Özgür GÜMÜŞSOY...

isokor

Özel Üye
Katılım
31 Ocak 2010
Mesajlar
2,048
Tepkime puanı
6
Puanları
0
Bölüm:
MEZUN
Şehir:
Konya

Sahiden yazmayacağım, yemin ederim!
Zaman işleyişini yitirsin sen bu satırlardan geçerken
İcabında dursun ne bileyim!
Tüyü bitmemiş yetimin hakkı var benden gidişinde
Vakitsizliğe ayarlanmış bir terkin arifesinde
Son gecemizi de ben devralmışım, o mesele değil
Gün senin günün…
Hadi ne bekliyorsun, gününü gün et!
Ay ile güneşi dahi ayırt edemeyen ben, aptallığıma yanayım
Zihnimde küreselleşme çabasındaki bir migren kriziyle
Suya bile mana bulduğum o hırgür saatlerinde
Rakıya basayım senden ağrıyan yanlarımı
Yok yere yelkovanlara sataşayım!
Geçsin diye, bitsin diye bu onursuz takip süreci
Dilimdeki ateşin ortasına attığım akreplerden medet umarken
Ansızın intihara kalkışsın senli bir an’ım
Tarih tekerrür etmeye de razı haldeyken
Yapraklarına umut aşılamayı sürdürürken takvimler
Mevsimler sıra kavgasına tutuşsun şimdi isterse
Hay lanet, olmayacak böyle!
 

mliks

Yeni Üye
Katılım
9 Kas 2012
Mesajlar
1,605
Tepkime puanı
5
Puanları
0
Akla gelen her şeye amenna denilen bu cicim aylarında
Sadece sevilmeyi sevmenin ya da ilgi deliliğinin manası yok
Yineliyorum bak benim canım; aşk, kendiliğindendir!
Tıpkı Yara’dan gibi…
 

maym

Yeni Üye
Katılım
26 Ara 2012
Mesajlar
891
Tepkime puanı
4
Puanları
0
Bölüm:
Halkla İlişkiler
Şehir:
Konya
KAYIP ÇOCUK

Birden işitilmez olsun ayak seslerim;
Gölgem bir başka sokağa sapıversin;
Unutayım bir anda her şeyi,
Nerde oturduğumu,
Bir tuhaf adem olduğumu Can adında.
Aklım arayadursun başka kapılarda kısmetimi,
Ben, bilmediğim sokaklarda bir başıma;
Gönlüm öylesine geniş, öyle ferah,
İlk defa görmüş gibi dünyayı,
Bir şaşkınlık içinde, yeniden doğmuş gibi;
Hatırlamam artık değil mi, dostlar,
Hatırlamam artık garipliğimi?

CAN YÜCEL
 

maym

Yeni Üye
Katılım
26 Ara 2012
Mesajlar
891
Tepkime puanı
4
Puanları
0
Bölüm:
Halkla İlişkiler
Şehir:
Konya
HERŞEY SENDE GİZLİ

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...

CAN YÜCEL
 

maym

Yeni Üye
Katılım
26 Ara 2012
Mesajlar
891
Tepkime puanı
4
Puanları
0
Bölüm:
Halkla İlişkiler
Şehir:
Konya
“Topa tüfeğe gerek yok ki sevgilim
İki dudağının arasına bakar
Bana yalanlar söyle...”

ÖZGÜR GÜMÜŞSOY
 

maym

Yeni Üye
Katılım
26 Ara 2012
Mesajlar
891
Tepkime puanı
4
Puanları
0
Bölüm:
Halkla İlişkiler
Şehir:
Konya
" Kendime bir not bıraktım gideceğime dair. Kapıyı çarpıp çıktım kimsesizliğimden. Geri dönüşü olmayan bir yoldu, yaşamak… Ben ise yola gelmemekte direniyordum! "

