- Katılım
- 9 Şub 2011
- Mesajlar
- 6,151
- Tepkime puanı
- 25
- Puan
- 143
- Şehir
- Adana
Hoca bir gün düğün yemeğine davet edilmiş. Üzerinde eski, günlük elbiseleriyle gitmiş ama kimse ona dönüp bakmamış, buyur etmemiş. Hoca bakmış ki olacak gibi değil, hemen eve gidip en güzel, en gösterişli kürküne sarınmış ve düğün evine geri dönmüş.
Bu sefer ev sahibi onu kapıda karşılamış, başköşeye oturtmuş. Sofraya en güzel yemekler, en lezzetli etler gelmiş. Hoca, kaşığına aldığı her lokmayı önce kürkünün yakasına yaklaştırıyor ve fısıldıyormuş:
— "Ye kürküm ye! Ye kürküm ye!"
Davetliler şaşkınlıkla sormuş:
— "İlahi hocam, hiç kürk yemek yer mi?"Hoca cevabı yapıştırmış:
— "İtibarı o gördü, yemeği de o yesin! Madem her şey kürkün kerameti, o halde afiyet olsun ona!"
Bu sefer ev sahibi onu kapıda karşılamış, başköşeye oturtmuş. Sofraya en güzel yemekler, en lezzetli etler gelmiş. Hoca, kaşığına aldığı her lokmayı önce kürkünün yakasına yaklaştırıyor ve fısıldıyormuş:
— "Ye kürküm ye! Ye kürküm ye!"
Davetliler şaşkınlıkla sormuş:
— "İlahi hocam, hiç kürk yemek yer mi?"Hoca cevabı yapıştırmış:
— "İtibarı o gördü, yemeği de o yesin! Madem her şey kürkün kerameti, o halde afiyet olsun ona!"