyatı70 TL iken herhangi bir malı135
TL'den almaya razıolan bir tüketicinin sağlayacağı
tüketici rantı65 TL'dir. 135-70=65
 Herhangi bir malın talep miktarıarttığında, arzında
da aynımiktarda bir azalışmeydana gelirse piyasa
fiyatıyükselir.
 Bir piyasada herhangi bir malın talebinin arzından
fazla olmasıdurumunda ortaya çıkan talep
fazlasının, fiyatlarıenflasyonist baskıyaratacak
ölçüde artırmasınıönlemek amacıyla devletin
ekonomiye müdahale ederek söz konusu malın
fiyatınıyasalarla sınırlamasına tavan fiyat
uygulamasıdenir.
 Tam rekabet piyasasındaki bir firmanın toplam
gelirinin toplam maliyetine eşit olduğu durumda
firma başabaşnoktasındadır.
 Tekel piyasasındaki bir firmanın ürettiği mallara
ilişkin fiyat farklılaştırmasıyapabilmesi için gerekli
koşullar: Piyasayıalt piyasalara ayırırken önemli bir
marjinal maliyetin çıkmaması. Firmaların en
azından ilgili malıgörünüşte değiştirerek farklı
yerlerde farklıfiyattan satması. İlgili malın piyasanın
her bölümünde farklıtalep esnekliklerine sahip
olması. Malın satıldığıpiyasanın bölümlü olması.
 Pareto optimalitesi koşulunun sağlanabilmesi için
tam rekabet piyasa türünün geçerli olmasıgerekir.
 Toplam fiziki ürün miktarı1260 birim, kullanılan
değişken girdi miktarı30 birim ise ortalama fiziki
ürün 42 dir. 1260/30=42
 Üretim için sadece iki girdinin kullanıldığıve bu iki
girdinin de değişken olduğu durumda, aynıtoplam
ürün miktarınısağlamaya imkan verecek girdi
bileşimlerinin geometrik yerlerini birleştiren eğrilere
eşürün eğrisi denir.
 Fiyatı750 TL olan bir mal, bir günde 60 birim talep
edilirken, fiyatı650 TL'ye düştüğünde talep edilen
miktar 70 birime yükseliyorsa talebin fiyat esnekliği
1,25 tir.
 Engel yasasında tüketicilerin geliri arttıkça:
Giyim harcamalarıgelirle aynıoranda artar. Gıda
harcamalarının toplam harcama içindeki oranı
azalır. Kültürel harcamalar gelir artışından daha
hızlıartar. Barınma harcamalarıgelirle aynıoranda
artar. Sağlık ve likse yönelik harcamalar gelir
artışından daha hızlıartar.
 İlgili malın fiyatındaki değişme, arz edilen miktarı
kesinlikle etkilemiyorsa, arz esnekliği sıfırdır. e=0
 Belli bir dönemde, bir ülke vatandaşlarının sahip
olduklarıüretim faktörleri kullanılarak üretilmiş
bütün nihai mal ve hizmetlerin piyasa fiyatlarıile
hesaplanmışdeğerine gayri safi milli hasıla denir.
 1987'nin sabit fiyatlarıyla gayri safi milli hasıla
(GSMH) 1997'de 300 trilyon TL, 1998'de 324 trilyon
TL ise, 1998 yılıekonomik büyüme hızı%8 dir. (324-
300)/300=8
 Bireylerin tüketim harcamalarınıetkileyen faktörler:
Reel faiz oranları, Harcanabilir gelir, Hanehalkıyaş
ortalaması, Gelecekte beklenen gelir
Marjinal tüketim eğilimi 0,70 olan bir ekonomide
marjinal tasarruf rğilimi 0,30 dur. Marjinal tasarruf
eğilimi=1-marjinal tüketim eğilimi
 Otonom tüketim 12 katrilyon TL, otonom yatırım 9
katrilyon TL, marjinal tüketim eğilimi 0,8 ise bu
ekonomideki milli gelir denge düzeyi 105 katrilyon
TL'dir. Y=(12+0,8.Y)+9
 Dışticaretin varolduğu bir ekonomide dışticaret
çarpanı1:(marjinal tasarruf eğilimi+marjinal ithalat
eğilimi)
Mal olarak ele alındığında hemen hemen hiç değeri
olmayan , ancak üzerinde yazılımiktar kadar bir
değer taşıyan paraya itibari para denir.
 Ani mevduat çıkışlarınıkarşılamak ve karlıyatırım
fırsatlarınıdeğerlendirebilmek amacıyla bir emniyet
unsuru olarak bankaların ellerinde tuttukları
rezervlere serbest rezervler denir.
 Talep enflasyonuna yol açan nedenler: Kamu
harcamalarının artması, Dışülkelerde reel gelirin
artması, Para arzının artması, Dışülkelerin fiyatlar
genel düzeyinin yükselmesi
 Ekonomide fiyat artışlarıyanında üretimin
azalmasına stagflasyon denir.
 Fonksiyonel gelir dağılımına göre, girişimcinin
üretim faaliyetleri sonucu elde ettiği gelir kardır.
 Gelecekteki bir tarihte teslim için bugünden satın
alınan veya satılan işlem için öngörülen döviz kuru
Forward döviz kuru denir.
 Eşanlıkonjonktür göstergeleri: Sanayi üretim