ÖZGÜR GÜMÜŞSOY

 

isokor

Özel Üye
Katılım
31 Ocak 2010
Mesajlar
2,048
Tepkime puanı
6
Puanları
0
Bölüm:
MEZUN
Şehir:
Konya
Elinize sağık arkadaşlar şiiri yalnız bırakmamışsınız:)
 

asah

GOLD Üye
Katılım
14 Eki 2012
Mesajlar
2,943
Tepkime puanı
6
Puanları
0
Bölüm:
Türk Dili ve Edebiyatı
Şehir:
Zonguldak
ANLATAMIYORUM - ORHAN VELİ KANIK

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Göz yaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum
 

isokor

Özel Üye
Katılım
31 Ocak 2010
Mesajlar
2,048
Tepkime puanı
6
Puanları
0
Bölüm:
MEZUN
Şehir:
Konya
Teşekkürler telefondan nete giren kız
 

maym

Yeni Üye
Katılım
26 Ara 2012
Mesajlar
891
Tepkime puanı
4
Puanları
0
Bölüm:
Halkla İlişkiler
Şehir:
Konya
[h=6]ANLADIM

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.

Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,Kendi yolumu çizdiğimde anladım.

Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat,okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..

Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım...

Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..

Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım..

Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..

Fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..

Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..

''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım..

Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum''diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..

Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım...

Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım..

Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş, Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..

Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım..

Sevgi emekmiş,Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar
sevmekmiş...


Can YÜCEL
[/h]
 

maym

Yeni Üye
Katılım
26 Ara 2012
Mesajlar
891
Tepkime puanı
4
Puanları
0
Bölüm:
Halkla İlişkiler
Şehir:
Konya
UCUNDAN TUTARAK...

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam" demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin O'nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim..." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, ya da pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak?

CAN YÜCEL
 

asah

GOLD Üye
Katılım
14 Eki 2012
Mesajlar
2,943
Tepkime puanı
6
Puanları
0
Bölüm:
Türk Dili ve Edebiyatı
Şehir:
Zonguldak
HERŞEY SENDE GİZLİ - CAN YÜCEL

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...
 

maym

Yeni Üye
Katılım
26 Ara 2012
Mesajlar
891
Tepkime puanı
4
Puanları
0
Bölüm:
Halkla İlişkiler
Şehir:
Konya
ANLARSIN

Bir gece habersiz bize gel
Merdivenler gıcırdamasın
Öyle yorgunum ki hiç sorma
Sen halimden anlarsın
Sabahlara kadar oturup konuşalım
Kimse duymasın
Mavi bir gökyüzümüz olsun
Kanatlarımız dokunarak uçalım
İnsanlardan buz gibi soğudum
İşte yalnız sen varsın
Öyle halsizim ki hiç sorma
Anlarsın

Cahit KÜLEBİ
 

maym

Yeni Üye
Katılım
26 Ara 2012
Mesajlar
891
Tepkime puanı
4
Puanları
0
Bölüm:
Halkla İlişkiler
Şehir:
Konya
BİRİSİ

Bir şey var aramızda
Senin bakışından belli
Benim yanan yüzümden
Dalıveriyoruz arada bir
İkimiz de aynı şeyi düşünüyoruz belki
Gülüşerek başlıyoruz söze
Bir şey var aramızda
Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek
Fakat ne kadar saklasak nafile
Bir şey var aramızda
Senin gözlerinde ışıldıyor
Benim dilimin ucunda…

Nahit Ulvi AKGÜN
 

maym

Yeni Üye
Katılım
26 Ara 2012
Mesajlar
891
Tepkime puanı
4
Puanları
0
Bölüm:
Halkla İlişkiler
Şehir:
Konya
BİR FOTOĞRAFYA…

Karşımdasın işte…
Bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.
Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
Kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.
Tıkandığım o an, elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,
aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.
Ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
Ellerim buz gibi, ben harda kaldım.
Bir senfoni vardı kulağımda çalınan, bitti artık hepsi…
Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
Bakış açım belli oldu yine.
Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
Dağlara çarptım her esişimde.
Yollara küfrettim her gidişinde.
Demiştim sana hatırlarsan:
“Önemli olan ‘zamana bırakmak’ değil, ‘zamanla bırakmamak’tır…”
Şimdi bana, geçen o zamanın Unutulmaz sancısı kalır.
Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim…

