- Katılım
- 9 Şub 2011
- Mesajlar
- 6,135
- Tepkime puanı
- 25
- Puan
- 48
- Şehir
- Adana
Hoca'nın uzaktan bir akrabası, bir gün Hoca'ya hediye olarak bir tavşan getirmiş. Hoca adama hürmet etmiş, tavşandan güzel bir çorba yapıp birlikte yemişler.
Bir hafta sonra adamın bir arkadaşı gelmiş:
— "Hocam, ben sana tavşan getiren adamın arkadaşıyım," demiş. Hoca onu da içeri buyur etmiş, önüne bir kase çorba koymuş.
Ertesi hafta başka biri gelmiş:
— "Hocam, ben sana tavşan getiren adamın arkadaşının komşusuyum," demiş.Hoca adamı masaya oturtmuş ve önüne içi duru su dolu bir kase koymuş. Adam şaşkınlıkla suya bakıp:— "Hocam, bu nedir? İçinde ne et var ne tat!" demiş.
Hoca gülümseyerek cevabı yapıştırmış:
— "Eee evladım, bu da tavşanın suyunun suyunun suyudur!"
Bir hafta sonra adamın bir arkadaşı gelmiş:
— "Hocam, ben sana tavşan getiren adamın arkadaşıyım," demiş. Hoca onu da içeri buyur etmiş, önüne bir kase çorba koymuş.
Ertesi hafta başka biri gelmiş:
— "Hocam, ben sana tavşan getiren adamın arkadaşının komşusuyum," demiş.Hoca adamı masaya oturtmuş ve önüne içi duru su dolu bir kase koymuş. Adam şaşkınlıkla suya bakıp:— "Hocam, bu nedir? İçinde ne et var ne tat!" demiş.
Hoca gülümseyerek cevabı yapıştırmış:
— "Eee evladım, bu da tavşanın suyunun suyunun suyudur!"