endeksi, Tarım dışısektörlerde ödenen ücretler,
İmalat ve ticaret sektörlerindeki satışhacmi, Kişisel
gelir.
 Keynesyen teoriye göre ekonomik konjonktürün itici
gücü gelecekteki satışlara ve kara ilişkin
bekleyişlerdir.
 İşgücündeki 15 birimlik artışhasılada 60 birimlik bir
artışa yol açıyorsa emeğin marjinal verimi 4 tür.
60/15=4
 Bir ekonomide kısa dönemde geçici olarak meydana
gelen şokların uzun dönem dengesini bozması, ancak
durum yeniden normale döndüğünde ekonominin
eski uzun dönem dengesine dönememesine Hysteresis
hipotezi denir.
 İki ayrıüreticinin eşürün eğrilerinin birbirlerine
teğet olduklarınoktalarıbirleştiren eğriye etkin
üretim eğrisi denir.
 Reel ekonomik dalgalanmalar teorisini savunan
iktisatçılara göre, ekonomide yaşanan şokların
kaynağıteknolojik değişmelerdir.
 Akım değişkenleri: Tüketim, Yatırım, İhracat,
Üretim.
Para arzıakım değişkeni değildir.
 1998 yılında nominal GSMH 16 katrilyon TL, Fiyat
endeksi 125 ise 1998 yılıreel GSMH değeri 12,8
katrilyon TL dir. Reel GSMH=Nominal
GSMH*100/Fiyat ekdeksi=16*100/125=12,8
 Bir ekonominin belirli bir dönemindeki başarısının
ölçülmesinde kullanılan temel kıstaslar: Enflasyon
oranı, Büyüme hızı, İşsizlik oranı.
 Otonom yatırım kararınıetkileyen etmenler: Reel
faiz oranı, Sermayenin marjinal etkinliği, Alternatif
yatırım türlerinin getirileri, Amortisman
yatırımlarına duyulan ihtiyaç
Milli gelir 800 trilyon TL, Otonom ithalat 250 trilyon
TL, Marjinal ithalat eğilimi 0,65 ise toplam ithalat
770 trilyon TLdir. M=250+0,65*800=770
 Bir ekonomideki bazıbireylerin planlanan
tasarruflarıartırma girişimlerinin ve daha fazla
tasarruf yapma arzularının milli geliri ve dolayısıyla
cari toplam tasarruflarıaşağıya çekme olgusuna
tasarruf paradoksu denir.
 Toplam arz eğrisini kaydıran fiyat dışıetmenler:
verimlilikteki değişmeler, girdi fiyatlarındaki
değişmeler, kamu düzenlemeleri, kurumlar vergisi ve
sübvansiyonlar
 Paranın, mal ve hizmetlerin satın alınmasında
kullanılmak üzere satın alma gücünü elde tutma
olanağısağlamasıpara fonksiyonlarından değer
biriktirme aracıolma'yıifade eder.
 LM nin keynesyen bölgesinde (yatay) milli geliri
arttırabilmek için maliye politikasıdaha etkin
olacaktır.
 Vergilerin dahil edilmediği bir ekonomiye ait IS-LM
modelinde, devletin kamu harcamalarınımenkul
kıymet piyasasında tahvil satarak karşılaması
durumunda , artan tahvil arzısonucu tahvil
fiyatlarının düşmesi ve faiz oranlarının yükselmesi
dolayısıyla yatırımların bir miktar azalmasına
dışlama etkisi denir.
Maliyet enflasyonuna yol açan faktörler: parasal
ücretlerdeki artış, hammadde fiyatlarındaki artış.
 Hedeflenen reel ücret 500bin TL/saat, beklenen fiyat
düzeyi %60 ve gerçekleşen fiyat düzeyi %80 iken reel
ücret düzeyi 375000 TL/saattir. Nominal
ücret=hedeflenen reel ücret*beklenen fiyat düzeyi
Reel ücret=hedeflenen reel ücret*beklenen fiyat
düzeyi/gerçekleşen fiyat
düzeyi=500000*60/80=375000
 Eşdeğer üretim faktörlerine, üretime aynıkatkıyı
yapmalarına karşın farklıödeme yapılmasına
ekonomik ayırım denir.
 Cari hesap açığı+net sermaye girişi=0 eşitliği bir
ülkenin ödemeler bilançosunun her durumda
dengede olduğunu gösterir.
Monetarist konjonktür teorisine göre, ekonomik
dalgalanmalara neden olan temel faktör para
arzındaki dalgalanmalardır.
 Solow büyüme modeline göre, durağan durumda işçi
başına sermayedeki ve hasıladaki değişme oranı
sıfıra eşittir.
 Ekonomik büyüme kaynakları: İşgücündeki artış,
sermaye birikimindeki artış, teknolojik gelişmeler
ekonomik büyümenin kaynaklarıarasında yer alır.
 Tam istihdamda talep edilen mal ve hizmet
miktarının ekonominin tam istihdam kapasitesini
aşmasına enflasyonist açık denir.
 

juin

Yeni Üye
Katılım
28 Tem 2013
Mesajlar
12
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Bölüm:
Adalet
Şehir:
İstanbul
Teşekkür ederim.
 

Çevrimiçi üyeler

Şu anda çevrimiçi üye yok.

REKLAMLAR

Forum istatistikleri

Konular
19,453
Mesajlar
150,271
Kullanıcılar
90,422
Son üye
Emre Akdoğan
Üst