Nazım Hikmet

 

maym

Yeni Üye
Katılım
26 Ara 2012
Mesajlar
891
Tepkime puanı
4
Puanları
0
Bölüm:
Halkla İlişkiler
Şehir:
Konya
MONA ROZA

Mona Roza, siyah güller, ak güller

Geyvenin gülleri ve beyaz yatak

Kanadı kırık kuş merhamet ister

Ah, senin yüzünden kana batacak

Mona Roza siyah güller, ak güller



Ulur aya karşı kirli çakallar

Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa

Mona Roza, bugün bende bir hal var

Yağmur iğri iğri düşer toprağa

Ulur aya karşı kirli çakallar
Açma pencereni perdeleri çek

Mona Roza seni görmemeliyim

Bir bakışın ölmem için yetecek

Anla Mona Roza, ben bir deliyim

Açma pencereni perdeleri çek…



Zeytin ağaçları söğüt gölgesi

Bende çıkar güneş aydınlığa

Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi

Seni hatırlatıyor her zaman bana

Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi



Zambaklar en ıssız yerlerde açar

Ve vardır her vahşi çiçekte gurur

Bir mumun ardında bekleyen rüzgar

Işıksız ruhumu sallar da durur

Zambaklar en ıssız yerlerde açar



Ellerin ellerin ve parmakların

Bir nar çiçeğini eziyor gibi

Ellerinden belli oluyor bir kadın

Denizin dibinde geziyor gibi

Ellerin ellerin ve parmakların



Zaman ne de çabuk geçiyor Mona

Saat onikidir söndü lambalar

Uyu da turnalar girsin rüyana

Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona



Akşamları gelir incir kuşları

Konar bahçenin incirlerine

Kiminin rengi ak, kimisi sarı

Ahhh! beni vursalar bir kuş yerine

Akşamları gelir incir kuşları



Ki ben Mona Roza bulurum seni

İncir kuşlarının bakışlarında

Hayatla doldurur bu boş yelkeni

O masum bakışlar su kenarında

Ki ben Mona Roza bulurum seni



Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza

Henüz dinlemedin benden türküler

Benim aşkım sığmaz öyle her saza

En güzel şarkıyı bir kurşun söyler

Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza



Artık inan bana muhacir kızı

Dinle ve kabul et itirafımı

Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı

Alev alev sardı her tarafımı

Artık inan bana muhacir kızı



Yağmurlardan sonra büyürmüş başak

Meyvalar sabırla olgunlaşırmış

Bir gün gözlerimin ta içine bak

Anlarsın ölüler niçin yaşarmış

Yağmurlardan sonra büyürmüş başak



Altın bilezikler o kokulu ten

Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne

Bir tüy ki can verir bir gülümsesen

Bir tüy ki kapalı gece ve güne

Altın bilezikler o kokulu ten



Mona Roza siyah güller, ak güller

Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak

Kanadı kırık kuş merhamet ister

Aaahhh! senin yüzünden kana batacak!

Mona Roza siyah güller, ak güller

Sezai KARAKOÇ

 

maym

Yeni Üye
Katılım
26 Ara 2012
Mesajlar
891
Tepkime puanı
4
Puanları
0
Bölüm:
Halkla İlişkiler
Şehir:
Konya
SİYAH DÜNYA
Bana gözlerini gönderme mektuplarında can,

Mavilere alışık değilim ben.
Yıllar var ki siyah bir yalnızlık büyür şiirlerimde.
Her şeyim karadır benim, kaderim gibi.
Kaç mevsim ki, zifir bir gece uzar gider;
Hiç sabah olmaz gözlerimde…

Bana gülüşlerini gönderme mektuplarında can,
Yıllar var ki, bu kalem sevinçleri hiç yazmadı.
Gamzelerini anlatamam kırık dökük mısralarımda,
Dertle bütünledim ben kendimi söylemiştim.
Ne zaman gülmeye kalksam biraz buruksu,
Tebessümler en ufak olur dudaklarımda…
Bana sevilerini gönderme mektuplarında can ,
Sevmeyi unutmuşum kaç zamandır beceremem.
Bir sevda yorgunuyum ben ezik şarkılarda,
Işıl Işıl caddelerde gece yarısıyım.
Ne zaman mavilere sarsam kendimi kırık bir hevesle,
Geç kalmışlığım çıkar hep karşıma…

Bana gözlerini gönderme mektuplarında can,
Göndereceksen bari saçlarını gönder.
Siyahlara aşinayım ,yıllardır, söylemiştim.
Her şeyim karadır,benim ,gözlerim gibi
Siyahlardan bir dünya kurmuşum kendime
Çiçeklerim siyahtır, siyahtır şiirlerim…

Nihal Adsız
 

maym

Yeni Üye
Katılım
26 Ara 2012
Mesajlar
891
Tepkime puanı
4
Puanları
0
Bölüm:
Halkla İlişkiler
Şehir:
Konya
BEN SANA MECBURUM

Ben sana mecburum bilemezsin

Adını mıh gibi aklımda tutuyorum

Büyüdükçe büyüyor gözlerin

Ben sana mecburum bilemezsin

İçimi seninle ısıtıyorum.

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor

Bu şehir o eski İstanbul mudur

Karanlıkta bulutlar parçalanıyor

Sokak lambaları birden yanıyor

Kaldırımlarda yağmur kokusu

Ben sana mecburum sen yoksun.
Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur

İnsan bir aksam üstü ansızın yorulur

Tutsak ustura ağzında yasamaktan

Kimi zaman ellerini kırar tutkusu

Bir kaç hayat çıkarır yasamasından

Hangi kapıyı çalsa kimi zaman

Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatih’te yoksul bir gramofon çalıyor

Eski zamanlardan bir cuma çalıyor

Durup köşe başında deliksiz dinlesem

Sana kullanılmamış bir gök getirsem

Haftalar ellerimde ufalanıyor

Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem

Ben sana mecburum sen yoksun.

Belki haziranda mavi benekli çocuksun

Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor

Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden

Belki Yeşilköy’de uçağa biniyorsun

Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor

Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin

Kötü rüzgar saçlarını götürüyor

Ne vakit bir yaşamak düşünsem

Bu kurtlar sofrasında belki zor

Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden

Ne vakit bir yasamak düşünsem

Sus deyip adınla başlıyorum

İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin

Hayır başka türlü olmayacak

Ben sana mecburum bilemezsin.

Attila İlhan
 

maym

Yeni Üye
Katılım
26 Ara 2012
Mesajlar
891
Tepkime puanı
4
Puanları
0
Bölüm:
Halkla İlişkiler
Şehir:
Konya
SENİ SEVİYORDUM

Seni seviyordum ve senin haberin yoktu.

Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına

düşüşü ve burnun herkesten başkaydı işte.

Güldüğün zaman yukarıya bakardın.

Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı, ne güzeldiler…

Sen bilmiyordun, ben seni seviyordum.

Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler.

Duvarlara, vitrin camlarına kaldırımlara çarpıyordu.

Geri dönüyordu çoğalarak.

Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum her şeyi,

her şeyi erteleyişim oluyordun.

seni seviyordum

Kalp ağrısı oluyordun, birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun.

Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk.

Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyor

ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk.

Cesurduk… Ufuk çizgisi maviydi,

gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller.

Ben seni seviyordum, bilmiyordun.

Sevinçlerim oluyordun ara sıra, sen hiç bilmiyordun.

Sonra herhangi biri oldun.

Bütün sevinçlerim bittikten sonra yağmurlar yağdı

serin haziran akşamları…

Sonra bir gün uzaktan gördüm seni.

Saçların bana inat, başın her şeye meydan okuyarak.

İşte yine aynı…

Kalbimi acıttın.

Her zamanki gibi.

Değiştik sanıyordum.

Ve sen yine bilmiyordun.

İclal Aydın
 

Çevrimiçi üyeler

Şu anda çevrimiçi üye yok.

REKLAMLAR

Forum istatistikleri

Konular
17,230
Mesajlar
134,042
Kullanıcılar
90,424
Son üye
Ece10
Üst